Zeze #1

Şeker Portakalı

José Mauro de Vasconcelos
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İlk incelemem.
Puan vermedi·184 syf.·
2023 15. kitabı
Ailesi yeni bir eve taşınmak zorunda kalınca mutsuz olan Zeze, yeni evlerinin bahçesindeki Minguinho adını verdiği, iyi hissettiği vakitlerde Xururuca dediği bir şeker portakalı fidanı ile arkadaşlık kurar. Zeze, şeker portakalı fidanına hayal gücünü de kullanarak gün içinde olanları anlatır. Yaramazlığıyla tüm mahallede adından söz ettiren Zeze yine bir gün yaptığı bir haylazlık sayesinde Portekizli Manuel Valaderes -kendi tabiriyle Portuga- ile tanışır. Gün geçtikçe aralarındaki bağ güçlenir ve Zeze, Portuga'yı manevi babası olarak görmeye başlar... (Kitabın devamında da ikilinin yaşadıkları; hüzün, merhamet ve şefkatin harmanlanmış diliyle anlatılıyor.) Beş yaşında bir çocuğun kendisinden beklenmeyecek kadar anlayışlı ve olgun tavırları bir yana, sürekli kendi içinde kendisiyle savaş veren ve içten içe yalnız bir o kadar da mutsuz olduğunu bizlere anlatan bu kitap çocukların iç dünyasını anlayabilmemiz için mihenk taşı oluyor. Her okuyuşunuzda farklı duygularınıza hitap edecek bir kitap. Kitabın otobiyografik bir özellik taşıması ve bunun bilincinde olarak okunması empati kurabilmemize daha da yardımcı oluyor. Ben okurken çok keyif aldım. Çoğunluğun okuduğuna eminim ama henüz okumayanlar varsa şiddetle tavsiye ediyorum. :)
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2024 79. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2024 21:21
Kitabın ilk bölümünde Zeze 'nin güzel ve merhametli kalbi karşısında mutlu oldum çocuk kalbi ne mükemmel birşeydir bir kez daha dedirtti bana. Zeze 5 yaşında cesur, akıllı, korumacı çocuğun başından geçenleri anlatıyor. İkinci bölümü ise hüzünlü, üzücü.Bu bölümde ise herkes anne baba olmamalı diyorum. Zeze'nin hatalarını ona anlatmak yerine dövmeyi seçen bir aile. Bu yüzden Zeze'nin şu cümleleri unutmayacağım cümlelerden bu kitapla ilgilidi:"Anne benim doğmamam gerekirdi." "Göklere uçmak istiyordum; oysa hiçbir canlı oraya girmiyordu." Herkesin okuyup ders çıkaracağı bir kitap çok beğendim iyi okumalar.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma
KALBİMİ PARÇALADIN ZEZE!
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 107. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 22:29
Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım! Bu akşam; ikinci kere okuduğum, acı ile küçük yaşta tanışıp erken büyümek zorunda kalan bir çocuğun hikayesinin anlatıldığı Şeker Portakalı kitabını inceleyeceğim. Fakat kitabın konu akışına girmeden, herkesin okumuş olduğunu varsayarak, daha çok bana hissettirdiklerinden bahsedeceğim. Hazırsanız başlayalım… Size de oluyor mu? Bazı kitapları bitirdiğimde içimde fırtınalar koparsa da üzerine konuşmakta çok zorlanıyorum. Ne desem eksik kalacak, ne söylesem duygularımı tam manasıyla aktaramayacakmışım gibi geliyor. İşte bu kitap da tam olarak öyle bir eser oldu benim için. Bir hafta önce bitirmeme rağmen daha yeni inceleme yazabiliyorum. Çünkü Zeze kalbimi öyle bir acıttı, yüreğime öyle bir dokundu ki bana neler hissettirdiğini ifade etmekte yetersiz hissediyorum şimdi bile. İlk okuduğumda da etkilenmiştim fakat bu seferki etki bambaşka oldu üzerimde çünkü hem daha bilinçli bir okurum artık hem de yaşım da ilerlediğinden bazı şeyleri çok daha iyi anlayabiliyorum. O nedenle de Zeze, ailesi, Portuga, Edminto Dayı, öğretmen ve her bir karakter ile empati kura kura okumak kitabın üzerimdeki etkisini çok arttırdı ve fazlasıyla duygu yüklü bir okuma oldu. Bence yıllar içinde tekrar tekrar okunup yaş aldıkça başka şeyler öğrenmelik bir eser Şeker Portakalı. Bakalım bir daha ne zaman cesaret edeceğim okumaya… Acı ile yoğurulmuş bir sürü kitap varken Zeze neden bizi bu kadar etkiliyor diye düşündüm kitap bitince… Birçok faktör var tabii ama bence en önemlisi kitabın dili… Yazar bütün kitabı direk Zeze’nin ağzından yazmış ve biz kitap boyunca onun gözünden ve zihninden bakıyoruz hayatına. Dolayısıyla bir çocuğun olayları yorumlayışını, anne-babasının ve kardeşlerinin tavırlarını nasıl algıladığını, kendisine söylenen bir kelimeyi (öylesine bile
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma
ŞEKER PORTAKALI İNCELEMESİ - Dikkat Spoiler içerir!
