Beyaz Geceler

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·80 syf.··
2021 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2021 22:17
Dostoyevski, yalnız bir adamın iç dünyasında yaşarken tesadüf eseri başka birini seven bir kadınla tanıştığını ve elinde olmadan ona aşık olduğunu anlatıyor. Ben bu eserde bu kahramanın hem uslubuna hemde sevgi anlayışına hayran kaldım çok güzel bi eser insan ruhuna değinmeyi başaran ve bunun görkemini bu kadar güzel anlatan fyodor dostoyevski, büyük edebiyatçı iyiki misafirim oldun :) Eserin Hisettirdiği: Aşık olmak her insanda aynı durmaz, aşkı iyi niyetleri ile bütünleştiren o güzel adamlar, yaşam, güzellikler sizin ve sizinle olsun...
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Ema Kitap · 2017102,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2020 31. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2020 22:56
Bu kitapta erkek karakterimizin hayal gücünden, yalnızlığından ve gerçeklerin acımasız olmasından, kalbini bir kadına açmayan ve açamayacak kadar cesaretinin olmamasından bahsetmektedir. Bir kadın karakterimize denk gelmesi sonucunda güzel bir arkadaşlığın başlaması, bir anlık mutluluk yaşatması ve erkek karakterimizin yeniden yalnızlığa neden olan olay kadın karakterimizin bir başka erkeği seviyor olmasıdır. Beni üzen ve etkileyen bir kitap, okumanızı tavsiye ederim.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Ema Kitap · 2017102,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2023 16. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2023 20:32
Sonu kendisi için hüsranla bitmiş ama kızın aşkına kavuşmasına sevindim açıkçası :) .. toplumsal olarak birine sınır koyarken farkında olmadan büyük bir çaresizliğe haps diyoruz. Dostoyevski olduğu için okunabilir. Okumasanız da çok bişey kaybetmiş olmazsınız
1K
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Ema Kitap · 2017102,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 3. kitabı
BEYAZ GECELER (Roman) FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ 1821–1881 yılları arasında yaşamış, Rus edebiyatının ve dünya edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin düşünce ve duygu dünyasının yansımalarını incelemeye, onun 27 yaşındayken kaleme aldığı Beyaz Geceler romanıyla devam ediyoruz. Romanın kurgusu oldukça basittir. Anlatıcı kahraman, Petersburg’da yaşayan genç bir erkek kiracıdır. Yaşamdan kopuk, kendine güveni düşük, kadınlarla iletişim kurmakta son derece acemi ve tedirgin; iyi niyetli, saf ve isimsiz bir erkektir. Bu yönleriyle anlatıcı, yer yer Dostoyevski’nin kendisini de çağrıştırır. Nastenka ise kör babaannesiyle yaşayan, hayatta kimsesi olmayan; hayata karışmaya çalışan fakat imkânları kısıtlı olan, saf, duru, iyi niyetli ve temiz ruhlu bir genç kızdır. Sevmeye ve sevilmeye açıktır. Nastenka, evlerinin üst katında kiracı olarak kalan bir adama duygularını açar ve onunla hayatını birleştirmek ister. Adam da iyi niyetli, yoksul bir tiyatrocudur. Bu teklifi kabul eder; ancak bir yıl beklemek şartıyla. Roman, güneşin tam batmadığı ve gecelerin beyaz renkte yaşandığı bir yaz mevsiminde geçer. Anlatıcı, tatil döneminde şehirde kalmış, sıkıntıdan Petersburg sokaklarında dolaşmaktadır. Bir akşam, bir köprünün yanında ağlayan Nastenka’yı görür; çünkü beklediği adam geri dönmemiştir. Ona sataşan kişileri uzaklaştırarak Nastenka’yı korur ve bu vesileyle aralarında bir diyalog başlar. Kısa sürede kanları ısınır; tanışırlar ve tekrar görüşmek üzere sözleşirler. İzleyen buluşmalarda birbirlerini daha yakından tanırlar. Anlatıcı, Nastenka’ya âşık olur; ancak onun beklediği adama kavuşabilmesi için elinden geleni yapar. Bu noktada kendi duygularıyla açık bir çelişki yaşar. Beklenen adam üçüncü gün de gelmeyince, anlatıcı
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Ema Kitap · 2017102,1bin okunma
10/10
·80 syf.··
2026 15. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 12:39
Kitap hayal dünyasında olan bir adamın bir kızla karşılaşması ile başlıyor. Birbirlerine hikayelerini anlatırken bir çok değeri ve duyguyu sorgulayıp düşünüyorsunuz. Kısa ama öz bir kitaptı. Kitapta unutamayacağım cümle; Bütün rüyalarımızı üstüne kurduğumuz düşünceler eskimeye başlayıp yerine yenilerini de koyamayınca, hayal alemi de yıkılıp yerle bir oluyor.Ve geriye kala kala çalı çırpı ve toz kalıyor. Ama yaşayabileceğiniz tek hayat hayal alemiyse, sizi bekleyen başka bir hayat yoksa ne yapacaksınız? Ve en sonunda bölüm şöyle başlıyor; “Artık gecelerim bitti, sabah oldu. “ Gerçekten de bir gün geceler bitecek sabah olacak o zaman acaba biz mutluluğa mı erişeceğiz yoksa sonsuz yalnızlığa mı?
Alıntı
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Ema Kitap · 2017102,1bin okunma
10/10
·80 syf.··
2023 37. kitabı
DOSTOYEVSKİ oldukça kaliteli bir kaleme sahip. Beyaz geceler kitabı da yazdığı güzel kitaplardan biri. Yorucu bir anlatımı yok. Klasik kitaplara yeni başlayan okurlar için gönülden tavsiye ederim.
Alıntı
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Ema Kitap · 2017102,1bin okunma
9/10
·80 syf.··
2021 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 23:58
Hayalperest bir adamın bir kadına aşık olması ve sonrasında yaşanan hayal kırıklığını anlatan bir eser.İnce bir kitap olduğu için tek nefeste okuyabilirsiniz.
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Ema Kitap · 2017102,1bin okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
Bir okul gününde teneffuslerde okuyup bitirdiğim kitaptır kendisi. 80 sayfacık bir oturuşta bitirebileceğinize inanıyorum. Dostoyevski'nin kendine has melankolisini her diyalogda hissedibilirsiniz.Sonunda çok sinirlendim ama yani olucak iş miydi gerçekten -.-Tam çerezlik 1 bardak çayının yanında okunacak kitaplardan yani. Öyle abartılacak birseyi yok tabi ama sevdim ve okumanızı tavsiye ederim.Kisaca okudum bitti kitaplarindan. Dostoyevski'nin kaleminin gucunden coook aşağıda kalan bir kitap sakın bu kitapla yargılamayın yazarı. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar. Konusu:St.Petersburg sokaklarında gezinen 26 yasindaki hayalperest olduğu kadar hayatın karanlık köşesinde kalmış kahramanimizin bir gölün kıyısındaki kendisi kadar gölgeye itilip untulmus, kimsenin farketmedigi ve bir okadar da kırık olan Nastenkayla görüp tanışması ile başlıyor. 4 veyaz geceyi birbirleriyle hayallerini hayatlarini geleceklerini geçmişlerini içlerine attıklarını paylaşmış olan karakterlerimizin hayatta her mutlu seyin de bir sonu olduğunu ve sevginin fedakarlığın işliyor. Açıkçası Nastenkaya içimden laf ettiğim kadar bizim adama da ettim. Bence sevgi bu değil. Bu fedakarlik değil.Sevgi elbette fedakarliktir ama bu fedakarligi geri çekilmek vazgeçmek olarak algilanmamali. Adama surekli hadi git kos pesinden tut kolundan çık karşısına diye diye nefesim tükendi. ama maalesef onlara ulaşmam imkansiz olduğu için sadece izlemekle yetinebildim :) Bukadar beğendiğin bir kitaba niye tam puan vermedin derseniz de sondaki tamamiyla yaşama bakış acimla ters düşen olaylar. Evet 1 puan kiricagim kadar önemli benim için hxgigxgixxigx
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Ema Kitap · 2017102,1bin okunma
10/10
·80 syf.·
2021 36. kitabı
Karşılıksız sevgiyi çok güzel bir şekilde anlatmış .Ve başlangıcında çok iyi bir betimleme vardı. Kesinlikle okunmalı. Okuyacaklara keyifli okumalar .
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Ema Kitap · 2017102,1bin okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Bu kitabı okurken en çok kullandığım kelime " naif " oldu. Çok sade, çok masum bir öykü. Sonu burukluk bıraksa da çok hoştu. Kısa olmasına rağmen bir çok şey öğretti. Baş kahraman gibi olmak isterdim. Yazarın okuduğum ilk romanı ve çok hoşnutum.
Aşk
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Ema Kitap · 2017102,1bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.