Murat Uyurkulak Türk Edebiyatının güçlü ve özgün kalemlerindendir. Romanlarında ve öykülerinde oluşturduğu tarz içerik bakımından şaşırtıcı olduğu kadar işleyiş yönünden de yepyeni bir kitap okuduğunuz hissini verebiliyor. Öykü kitabında bambaşka duyguları alışılmışın dışında hikayelerle anlatmış. Bazı hikayelerinde yeraltı edebiyatını güçlü bir şekilde hissettirmiş. Her öykünün ince mesajı ve anlatım tarzı birbirinden farklı olduğu için güçlü bir merak uyandırıyor öykü severlere. Keyifli okumalar.
"İnsan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yaşıyor, sağa sola şuursuzca koşturup neşeyle kişniyor. Sonra büyüyor, büyüdükçe salaklaşıyor, salaklaştıkça unutuyor o mesut diyarı, bir nevi ölüyor. Çocuklukla yaşlılık arasındaki dönem araf misali; kitabesi ağır mesailerle, küçük hesaplarla, kesif mutsuzluklarla yazılan bir mezar taşının gölgesinde azap gibi boktan hayatlar. Yetişkinler zombilere benziyor."
Murat Uyurkulak okumaya yeni başladım ve neden bu kadar geç kaldığımı uzun süre sorguladım. İnanılmaz kurgular, olağanüstü felsefi sorgulamalar, tamamen kendine özgü bir üslup... Tam da içinde bulunduğumuz dünya, evet içinde bulunduğumuz, isyan ettiğimiz, anlamlandıramadığımız her şey onun usta kalemiyle kitaplarında yer almış. Bazuka, dokuz öyküden oluşuyor. Öykülerin hepsi birbirinden farklı, unuttuğumuz aklımıza bile gelmeyen ya da görmezden geldiğimiz karakterlerle ilgili. Çoğu zaman yersiz bir gülümseme eşliğinde okurken buluyorsunuz kendinizi. Hem dert hem neşe bu hikâyelerin tam da içinde. Murat Uyurkulak okumaya başlamadıysanız acilen harekete geçin. Keyifli okumalar...
"Belli ki kulu Allah'tan, emri vahiyden daha mühim sayıyordu bizim millet."
BazukaMurat Uyurkulak · Can Yayınları · 20241,121 okunma
Okuyun bu adamı, mutlaka okuyun. Çok güzel yazıyor, çok güzel anlatıyor bizi bize. Herkese, her meseleye dokunuyor. Bazuka'da da memleket kadar netameli, memleket kadar güzel, memleket kadar sahici öyküleri var Murat Uyurkulak'ın.Çok değil dokuz öykü var kitapta. Hepsi birbirinden değişik konular, değişik duygular barındırıyor. Sizi sıkmadan, yormadan okutuyor kendini.
"Okuduklarınızı, müstesna olduğunu düşündüğünüz satırları birilerine anlatmak istersiniz zira şahsa mahsusun hazzı kısa sürer, ömrü uzun olan paylaşmaktır. " diyor yazar. Ben de bu satırlara sonuna kadar katılıyorum. O yüzden okuyup sevdiğim kitapları paylaşmayı çok seviyorum, hazzı daha uzun sürüyor. Herkes okusun, herkes o tadı alsın istiyorum.
Murat Uyurkulak'ı mutlaka okuyun. Okumadıysanız daha fazla geç kalmayın artık.
Keyifli okumalar...
Murat Uyurkulak ile tanışmam Behzat Ç. dizisi sayesinde olmuştu. Behzat’ın kızı Şule Tol kitabını okuyor, kitabı okumayı düşünen Harun’a da kitapla ilgili bilgiler veriyordu. Yıllar geçmişken şimdi düşündüğümde o sahnedeki “Devrim vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi.” cümlesi aklıma geliyor. Harun belki kitabı hiç okuyamadı ama ben bir gün Murat Uyurkulak okuma ihtimalini hep kendime sakladım.
Bazuka renkli, canlı öykülerden oluşan sevimli bir eser. Dil bakımından birçok yerde argo kelimeler geçse de bu durum sırıtmıyor, kitaba ya da hikayelere yakışıyor diyeyim. İronik bir dil, zeka dolu öykülerle birleşince ortaya zevkle okunan bir kitap çıkmış.
Yazar, bazı öyküleri başka yazarlarla birlikte yazmış bazılarını da dergilerde yayınlanmak üzere kendi kaleme almış. Ben en çok askerde geçirdiği travmalardan dolayı kırmızı rengine karşı direnç geliştirmiş, kırmızı renk görünce boğaya dönüşen Hamza’nın hikayesini sevdim. Onu hep kırmızıyı görmemek için ev - kahvehane demeden her yerde taktığı devasa güneş gözlüğü ile hatırlayacağım.
Beğendiğim ikinci bir öykü, Emrah Serbes’in Erken Kaybedenler isimli öykü kitabına nazire olarak yazdığı Aşk, Yalnızlık ve Bazuka. Bu hikayede de tıfıl delikanlılar ve tatlı bir çapkınlık öyküsü var.
Kitabın şahdamarı ise ötekiler üzerine yazılmış öyküler: Ermeniler, gayler, Kürtler vs. bilimum ötekiler, öykülerde kendilerine yer bulmuş. Özellikle Şarap öyküsü Ermeni meselesi sessizliği üzerine ince, dokundurmalı güzel bir eserdi.
