Annemi Bir Kez Daha Görebilsem

·
Okunma
·
Beğeni
·
6009
Gösterim
Adı:
Annemi Bir Kez Daha Görebilsem
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
210
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dilem Kitabevi
Baskılar:
Annemi Bir Kez Daha Görebilsem
Annemi Bir Daha Görebilsem!..
Annemi Bir Kez Daha Görebilsem
336 syf.
·10/10
Birmingham'da anaokulu öğretmeni olmayı umut ederken babası tarafından tatile diye yollandığı Yemen'de yine babası tarafından satılarak evlendirildiğini öğrenen Zana Muhsen ...

Yemen , dünyanın en yoksul ülkelerinden biridir. Yemenli erkekler evine ekmek parası gönderebilmek için ülke dışında çalışmaya giderken peçelerinin arkasına saklanmış eşleri de köylerinde kalıp en ilkel koşullarda ailelerine bakıp durmadan ve dinlenmeden çalışmak zorundadırlar. Kadın olmak dünyanın her yerinde zorken Yemen de kadın olmak çok daha zordur.

Erkeklerin baskın olduğu Yemende kadınlar yaşamın içinde kaybolduklarını kabul etmişlerdir.

- Yemenli bir kadınsanız 9 yaşında hiç tanımadığınız bir adamla evlenmek zorundasınızdır.
- Doğduktan 4 gün sonra en ilkel şartlarda kadın sünneti olmaya mecbursunuzdur.
- Kilometrelerce yol yürüyüp gece karalık demeden eve su taşımak için kilometrelerce yol yürümeye mahkumsunuzdur.
- Erkekler qat çiğneyip arkadaşlarıyla keyif yaparken siz onlarında işlerini yapmak zorundasınızdır.
- Doğum yapmanıza günler kalsa dahi en ağır şekilde yine de çalışmaya mecbursunuzdur.
Hele ki Nadia ve Zana gibi Yemen kültüründe büyümediyseniz sizin için orada hem yaşamak hem de oranın zorlu şartlarında çalışmak çok daha zordur.

Birminghamlı iki kız kardeş Nadia ve Zana Muhsen İngiliz bir anneyle Yemenli bir babanın çocuklarıdır. İki kız kardeş Yemen'e babaları tarafından tatile gönderildiklerinde harika bir serüven yaşayacaklarını hayal etmişlerdi. Çünkü babası memleketi Yemen'i kızlarına harika ve eşsiz bir yer olarak anlatmıştı.
Yemen tatillerinde harika sahilleri görmeyi , ata binmeyi ve deve yarışmalarını izlemeyi umut eden iki kız kardeş kendilerini 14 ve 15 yaşlarında Mokbana Bölgesindeki kabile köylerinde yaşayan iki delikanlıyla evlendirilmiş olarak bulurlar.

İngiltere ve Amerika gibi ülkelerden kandırılarak Yemen'e getirilen ve Yemen'deki kölece yaşam koşullarında zorla çalıştırılan ve evliliğe zorlanan tek kızlar Nadia ve Zana Muhsen değildir...

Kitabı okurken empati yapmak bile insana çok ağır geliyor. Daha çocuk yaşta zorla evlendirilen , kocası tarafından tecavüze uğrayan , kayınpederi ve kayınvalidesi tarafından dayak yiyen , zor şartlarda çalıştırılan , elleri yanan , nasır tutan küçük bir kız çocuğu ...
Zana MUHSEN.

Bir kaç yıl sonra Zana'nın Marcus adını verdiği bir oğlu olur. Böylece Zana'nın Yemen'e ve kocasına bağlanacağını umut ederler. Ama Zana kaçmayı ve oradan kurtulmayı kafasına bir kere koymuştur.
Peki kardeşi Nadia ?

Kitap baştan sona hüzün dolu bir yaşamı ele almış olsa da , 8 yıl esaret altında bir yaşam sürdükten sonra Zana özgürlüğüne kavuşur...
Zana şanslı olanlardandı. Ama beni en çok üzen şey ise Zana'nın oğlu için hiç mücadele etmeden ardında bırakıp İngiltereye dönmesi oldu. Erkek çocuğu diye oğlunu Yemen'in zorlu şartlarında bırakıp bebeğini terk etti. Yemen'de erkeklere ne kadar ayrım yapılsada , aslında erkekler içinde bir cehennem yeriydi Yemen.

Zana Muhsen bu kitabı hem kardeşi Nadia'ya yardım etmek için hem de benzer hayatlar yaşayan kadınları esaretlerinden kurtarabilmek için sesini tüm dünyaya duyurabilmek amacı ile yazmıştır.

