Adı:
Bahçede Felsefe
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750721595
Kitabın türü:
Çeviri:
Esra Birkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
İnsanın doğayla olan özel ilişkisi bahçede sergilenir. Bahçe, insanın fiziksel ve zihinsel olarak doğayla nasıl bir ilişki kurduğunu gösterir. Normalde saklı kalan veya unutulan doğa-insan birlikteliği bahçede çarpıcı bir şekilde görünür hale gelir; bir gösteriye, bir sergiye, bir sunuma dönüşür. Aristoteles'in ifadesiyle, bu ezelî ilişki bahçede ete kemiğe bürünür. Bahçe, insanın doğayla fiziksel ve zihinsel dayanışmasının sergilendiği yerdir. Bahçe insanlaştırılmış evreni görünür ve anlaşılır kılar; bu görünen, hissedilen ve üzerinde düşünülen bir birlikteliktir.

Jane Austen, bir bahçesi olmadığı zamanlarda neden yazamaz hale gelmişti? Jean-Paul Sartre kendi halinde bir parktan neden ölesiye nefret ediyor, o parkın tetiklediği "bulantı" duygusuyla tüm yaşamı boyunca nasıl mücadele ediyordu? George Orwell'ı en güç koşullarda toprağında delice çalışmaya iten neydi? Birkaç bodur, çirkin saksı çiçeği Marcel Proust'a ne ifade ediyordu? Ve Voltaire, "Bahçemizi ekip biçelim," derken yalnızca felsefi bir alegori mi yapıyordu?

Avustralya'nın genç kuşak felsefecilerinden Damon Young bu çalışmasında felsefenin temel konularından olan insan ve doğa ilişkisine değişik bir pencere açıyor, tartışmanın merkezine "bahçe" kavramını oturtarak bu ezelî ve ebedî ilişkinin dinamiklerini anlamaya çalışıyor.