Kitabın ilerleyen sayfalarında dini konularda hassasiyetleri olan okurlar için can sıkıcı cümleler, paragraflar var. Onu da Murat Uyurkulak’ın nevi şahsına münhasır dünya görüşü olarak kabul edip geçelim. Her yazarın keskin veya yumuşak yanları var. Dini konular Murat Uyurkulak’ın bıçkın tarafları belki
Kitabın bi iki hikayesini beğendim. Fakat bazı hikayeler hiçte uygun değil bence. Örneğin kitaba göre Ermeni soykırımı var, Kürtler hain, Türkler korkak vb. Ayrıca +21 cinsellik de işin cabası. Yani sanat adı altında bir çok aykırılık var. Ha bide edebi kerhane var… okunmaz
BazukaMurat Uyurkulak · April Yayıncılık · 20181,121 okunma
Komünist yaşamın, marksist sistemin gerekliğini bir karakter üzerinden kahramansal bakış açısından hikayeler kurgusu ile anlatıldığı bir kitap.
Cinsel kimlik belirsizliği ve işsizlik sorunları da kitapta işlenen temel konulardan.
Yazarın dili çok hoşuma gitti. Ahmet Ümit tadı aldım biraz.
Uyurkulak'tan okuduğum ikinci kitap Bazuka oldu. İlki Merhume kitabıydı. İddialı ve cesur bir kalem lakin yeraltı edebiyatı bana çok hitap etmediği için devamında okumadım epey süre. Bazuka öykü kitabını tavsiye ile aldım. İyi ki aldım fırsatım olsa 3 veya 4 saate bitirirdim. Sürükleyici, şaşırtıcı,duygusal, eğlendirici birbirinden farklı 9 öykü var içinde. Dili şaşırtıcı ama öyle özenli değil. Günlük konuşma dilinin sıradanlığı içerisinde yazılmış. Öykülerde öyle özel bir teknik kullanılmamış. Olay akışının bol olduğu öykülerde merak unsuru da hayli fazla. Hatta Kırmızı isimli öykü roman olmalıydı dedim okurken. Öykülerden ikisini tanıtayım istiyorum.
&Tutkular Kitaplığı
Kitaptaki ilk öykü. Değeri bilinmemiş kitaplara hak ettiği değeri vermek isteyen bir kahramanın daha doğrusu bir failin peşinde iz sürmeye başlar okuyucu. Merak unsuru yüksek bir polisiye öykü tadında.
"Okudukça zevkiniz incelir, daha tuhaf daha rafine kitaplara, yazarlara el atmaya başlarsınız, bu meşgale sırasında muhtemelen hayat gailesi bakımından dibe doğru kaymaktasınız... Okuduklarınızı müstesna olduğunu düşündüğünüz satırları anlatmak istersiniz zira şahsa mahsusun hazzı kısa sürer, ömrü uzun olan paylaşmaktır." S. 15
Kırmızı isimli öyküsü ise içinde en beğendiğim oldu. Çok güzeldi. Bir çocuğun gözünden dedesi Hamza'yı dinliyor okuyucu. O sevgiyi, korkuyu iliklerine kadar hisseder okur. Hamza dedenin ise öyküsü başlı başına bir dramdır. Kırmızı rengi görünce verdiği tepkinin nedeni ise oldukça trajik. Keşke roman olsaydı dedim bitirince.
"İnsan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yaşıyor, sağa sola şuursuzca koşturup neşeyle kişniyor. Sonra büyüyor, büyüdükçe salaklaşıyor, unutuyor o mesut diyarı, bir nevi ölüyor." s. 75 KIRMIZI
Özellikle ilk hikayede okuyucu ve yazara dair manifesto niteliğindeki söylemler çok hoşuma gitti. Hikayelerin hepsinde vurucu dikkat çeken cümleler var. Yazar politik duruşunu gene hikaye arasına yedirmeye çalışmış. Belki de bunu yapmaya çalışmasa hikayeleri daha iyi olacak. Sıkılmadan keyifle okuduğum bir kitap.
Yazarla tanışma kitabım olan Bazuka, 9 adet yayımlanmış öykülerin birleşmesinden oluşuyor.
Öykü pek tercih etmeyen biri olarak, ben BAYILDIM :)
Kalemi gerçekten çok hoşuma gitti, Aşk Yalnızlık ve Bazuka hikayesinde kahkahalar attım :))
Her hikayenin dokunduğu duygular farklı olsa da, elimden bırakamadım.. Normalde üst üste öykü okuyamam, araya farklı kitaplar alırım..
Yazarın Tol ve Har kitabını çok merak ediyorum, ilk fırsatta alıp okuyacağım..
Kitapların Metis baskısı, yeni çıktığı April yayınlarına göre daha güzel :)
Türk Edebiyatında böyle güzel kalemler keşfedebildiğim için çok mutluyum, öneren arkadaşıma teşekkürler ;)
bazı öyküleri çok beğendim. bazı öyküler yeraltı edebiyatı sevmeme rağmen hoşuma gitmedi. ama yine de her öyküde ince bir gözlem yeteneği okuyucuya göz kırpıyordu.
Uzun süre Radikal gazetesi dış haberler servisinde çalıştı. Milliyet Sanat, Gate, Radikal Kitap gibi dergilerde yazıları yayımlandı. Tol isimli romanı Mahir Günşiray'ın yönetmenliğiyle Tiyatro Oyunevi tarafından sahnelendi. Yine Tol romanı 2007'de Almanca'ya çevrildi.