KÖRFEZ KRIZİ ve KUVEYT'İN İLHAKI...
Salih Mirzabeyoğlu‘nun 1991 yılında yayınlanmış, yayınlandıktan sonra toplatılmış ve bugün mevcudu kalmamış olan eseri [Aralık 2021’de yeni basımı yayınlandı]… Kendim de işkencenin ne olduğunu bilmeyen biri olmayarak, bu eserin hikâyesinden bir miktar söz etmek isterim. Kitabın hikâyesi, 1991 yılına dayanıyor. Ama evveliyatı, bir yıl öncesine… 1990 yılının Ağustos ayı başına… O günlerde, Irak, petrol fiyatlarıyla oynayan ve kendisini zor durumda bırakan Kuveyt’i ilhak etti. ABD ve Batı dünyası, bu ilhakı tanımayacaklarını açıklayarak, bunu savaş sebebi saydılar. Irak ise, Kuveyt’in zaten kendi ülkesine âit bir eyalet olduğunu söyleyerek geri adım atmadı. Böylece “Körfez Krizi” denilen olaylar zinciri başlamış oldu...
İŞKENCE, -Hukuk ve Hûk-, 5 Ağustos 2012, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
İşkence
Tekrar tekrar söylüyorum, gururlu olmayın. Ne küçüklere, ne büyüklere karşı gururlu davranın. Size sırt çeviren, aşağılayan, söven, iftira edenlerden nefret etmeyin. Zındıklardan, kötüyü öğretenlerden, maddecilerden yalnız iyi olanlarından değil, çünkü hele bu zamanda aralarında epey iyiler de bulunuyor, kötülerinden de nefret etmeyin. Dualarınızda onları, "Duacısı olmayanlarla Sana dua etmek istemeyenleri koru, Ulu Tanrım!" diye anarsınız. Ayrıca, "Bunu kibrimden dilemiyorum Tanrım, çünkü kendim herkesten aşağıyım," diye eklemeyi unutmayın... Hıristiyan milletini sevin, sürüyü yabanların ellerine kaptırmayın. Tembellikle kibre, çıkarcılığa dalarsanız başka ülkelerden yabancılar gelip sürünüzü elinizden alırlar. Millete hiç durmadan, yılmadan İncil'i anlatın... Doğruluktan ayrılmayın... Gümüş, altın toplamaya bakmayın. İmanınız bütün olsun, sancağınızı yücelerde tutun.
Sayfa 214·Kitabı okudu
Reklam
Bir ay içinde ikisi de öldüler, onların ölümünden sonra pek kimseyle konuşmak istemez oldum. Biriyle konuşacak neyim olabilir bilmiyorum. Burada yaşamamın nedenlerinden biri de bu zaten. Bir ikinci neden de orman. Yıllar önce yaşamımda sonraları başka hiçbir şeyin alamadığı bir yeri olmuştu, ardından uzun, çok uzun bir süre yalnız kaldım, birden çevremde her şey sessizliğe gömülünce ormanı ne kadar özlemiş olduğumu anladım. Çok geçmeden başka hiçbir şey düşünemez olmuştum, orman olmazsa ben kendim de orada, o anda ölecektim, ormana gitmem gerekiyordu. Böyle bir duyguydu, bu kadar basitti. Bu duygu bugün de sürüyor.
Sayfa 106
İnsan ve Duygular
SİZİ SEVMİYORUM Sesimden arındım ve ufku Bir harmani gibi giyindim Kahraman bir korkaktım Kavmimin kadim tarihinde Ki onlar için umutsuzluk Kendim için haramiydim Böyle biliridiydi bu hikaye Yarından bugüne kaldıydı Tersine akan bir ırmaktım Sözün şaşkın serinliğinde Kendi deltasında boğulandım Ve sizi sevmiyorum ey kavmim Yakın beni rüzgarın ıslığa Islığın hükme döndüğü yerde Derim ki ey kavmim, zulmünüz Payidar, yurdunuz çığlığımdı Ki hükmümü kendim veriyorum Yakın beni sesim sorulara dönmeden Küllerimin altında kalacak Mutluluk sandığınız ne varsa Böyle yaşandıydı bir ömür ve söz Giyotindi sözün belleğinde
Sayfa 45
Şiir
...Ben kendim iyi insan olmayı isterim, fakat kötü olanlara da hayretle bakmam.
Reklam
Reklam