Selected Stories

A Useless Man

Sait Faik Abasıyanık
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Öykülerin Abasıyanık :)
8/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2023 04:00
Sait Faik Abasıyanık, durum öyküsünün önemli temsilcilerindendir. Kitapta on dört farklı hikaye ve farklı karakterler mevcut. İçeriğindeki hikayelerin gözlem gücü yüksek, dili ve üslubu bakımdan çok güzeldi. Öykülerdeki karakterlerin yaşamları, duygu ve düşünceleri olduğu gibi yansıtılmış bu sayede size karakterleri yaşamanıza imkan veriyor. Kitabımız hayatın alt tabakasındaki insanların öykülerini anlatılıyor. Hikaylerimizden kısaca bahsetmek isterim ; -Lüzumsuz Adam : Hayatından pek memnun olmayan içine kapanık yabancılar ile pek iletişime acık olmayan kendi halinde yalnız biri. Rutin bir şekilde ve iç dünyasında hayalleriyle yaşayan bir adamın hikayesi. Asıl sorunu kendiyledir. Hayatımızıda mutlu olabilmek için rutinden uzak durup çabalamak ve hayallerimizin izinden gitmemiz gerektiğini düşünüyorum. -Ben Ne Yapayım? Genç bir yazar ticarete atılır. Bu ortak babasının bulduğu biri tabi sonra dolandırılır. Dolandırıcılar hep aynıdır önce fazlasıyla güven verir sonrası ise hüsran. İnsanları çok iyi tanımadan beraber bir yola çıkmamak gerek diyelim :) -Birahanedeki Adam Burada yazarımız insanın yüzüne bakarak bile bir insanın yaşantısının bir kısmını anlayabiliriz diyor. Nitekim başarılı oluyor :) Aramızdan bir insanı konu alıyor. -Mürüvvet Öyküde kısaca çalışılan için insan emeğinin ve sağlığının önemsizliği vurgulanıyor. Değer görmeyen çalışanlar, insana üstten bakan patronlar... -İp Meselesi Köye özlem duyan, sade huzurlu bir hayat isteyen, şehirdeki hayat mücadelesinden ve insanlarından bunalmışlığı anlatmakta. İnsanlara gelecek olursak, çıkarları için bir başkasını hakkına umursamadan alıkoyması şehrin kötülüğünü gözler önüne seriyordu. -Menekşe Vadi Para, lüks yaşam ve güzel bir kadın uğruna hırslarına yenik düşen bu uğurda ailesini terk eden bir yaşam. Sonun da
Edebiyat & Roman
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201710,4bin okunma
Çok da Lüzumlu Olmayan Bir Adam
6/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2023 22:01
Çehov tarzı durum öykücülüğünün önemli temsilcilerinden olan Sait Faik'in Lüzumsuz Adam eseri gözlem gücünün çokça ön plana çıktığı bir yapıt. Öyküde dil her ne kadar basit olsa da yine de kurgusal geçiş sertlikleri nedeniyle okunması zor bir eser. 14 farklı öykünün yer aldığı kitap, halkın alt tabakasının gündelik meseleleri üzerine ele alınmış. Hikayelerinde rutinden uzak durma, körü körüne güvenin sakıncaları, insan emeğinin ucuzluğu, hak yemenin vicdani boyuttaki tezahürü, ailenin önemi, önyargının sakıncaları, etik değerler ile menfi değerlerin çatışması ve yalnızlık konuları üzerine eğilen yazar, öykülerinin çoğunda sonunu ve yorumunu okuyucuya bırakmıştır. Her ne kadar kitap güzele yakın mesajlar versede; kadını metalaştırma ve 2.plana itmesi açısından okuyucuyu kendisinden uzaklaştırma noktasında yanlış bir adım atmıştır. Tüm bu kriterler kapsamında, genel olarak kitaba ilişkin şahsi düşüncem; Lüzumsuz Adam değil ama çok da Lüzumlu Adam değil şeklinde...