10/10
·184 syf.··
2019 73. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2019 23:23
Kitap sürekli şiddet gören çocuk karakter Zezé ve onun hayal dünyasını okuyucuya hissettirmesi bakımından kaliteli bir eser. Sayfaları çevirince kan akışınızın olaylara göre hizlanip yavaşladığını hissedeceksiniz. Minik kardeşi Luís, abisi Totóca, Edmundo dayı ve dindinha. Hepsi ailenizden biri olacak, en çok da Zezé. Zezé içimizdeki yarım kalmış iyilik, Zezé çocukluğumuzun masumiyeti... Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma
Lütfen bu iletiyi geçmeden önce 5 dk ayırıp okur musun?
Puan vermedi·184 syf.··
2022 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2022 20:30
Merhabaaa değerli okuyucu... Nasıl başlasam bu kitap incelemesi için bilemiyorum ama tek bildiğim şu ki ne yazsam bu kitap için duygularımı yatışmayacak... Ah Zeze ah! Seni nasıl anlatmalı? Yüreği büyük kendi küçücük olan çocuk! Büyüklerin dünyasında her sıkıntıda haylazlığı bahane edilerek dayak yiyen ve zekası ev içinde keşfedilmeyen kaşif... Bir çocuğun dünyasının ne kadar büyük, hayal gücünün ne kadar sınırsız olduğunu bizlere hatırlatan Zeze... Birçok okuyucu bilir ki, bazı kitapları sadece okumayız. Ruhumuzu, kalbimizi, aklımızı ele geçirirler. Genelde kitabın son sayfasını kapatır, rafına yerleştirir sonra hayatımıza devam ederiz. Bazı kitaplar ise son sayfası kapandıktan sonra kitap olmaktan çıkar. Gelir kocaman bi yumru olur, boğazına düğümlenir, kocaman bi tekme vurur kalbine, yetmez, küçük bir çocuk gelir ruhuna tırnaklarını geçirir ne yaparsan yap izini geçiremezsin. Bu kitabı okumadan önce bambaşka birisindir, okuduktan sonra bambaşka bir insan olursun. Üstünden yıllar geçmiş olmasına rağmen hala etkisinden kurtulamadım. Zeze hala benimle yaşıyorsun...Hem de Portuga'n ile birlikte. Ve bir temenni : Umarım günün birinde herkes Portuga'sını bulur.Hepimizin bir yerlerden adını duyduğu, kitabın eski basımından da hatırlayacağınız üzere elinde leziz bir şeker portakalı tutan küçücük bir afacan, Zeze... Kendi küçük ama kalbi ve hayal dünyası kocaman olan bir çocuk. Söylediklerine büyüklerin bile akıl sır erdiremediği, çok özel bir ruh. Uzun bir süre kitap okuma fırsatım olmamışken bir anda karşıma çıkan ve bana ilaç gibi gelen bir öykü bu. Bazı kitaplar vardır insanın ruhuna dokunur kağıt üzerinde kalmaz. İşte 'Şeker Portakalı' da  benim için böyle bir kitap oldu. Kitabı ilk okuyuşumdu ama eminim ki son olmayacak. Ve son olarak: Bir insanın içi nasıl ölür
1000Kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2025 59. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 16:25
