Bhagavadgita Hinduların Kutsal Kitabı

·
Okunma
·
Beğeni
·
224
Gösterim
Adı:
Bhagavadgita Hinduların Kutsal Kitabı
Baskı tarihi:
Ekim 2001
Sayfa sayısı:
86
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758457977
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi
Yedi yüz beyitten oluşan, temiz ve akıcı Sanskritiyle birçok Hint kutsal kitabı arasında özel bir yeri olan Bhagavadgita, Veda döneminin Güneş tanrılarından Vishnu'yu, çoban tanrı Krishna'yı, Upanishadların Brahma felsefesini ve daha başka birçok unsuru bir potada eritmiş muazzam bir eserdir. Yazın geleneği olan Mahabharata Destanı içerisine yerleştirir. Akrabaların savaştığı bir savaşın başlangıcında, ölümü sorgularken araya sıkıştırılan bu yedi yüz beyitte, aslında kişinin kendisiyle olan savaşımı sorgulanır.
Kitap, Hinduizm'in ana kaynağı olan Bhagavad Gita metnidir. Bhagavad Gita, 700 beyitten oluşur, orjinal metin Sanskritçe olup, M.Ö 100-300 yılları arasına dayandığı rivayet edilir. Eser Sanskritçe'den Türkçe'ye çevrilen ilk kitap olma özelliğini de barındırır. Gerek felsefi, gerekse kültürel açıdan muazzam bir eserdir.

Eserin sosyolojik etkileriyle konuya girmek isterim. Bhagavad Gita'da Kast Sistemi övülmüş, sınıfsal düzene uymayanların cehenneme gideceği belirtilerek, soysal bir yönetimin dinsel temelleri atılmıştır. Bu açıdan eserin soylu olarak nitelendirilen kişilerin amaçları ile örtüştüğü söylenebilir. Bunun dışında eserde ruhban sınıfı olarak tanımlayabileceğimiz Brahman'lar için ayrıca bir sınıf oluşturduğu da aşikardır. Brahman'ların sosyal statüsü, ruhbanlığın da üzerinde bir konumda yer alır. Esere göre, Brahmanlar için günah yoktur. Tam olarak aydınlanmış, dilimize ermiş olarak çevirebileceğimiz dinsel kişilikler, cinayet dahi işleseler herhangi bir günaha girmiş sayılmadığı için, sınırsız bir kanun serbestisine sahiptirler.

Eserin dinsel etkisi ise biraz karmaşıktır. Budizm, her hangi bir tanrı inancı barındırmayan, dünyevi bir felsefedir. Hinduizm'de ise Tanrı inancı vardır, hatta çok Tanrıcılığın yer aldığı bir anlayış hakimdir. Budizm ile Hinduizm'in kaynaşması ise enteresan bir şekilde gerçekleşmiştir: Hinduizm'de Buddha, Tanrı olarak görülmüştür.! Dolayısıyla Hinduizm'deki bazı inanışlar, Budist felsefesi ile girift bir çekilde harmanlanarak daha sonraları aynı potada eritilmeye çalışılmıştır. Budist felsefe kendi metodu ile sınırlı bir bölgede kalsa da, barındırdığı felsefe, akılla yol alan pek çok toplumda benzer şekillerde tezahür etmiştir. Arap yarımadasında Hinduizm yaşanmamış ve yayılmamış olsa da, Lat, Menat, Uzza ve Hübel isimli puta tapanların inanç esasları Hinduizme benzemektedir. İslam Peygamberi Hz. Muhammed s.a.v puta tapanlara yaptıkları amel ve fiiller neticesinde itiraz edince, puta tapanlar cevaben "Biz de tek bir yaratıcıya inanıyoruz, putlar bizi yaratıcıya yaklaştırıyorlar, Tanrı heykellerin içerisine nüzul ediyor" demişlerdir. Hz. Muhammed s.a.v'de tekrar kendilerine ithafen; "Tamam bu da tapınmaktır" demiştir. İlginç bir şekilde putlara kurban kesme de dahil olmak üzre, heykellere adak adama anlayışı ve Tanrı'nın tüm varlıklarda zerrelerde barındığı görüşü; çok tanrılı ve putperest inanışlarda Hinduizm'e paralel şekilde gerçekleşmiştir!

