Mesela zekâ testleri. Zekâ nedir ki? Ölçülebilir mi? Yoksa zekâ; egemen düzenin işine yarayan, bilimsel gibi gözüken, adil olmayan bu düzenin sürmesini sağlayan bir masaldan mı ibaret?
Sayfa 26·Kitabı okuyor
MÜZİSYEN BEYİN:
Anne karnındaki fetusun, hamileliğin 17'nci ve 19'ncu haftalarında sesleri işitmeye başladığını biliyoruz. =}Anne karnındaki çocuğun duyduğu müzikten etkilendiğini ileri sürenler var. Hatta biraz daha ileri gidip anne karnındaki çocuğa Mozart dinletmenin çocuğun IQ düzeyini artıracağına inananlar dahi var =-}(Viyana Üniversitesinde yapılan bir çalışmada dünya genelinde bu konuda yapılmış 40 farklı araştırma incelenmiş. =}Sonuç olarak Mozart'ın özel bir etkisi olduğuna dair bir kanıt bulunamamış fakat hangi türden olursa olsun müzik dinlemenin zihinsel faaliyetler üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiş).
Reklam
Zekasının kapılarında duruyorum ve içerideki ışıkla kör oluyorum. Ona ne kadar aptal görünüyorumdur kim bilir. Çocukça ve anlayıştan uzak. Ruhu tertemiz, duygunun tuzakları ve şüpheleriyle kirlenmemiş. Nefret etmiyor. Özlem duymuyor. Neşe ya da hüzün ona dokunmamış.
Sayfa 38 - Hükümdarlık Sonrası Avrupa | Vertigo Comics
Alıntı
Son cümle.. :D :D
Şu anki gidişata göre insanların IQ ölçeğinde 15 puan daha yukarı çıkması elli yıllık bir evrim süreci gerektirecek. Ve bu 15 puan bize göre elbette gözle görülür bir fark olacak. Çünkü "yüksek ortalama" kategorisine giren 119 puanlı bir beyinden "üstün yetenekli" sayılan 134 puanlı beyine geçişte önemli ölçüde daha fazla bilişsel yetenek söz konusudur. Bağlantıları daha hızlı yapmak, yeni kavramlara daha kolay hakim olmak ve daha verimli düşünmek demektir. Fakat aynı sürede göstereceği gelișimle birlikte yapay zekâ sadece bilişsel yeteneğiyle bizi geçmekle kalmayıp bizim için tamamen tanınmaz hâle gelebilir. Çünkü o zaman artık onun ne olduğunu anlayacak biyolojik işleme gücümüz yoktur. Bizim için süper zeki bir makineyle karşılaşmak belediye meclisi toplantısında oturan bir şempanze olmak gibi olur.
Sayfa 162·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
IQ, bir ölçüde, doğuştan gelen yetenektir. Oysa bilgi sosyal ustalıktır.
Sayfa 85·Kitabı okuyor
Theodore John Kaczynski
Modern solcu düşünürler, akıl, bilim ve nesnel gerçekliği reddedip her şeyin kültürel olarak göreceli olduğunda ısrar etme eğilimindedirler. Bilimsel bilginin kökenleri ve nesnel gerçekliğin —eğer tanımlanabiliyorsa— nasıl tanımlanabildiği konusunda ciddi sorular sorulabileceği doğrudur. Ancak, modern solcu düşünürlerin, bilginin kaynaklarını sistematik bir biçimde çözümleyen, aklıselim birer mantıkçı olmadığı da açıktır. Onlar, hakikate ve gerçekliğe yönelttikleri bu saldırıya gönülden bağlıdırlar. Bu kavramlara, kendi psikolojik ihtiyaçlarından ötürü saldırırlar. Bir kere, onların saldırıları düşmanlıklarının dışavurumudur ve başarılı olduğu ölçüde de, güç dürtülerini tatmin eder. Daha da önemlisi solcu, bilimden ve akılcılıktan nefret eder; çünkü bunlar bazı inançları doğru (yani başarılı, üstün) olarak, diğerlerini ise yanlış (yani başarısız, aşağı) olarak sınıflandırırlar. Solcunun aşağılık duygusu o derece derindir ki, bazı şeylerin başarılı veya üstün, diğerlerinin ise başarısız veya aşağı olarak sınıflandırılmasına tahammül edemez. Birçok solcunun akıl hastalığı kavramını ve IQ testlerinin yararını reddetmesinin temelinde bu yatar. İnsanların yetenek ve davranışlarının genetik açıklamalarına solcular karşıdır; çünkü böyle açıklamalar, bazı insanları diğerlerine karşı üstün veya aşağı gösterir. Solcular bir bireyin yeteneğinin veya yeteneksizliğinin faturasını topluma çıkarmayı yeğlerler. Yani, eğer bir insan "aşağı" ise, o kişi iyi yetiştirilmediğindendir; bu kendi hatası değil toplumun hatasıdır.
Alıntı
Reklam
Reklam