Zezé’nin küçük yaşta taşıdığı büyük acıları anlatırken aslında bir çocuğun iç dünyasının ne kadar derin ve kırılgan olabileceğini gösteren bir roman. Zezé’nin hayal gücüne sığınışı, yetişkinlerin fark etmediği yalnızlığı ve Portuga ile kurduğu bağ, eserin ana konusunu oluşturuyor. Şiddet ve yoksulluğun sıradanlaştığı bir ortamda bile bir çocuğun sevgiye olan inancını koruma çabası. Yazar, Zezé’nin masumiyetini dramatik sahnelerle, sade ve etkili bir dille anlatmaktadır. Roman, çocukluk travmalarının bir insanın karakterini nasıl şekillendirdiğini göstermektedir. Basit bir çocuk hikâyesi gibi görünse de aslında büyümek, acıyı anlamak ve sevginin dönüştürücü gücünü keşfetmek üzerine güçlü bir anlatım sunmaktadır.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma
10/10
·186 syf.··
Beğendi
·
2016 256. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2016 18:11
Özlediğimden değil de zamanı geldiği içindi bir kere daha okumak istemem...ve hızlı hızlı atlayarak okudum, çünkü okumasam da ne olduğunu artık hatırlıyorum, hatırlamamak elde değil, 33 senedir okuyorum her sene, ve her sene, her okumada, kitabın sonunda, yine ağlıyorum. Şu anda hastayım, daha doğrusu hastalanıyorum; ancak bu beni yazmaktan alıkoymuyor, yani ateşimin artması, vücudumun dinlenmek istemesi beni engellemiyor; Şeker Portakalı, çünkü, benim çok aşina olduğum, ve bir anlamda, beraber büyüdüğüm bir edebiyat mekânı gibi. İnternette senelerce Vasconcelos'un tek bir resmini bulmak için uğraşmıştım. Üniversitede İngilizce basımlarında dahi kitabın yazarının bir resmini bulmak mümkün olmamıştı. Facebook'a 2007 yılında katıldığımda, çok uzun süre Vasconcelos'u bulmaya çalıştım. Hatta bana yardımcı olmak isteyen bir iki yabancı da oldu, ama sonuç hep olumsuzdu. Eğer yanılmıyorsam, Can yayınlarının Şeker Portakalı'nın yeni basımlarından birine, kimbilir beş mi on mu yıl kadar önce, on olamaz ama, mutlaka beş civarı olmalı, işte o basıma koydukları resim ise hepimizi etkilemişti, zaten Facebook'ta ilk gördüğüm resim de oydu, yakışıklı bir genç adam, bize siyah beyaz fotoğraftan bakıyor, ve güzel yüzü senelerce yüzünü görmeden onun çocukluk dünyasında kaybolup giden benim gibi nice insanda sevgi hissi uyandırıyordu; çünkü Zezé O'ydu, yani O, 24 yaşında intihar eden Godoia'nın kardeşi ve bahçelerde elini tutarak dolaşan genç yaşında ölmeyi seçen Kral Luis'in abisiydi , Portuga ile Kralice Charlotte'un önünde eğilerek ona hürmetlerini sunan ve sırtı yediği dayaktan yara bere içinde kalmış, içine şeytan kaçmış bizim Zezé'mizdi, ama ilginçtir ki bu fotoğrafın gerçek olmadığı ortaya çıktı, aynı isimde bir başkası, bir Meksikalı devrimcinin resmiydi bu, ve gerçek Zezé'nin
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2023 71. kitabı
Canım Zezé'm seninle biraz dertleşmek istiyorum. Okumayı kendi kendime öğrenmedim çoğu çocuk gibi okula gittim. Senin sevdiğin gibi sevdim öğretmenimi. Zaten hep çok sevmişimdir öğretmenlerimi... Yoklukla büyüyen bir çocuk değildim. Ama her istediğim alınmazdı. Çok da şey istemezdim zaten. Yaramaz değildim hiç. Hep çok çekingen çok utangaç bir çocuktum. Mahallede çok arkadaşım yoktu. Hep kuzenlerimle oynardık. Onlar da çoğu zaman oynatmazdı beni. O zamanlar çokk kıvırcık olduğum için yar saçların