Edebiyat
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 201110,4bin okunma
Bu ne müthiş bir yazma yeteneği Allah’ım…
10/10
·108 syf.··
2023 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2023 23:40
Abasına yandığım bir kere daha devleşti gözümde. Nasıl ettin ne yaptın da böyle ince ince yazdın bizi be Sait Usta… Her okuduğum kitabında hayranlığım artıyor. Diline, üslubuna, gözlem gücüne, hayatın içinden hayatın içindekileri bu kadar yalın, herhangi bir kalıba sokmadan, olduğu gibi, olduğumuz gibi, gördüğün gibi ve göründüğümüz gibi nasıl yazabildin… Durum hikayeciliğinin efsanesi sensin. Umarım senin için bu yazdıklarımı okuyorsundur bir yerlerde… Kıymetin hiç ama hiç bilinmemiş. Küstürmüşler seni. Ama duramamışsın, yine yazmışsın. İyi ki yazmışsın. İyi ki. Bu dünyadan iyi ki sen geçtin… Kitapta çok beğendiğim hikayeler: Lüzumsuz Adam Ben, Ne Yapayım? Mürüvvet Bizim Köy Bir Balıkçı Köyüdür Papaz Efendi Semaver ilk kitabı olmasına rağmen ustalık eseri gibiydi. Ancak Lüzumsuz Adam’ın da ondan kalır yanı yok valla. Bunlar nasıl da biziz, nasıl da bizim hikayelerimiz, nasıl da Black Mirror etkisi yaratmışsın… Hiçbir hikayede bilmediğimiz bir şey yok ama bildiklerimizi sen anlatınca tadından yenmiyor be Sait Usta… Lüzumsuz Adam demişsin, ama hayatımda karşılaşmak istediğim belki de en olmazsa olmaz insanı anlatmışsın. Orada olan ama farkedilmeyen. Orada olan ama yok sayılan hatta. Ancak yok sayılanların da en kibarı, en yoğun duygulu olanı, en adam gibi adamı… ‘Ben, Ne Yapayım?’ hikayesinde sıradan hayatlarımızdaki sıradışı duyguları, müthiş gözlem gücünle anlatışın, o an okurken bile iç sesim oluşun… Ne müthiş bir yazma yeteneği Allah’ım… Mürüvvet ile insanımızın hinlikleri, ‘te burama kadar geldi, yeter artık’ dedirtilenleri, ‘ben bilirim böyleleri, bunların hepsi aynı’ diyenleri, toplumumuzun ne kadar inkar etsek de resmen sınıflardan oluştuğunu, zenginlerin bu hayatta her zaman haklı olduğunu fakirlerin de ezilmeye mahkumluğunu, hatta bile isteye
Edebiyat
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201710,4bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2026 76. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 14:12
LÜZUMSUZ ADAM-SAİT FAİK ABASIYANIK,104 sayfa Yazarın 1948 yılında yazdığı bu kitabında 14 öykü bulunmaktadır.Kitap,toplum içinde silik,yalnız,içe dönük,kendi dünyasında yaşayan,tabiri caizse etliye sütlüye karışmayan “küçük insanları” anlatmakta.Hikayelerdeki karakterlerin büyük çoğunluğu yalnızlık duygusu içindeki insanlardır.Kalabalıklar içinde ama insanlarla bağ kuramayan,kaçmak isteyen aynı zamanda da karşı tarafa sevgi duymak isteyen insanlar.Yazar bu duyguları çok güzel işlemiş öykülerinde. Kitaba adını veren ve aynı zamanda ilk öykü olan “Lüzumsuz İnsan” tüm öykülerin özeti gibi… Kitaba ismini veren "Lüzumsuz Adam" karakteri (Mansur Bey), 7 yıldır İstanbul'un dar bir mahallesinden dışarı çıkmamış, günlerini hep aynı şekilde geçiren yalnız biridir. Günlerini kahvehanelerde, meyhanelerde ve sokaklarda yürüyerek geçiren tam bir “aylak".Toplumun gözünde bir baltaya sap olamamış, "lüzumsuz" biridir. Ancak Sait Faik, bu lüzumsuzluğu bir acizlik olarak değil; modern hayata, toplumsal kalıplara, paranın ve statünün getirdiği sahteliğe karşı sessiz bir direnç, bir özgürlük alanı olarak işler. Hikayelerin hepsi İstanbul’da geçtiği için yazar bize adeta bir İstanbul nostaljisi yaşatmakta. Şehrin kokusu, kahvehanelerdeki tütün dumanı, meyhane gürültüleri ve sokak sesleri, hikâyelerin arka planı olmaktan çıkıp adeta birer kitap karakteri gibi gerçeğe dönüşmektedir.Eski Yeşilçam filmlerini izler gibi o sahneler okuyucunun gözleri önünden birer film şeridi gibi geçmekte.Benim aynen öyle oldu…
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202510,4bin okunma
“Dikkat: Bu İnceleme Kişisel Deneyim İçerir!"
