• ... her kişi eşit yaratılarak gelişir insanlar bilgiyle evrilir ve benliklerini farklı ifade bicimleriyle ortaya koyarlar. İnsanları hayata bağlayan ve onları yukselten dusunce sistemi onları var olana karşı gerçek kılar. Insanlar yaşadıkca sorguladıkca ve kendilerini tanıdıkca yaratıcıya ve herşeyin içinde herşeyin sahibinin ıcınde mekanında bulunduğunu kendi hiclikleriyle kavrarken bunun iyi bir şey olduğunu gormezler. Yaratılış gereği ortaya çıkan herşey ve size ait olmadan sizden benli çıkan her cümle ve arayışınız o benin kim olduğuna dair sizi biraz daha size yaklaştırıyor, ...
  • Avunduğum başka bir şey daha var: İnsanın çocuksu, temiz vicdanı tohumun içindeki öz gibidir. Bu öz olmadan hiçbir tohum gelişemez ve bizleri ileride ne beklerse beklesin,insanlar yaşadıkça hak, doğruluk denen şey de orada var olacaktır.
  • 224 syf.
    ·1 günde·Beğendi·10/10
    Tende beden,bedende can can taşıdıkça,bu dünyada yaşadıkça,hayat yolunun önündeki engelleri aşmaya,kaldırmaya çalışacaksın,arkadan omuz vereceksin. Başka türlü olmuyordu. Ne var ki, her omuz vuruşta,hayat arabasının tekerleği omuzunu bıçak gibi yaralıyor, yara üstüne yara,derken omzun nasır tutuyor. Eğer yaptığın işi seviyor,meyvasını da aliyorsan nasırların hiç önemi yok. Şikayet etmezsin memnun olursun.
    Cengiz Aytmatov
    Elveda Gülsarı,Cengiz Aytmatov'un en güzel eserlerinden biridir. Kitap cins ve ünlü bir yorga (güzel gidişli,sahibini hiç yormayan) olan Gülsarı adındaki at ile,sahibi Tanabay'in doğumundan ölümüne kadar olan fırtınalı hayatını anlatıyor.Hikaye için de Savaş sonrası komünizm devrimine inanan ve yokluk ile mücadele eden Kırgız gençlerinin çileli yaşamı bizlere sunuluyor.
    Kitap yaşlanan iki dost Gülsarı ve Tanabay'in birgün yollarının tekrar rastlaması ile başlıyor. Son anlarını yaşayan Gülsarı'nın başında o birkaç saatlik süre içerisinde Tanabay çocukluğunu,gençliğini ve yaşlılığını sevinçlerini ve acıları ile,umut ve umutsuzluklarıyla, sevap ve günahlarıyla yeniden yaşıyormuş gibi hayalinde canlandırır.O kendini devrime,mutlu yarınlara adamış, ama siyasi rejim onun ömrünü mutsuzluklar ve sıkıntılar içinde geçirmesine neden olmuştur.
    Kırgız-Kazak Türklerinin doğasını sunmanın yani sıra töre ve folklorunu da bizlere sunmaktan geri durmamistir. Okurken Gün Olur Asra Bedel kitabını insanın animsamaması elde değil
    Beni en çok etkileyen sahnesi Tanabay'in hayatını adadığı,uğruna çileler çektiği ülküsü uğruna bunca mücadele etmesi ve kendi iç hesaplaşması oldu. Hayatta bir ülkü uğruna omuz omuza mücadele edersin,kardeşlik dersin fakat gel gör ki üst kademe işin kaymağını yiyerek edebiyatını yapar tüm çileyi çeken esas mücadeleyi verenler olur. Sonuçta bu düzene başkaldırdığında size hain diyen yine bu işin edebiyatını yapanlar olur.Sana kalan ise ancak boşa geçirilen bir ömür olur.
    Bir davaya bir ülküye bel bağlayıp mücadele eden tüm insanlar bunu yaşamıştır. Ve buna tarih şahitlik eder.
    Bununla birlikte 10. eserini de okumuş olduğum Cengiz Aytmatov'un tüm eserlerini sizlere tavsiye ederim. Tabi başta Elveda Gülsarı eserini. İstifadeli okumalar olsun.
  • 18.Sone
    Değişir miyim seni bir yaz gününe? 
    Çok daha güzelsin sen çok daha ince:
    Mayısın goncaları sert rüzgarlarla titrer, 
    Yaz günleri kısa bir düş gibi gelir geçer:
    Bazen cehennemin ateşi tepende parlar, 
    Sonra altın gibi saçlar sararıp solar
    Her ne kadar güzel olsan sonun değişmez; 
    Ne şans, ne doğa yasası sana yardım etmez. 
    Fakat senin sonsuz yazın hiç solmayacak, 
    İnce güzelliğin de hiç silinmeyecek,
    Ne de ölüm seni gölgesine alabilecek, 
    Unutulmaz izlenimlerin ebedi sürecek; 
    ...............İnsanlar soluk aldıkça, gözler gördükçe 
    ...............Aşkım yaşadıkça,sana da hayat verecek.
  • Gençlik bir hayat devresi değil, bir akıl halidir. Yıllar cildi buruşturabilir, ancak heyecanların bitişiyle ruh buruşur. İnsan kendine olan güveni kadar genç, kuşkusu kadar yaşlı, cesareti kadar genç, korkuları kadar yaşlı, umudu kadar genç, bezginliği kadar yaşlıdır. Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz. İnsanları yaşlandıran, ideallerinin bitmesidir. Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe, beyni yeni şeyler keşfettikçe, herkes gençtir. İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar. İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır.

    W. E. Gladstone 🙇🌹