lüle lüle şarkısını söylerlerdi sırf beni ağlatıp eve göndermek için. Her defasında da ağlardım. Onlardan farklıydım çünkü, ama bunu hiç istemiyordum. Yaşıtlarımdan uzun olduğum için oyun oynadığımı gören bazı komşular hâlâ oyun mu oynuyorsun sen büyümedin mi kız?diye söylenirlerdi. Tabi buna da ağlardım. Dışarıda beni üzen ağlatan hiçbir şeyi evdekilere anlatmazdım, mutlu olduğum anları anlatmadığım gibi... Senin Portuga'n gibi benim de çok sevdiğim babaannem vardı. Biz bahçede oyun oynarken hep balkonunda o hiç unutamadığım koltuğunda, bizi izlerdi. Onun bizi izlediğini bildiğimiz için hiç kavga etmezdik ama o bilirdi beni hep üzüp ağlattıklarını. Çünkü hep ona anlatırdım. Portuga'nın seni göğsüne bastırdığı gibi basardı beni bağrına. Bana harika hikayeler anlatırdı. Harçlıklar verirdi. En sevdiği torunu olduğuma inanırdım :))) Hâlâ kuzenlerimle bunun tartışması yapılır:))) Öldüğü günü hatırlıyorum da. Benim büyüdüğüm anlardan biriydi. 10 yaşındaydım. 1 ay kadar hastanede kalmıştı. Hastaneye kaldırıldığı gün öleceğini, beni bırakıp gideceğini biliyordum. Hissetmiştim. Her gün babamın peşine takılıp hastaneye giderdim. Belki bir fırsat olur belki ben de görebilirdim. Ama maalesef hiç göremedim. Hiç almadılar beni o yoğun bakıma. Sıcacık bir yazgünü vefat haberini aldık.
1000Kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma
Merhaba :)))) okumadan yapılan beğenilere karşıyım :D
10/10
·177 syf.·
2026 47. kitabı
Bakamayacağınız çocuğu yapmayın arkadaşım!!! Bakamayacaksanız bana getirin ben bakarım,bu nedir Allah aşkına lastik top gibi ordan oraya,sinir oldum. Duygusal dünyamda yeni karakter açıldı,zeze. Zeze benim çocuğum eli kalkanın elini kırarım. Neyseeeee İncelemeci geldiii hanııımmm; İnsan bazen en çok küçük bir çocuğun dünyasında büyüyor. Zeze’nin hayal gücü öyle tanıdık, öyle gerçek ki… Hani çocukken kendi kendine konuşursun ya, ciddiye alınmazsın ama senin için o dünya gerçektir — işte tam olarak o hissi tekrar yaşadım. Bazı yerlerde “ya bu kadar da üzülünmez” dedim… sonra bir baktım gözler dolmuş. Yani kitapla aramda şöyle bir ilişki oluştu: Ben güçlü durmaya çalıştım, o inadına kalbime dokundu. Pek de adil bir mücadele değildi açıkçası :) Ama en sevdiğim şey şu oldu: Kitap seni üzmek için uğraşmıyor, sana bir şey “hissettiriyor”. Hem kırıyor hem sarıyor. Sanki biri gelip “hayat zor ama yine de güzel” diye fısıldıyor kulağına. Kısacası, ben bu kitabı çok sevdim. Hatta biraz fazla sevdim. Öyle ki Zeze’yi koruyasım geldi, mümkünse hikâyenin içine girip “gel buraya, ben varım” diyesim geldi. (Evet, duygusal bağ kurma seviyem biraz tehlikeli olabilir.) Eğer bir kitapla gerçekten bağ kurmak, biraz hüzünlenmek ama aynı zamanda içten içe ısınmak istiyorsanız, bu kitap tam o yerden yakalıyor insanı. Benim için bu kitap, kalbimin bir köşesine yerleşti bile. Ve kolay kolay da çıkacak gibi durmuyor. Alzheimer olsam unutmayacaklarım arasına girdi.Ahhh zezem oğluşum..