Eserin kültürel etkisi ise şaşırtıcıdır. Herkesin bileceği bir örnek üzerinden konuya girmek gerekirse; Hermann Hesse'nin popüler kitabı Siddhartha'yı örnek vermek isterim. Eserde, kitabın kahramanı olan Buda'nın hayatı anlatılırken; kendisinin birinci ismi olan Siddhartha kullanılırken, Buda'nın yakın arkadaşı olarak da Govinda isimli birisinden bahsedilmiştir. Govinda, Hint Tanrısı Krishna'dan başkası değildir! Krishna, Hint mitinde lakap olarak Govinda ismi ile ifade edilmiştir. Dolayısıyla eserde Hindu-Budist bir altyapı, hatta karşılaştırma sözkonusudur. Bir başka popüler örnek vermek gerekirse, Hollywood yapımı Star Wars serisini ele almak isterim. Filmde, tüm kainatı oluşturan bir güç'den söz edilmektedir. Güç, maddelerde dağılmıştır ve Jedi savaşçıları bu Güç'ün bilincine vararak onu kontrol etmişlerdir. Hatta serinin "Star Wars Episode I - The Phantom Menace" isimli bölümünde, Anakin isimli genç savaşçı'nın tamamen güç'de kendi kendisine babası olmadan dünyaya gelişi gözümden kaçmamıştır. Bu savaşçı için Buddha'nın kurgusal karşılığı demek daha doğru olur. Son olarak, Hitler'in bayrak olarak seçtiği gamalı haç'ın Hinduizm'e göre Krishna'nın ayak izleri olduğu bilgisini de vermek isterim! Bilindiği kadarı ile Hitler, Ari üstün/ırk olarak tanımladığı Alman (veya Arman) ırkının temellerini uzak doğu'da aramıştır. Bu açıdan simgesel seçimin tesadüfi olmadığını düşünüyorum. Günümüzde Panteist bazı görüşler de bilinerek veya bilinmeyerek Hinduizm'e paralel bir seyir izlemişlerdir.

Konu oldukça uzun, ayrıca benim açımdan da uzamaya meyil arzediyor. Bu sebeple görüşlerimi burada kesmem okuyucu için daha keyifli bir inceleme okuma imkanı verecektir... Eseri daha önce, "Uluslararası Krsna Şuurlanışı Derneği"nin aşağı yukarı 1000 sayfalık, orjinal metni de içeren versiyonundan da okumuştum. Akıcılık ve kitaptan keyif alma açısından bu yayımı okumanızı tavsiye ederim. İnanışa yönelik derin bilgi isteyen okurlar ise diğer versiyonu tercih edebilirler. Keyifli okumalar dilerim.
Yaşam, her zaman herşeyin safını arayan alçakgönüllü kişiler için, önyargısız, sessiz, akıllı ve lekesiz kişiler için zordur.
Ruhumun karanlığında perişan oldum. Zavallılığım karşısında doğru yolu göremiyorum. Ben senin izdeşinim, sana yalvarıyorum, yürü­mem gereken yolda bana ışık ol.
Yaşam, utanmaz kişiler için, ucuz kahramanlar, kavga çıkaranlar, onur kırıcı ve küstah davranan alçak kişiler için kolaydır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bhagavadgita Hinduların Kutsal Kitabı
Baskı tarihi:
Ekim 2001
Sayfa sayısı:
86
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758457977
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi
Yedi yüz beyitten oluşan, temiz ve akıcı Sanskritiyle birçok Hint kutsal kitabı arasında özel bir yeri olan Bhagavadgita, Veda döneminin Güneş tanrılarından Vishnu'yu, çoban tanrı Krishna'yı, Upanishadların Brahma felsefesini ve daha başka birçok unsuru bir potada eritmiş muazzam bir eserdir. Yazın geleneği olan Mahabharata Destanı içerisine yerleştirir. Akrabaların savaştığı bir savaşın başlangıcında, ölümü sorgularken araya sıkıştırılan bu yedi yüz beyitte, aslında kişinin kendisiyle olan savaşımı sorgulanır.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Emrah KELEP
  • Yusuf
  • Hakan Yavuz
  • Ayşegül İpek
  • Akın Ölmez
  • Yasemin
  • Gökhan Aktaş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (2)
9
%0
8
%50 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0