Dilerim Zana , Nadia için verdiği mücadeleyi oğlu Marcus için de verir ve bebeğini de o zorlu yaşam şartlarından kurtarır.
DİLERİM !!!
336 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Zana ve Nadia babaları Yemen'li, anneleri ise İngiliz olan iki kız kardeş.Tatile diye gönderildikleri Yemen'in bir köyünde küçük yaşta evli oldukları gerçeği ile karşılaşmışlardı. Oysa ki babaları onları sadece tatile gönderdiğini ve iyi eğlenmelerini öğütlemişti. Gerçek ise bambaşka idi.
Yaşam koşulları, erkek egemenliği, kadınların sözünün geçersizliği ve buna benzer şartlar ve tehditler ile dolu 8 yıl...
Açıkçası okurken şaşırmadım. Nedeni ise öz babaları para karşılığında sattığı bu iki kız çocuğuna yetkililerin duyarsızlığı babanın yaptığının yanında daha masum kalıyordu...
İnsanlığın sorgulanmasına sebep olacak bir eser...
336 syf.
·8/10
Gerçek bir hikaye.
Zana ve Nadia adlı İngiltereli iki kız kardeş babaları tarafından Yemen'deki iki gence satılır. Kızlar ne olduğundan habersiz tatil yapacakları düşüncesiyle babaları tarafından Yemen'e gönderilirler. İlk Zana gider ve Yemen'e gittiğinde babası tarafından Abdullah adlı birine satıldığı, bundan sonra onun kocası olduğu söylenir. Yemen'e daha sonra gelen Nadia da aynı durumla karşılaşır. İki kardeş her gün çeşitli zorluklarla karşılaşmalarına ve acı çekmelerine rağmen bir gün annelerinin bu durumu öğrenip onları kurtaracağı umuduna tutunurlar.
Bir kız olarak onların ne kadar zor durumlarla karşılaştığını okudukça tüylerim diken diken oldu diyebilirim. Hala bu tür olayların gerçekleşmesi, kadınların eşya gibi alınıp satılması, sünnet edilmeleri resmen insanlık ayıbıdır.
Zana'nın Yemen'den kurtulup İngiltere'ye döneceği zaten başta yazıyor ama Nadia'nın kurtulup kurtulmadığı yazmıyor. İnternetten baktığımda Nadia'nın da kurtulmuş olduğunu öğrendim.
336 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Efenim merhaba, yine yürek burkan bir dram ile geldim #zanamuhsen ilk defa okuduğum bir yazar... Aslında bir yazar dan daha cok, evine annesine dönebilmek, kardeşini de yanında götürmek için çırpınan güçlü bir kadın.. Hani bazen sinirden ağlamak istersiniz ya ben bu kitabı okurken o kadar sinir oldum ki, ağlamak istedim.. #kitapyorum
İngiltere de ailesi ile yaşayan iki kız kardeş.. Zana ve nadia.. 14,15 yaşındaki bu iki kardeş babaları tarafından yemen e tatile gönderilir ve gercek ortaya cıkar. Gittikleri yer tatil değil, onlar için bir cehennemdir. Cunku yemen ki erkeklere satılmışlardır. Zana yıllar süren mücadele sonucu oğlunu yemen de bırakıp İngiltere ye dönebilir ama nadia hala orada cehennem den kurtulamaz..
Zana ve nadia nın çırpınışı sizi cok etkileyecek
#keyifliokumalar #annemibirkezdahagörebilsem #bookstagram #booklove #bookworm# #kitap #aşkı #oku# #okuyorum#tavsiye #gezgin #gezer #tarih#history #listen #dram #bookstagram#author #fameous# #england #jemen #story #book#okudumbitti
336 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Kitabı okurken kendi kendime dedim ki; iyi ki... iyi ki Mustafa Kemal Atatürk geçti bu topraklardan.
.
İngiliz bir anne ve Yemenli bir babadan olan iki kızın (Zana ve Nadia) hayatını konu almış bir kitap. Kitap yazarı tarafından yaşanmış bir olayı anlatıyor. Öz babaları para karşılığında küçük yaştaki kızlarını kandırarak Yemene tatile diye gönderir ve olaylar burada başlar.
.
Dünyanın bazı yerlerinde kadınlar için yaşam hala çok zor; kadın sünneti, zorla kapatma, çocuk yaşta evlilik, dayak, tecavüz, ilkel yaşam şartları… Zana’nın bu şartlarda 8 yıllık kurtulma mücadelesini anlatan bu kitapta, kadının gücünü bir kez daha görmek mümkün.
336 syf.
·Beğendi·9/10
Ingiltereli iki kucuk kiz kardes babalari tarafindan hic tanimadigi insanlarla Yemene tatile gonderilirler. Ikiside tatile gittikleri icin oldukca heyecanlidirlar. Fakat bilmedikleri sey babalarinin para karsiligi onlari satmis ve hic tanimadigi erkeklerle evlenmis olduklaridir. Yemende kucuk bir koyde kadinlarin soz hakki olmadiğı ve erkeklerin her istedigini yaptigi bir yasama zorlanmislardir. Kitapta 8 yil boyunca bu kucuk kadinlarin yasadigi zorluklar ve zorla getirildikleri bu koyden kurtulma cabalari anlatilmaktadir. İnsan bu kitabı okurken kendi yaşantısını ve aslında hayatımızda ki birçok kaygının ne kadar yersiz olduğunu sorguluyor. Gercek bir hikaye ve okunmasi gereken bir kitap, okumayanlara tavsiye ederim.
