10/10
·254 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:53
Tüm hikayeyi bir paragraf ile alıntılamam gerekirse; "Biliyordum ki, Efruz Bey yalnız «şifahi bir muharrir» değil, aynı zamanda şiirsiz meşhur bir şâir, esersiz meşhur bir dâhi, ilimsiz meşhur bir âlimdir. Kanatsız kuş, kanbursuz deve, gagasız leylek gibi bir harika... Ansiklopedik münekkitliğiyle metascientifique icazı da üstüne caba... İlmi de alenen inkâr eder. Bir takımlarının «Tahaddüs» diye lisanımıza geçirmelerine rağmen halkın, muhterem avamın «işkembe-i kübra» terkibiyle tercüme ettiği «intuition» onun tükenmez bir hazinesidir... Önüne gelene: «Ben ilim falan tanımam. Mantık, usul falan hepsi efsanedir! Yaşasın intuition! Her mesele işkembe-i kübra ile halledilir» der. Dünyanın hiç bir tarafında bir eşine daha tesadüf ihtimali olmayan bu kadar orijinal bir dâhinin mektubunu nasıl merakla, nasıl şevk ile, nasıl heyecanla okuduğumu tasavvur ediniz." Okurken oldukça eğlendim; Efruz Bey'i ve dahi diğer karakterleri kah tanıdığım birilerine benzettim, kah hallerine üzüldüm, güldüm. Mizah, hiciv, kinaye... Gönül doyuran bir eser. Efruz Bey Ömer Seyfettin
İnceleme
Efruz BeyÖmer Seyfettin · Bilgi Yayınevi · 19702,017 okunma
6/10
·675 syf.··
2026 110. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 13:34
Bu kitap seride en düşük puan verdiğim oldu yani diğerlerinin derinliği gibi gelmedi bana . Birde diğer kitaplarda kadınlar çok güçlü iş güç mevki sahibiydi onu çok beğenmiştim . Bu kitapta çokta sevmediğim bolca işlenen bir kinaye dizisi kullanmış yazar . Nico Conti Luca'nın oğlu ve ailenin tetikçisi baştan beri kenarda karizma takılıyordu zaten merak ediyordum kitabını . Erica annesini kaybetmiş çok sevdiği babası ile yaşıyor babasının büyük sağlık sorunu var ve ameliyat edilmesi lazım bunlarda para yok tabi . Erica Nico'nun sekreterliğini yapıyor ve aralarında asla bir yakınlaşma olmamış bu arada . Neyse klasik klişe kız para için bakireliğini satmaya karar veriyor gittiği kulüpte Nico orada ve o satın alıyor kızı . Bunlar geceyi beraber geçiriyorlar adama anlatıyor kız babasını falan ama yine de birlikte oluyorlar . Zaten bu bölümler ilk 15 bölüm falandı ve çok uzundu .Henüz duygusal yatırım yapılmamış bir çiftin Dom/Sub seksini bu kadar bölüm okumak bir miktar baydı beni cidden . Kız o kadar takıldı sabah ağlak halde yani yapıyorsan arkasında dur kimse zorlamadı en sinir olduğum şey bu . Neyse babası ameliyat oluyor bunların olay tabi bitmiyor . Aşk oluşuyor ve yine zerre önlemsiz yapılan kimsenin biz ne yapıyoruz ya demediği seksler sonrası hamilelik oldu ya biri hamile kalmasın artık :P
NicoClaire Kirby · ‎ Independently published · 01 okunma
Puan vermedi·147 syf.··
2026 254. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 21:12
Kitap güzel başlamıştı samimi diliyle anadoluda bir köyde gezintiye çıkmış gibi hissetmiştim ama birkaç yerde hayal kırıklığı yaşadım. Kitaplık açılışına duanın zararı yoktur derken faydası yoktur ama zararı da olmaz gibisinden bir kinaye hissetmiştim ama tam emin olamamıştım ki köyün imamına ''Allah kazancı mübah saymıştır. Üzümden şarap yapmakla kazancımızı sağlıyoruz. Allah bunu yukarda görüp durur biz işimize bakalım. Bakınız sapla samanı karıştırmayınız Allah Kuranda şarabın sarhoş olup gönül kıracak derecede içilmesini yasaklamıştır. Sağlık için her gün bir bardak şarap içmek faydalıdır.'' şeklinde nasihat verdirince yazar emin oldum. Dini konuya hiç girmeyebilir yazar ama fetva verecek derecede özellikle gençleri ve dini bilinci olmayanları etkileyebilecek dini safsataları kitapta sunmak yakışmaz diye düşünüyorum. Kitabın ana fikri herkes okusun çok doğru ama okuduğu şeyleri de iyi seçmek şartıyla.