Felsefe ve edebiyata ilgi duyanlar kadar, dünyaya değişik açılardan bakmayı sevenler için de hoş, cazip bir okuma!
(Tanıtım Bülteninden)
216 syf.
·Beğendi·10/10
Topraktan geldik toprağa gideceğiz. Kitap beklentilerin çok çok üzerinde. Dil, akıcılık, çeviri harika. Ünlü yazar ve düşünürlerin kimi zaman bahçe kimi zaman bir koruluk, orman kimi zaman bir kaç bonsai ağacı ile hissettiği duygular, girdiği verimli düşünceler yeşilin, toprağın piskolojimiz üzerinde ne kadar büyük bir etkisi olduğunu gösteriyor. Apartman dairelerine sıkışsak bile yeşilden, çiçeklerden uzak kalmamak gerekiyor. İnsanlardan birazcık uzaklaştığımız anlarda bu mabetlerde geçirilecek vakit emin olun Allahın iyileştiriciliğini toprak ve çiçekler vasıtasıyla vereceğine şahit olacaksınız. Kitabı ne kadar övsem az çok ama çok beğendim.
216 syf.
Bahçede Felsefe, isminin zihnimizde oluşturduğu şey: Bıyıklı Nietzsche başta olmak üzere filozofları bir bahçede çevrene toplayıp her biriyle sohbet etmen, onların düşüncelerini bu sohbet sırasında kurulan cümlelerle bize anlatmandı, yanıldık...
Filozofların bahçeye ilgisinden yola çıkıp ortaya bir eser koyacaksa belirli noktadan sonra sıkıcı olur dedik, yanıldık...
Peki ne yaptın? Seni kim, ne için okumalı?
Proust, Nietzsche, Orwell, Rousseau, Sartre gibi önemli isimlerin bahçe işlerine olan ilgisinden, hatta bazen sadece bir ağacın onlar için oluşturduğu imgeden yola çıkıp -tarihsiz- "mini" biyografilerini, "mini" düşüncelerini anlattın. Çerez ve mini severler sevgilerinden dolayı okuyabilir.
216 syf.
·18 günde·7/10
Friedrich Nietzsche,Jean Jacques Rousseau,George Orwell ve bir çok diğer yazarın daha doğrusu felsefecinin doğaya ve bahçeye bakış açıları bu kitapta. Mesela Nietzsche hastalığından dolayı bahçeyi, limon ağacının altında düşünmeyi severmiş. Eski Yunan kentlerinde kusura bakmayın idrarlarını dışarıya yaptıkları için bu devirde yaşayan bilginler bu pislikten kurtulmak için bahçelere gider oralarda sakin,temiz ve mavi gökyüzü altında düşünürlermiş. Kısacası kitapta doğa ve felsefe bir bütünlük oluşturuyor. Dili sade ve akıcı. Ancak bir çok yazar ismi ve felsefi terimler olduğu için zorlanıyorsunuz. Felsefeye meraklı arkadaşlara tavsiyedir.
216 syf.
·Beğendi·8/10
Yazar, bu eserde bahçenin kimi ünlü edebiyatcılar ve filozoflar için nasıl bir ilham kaynağı olduğunu eserlerden alıntılar yaparak ve biyografik bilgilerden yararlanarak açıklamış. Bahçe doğanın insan eliyle ehlilleştirilmesi ve düzenlenmesi sonucunda oluştuğu için bedensel olduğu kadar zihinsel bir uğraşı ve meditasyon mekanıdır. Bu yüzden bahçe düşünür ve yazarların yaratıcılık süreclerinde oldukça önemli bir rol oynamıştır. Kitapta bazen bahçenin de sınırlarından çıkılarak tekil olarak bitkiler ya da tümel olarak doğanın etkisinden de bahsedilmiş. Nietzche'nin saatler süren yürüyüslerinde ancak ağaçların altında gezinirken aklına düşünceler gelmektedir. Ünlü romancı Jane Austen en önemli eserlerlerini bahçeli bir evde yaşarken yazmış daha sonra bu evden taşınınca düşünsel anlamda kısırlık yaşamıştır. Proust'un havasız ve hastalık kokan odasındaki bonzai ağacı yazarın hayal dünyasında uyarıcı bir etki meydana getirmiştir. Bu ve bunun gibi örnekler bahçenin (genel olarak doğanın) yazarların düşünce dünyasına etkisini takdir etmemizi sağlıyor. Kitap bircok biyografik ve felsefik bilgi ihtiva ettiği icin oldukca ilgi cekici ve akıcı olmuş. Okunmasını tavsiye ederim.
216 syf.
·7/10
Doğasever düşünürlere okumalarını öneririm. Nietzsche'den Kazancakis'e dek doğayı seven ve sevmeyen düşünürler hakkında yazılmış. Yürüyerek ders veren filozoflar hakkında da bilgi veriyor.
216 syf.
·1 günde·10/10
İnsanın doğayla olan ilişkisini bir takım düşünürü ele alarak bu kitapta incelemiş. Düşünürlerin düşüncelerini doğanın nasıl şekillendirdiğini ve kavramlarını nasıl oluşturduklarını altı çizilmelik detaylar vererek anlatmış. Kimi için bahçe meditasyon haline gelmişken kimi için de tamamıyla amaçsızlık olarak değerlendirilmiş. Bitkileri gözlemleyerek dünyadaki küçük detayların nasıl büyük fikirlere dönüştüğünü gördüm. Ve şimdi daha iyi anlıyorum neden annemin evde saksı saksı çiçek büyüttüğünü. Ve şimdi daha iyi anlıyorum neden dedemin toprağı ağaçları bu kadar çok sevdiğini. Böyle bir kitapla karşılaştığım için mutluyum.
Mekanın bir ıssızlığı vardır
Denizin bir ıssızlığı
Issızlığı ölümün ama hepsi de
Kalabalık sayılır kıyaslandığında
Daha engin olan o yerle
Bir ruhun kendine açtığı
O kutup mahremiyetiyle
Damon Young
Sayfa 145 - Can yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bahçede Felsefe
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750721595
Kitabın türü:
Çeviri:
Esra Birkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
İnsanın doğayla olan özel ilişkisi bahçede sergilenir. Bahçe, insanın fiziksel ve zihinsel olarak doğayla nasıl bir ilişki kurduğunu gösterir. Normalde saklı kalan veya unutulan doğa-insan birlikteliği bahçede çarpıcı bir şekilde görünür hale gelir; bir gösteriye, bir sergiye, bir sunuma dönüşür. Aristoteles'in ifadesiyle, bu ezelî ilişki bahçede ete kemiğe bürünür. Bahçe, insanın doğayla fiziksel ve zihinsel dayanışmasının sergilendiği yerdir. Bahçe insanlaştırılmış evreni görünür ve anlaşılır kılar; bu görünen, hissedilen ve üzerinde düşünülen bir birlikteliktir.

Jane Austen, bir bahçesi olmadığı zamanlarda neden yazamaz hale gelmişti? Jean-Paul Sartre kendi halinde bir parktan neden ölesiye nefret ediyor, o parkın tetiklediği "bulantı" duygusuyla tüm yaşamı boyunca nasıl mücadele ediyordu? George Orwell'ı en güç koşullarda toprağında delice çalışmaya iten neydi? Birkaç bodur, çirkin saksı çiçeği Marcel Proust'a ne ifade ediyordu? Ve Voltaire, "Bahçemizi ekip biçelim," derken yalnızca felsefi bir alegori mi yapıyordu?

Avustralya'nın genç kuşak felsefecilerinden Damon Young bu çalışmasında felsefenin temel konularından olan insan ve doğa ilişkisine değişik bir pencere açıyor, tartışmanın merkezine "bahçe" kavramını oturtarak bu ezelî ve ebedî ilişkinin dinamiklerini anlamaya çalışıyor.

Felsefe ve edebiyata ilgi duyanlar kadar, dünyaya değişik açılardan bakmayı sevenler için de hoş, cazip bir okuma!
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Bibliyofil
  • Mert Özdemir
  • Selvi
  • Is that Altınmeşe?
  • A. Aykut Ecer
  • Rainbow 2071
  • Yusuf
  • Esin Büşra Bekçe
  • Öyle 1 Şey
  • clh

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (2)
9
%14.3 (1)
8
%14.3 (1)
7
%42.9 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0