336 syf.
·Beğendi·10/10
Zana ve Nadia babalari Yemen'li anneleri İngiliz olan iki kız kardeştirler.Tatile ve diğer kardeşlerini görmeye gittiklerini sandıkları memleketlerinde evlendirildiklerini öğrenirler.Babalarinin kendilerini küçücük yaşta iki kardeşe Abdullah ve Mohammed'e para karşılığında evlendirmis olması acının en dibe vurmuş haliydi.
Çok farklı yaşam şartları ,göçebe hayat, kölelik statüsünde hayatları vardı.
Peki ya anneleri? Anneleri kızlarının para karşılığı satıldığını biliyor muydu?
Zana'nın Yemen'den kurtulma ve yetiştiği şehire İngiltere 'ye , arkadaşlarına en önemlisi de annesine kavuşmak için nasıl çaba gösterdiğini hayretler içerisinde okuyacaksınız .
Annelerine kavuşmak için çabaları resmen yüreğimi kanattı.Kimi zaman gönderdikleri mektuplar ulaşmadı , kimi zaman seslerini kaydettikleri kasetle şanslarını denediler bir şekilde annelerine ulaşmayı başardılar ama ellerinden kayıp giden 8 yıl oldu.Her ikisininde çocuklari bile olmuştu.
Peki Nadia ? Nadia 'nin biri kız biri erkek, Zana'nın bir erkek çocuğu oldu.Zana İngiltere'ye döndükten sonra doğum kontrol hapı kullandığı halde Nadia 'nin acaba kaç çocuğu daha oldu ? Ne yedi , ne içtim ,nerde nasıl yaşadı ?
Bütün soruların cevapları bu kitapta .Sesini duyurabilmek kardeşini kurtarabilmek adına yazdığı6 dile çevrilen bu kitabi kesinlikle herkes okumali .
Acaba Nadia ülkesine dönebilecek mi ?
336 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Sevgili okur, şu an neredesin bilmiyorum ama belli ki oturduğun zaman ve mekandan biraz uzaklaşmak istemişsin ve parmakların seni benim minik kitap mahalleme getirmiş, iyi ki de getirmiş. Hoş geldin! Umarım blogumda geçireceğin vakit boyunca benimle kitap yolculuğuna çıkmaktan ve satırlarıma konuk olmaktan keyif alırsın. Madem buralara kadar geldin ve tüm bu ilginç giriş yazısına rağmen hâlâ yazıyı okumaya devam ediyorsun, o halde seninle bir hayal kuralım.
İki kız kardeş hayal etmeni istiyorum. Babaları tarafından süslü hayallerle Yemen'e tatile gönderilmiş iki kız kardeş... Babalarının anlata anlata bitiremediği güzel sahillerin tadını çıkartacakları, eyersiz ata binecekleri, deve yarışlarını izleyebilecekleri ve daha pek çok şey yapabilecekleri bir tatile çıkıyorlar. Ne hoş değil mi? Pekiyi ya Yemen'e gittiklerinde iki adam karşılarına geçip "Bunlar sizin kocalarınız, siz artık evlisiniz." deseydi yani babaları tarafından tatile diye gönderildiklerini zanneden bu iki kız kardeş aslında Yemenli iki adama para karşılığında satıldıklarını öğrenselerdi nasıl olurdu? Hayalin tadı kaçmaya başladı değil mi? Hatta şu an ruhun sıkılmaya başladı. Olsun, gittikçe kabusa dönmeye başlayan bu hayale biraz daha devam edelim. Mesela annelerinin penceresinden hayal edelim. Çocukları dönmeyen anne yavaş yavaş bir terslik hissetmeye başlayıp gerçekle yüzleşince neler yaşamış olabilir? Üstelik plan öylesine kusursuz yapılmış ki devletler dahi devreye girse bile bir sonuç çıkmıyor olsun. "Amaan sende! Yahu öyle şey mi olurmuş. Devletler devreye girecek de çözüm olmayacak Pöhh! Hayalin de bir sınırı var," dediğini duyar gibiyim. Dedik ya hayal kuralım diye. Varsın devletler de devreye girse bile sorun bir türlü çözülmesin. Çözülmediği için annenin de kızların da elleri kolları bağlanmış olsun. Sahi bu kölelik nereye kadar devam edebilir? Hayal etmeye devam et bakalım.. Tamam tamam vazgeçtim, burada kalsın bu hayalimiz. Çünkü sevgili okur, az önce hayalini kurduklarımızın HİÇBİRİ HAYAL DEĞİLDİ. Hepsi gerçek olamayacak kadar korkunç ve akıl dışı olsa da HEPSİ GERÇEKTİ: Yemenli bir babanın kızları olan Zana ve Nadia Muhsen'in 20. yüzyılın göbeğindeki çağdaş köleliklerinin gerçek hikayesi...