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,4bin okunma
7/10
·172 syf.··
2018 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2018 00:00
Eser; canlı veya cansız fark etmeksizin şiddet uygulayan bir insanın nasıl ıslah edilebileceği ve bu ıslah sürecinin gerçekten işe yarayıp yaramayacağı sorunsalı üzerinden ilerliyor. Yazar bu sorunsalı; şiddet uygulayan kişinin gerek şiddet anındaki gerekse günlük rutindeki tüm ruhsal duygularını ve düşüncelerini analiz ederek anlatıyor. Eseri genel olarak üç bölüm üzerinden değerlendirebiliriz: İlk bölüm: Şiddet içeren tüm olayları oldukça detaylı bir şekilde gözler önüne seriyor. İkinci bölüm: Şiddet gösteren kişiyi ıslah etmek için bir çözüm yönteminin belirlenmesini ve bu yöntemin kişi üzerindeki uygulama süreçlerini kapsıyor. Üçüncü bölüm: Tedavi uygulanan kişinin yeniden toplum içine salınmasını ve yöntemin gerçekten etkili olup olmadığının anlaşılması için karakterin günlük yaşamını ele alıyor. Yazar, eserin sonunu ise oldukça sıra dışı (tabii ki bana göre) bir şekilde bitirmiş. Yaşanan o kadar şiddet ve vahşet, sadece bir "gençlik heyecanı" olarak görülmemeli. İnsan, uyguladığı bunca şiddeti sırf gençliğine bağlayarak meşrulaştırmamalı diyerek yazar aslında güçlü bir kinaye kullanmıştır. Kitap, ağır bir edebiyat dili barındırmıyor. Bunu, özellikle bu eserden hemen önce Shakespeare okuduysanız çok daha net görebiliyorsunuz. Buna rağmen eserin oldukça yalın ve akıcı bir dili var. Kesinlikle okunması gereken kitaplar arasında yer alıyor. Anthony Burgess
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,3bin okunma
9/10
·341 syf.··
2026 79. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 18:00
The Russo Mafia serisinin ikinci kitabı kendileri bunu ilk kitaptan daha çok beğendim . Sebebi yazarın dil akıcılık gayet iyi ama ilk kitapta olan kinaye o çiftte pek hoşuma gitmedi . Bu arada zaten dil akış iyi üstüne ana çift güzel hele kadın pek süper olunca beğendim .Biraz fazla seks sahnesi olması dışında kusuru yoktu benim açımdan neyse kadının seks ve tutkuyu işleyişi iyiydi bari kitabı tavsiye ederim :P Kitabın girişi bir sene önce Matteo Russo 'ya yapılan çok büyük bir bombalı yangınlı suikast ile başlıyor . Adam bir gözünü falan kaybediyor sonra kitap günümüze dönüyor . Raven 28 yaşında iki sene Fransa iş deneyimi sonrası ülkeye dönmüş iyi bir pozisyonda çalışan pek güzel bir hatun . Zaten kızı ilk kitapta olan kadın karakterin en yakın arkadaşı olarak tanıyoruz . Bir iş galası diyelim sırasında tanıştığı müthiş yakışıklı Matteo ile tek gecelik bir şey yaşıyorlar . Ama akıllara zarar bir uyum tutku oluyor kız sabaha karşı adamın babasından kalan gümüş çakmağını alıp ayrılıyor . Adam peşinden koşuyor aşağıda kız yakalayacakken iki adamın kıza sarktığını görüyor orada çatışma çıkıyor arda kız kaçıyor . Ama tabi adam kızı buluyor zira kendileri yine ilk kitap erkek karakterin kuzeni şehrin neredeyse hakimi mafya ailesinin infazcısı Matteo Russo. Adam kıza zaten ilk andan itibaren bayıldı hatun hem manyak güzel hem akıllı hazır cevap felaket bir tip . Bazı şeyler sonrası kızı kendi sevgilisi gibi takılmaya ailenin başına bela olan bulunamayan hainleri bulmada yardım etmeye zorluyor . Ve bunlar o noktadan sonra zaten bu ikilinin manyak ilişkisini zevkle okuyoruz . Genelde bu kitaplarda kadın karakterler bu şekil olmaz aykırı hele bu tarz olunca ben mest oluyorum . Kitapta bir yandan aşk tutku diğer yandan hain kim araması sürüyor . Sonda aksiyon iyice
The Favor CollectorB. Lybaek · B. Lybaek · 02 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 00:00
Latin Amerika edebiyatının “görünmezi görünür” kılan, bu yüzden de “görünmez olması istenen” bir ismi ile selamlıyorum sizi. Kendi iradesiyle kendi idaresine son veren modern anlatının öncülerinden biri olan Quiroga insanın doğayla, ölümle ve kendi bilinmezlikleriyle mücadelesini öykülerinin merkezine yerleştirmiş. Doğayı sadece pastoral bir fon olarak değil insanın yazgısına yön veren bir güç olarak kullanmış. Eserlerinde Edgar Alan Poe’nun ayak izlerine bastığını düşündüren ögeler var ise de “hakikat ile gerilim arasındaki o eşsiz denge” öyle net ki… Yazara karşı çıkan, onun sesini bastırmaya çalışan ve üstelik bunu kimi zaman zorbalıkla alenen kimi zaman da nezaket soslu kinaye ile süsleyen seslerden birinin “Üstat Borges” olduğunu öğrendiğimde epey şaşırdım. Sanırım onun “görünür bilgeliğine” olan sarsılmaz inancımdan ötürü… ( Öykülerin gerçek sahibinin Kipling olduğunu ileri sürerek onu bir tür “Uruguay hurafesi” olarak nitelendirmiş) Ama şaşırdım mı? Hayır! İnsan doğası … Beşer, şaşar! İlerleyen yıllarda Borges ve Arlt’ın iyice belirginleştireceği öykü geleneğinin öncülerinden biri olmuş. “Modernizmin kozmopolit dekanlığından uzaklaşarak yalın ve keskin bir anlatımı tercih eden Quiroga Latin Amerika edebiyatında medeniyet ile barbarlık arasındaki temel karşılığı berrak bir biçimde görünür kıldı.” Arka kapakta yer bulan kendisi ve yazdıkları hakkındaki bu paragraf, öykülerini okuduktan daha da anlam kazandı. Doğanın insana karşı sessiz direnişini ve insanın bilinmez doğasını bir kez daha anlamak/ anlamlandırmak adına. Kıtada “kısa anlatının teknik sorunlarını ciddiyetle ele alan ilk yazarlardan biri olarak” Martín Fierro grubunun yönelttiği tüm suçlamalara ve Borges’ın manipülasyonlarına rağmen kendinden ödün vermeden doğru bildiğini
Güneşli UygarlıklarHoracio Quiroga · Paris Yayınları · 20256 okunma