Puan vermedi·120 syf.··
2025 29. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2025 11:12
Bu inceleme yazım, kişisel deneyimlerimden dolayı diğerlerinden biraz daha farklı olacak. Nedenini şöyle açıklayabilirim: Sait Faik’le tanışma kitabı olarak Mahalle Kahvesi’ni seçmiş ve Ekim’de okuyacağım kitaplara eklemiştim. Fakat Kitap Simyacıları Kulübü 'nün İstanbul Grubu ile tanışınca, oylamada seçilen kitap Lüzumsuz Adam oldu. Burgazada’ya gidip Sait Faik’in müzesini ziyaret ederek kitabın yolculuğunu zenginleştirdik; bu deneyim okumaya ayrı bir anlam kattı. Yeni insanlarla tanışmak, farklı bakış açılarını değerlendirmek ve düşüncelerimizi tartmak, kitabın kendisi kadar değerli bir deneyim haline geldi. Kitaba dönecek olursak, Sait Faik’in öykülerinde dikkatimi çeken ilk şey, olay örgüsünden çok insanın iç dünyasına yönelmiş olması. O, hayattan seçtiği kişilerin davranışlarından çok, ruh hallerini, iç seslerini ve görünmeyen taraflarını ön plana çıkarıyor. Bunu yaparken kimi zaman kısa, sonu belirsiz ve okuru arafta bırakan öyküler okumuş oluyoruz. Karamsarlığın ağırlığı ise neredeyse her satırda hissediliyor; ancak bu karamsarlık yapay değil. Gerçek hayatın içinden, sıradan insanların umutsuzluklarından, kaygılarından ve yalnızlıklarından beslendiği açık. Kendi hayatından parçaları karakterlerde hissettirmesi ise okurda farklı duygular uyandıracaktır. Gelelim kişisel deneyimime: Yazarın yaşamı ile eserleri arasındaki ilişki de dikkat çekici. Zengin bir aileden gelmesine rağmen, alt sınıftan insanların dünyasını yazmayı seçmesi düşündürücü. Bu bir strateji mi (o dönemi çok iyi bilmediğim için sadece bir teori), yoksa kendi hayatındaki boşluğun ve düşüşün bir yansıması mı? Her ne kadar ikinci daha yakın gelse de bunun cevabını net olarak asla bilemeyeceğiz. (Nedenini bir alt paragrafta kendisini hissettirecektir) İç dünyasının bir yansıması olduğu kesin. Onun
Kitap Simyacıları
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Can Yayınları · 202510,4bin okunma
Çok da Lüzumlu değilmiş :)
5/10
·88 syf.··
2025 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 19:39
İlk kez Sait Faik okuyorum ve açıkçası ne hissetmem gerektiğini tam olarak bilemedim. Sanırım yanlış bir eserle başladım. Kitabı okurken bazı yerleri hoşuma gitse de, bazı bölümlerde oldukça sıkıldım ve “bir an önce bitse” dediğim oldu. Kitapta toplam 14 kısa öykü yer alıyor. Hikâyeler arasında beni derinden etkileyen bir öykü olmadı; ancak en çok güldüğüm kısım “Lüzumsuz Adam” adlı hikâyeydi. #291232704 Genel olarak eser, küçük insanların gündelik hayatlarını ve topluma uyum sağlayamayan bireyleri konu ediniyor. Buna rağmen, hikâyelerin içine bir türlü giremedim. Bunun temel sebebinin anlatım tarzı olduğunu düşünüyorum. Olaydan çok duyguya ve gözleme dayalı bu anlatım, beni metnin içine çekmedi ve hikâyelerle güçlü bir bağ kurmamı zorlaştırdı.
Araştırma-İnceleme
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 201110,4bin okunma
İnsanlar korkunç şeylerdi!
8/10
·108 syf.··
2024 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2024 21:28
Kısa kısa öykülerden oluşan eserde yine toplumsal olaylara, krakter analizlerine bolca betimlemelere yer vermiş yazar. Kendinizi bir anda bilinmedik bir semte bilinmedik bir olayın girdabına kapılmış giderken buluyor yarı yolda kayboluyor ve sizi yola çıkaran yazarın başka bir hikayeye gittiğini anlıyorsunuz. Yazar ve kalemini anlamak için ardı sıra okuyorum eserlerini ,hepsi aynı çizgide farklı malzemelerle ilerliyor . Yine de her eserinde size kalıcı cümleler hediye ediyor. "bir ara ne düşündüm bilir misiniz? şu bizim dükkânla evi satayım. o sazlı gazino yok mu hani, söz açtığım? orada dışarı siparişlerini gören kız vardı ya hani alnı dar olanı- onu metres tutayım. bir sene sonra da öleyim. bineyim bir boğaziçi vapuruna günün birinde. bebek'le arnavutköy önlerinde arka taraftaki oturduğum kanapeden kalkayım, etrafıma bakayım; kimseler yoksa, denizin içine bırakıvereyim kendimi." "insanlar korkunç şeylerdi. garip gözleri vardı. sabah sabah damlıyorlar; nasıl kazık atacağız birisine, diye fırıl fırıl, yalnız hamallarla çuvalların gezindiği sokaklarda dolaşıyorlardı. bütün mesele bir yere mal yığmaktı. bütün mesele ötekini kafese koymaktı. " luzümsuz adam, sait faik abasıyanık
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201710,4bin okunma
Lüzumsuz Adam
6/10
·108 syf.··
2025 33. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2025 00:36
En son ortaokulda Sait Faik Abasıyanık okumuştum sanırım. Okumayalı o kada çok oldu ki, yazarın dilini tamamen unutmuşum. Çehov tarzının bizdeki babası olması nedeniyle aslında beni çok da sarmayan bir yazar olarak hatırlıyordum, sanırım biraz önyargılı yaklaşmışım. Kitap 14 tane öyküden oluşuyor. Bundan önce ard arda baya bi öykü kitabı okudum ama bu okuduğum diğer okuduklarıma neredeyse hiç benzemiyor, buna 'büyük yazar' farkı diyoruz sanırım. Öykülere başlarken zor olduğu hissi direkt sizi kaplıyor, o yüzden kafa dağıtmalık ya da çapraz okumalık bir kitap olduğunu düşünmüyorum; baya bi zorlanırsınız. Konu itibariyle ise silinip giden bi köşeye sıkışmış insanları ele almış, ki bu tarz konular benim okumaktan en çok hoşandığım şeyler. Bilinmez insanların bilinmez öyküleri diyebiliriz o yüzden kitaba kısaca. Lüzumsuz Adam , çok mu lüzumlu? Bana sorarsanız hayır, ama yine de okuyun bir şey kaybetmezsiniz. Ben yazarın diğer kitaplarını çoktan okuma listeme ekledim bile. Lüzumsuz Adam Sait Faik Abasıyanık
Edebiyat
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201710,4bin okunma
Puan vermedi·108 syf.··
2018 32. kitabı
Dostum Faik; Ey koca Sait! Bakma koca diye seslendiğimi bilirim sen kendini koca görmezsin, ne yaşlanmış görürsün ne de kocamış. Sen kendini her zaman işe yaramayan, kimsenin sevmediği, sevmeye layık olmayan bir lüzumsuz olarak görürsün. Sırası gelmişken sorayım, bir insan kitap yazar içinde kendini anlatır da nasıl ismini Lüzumsuz Adam koyar? Vallahi bir alemsin. Senin hakkında üzerinde düşündüğüm en büyük konu bu bir insan kendini nasıl lüzumsuz hisseder, düşünmekten öte hissediyorum. Biliyorum ki düşünmek ile hissetmek farklı şeylerdir. Ben seni hissediyorum. O güzel hikayelerin arkasındaki Faik’i görüyorum. Kendi cam fanusunun içinden dünyayı seyreden bir Faik. Görülen hiçbir müdahale de bulunulmayan sadece seyredilen bir dünya. Bu nasıl bir yalnızlık? Biliyor musun günümüzde çocuklara okutuyorlar seni, çocuk kitabı olarak görüyorlar kitaplarını. Biliyorum sen bundan memnun olursun, seversin çocukları ama bu çok trajik bir durum değil be Sait. O kocaman yalnızlığı, huzursuzluğu, lüzumsuzluk hissini çocuklara okutmak vicdansızlık değil mi? Zannediyorlar ki Sait Faik sevgiyi anlattı. Demişsin ya bir yerde “Bir insanı sevmekle başlar her şey,” diye, bu söz herkesin diline pelesenk olmuş. Senin adın geçince bu sözü hatırlıyorlar. Oysa bilmiyorlar ki devamında da “burada bir insanı sevmekle bitiyor” dediğini. Balığı öpme anın var bir de. Sonra martılara, denize, doğaya olan hayranlığın. Düşünüyorlar ki Sait Faik’in o kadar büyük bir sevgisi vardı ki denizde balıkları öpüyordu. Bilmiyorlar ki sen insanlara sunamadığın sevgiyi doğaya sundun, insanlarda bulamadığın aşkı balıklarda, martılarda aradın. Ah be Sait öpecek insan vardı da biz mi öpmedik, sevilecek insan vardı da biz mi sevmedik. Yahu Sait sen bu insanlara nasıl katlandın, onlardaki derinliği, masumiyeti
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201710,4bin okunma
Kendi peşimi bile bıraktım.
Puan vermedi·108 syf.·
2026 4. kitabı
Bazı kitaplar olay anlatmaz; insanın içine siner. Lüzumsuz Adam da tam olarak böyle bir kitap. Sait Faik, bu eserinde modern insanın görünmeyen kırgınlıklarını, kalabalıkların içindeki sessiz yabancılığını öyle sade ama sarsıcı bir dille anlatıyor ki, hikayeleri okurken bir karakteri değil, kendi iç sesimizi dinliyormuşuz gibi hissediyoruz. Çünkü onun kahramanları büyük insanlar değil; kenarda kalmışlar, anlaşılmamışlar, hayata bir türlü tam karışamamış olanlar. Belki de bu yüzden bu kadar gerçekler. Kitaptaki “lüzumsuzluk” hissi bana göre yalnızca topluma ait olamama meselesi değil; insanın kendi varlığıyla kurduğu kırılgan ilişkiyle de ilgili. Sait Faik’in karakterleri sürekli bir yere yetişmeye çalışan insanlar değil. Daha çok, yaşamın kıyısında oturup insanları izleyen, küçük ayrıntılarda kaybolan insanlar. Ve tam da bu yüzden hikayelerinin içinde büyük bir edebiyat var. Çünkü Sait Faik, herkesin baktığı yerde kimsenin görmediğini görüyor. Onun dili beni en çok etkileyen şeylerden biri oldu. Fazlasız, gösterişsiz ama derin. Sanki kelimeleri yazmıyor da yaşıyor. Özellikle İstanbul’u anlatış biçiminde bunu çok hissettim; sokaklar, kahveler, vapurlar, balıkçılar… Hepsi yalnızca bir mekan değil, insan ruhunun uzantısı gibi duruyor. Şehir onun elinde canlı bir şeye dönüşüyor. Bu kitabı okurken sürekli şu düşünce geçti aklımdan: İnsan bazen gerçekten de dünyaya fazla duyarlı geldiği için “lüzumsuz” hissediyor olabilir. Belki de toplumun normal kabul ettiği şeylere uyum sağlayamayan insanlar, aslında en çok hissedenlerdir. Sait Faik’in kahramanları bana bunu düşündürdü. Lüzumsuz Adam, bittiğinde insanda büyük cümleler bırakmıyor belki ama ince bir sızı bırakıyor. Ve bazı kitapların değeri tam olarak buradan geliyor zaten; bağırmadan insanın içinde kalabilmelerinden.
Alıntı
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201710,4bin okunma

Yazar Hakkında

Sait Faik AbasıyanıkYazar · 40 kitap
Sait Faik Abasıyanık ya da Sait Faik, Türk öykü, roman ve şiir yazarıdır. Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından sayılan Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır. Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle "kökü kendisinde olan" bir yazar olarak kabul edilir. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlatmıştır. Bunu yaparken diğer çoğu Cumhuriyet sonrası sanatçısı gibi Batı'daki gelişmelere bağlı kalmamış, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmemiş ve belli bir tarzın takipçisi olmamıştır. Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yazar, öykülerinde çoğunlukla kendisinden yola çıkıp bireyler hakkında yazarak insan gerçeğini anlamaya çalışır. Çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazan Abasıyanık, balıkçı, işsiz, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlatır. İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek, toplum meselelerinden çok "insanı ele alan sanatçılar" sınıfında yer alır. 1930'larda başladığı yazı hayatı boyunca "sorumlu avare", "gözlemci balıkçı", "çakırkeyf sirozlu", "küfürbaz şair", "müflis tacir", "züğürt yazar", "hamdolsun diyemeyen rantiye", "anadan doğma çevreci" gibi sıfatlarla anılan Abasıyanık'ın tüm yazdıkları bir şair duyarlılığı içermektedir. Hikâye, roman, şiir yazan, çeviriler ve röportajlar yapan sanatçı bütün bu türleri kendine özgü tarzı ile kaynaştırmıştır. Yazarın, anlık heyecanlarını yansıtan izlenimci ve fovist ressamların üslubunu anımsatan bir tarzı olduğu söylenmiştir. Kendi özgün dilini oluştururken André Gide, Comte de Lautréamont, Jean Genet gibi isimlerden etkilenen Abasıyanık, kendisinden sonra gelen Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu, Demir Özlü gibi pek çok yazara da öncülük etmiştir. Ölümünün ardından Burgaz Adası'ndaki evi müzeye dönüştürülen yazar adına her sene öykü ödülü de verilmektedir.