Annemi Bir Kez Daha Görebilsem, biri on beş diğeri ise on altı yaşlarında Nadia ve Zana kardeşlerin babaları tarafından Yemen'e tatil vaadiyle gönderilip kandırılarak nasıl satıldıklarının, kölelik süreçlerinin ya da diğer bir değişle yaşanmışlıkların kaleme alındığı gerçek bir öykünün eseri. iki Birminghamlı kız kardeş, kendilerini bir anda ataerkil bir toplumun içinde, üstelik 20. yüz yılın göbeğinde çağdaş bir köleliğin baş rolünde bulduklarında uzunca bir süre anneleriyle iletişim kuramamış fakat her daim içlerindeki kurtulma umuduyla yaşamışlardı. Ortada öz babaları tarafından öylesine kusursuzca kurulmuş bir plan vardı ki tüm yasal yollar iki kız kardeşin kurtulmasına engel oluyordu. Çifte vatandaşlığa sahip olmaları yasal yolları tıkıyordu. Tek kurtuluş çocuklarını geride bırakmaktı. İki genç kadın özgürlükleri pahasına çocuklarını geride bırakmayı göze alacaklar mıydı? Yemen'e hapsoldukları günden itibaren içlerindeki özgürlük duygusu mu, yoksa annelik duygusu mu ağır basacaktı? İşte tüm bu soruların cevabı ve daha fazlası kitabın sayfalarında gizli...
Annemi Bir Kez Daha Görebilsem, iki kadının yürek burkan hayat hikayelerine, ataerkil bir toplumdaki varoluş mücadelelerine tanık olacağınız, Yemen kültürüne ve bu kültürde kadınların yerine dair bilgiler edineceğiniz, yalın diline rağmen derin duyguları yüreğinizde hissedeceğiniz eserlerden biri. Öyle ki her bir satırı boğazınızda bir yumruyla okuyacak, okurken kendinizi bu iki genç kadının yerine koyarak her bir satırı yaşayarak okuyacaksınız diyebilirim.
Kitaplığınızda ve gönlünüzde bu güzel ve birçok yönüyle de ibretlik esere mutlaka yer vermenizi, Zana ve Nadia kardeşlerin hayat öykülerinin devamı niteliğindeki Nadia'ya Sözüm Var eseriyle bu hüzünlüyolculuğa devam etmenizi tavsiye ediyorum. Kitabını bol keyfiniz daim olsun
336 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
İngiliz anne, Yemen'li bir babadan olan 2 genç kız tatile gittiklerini sandıkları Yemen'de aslında babaları tarafından başlık parası ile satıldıklarını anlarlar. Bırakın teknolojiyi, musluğun bile olmadığı, her türlü işi kadınların yaptığı, yeni doğan kız çocuklarının sünnet edildiği, 9-10 yaşında evlendirilip kocalarının tecavüzüne uğradığı, haritada bile gözükmeyen bir köyde onlar gibi yaşamaya başlarlar. Kurtulmak için mücadeleye başlarlar ama bu hiç kolay değildir...
Yarım günde bitirdim kitabı, çok etkileyiciydi.
Bir taşın bile değerinin olduğu ama kadının değerinin olmadığı ne çok yer var şu yeryüzünde. Barbarlıklarını sözde dinlerinin arkasına saklamaya çalışarak kendi haklılıklarını savunan insanlar. Öbür dünyada çekeceklerinizden şüphem yok dilerim bu dünyada da yanınıza kalmaz yaptıklarınız!
336 syf.
·Beğendi·10/10
İngiltere'de yaşayan, babaları tarafından tatil vaadi ile Yemen'de bir aile satılan iki genç kızın Nadia ile Zana'nın akıllara sığmayan, yüreğin dayanmadığı korkunç bir hikaye.
"Harika sahilleri görmeyi, eyersiz ata binmeyi ve deve yarışlarını izlemeyi umut etmişlerdi. Ama kendilerini on dört ve on beş yaşlarında,Mokbana bölgesindeki kabile köylerinden birinden iki delikanlıyla evlendirilmiş buldular."
Her sayfasında boğazım düğüm düğüm oldu. Zana Muhsen inanılmaz bir anlatım. Eğer sinirlerinize güveniyorsanız kesinlikle okuyun
336 syf.
·Beğendi·10/10
ABKDG || KİTAP YORUMU *spoiler içerebilir*

