Aile Mutluluğu

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·104 syf.··
2023 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2023 21:07
Kreutzer Sonat romanında oldugu gibi Tolstoy yine evlilik üzerine bir roman yazmış ve Kreutzer Sonat'ta oldugu gibi Aile Mutluluğu romanında da evliliğin aşkı -ne kadar büyük bir aşk olursa olsun- öldürdüğü görüşünü basit ve yüzeysel bir kurguyla okuyucuya sunmuş. İki bölümden oluşan romanda ilk bölümde 17 yaşındaki Maşa ile kendisinden yaşça büyük olan Sergey'i evliliğe götüren aşk ilişkileri anlatılıyor, evlenmeleriyle başlayan ikinci bölümde ise evlilik kurumunun ve bu kurum içindeki sınıfsal ve kültürel çatışmaların yıkıcı etkisi üzerinde duruluyor. Yazar Aile Mutluluğunu bu yüzden çocuğa bağlamış. Maşa ile Sergey arasındaki ilişki boyut değiştirse de, aşk evlerinden çekip gitse de çocuklarının onları mutlu bir aile yapabileceğine işaret edilmiş. Tolstoy'un kendisinin de pek beğenmediği bir roman olan Aile Mutluluğu’nu kendi vicdanını rahatlatmak için yazdığı söylenmekte. 1856 yılında kendisinden 8 yaş küçük Valeria adlı bir kızla yaşadığı ilişkiyi evliliğin aşkını öldüreceğinden olsa gerek evlilikle taçlandırmamış çünkü duyguların zamanla değişebileceğini biliyormus. Öyle ki günlüklerinden öğrendiğimize göre henüz evlenmeden önce bile duyguları epey dalgalıymış. 12 Haziran 1856'da aşık olabileceğini söylediği kız için 19 Ekim 1856'da "Çok şişmanladı, ona karşı kesinlikle hiçbir şey hissetmiyorum." demiş ilginç (:
Dünya Klasikleri - Edebiyat
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Halk Kitabevi · 20216,7bin okunma
Kitaptaki hatalar
6/10
·104 syf.··
2023 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 04:12
Çeviriden dolayı mı yoksa yayından dolayı mı bilmiyorum ama çok fazla yazım hatası ve cümle düşüklüğü olması keyfimi kaçırdı. Çeviri: Selahattin Karaduman Yayınevi: Halk kitabevi Aile Mutluluğu
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Halk Kitabevi · 20216,7bin okunma
Sergey olsa..
Puan vermedi·104 syf.··
2023 54. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2023 13:49
Kitabı bitirince Tolstoyu yeniden hatırlamaya karar verdim. 13 çocugu olan Rus yazar çocuklarından birini erken yaşta kaydedince 67 yasında bisiklet sürmeyi öğreniyor.' Tolstoy bisikleti' diye bir şey var öğrenmenin yaşı yok . Eşiylede bir dönem calkantılı seyler yasayan Tolstoy evden ayrılmayı düşünmüş ama sevgili eşine kıyamadığı için geri dönmüş. Bu eserinde yazarın kararsız bir tavrıda var sanki. Anlaşılır dilinde düşüncelerin derinliğide hissediliyor. Kitabı bitirip kapattığım da ilk söylediğm şey keşke sergey gibi biri olsaydı yanımda :) Kitabın güncel olması ilginç, 17 yasında hayat tecrübesi hiç olmayan bir genç kızın kendinden yaşca büyük Biriyle evlenmesi.. 2 cocuk sahibiyken kendini bir gece hayatına kaptırması. Tüm bunlar olurken olgun eşinin nasıl olsa hatayı yaparak ders çıkaracak kafasında olması. Kac adamda var bu kafa bunu düşündüm.. Çok eski zamanlarda yazılmış kitabın kısa bir aldatma olayı gibi güncel bir konu işlemesi dikkate deger. Tolstoy aslında bu kitabı yaşadıklarından yola çıkarak yazıyor.Kitap bir kadının agzından anlatıyor ama bu 17 yasındaki kız aynı Tolstoyun kendisi gibi anne babasını erken yaşta kaybetmiş biri. Sevdiği kadın yani daha dogrusu sevip sevmediğini de anlamak istiyor. Bir gün seviyor bir gün şişman buluyor. Gece balolarınada düşkün biri aynı kitaptaki gibi. Bazı duygular ne zaman yasanırsa yasansın aynı hissi veriyor demekki. Ne diyor kitapta eşimi sevmiyrm eskisi gibi, şimdi bambaşka kişi olarak seviyorum diyor. Nasıl Bir duyguki ben eskiden de şimdi de aynı severim sevecek olsam
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Halk Kitabevi · 20216,7bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2023 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2023 01:31
Ama ben çok üzüldüm. Geri dönüşü olmayan pişmanlıklar her zaman ruhumu paramparça etmiştir, hele ki geri gelmeyecek sevgiler.. Beş para etmez heveslere, gerçek mutluluğun harcanması..
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Halk Kitabevi · 20216,7bin okunma
7/10
·104 syf.··
2025 27. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 15:23
Kitap çok akıcı, bir solukta bitirilecek çıtır, çerez diye tabir ettiğimiz kitaplardan. Fakat istemsizce Anna Karenina ile kıyasladığımda; Tolstoy bu romanında betimlemelerden, ayrıtılar ve karakterlerin duygu durumlarından fazlasıyla tasarruf etmiş. Her şey bir anda oldu bitti gibi hissettim. Örneğin Sergey’in evlenme karşıtlığının hemencecik değişmesi ve Marya ile 15 günde evlenmeleri, yine evlilikteki soğumanın bir çırpıda gerçekleşmesi buna örnektir. Konu olarak daha detaylı anlatılması gereken, derin mevzuya sahip bir roman. Neticede aile hayatı ve evlilik ele alınmış. Evlilikte karakter, yaş farklılıklarının veya uyumsuzlukların ilk etapta ne kadar göz ardı edilse de bir gün elbet ortaya çıkacağı işlenmiş. Ben Sergey yerinde olsam kıskançlığıma ilişkin duygularımı asla içimde tutamazdım. Ancak Sergey de kendince haklıydı. Ne kadar anlatılsa da çoğu insan yaşamadan, tecrübe etmeden anlayamayabiliyor. Marya evlenmek için çok gençti, her şey de aşırı aceleye geldi ve Marya’nın tecrübesizliği mutlu bir aile hayatını tarumar etti maalesef. Bu arada kitabı okur okumaz bunun gerçek bir hikayeden esinlendiği kanaatine vardım ve nitekim araştırmam neticesinde Tolstoy’un 28 yaşında Valeria ARSENEVA isimli bir kızla aşk yaşayarak 31 yaşında bu kitabı kaleme aldığını öğrendim. Anna KARENİNA’yı ise 50 yaşında yazmış. Biri acemilik biri ustalık eseri gerçekten.
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Halk Kitabevi · 20216,7bin okunma
Tolstoy'a Bakış
8/10
·120 syf.··
2021 137. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2021 14:28
Ekim ayında okuma grubumuzun kitaplarından ilki Tolstoy'un Aile Mutluluğu. Kitabı bugün birkaç açıdan değerlendireceğim. Uzun bir inceleme olacak gibi görünüyor. Ancak Tolstoy'u az da olsa anlamak adına bunu yapma gereği görüyorum. Okuma sabrını gösterenlere de teşekkür ederim şimdiden. Öncelikle, Tolstoy ve Valeria'dan bahsetmekle başlayayım. Valeria, Tolstoy'un aşk yaşadığı ve bu hikâyeyi Aile Mutluluğu'na yansıttığı kadındır. Sudakova'da yaşayan Valeria aslında üst tabakadan bir kadındır hattâ Tolstoy da onun ailesini tanımaktaydı. Daha da ileri gidip onların vasisi olmuştur. Yirmi yaşındaki Valeria'nın vasisi olması da onlar arasındaki durumu güçleştirir. Tolstoy 28, Valeria ise 20 yaşındadır. Hikâyemizde ise Sergey 36, Maşa ise 17'dir. Vasi olduğu eve sık sık ziyarette bulunur Tolstoy. Herkes onların evlenmesini istese de bütün bunlara rağmen "aşk" Tolstoy'un inanmadığı duygulardan biridir. Aşık olmaya zorlar kendini ve bu duygularını günlüğüne de yansıtır. Günlüğünden kısaca Valeria ile olan durumunu özetleyecek notlar bırakıyorum buraya: 26 Haziran 1856: Valeria beyaz bir el­bise giymişti ve çok güzel görünüyordu, hayatımın en güzel günlerinden birini geçirdim. Onu cidden seviyor muyum? Ya o, uzun süre sevebilir mi? İşte bu iki soruyu yanıtlayabilmek ister­dim ama yanıtlayamıyorum. 28 Haziran 1856: V. son derece eğitimsiz ve cahil, tabii eğer aptal değilse. 10 Temmuz 1856: V. çok güzel, ilişkimiz de rahat ve keyifli. 12 Temmuz 1856: Korkarım ki V. çocukları bile sevemeyecek biri. 12 Ağustos 1856: Aşık olup olmadığımı bilmek istiyorum. 25 Eylül 1856: Valeria Sudakova'ya döndü. V. iyi hoş ama gel gör ki tam bir aptal. 1 Ekim 1856: Fena halde boş kafalı, prensip sahibi değil ve buz gi­bi soğuk. 19 Ekim 1856: Çok şişmanladı, ona karşı kesinlikle hiçbir şey
Edebiyat
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,7bin okunma
Bilinçle taşınmayan sevgi
Puan vermedi·120 syf.·
2026 15. kitabı
Her an, hep yeniden kurmamız gereken bir bilinç temeli üzerinde yürüyebilir ilişkimiz ancak. Bu aynı zamanda ö z g ü r bir temel : çünkü 'karar'ımız, 'isteğ'imiz, 'inanc'ımız hep bilinçli olarak ayakta tuttuğumuz şeyler olacağından; 'doğal' duygulara ve tutkulara dayanmadıklarından, onları her an kırıp atmak elimizde olacak.” Oruç Aruoba İle (s.18) Lev Tolstoy ‘un aşkı ve evliliği idealize etmekten özellikle kaçınarak kurduğu evrende, insanın huzur arayışını sorguladığı, yoğun bir novella tarzında olan Aile Mutluluğu eseri büyük dramatik olaylardan ziyade, gündelik ilişkilerin içinde sessizce büyüyen çatlaklarla yüzleştiriyor. Romanıyla mutluluğu ulaşılacak bir hedef olmaktan ziyade, insanların korkularını bastırmak için sığındıkları bir düzen olarak konu ediniyor. Maşa’nın annesinin vefatında sonra açılan eser, yalnız kalan Maşa’nın, kendisinden büyük Sergey Mihaylıç ile kurduğu ilişkiyi ve evlilik sürecini anlatıyor. Başlarda sevgi, rehberlik ve güven duygusuyla kurulan bu birliktelik, zamanla iki farklı mutluluk anlayışının çatışmasına dönüşüyor. Maşa hareketi, değişimi ve görünür olmayı istiyor, Sergey huzuru, sadeliği ve durağanlığı daha çok arzuluyor. Kitabın çatışması da buradan sonra yoğunlaşıyor. Evlilikleri ilerledikçe bu farklı yönelimler, sevginin varlığını sürdürmesine rağmen ortak bir yaşamı giderek zorlaştırıyor. Maşa ile Sergey’in evliliği doğal duygulara yaslandığı ölçüde özgürlüğünü kaybediyor. Kararların, isteğin ve inancın bilinçli olarak yeniden üretilmediği bu birliktelikte, sevgi alışkanlığa dönüşüyor, huzur ise korunması gereken kırılgan bir düzene indirgeniyor. Kitaptan çıkarılacak dersi Aruoba’nın alıntısı berraklaştırıyor. İle kitabında kurulan ilişki anlayışı, __Aile
Düşünce
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20256,7bin okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2023 130. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2023 17:29
Çok duygusal ve düşündürücü bir hikaye. Genç bir kızın yaşlı bir adamla olan aşkını anlatıyor. Aklın imkansız gördüğü bir birlikteliğin isteyerek ve zorlayarak nasıl mümkün olduğunu ve fakat ne kadar kırılgan olup, korunması gerektiğini... Adamı da kadını da sevdim, inandırıcı, sürükleyici ve çokça düşündürücü bir hikaye. Bahtınıza düşen mutluluğun kıymetini bilin, bilhassa onun için imkansızı aşmışsanız. Kitapla kalın...
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,7bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2025 7. kitabı
Kitap, aşkın ilk coşkusunun ardından gelen sessiz sınavları anlatır. Okurken anlıyorsun: Gerçek mutluluk, alışkanlıkta değil, birbirine yeniden bakabilme cesaretindedir diye. Tolstoy'un tüm kitaplarının okunması gerektiğine bir kez daha şahit oluyoruz
1000Kitap
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,7bin okunma
7/10
·108 syf.··
2026 9. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 17:30
Aile Mutluluğu, genç bir kız olan Marya Aleksandrovna (Maşa)’nın hayatını ve duygusal gelişimini anlatan bir romandır. Maşa anne ve babasını kaybettikten sonra kız kardeşiyle birlikte kırsalda yaşamaya başlar. Ailenin dostu olan Sergey Mihayloviç, onları sık sık ziyaret eder ve Maşa’nın hayatında önemli bir yer edinir. Başlangıçta aralarında dostça bir ilişki vardır; ancak zamanla bu ilişki aşka dönüşür ve evlenirler. Evliliklerinin ilk döneminde doğayla iç içe, sade ve huzurlu bir hayat sürerler. Bu dönemde Maşa kendini çok mutlu hisseder. Fakat zaman geçtikçe Maşa gençliğinin verdiği merakla daha hareketli ve gösterişli bir hayat istemeye başlar. Şehir yaşamı, balolar ve sosyete hayatı onu etkiler. Bu durum eşler arasında bir uzaklaşmaya yol açar. Sergey Mihayloviç daha sakin ve sade bir yaşamı tercih ederken Maşa dış dünyanın cazibesine kapılır. Yaşadığı deneyimler sonucunda Maşa, gerçek mutluluğun gösterişli yaşamda değil; sevgi, sadelik ve aile bağlarında olduğunu fark eder. Romanın sonunda evlilikleri daha olgun bir anlayışla yeniden şekillenir. ......Herkese Keyifli Okumalar Diliyorum.....
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,7bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.