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma
Naifliğin İçinde Gizli Bir Çığlık
Puan vermedi·184 syf.··
2025 14. kitabı
Bazı kitaplar var, yaş aldıkça daha çok içine dokunuyor insanın. Şeker Portakalı da onlardan biri oldu benim için. Küçük bir çocuğun gözünden anlatılan koca bir dünya var sayfaların arasında. Ama o gözler o kadar derin, o kadar acıyla tanışık ki, zaman zaman unutturuyor yaşını. Yalnızlık, yoksulluk, hayal gücü, umut… Hepsi birbirine karışıyor ama en çok da yüreğe işleyen bir naiflik kalıyor geriye. Okurken hem gülümsedim hem boğazım düğümlendi. Cümleler basit ama etkisi uzun sürüyor. Hızla okunuyor ama sindirmesi zaman alıyor. Bazen çocukların bize neyi nasıl hatırlattığını, unuttuklarımızı ne kolay hatırlattığını fark etmek için bu tarz kitaplara ihtiyaç var sanırım. Şeker Portakalı tam da o kitaplardan biri. Sessiz ama çok güçlü bir sesle konuşuyor.
1000Kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,4bin okunma

Yazar Hakkında

José Mauro de VasconcelosYazar · 19 kitap
Jose Mauro de Vasconcelos (d. 26 Şubat 1920 - ö. 24 Temmuz 1984) Brezilyalı yazar. Yazar José Mauro de Vasconcelos, 26 Şubat 1920 de Brezilya'da Rio de Janeiro yakınlarındaki Bangu kasabasında doğdu. Yarı Kızılderili yarı Portekizli, yoksul bir ailede doğan Vasconcelos iki ayrı kültürün de izlerini taşıdı. Oldukça yoksul olan ailesi, onu öğrenimini devam ettirmesi amacıyla Natal kasabasındaki amcasının yanına gönderdi. Orada 19 yaşındayken Potengi Irmağı'nda yüzmeyi öğrendi ve ilerde bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayallerini kurdu. Liseyi Natal'da bitirdikten sonra 2 yıl tıp öğrenimi gördüyse de öğrenimini yarıda bırakıp yeni hayaller peşinde Rio de Janeiro'ya gitti. Orada ilk işi boks antrenörlüğü oldu. Tarım işçiliğinin yanı sıra balıkçılık da yapan yazar, yaşamı boyunca çeşitli işlerde çalıştı. Bu durum, ona yazdığı roman ve hikâyeler için önemli kaynak sağlamıştır. Değişik ortamlarda, değişik koşullarda farklı insanlar tanıdı. İyi bir gözlemci ve usta olan bu yazarın elinde bütün bu yaşamlardan pek çok roman çıktı ortaya. Bunlar yazarın çok yönlü kişiliğinin ve içinde bulunduğu arayışın bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Genellikle romanlarında, roman karakterlerinin yaşamlarında ki zorlu yaşam koşullarını, yoksulluğu ve şiddeti tüm çıplaklığıyla anlatır; ama özellikle Şeker Portakalı ile onun devamı olan Güneşi Uyandıralım ve Delifişek gibi bazı romanları tüm bunlarla birlikte duygusallık ve iyimserlikte içermektedir. Brezilya'nın ormanlarında ya da step bölgesi sertaolarda yaşayan insanların, elmas avcısı garimpeiroların, yerlilerin, denizcilerin, değişik insanların yaşamlarından kesitleri ve ruh hallerini anlatır. José Mauro de Vasconcelos'un yazdığı ilk eseri Yaban Muzu (1942)'dur. Beyaz Toprak (1945) isimli eseri en çok beğenilen eserleri arasındadır. Kayığım Rosinha (1961) ile ününün doruğuna çıkan yazarı dünya çapında tanıtan eseri Zéze'nin maceralarını anlatan üçleme romanın ilk kitabı olan Şeker Portakalı olmuştur. Bu romanı 12 günde yazdığını belirten yazar, eserine duyduğu sevgiyi "Ama onu 20 yıldan fazla taşıdım yüreğimde" sözüyle özetlemiştir. Eserin özgün adı O Meu Pé de Laranja Lima'dır (1968). 24 Temmuz 1984'te hayatını kaybetmiştir.