Herkese Merhabalar !! Yepyeni bir kitap yorumu ile karşınızdayım. Bu sefer gerçek yaşanmış bir öykü olan Annemi Bir Kez Daha Görebilsem'i okudum. Zana ve Nadia iki ingiliz kızdır ve babaları tarafından sözüm ona tatil niyetine Yemen'e gönderilir. Sonra iki kız kardeşin babası tarafından Yemen'e satıldığını öğrenirler. Yıl 1980 felandı sanırım. Yemen'in bir köyüne gelen Zana orada Abdul Khada denen *kabile ağası gibi. Adamın evine yerleşir ve kendisinin bile haberi olmadan ona Abdul Khadanın oğlu olan Abdullah'ın kocası olduğunu söylenerek onunla yatmaya zorlar. Kız tabi şok geçirir hem kendisinden iki yaş küçük hemde hastalıklı bir genç. Zana hem zorlu ev işlerini yapmaya zorlanır. Hayat orada cidden zor çünkü hem kuyudan su getirme var elektrik yok. Bide bütün işleri kadınların yapması zorunlu artı birde o yaşta hem evlendiriliyorlar hemde çocuk yapmasını istiyorlar. Zana umudunu hiçbir zaman yitirmedi ve annesine ulaşmaya çalıştı. Ne kadar mektup gönderse bile hiç geri cevap alamayınca mektupların saklandığını düşündü. Sonra bir yol bulup mektuplaşmaya başladılar. Annesi elinden geleni yaptı. Zana birgün İngiltereye dönme hayaliyle ayakta durdu. Kardeşine destek verdi. Kitapta ağlamadım ama gözlerim biryerde çok duygulandı. Çok şaşıracaksınız emin olun. O kadar pis ve erkeklerin üstün geldiği bir yaşam varki anlatamam. Kadınlara okuma - yazma bilmiyorlar. Erkekler bunu istemiyor çünkü yaptığı işleri sorgulamaya başlayacaklarını düşünüyorlar. Ordaki her erkek için bela okudum. O kadar iğrençler ki. Bence alın okuyun umudunuzu asla kaybetmemeyi öğrenin. İkinci kitabınıda okudum. Çok güzeldi.
336 syf.
·2 günde
Hayatın bize uzak gelen bir yüzünü tokat gibi yüzümüze çarpıyor kitap. Okurken hayatınızın sahip olduklarınızın ve fark edemediğiniz ne varsa onların değerini anlayacaksınız.


"Bütün kararlarını başka insanların vermesine, yapacak seçimin olmamasına alışıksan, özgürlük ürkütücü bir şey olabilir."

Erkekler yaptıkları her şeyi gizlemeyi seviyorlardı. Sanırım bu onlara, bizim üzerimizde daha çok güç sahibi olduklarını hissettriyordu.
Erkekler, yaptıkları her şeyi gizlemeyi seviyorlardı. Sanırım bu onlara, bizim üzerimizde daha çok güç sahibi olduklarını hissettiriyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Annemi Bir Kez Daha Görebilsem
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
210
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dilem Kitabevi
Baskılar:
Annemi Bir Kez Daha Görebilsem
Annemi Bir Daha Görebilsem!..
Annemi Bir Kez Daha Görebilsem

Kitabı okuyanlar 564 okur

  • Emre
  • Renkliyelpazem
  • Haf.
  • Tuba yeniay
  • MvldSvml
  • refika nur mutlu
  • Pınar Akçe
  • İlknur Sezen
  • ceren

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.5 (1)
7
%0.5 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları