Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.425
Gösterim
Adı:
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2
Alt başlık:
Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756006191
Orijinal adı:
The Secret History Of American Empire
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
April Yayıncılık
Venezuela Başkanı HUGO CHAVEZ, BBC Televizyonu'na verdiği röportajda John Perkins tarafından yazılan Bir Ekonomik Tetikçinin itirafları isimli kitaptan söz ederek, bu kişilerin kendisiyle de ilişkiye geçtiğini anlattı. Ülke üzerinde gözetleme uçuşları yapılmasını ve Â.B.D. danışmanlarının varlığını kabul etmesi halinde kimi fonların kullanımına açılacağının teklif edildiğini açıkladı. Bu teklifleri reddetmesine rağmen ekonomik tetikçilerin vazgeçmediğini, zayıf devlet memurları, parlamento üyeleri, hatta kendi çevresindeki ordu mensuplarına baskı yapmaya çalıştığını söyledi. Chavez, Perkins'in kitabında anlattığı gibi ekonomik tetikçilerin başarısız olmasının ardından çakalların geldiğini, askeri darbe ve suikast komplolarına giriştiğini açıkladı.Bu insanların bugüne kadar bizim yöneticilerimizden hiçbir talebi olmadı mı?Bir yanda milli bir otomotiv endüstrisi ya da petrol ve doğalgaz kaynakları olmayan bir ülkeolarak 50 yılı aşkın süredir ardı ardına yaptığımız otoyollar, bir yanda ilk seferinde raydan çıkan hızlı trenimiz...Patentli binlerce projeye konu olan, geleceğin enerji kaynağı olmasına kesin gözüyle bakılan Bor, Tor ve Osmiyum gibi madenlerin yok pahasına elden çıkartılması...Yıllardır beklediğimiz devasa bütçeli tarım ve çevre projelerindeki fiyaskolar...Kültürün görsel medyaya, eğitimin popüler kültüre teslim edilmesi...Enerjiden turizme, sanayiden dış ticarete, ulaştırmadan bankacılığa kadar birçok alandayapılan yanlışlar...Pervasızca alınan borçlar, rüşvetler, yolsuzluklar...Ve son olarak, özelleştirmeler, Dünya Bankası ve IMF yapılandırma paketleri...Kendinize bir sorun. Bugünlere sadece basit hatalar yüzünden mi geldik?Bu kitapta sadece Şirketokrasi'nin insanlığa on yıllardır yaşattığı kabusu değil, o canavara dur demenin denenmiş ve başarıya ulaşmış yollarını da örnekleriyle bulacaksınız.
400 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
John Perkins itiraflarına devam ettiği bu ikinci kitabında dünyanın farklı yörelerinde emperyalizmin yaptığı işleri çok daha ayrıntılı bir şekilde bizlere aktarıyor. Bunların büyük çoğunluğunda da kendisi bir ekonomik tetikçi olarak pay sahibi olduğunu inkar etmemektedir.

Bu kitapta yazar, Endonezya, Tibet, Guatamela, Bolivya, Paraguay, Panama, Brezilya, Şili, Ekvador, Mısır, Suudi Arabistan, Irak, İran, Lübnan, Katar, Dubai, Sudan, Seyşeller, Kongo, Nijerya, Mali .... gibi daha bir çok ülkedeki gerek kendilerinin ve gerekse çakallar diye tabir ettiği CİA'nın gerçekleştirdiği kanlı operasyonları çok açık ve net olarak anlatmaktadır.

Kitapta yazan bir çok olayı, medya tarafından bizlere yansıtıldığı şekilde yıllardır takip etmiş birisi olarak , bütün bu olanların iç yüzünü ve arka planını öğrenmem farklı düşünceler içerisine girmeme sebep oldu desem doğruyu söylemiş olurum. Tabii ki bu kadar emperyalist ve kanlı olayların gerçekte kimler tarafından , nasıl ve ne şekilde planlarla gerçekleştirildiğini öğrenen bir insan mutlaka kendi ülkesinin durumunu da sorgulamak zorunda kalıyor. İşte o zaman ülkemizin başına gelen bunca olayın birer tesadüf olmadığını ve tamamen birileri tarafından bilinçli olarak yapıldığı da açıkça anlaşılıyor.

Bu kitapta maalesef güzel şeyler yazmıyor. Yoksulluğa itilen, sömürülen ülkeler, bu ülkelerin emperyalistler tarafından kullanılarak aynı zamanda da zengin edilen devlet başkanları, suikastlar, katliamlar, iç ve dış savaşlar ,... kısaca şirketokrasi denen emperyalist ve para babalarını daha da zenginleştirecek olaylar var kitapta. Okuyup , geçmişi öğrenip, geleceğe karşı önlem almanız için yazılmış hepsi.

Ne diyebilirim ki daha fazla. Mutlaka ama mutlaka okunması gereken bir kitap diyorum.
400 syf.
·31 günde·Puan vermedi
''Ekonomik Tetikçiler, yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir.'' Eski bir E.T. olan John Perkins'in ikinci kitabı. Dünyadaki gücü elinde bulunduran Şirketokrasi'ye bilerek ve isteyerek hizmet etmiş ve işi bittikten sonra vicdan azabından(!) yaşadıklarını anlattığı kitap. Benim düşünceme göre ise Şirketokrasi'nin gücünü göstermesi için bizzat yazdırılmış ya da yazılmasına engel olmamış kitap. Kitapta Latin Amerika , Asya , Afrika ve Orta Doğu'da bizzat kendisi tarafından yürütülmüş bir çok eylemin detayları mevcut.
Dünya Bankası ve IMF üzerinden yürütülen fakirleştirme ve sömürme politikaları.
Dünyanın sayılı ailelerinin 10 göbek torunlarının bile harcayamayacağı kadar para kazanmalarını sağlayan, karşılığında milyarlarca insanın açlığı, sefaleti ve ölümü ile sonuçlanan rezilliğin tezahürü.
Okudukça rahatsızlığınız artıyor. İşin kötüsü her birimizin dolaylı ya da direkt olarak ilgili mekanizmayı desteklediğimizi farkediyorsunuz .
Yıllarca yerel üretimin geliştirilmesini , özelleştirmenin kısıtlı seviyede kalmasını , bunun aksinin hem ülke gelişimine hem de bireysel gelişime zarar verdiğini savundum . Bu tüm dünya için geçerli . Lakin bunu isteyen herkes bu dünyada terörist , ülkesinin ve insanlığın kötülüğünü isteyen anarşist olarak nitelendi . İşte bunu düşünmemizi isteyen , milliyetçi davranmanın vatan hainliği olduğunu empoze eden muazzam işleyen bir mekanizma dişlisinin kitabı bu.
Bireysel olarak bundan kaçınabiliyor muyum peki ? Hayır.
Tek yaptığım bu mekanizmanın ana unsurlarından bulduğum Starbucks'a gitmemek , Coca Cola Comp. ürünlerini hayatımdan uzak tutmak , Adidas ve Nike tercih etmemek .Aman ne iş.
Yarın Şirketokrasinin en kuvvetli destekleyicisi finans sektöründe bulunan Hollanda Şirketindeki işimi yaparak, mevcut sisteme para kazandıracağım. Tıpkı daha önce Türk olarak başlayan şirketimin Fransız şirketine satılarak , Afrika'daki soykırımlarına bir odunu da benim attığım gibi.
Siz bunu okurken gidip ABD menşeeli Netflix'te Küba Krizi içerikli filmi izlerken emperyalist düzene sallıyor olacağım. Ne ironi değil mi !!!!!
Son söz , dünya düzenine kafa yoranlar okusun derim, fazlasıyla tatmin edici.
400 syf.
·47 günde·Beğendi·9/10
İlk kitap olan '' Bir Ekonomik tetikçinin itirafları '' nı okurken bir çok yerde hayretler içinde kalmış, kendimi uzun uzun yazılanlar düşünür halde bulmuştum. Devam niteliğindeki bu kitabı okurken de aynı duygularla beraber içimde bir tiksinti olduğunu hissediyorum. İnsanlara ve acımasızlıklarına karşı bir tiksinti.

Biz insanlar ne kadar acımasız olabiliyormuşuz. Ve bu acımasızlığı ne kadar da sistematik ve organize bir şekilde yapabiliyormuşuz.

Okurken okuyucuyu Yakın dönem Dünya tarihi, ülkelerin özellikleri ve tarihleri hakkında araştırma yapmaya iten bir kitap. Defalarca okumayı bırakıp telefonumdan veya bilgisayarımdan anlatılan olay hakkında araştırma yapmak zorunda kaldım. Bu yazarın eksikliği değil. Bu yazarın okuyucuyu araştırma yapmaya, öğrenmeye zorlama şekli aslında.

Ve şu an düşünmeden edemiyorum. Bu anlatılan olayların, ülkeleri sömürmek, kontrol altında tutmak için girişilen yöntemlerin ne kadarı ülkemizde de gerçekleşti? Hangi girişimler hangi sonuçları doğurdu?

Ve bizler içinde bulunduğumuz şartlardan bu kadar şikayet ederken dünyanın geri kalanında özellikle de Afrika'da yaşayan, yaşamaya çalışan, servetin üzerinde oturup aç bırakılan insanları hiç düşünüyor muyuz?
400 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Yazarın ilk kitabında yazdıklarının daha genişletilmiş halini bulabileceğimiz bu kitapta yazar bir noktada uyanıyor. Misalen kendi söyleyişiyle ilk başta çekindiği, devam edemediği bu kitap yazma işi daha sonra kendisinin sigortası oluyor. Çünkü öldürülürse bu sefer kitabının satışları patlayacak ve oyun ortaya çıkacak. Kimseden yardım almadan yazdığı için de güvenli bir yol oluşturacak ve kimsenin kitap yayımlanana kadar böyle bir durumdan da haberi olmayacaktı. Yayımlandıktan sonra da birçok kıdemli kişi yazara başvuru yapacak ve kendi itiraflarını yazarla paylaşmak isteyecekti.

Kitap öncelikle Asya’dan başlıyor ve bu bölgede oluşan faaliyetleri anlatıyor. Endonezya’dan başlıyoruz ve onların yaşayışlarının iğrençliği, mide bulandırıcılığı, bir yanda sefalet ve gene aynı noktada lüks yaşam dikkatlerden kaçmıyor. Yazarın kendi deyişiyle farklı bir Robin Hood anlayışı yansıyor gözlerimize. Fakirden alıp Zengine vermek! Bunu itiraf etmesi de oldukça cesaret gerektirici.

Endonezya üzerinden ilerlediğimiz Asya bölümümüzde Çin-Tibet gibi ülkelere değinilse de ağırlıklı olarak Endonezya üzerinden gidiyoruz. Çoğumuzun haritada yerini gösteremeyeceği bu adacıklar ülkesinde neler yapıldığı, neler çevirildiği okurken beni oldukça hayrete düşürdü. Ayrıca bir itiraf: Önceden oralardan konuştuğum birisi vardı, dillerini merak etmiştim ve sanırım kitapta yazılanların aksine o zengin olan kesimdendi.

İkinci bölüm Latin Amerika’yı kapsıyor. Burada Guatemala üzerinde duruyoruz. Hani şu içinde 350’den fazla havalimanı bulunan ülke varya ondan. Devrimler, darbeler, para tuzakları ve hepsinin temelindeki tek ülke: Sam Amca. Bolivya, Ekvador, Brezilya bahsedilen ülkeler.

Bunun ardından üçüncü ve hepimizin ilgisini yoğun olarak çeken bir bölüme geliyoruz. Orta Doğu! Tabi burada ilgimi çeken bir noktayla karşılaştım. The Godfather serisini seyretmeseniz de çoğunuz duymuşsunuzdur. Marlon Brando’nun hızlı ve ünlü olduğu zamanlarda o filmde henüz oynamadığı bir zamanda bizim yazarımızla nerede karşılaşıyor dersiniz? Lübnan. Tam da o dönem ki filmi Burn bizdeki saçma çevirisiyle Kanlı Ada filmini çektiği yıllarda. Bunu niye detaylandırdım biliyor musunuz? Marlon Brando o filmde bir E.T rolünde. Yani Ekonomik Tetikçi. “Şansın” da böylesi be!

Şirketokrasinin sürüklediği uçurum hiçbir yerde Afrika kadar derin değildir diyor yazarımız ve Afrika kıtasına yani Dördüncü Bölüm’e geçiyoruz. Afrika’yı parçalara ayırarak anlatmayı çok arzu ederdim ama bunu yıllar önce farklı bir konuda ama aynı tanımda yapan insanlar gerçekten okurken bile gözümü korkuttu. Kim bilir bilinmeyen neler yaşadılar demekten alamadım kendimi. Ülke ülke değil de genel olarak baktığımızda ucuz altın ve elmas için yaşattıkları, Laptop ve PC çalışmaları için gerekli hammaddelerin nasıl temin edildiğini gördükçe canım çok yandı.

Son bölüm Dünyayı Değiştirmek adı altında yayınlanıyor ve gene yazarın duygu ve düşüncelerinden oluşuyor. Bu bölümde yazar gene ısrarla yapılması gerekenleri sıralıyor ama bunun mümkün olup olmadığı konusunda bir yorumum şimdilik yok. Hepimiz geleceğimizi oluşturacak insanlara, kendimizin parçası olacak kişilere daha iyi bir dünya bırakmak isteriz. Kimse bunun kolay olmadığını söylemiyor ama dünyanın geldiği düzeyde bunun imkansızlaştığını ve ne yapmak yerine nasıl yapmak gerektiğini söyleyemiyor. Misalen ben size para kazanın, feraha erin derim bu işin kolay kısmı ama nasıl para kazanacağınızı söyleyemiyorsam sıkıntı var demektir.

Hoş bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Beğeneceğinizi düşünüyorum. Keyifli okumalar, mutlu akşamlar dilerim..
400 syf.
·58 günde·8/10
Dünyayı gerçek anlamda değiştirmek için çabalamaya girişilecek gün, bu gündür.

Ucuz altın ve elmas işportacılığı yapan televizyon reklamlarına kapılıp gidiyoruz. Dizüstü bilgisayarlarımızın ve cep telefonlarımızın fiyatlarının düşmesiyle böbürleniyoruz. Akaryakıt tüketiyor, bir yandan da fiyatların yüksek olduğundan yakınıyoruz. Elmas ve altın madenlerinde çalışan işçilerin ve petrol serpintileri altında zehirlenen çocukların yüzlerini, maddeci tamahkarlığın beraberinde getirip önümüze serdiği kilimin altına süpürüyor, evimizi o kirden arındırmış gibi davranıyoruz.
İstenmedik şeyleri altına attığımız o kilimi çocuklarımıza miras bırakacağımızı unutuyoruz. Günün birinde geride bıraktığımız korkunç pisliği temizlemek onlara kalacak.
Afrika sesini duyurmak için ellerini ağzının iki yanına koymuş bize bağırıyor. Değişim zamanı sahiden geldi. Şükretmeliyiz ki, yarattığımız dünyayı değiştirmek için gerekli her şeye sahibiz. O kilimi birlikte kaldırabilir, pisliği toparlayabilir ve çocuklarımıza devretmek üzere olduğumuz evi gerçek anlamda temizleyebiliriz.
400 syf.
·Puan vermedi
Serinin ikinci kitabında Asya, Güney Amerika ve Afrika'daki ülkelerin, Ekonomik Tetikçilerle nasıl boyun eğdirildiği anlatılıyor. Şirketokrasinin dünyanın başındaki en büyük bela olduğuna, uluslararası şirketlerin dünya üzerindeki hiçbir ülkeye kamu yararı için gitmediğine, hükümetleri de bunların arasında dönen sermayenin yönettiğine dair açık bilgiler veriyor bizlere. Hayatımızın her alanında karşımıza çıkan bu şirketlerin asli vazifesini öğrenmek adına, bu kitabın ve serisinin okunması gerekir kanaatindeyim.
400 syf.
·5 günde·1/10
Ne Amerika'imiş be breh brehh.. Anlata anlata bitiremedi. Aslında çoğu doğru ama. Amerika övgülerinden gına geldi. Hayır anlamıyırum madem bu kadar sıkıntı çekiyordun. Neden o işi yaptın? Neden itirafçı oldun? Biraz da biz buyuz demek için yazılmış gibi.
400 syf.
·Beğendi·10/10
Perkins'in sıra dışı kitabı. Tamamı 4 cild,1 ve 2. ciltler John Perkins 3. cilt Steven Hiatt ve 13 uzmanın katılımı ile çıkarılmış. Kitapların yazılıp basılması serüveni 20 yılı aşkın bir süreç. Baskılar tehditler ve suikastlarla sindirilmeye çalışılan yazar sonunda başarıyor.
Dün bugün yarın sarmalında arzu edilen ve kurgulanan dünya düzeni hakkında kafanızda ki tüm soruları yanıtlıyor. Hatta daha ileri götüreceğim. Nasılda minik piyonlar olduğumuzu anlamamızı inanılmaz kolaylaştırıyor. Bilim kurgu yada komplo teorileri değil. Hayatın tam da kendisi. Bakın bakalım çapına ve bütçene bakmadan yollar, köprüler, hava alanları, barajlar ülkeyi yeniden inşa etmeler kime ve neye hizmet ediyor.
400 syf.
·22 günde·7/10
Venezuela Başkanı HUGO CHAVEZ, BBC Televizyonu'na verdiği röportajda John Perkins tarafından yazılan Bir Ekonomik Tetikçinin itirafları isimli kitaptan söz ederek, bu kişilerin kendisiyle de ilişkiye geçtiğini anlattı. Ülke üzerinde gözetleme uçuşları yapılmasını ve A.B.D. danışmanlarının varlığını kabul etmesi halinde kimi fonların kullanımına açılacağının teklif edildiğini açıkladı. Bu teklifleri reddetmesine rağmen ekonomik tetikçilerin vazgeçmediğini, zayıf devlet memurları, parlamento üyeleri, hatta kendi çevresindeki ordu mensuplarına baskı yapmaya çalıştığını söyledi. Chavez, Perkins'in kitabında anlattığı gibi ekonomik tetikçilerin başarısız olmasının ardından çakalların geldiğini, askeri darbe ve suikast komplolarına giriştiğini açıkladı.
400 syf.
·Puan vermedi
harika bir kitap. abd'nin çıkarları uğruna ülkelerin milli ve ekonomik değerleri ile nasıl oynadığını anlatıyor... suikast, ayaklanma ve savaşların nedenleri hakkında ipucları edinebilirsiniz
400 syf.
·Puan vermedi
Bir kitabın başına gelebilecek en büyük felaket nedir? Cihat Taşçıoğlu'nun tercüme etmesi ve A.P.R.I.L yayıncılık tarafından basılmaktır. Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları II'nin mütercimi olarak Murat Kayı ismi geçiyor ama nedense burada C.T'na atfedilmiş. Serinin ikinci ve üçüncü kitaplarında "ihtiyaç duymak" fiili bir kez bile geçmiyor. Onun yerine "gereksinim" şeklinde saçma, uydurukça bir kelime sürekli göz tırmalıyor. Fiil yerine de "edim." İngilizce aslından tercüme bir kitapta "spesifik" kelimesini görseniz ne düşünürsünüz? Belli ki mütercim "specific" kelimesini tercüme etmeye üşenmiş. İtinasız dizgi, yığınla imla hatası, devrik cümleler, noktalama noksanlıkları... Elbirliği ile heder etmişler kitabı; yazık olmuş.
" Dünyanın kurtarılmaya ihtiyacı yok. Tehlikede değil çünkü. Tehlikede olan biziz. İnsanlar. Bu yolda devam edersek, Toprak Ana silkelenip, bizi üstünden musallat olmuş pireler gibi atacak. "
" Kendini o kadar 'high' hissedeceğin başka bir iş daha yoktur. Paraşütçüler ve motosikletçiler aynı şeyi heyecan için yapar, ama hiçbir heyecan seni öldürmek isteyen adamla yüz yüze olmakla kıyaslanamaz. "
" Hile ve manevra yoluyla emperyalizm. Bir ülkeyi ordularla fethettiğiniz zaman, herkes fatih olduğunuzu bilir. Fethi ekonomik tetikçiler kullanarak yaparsanız, bunu gizlice ve kimsenin haberi olmadan gerçekleştirirsiniz. Böyle bir girişimin özgür ve gerektiği gibi duyurularak yapılmış seçimlere dayalı olduğu varsayılan bir demokrasiye nelere mal olduğunu merak ediyorum. Seçmenler liderlerinin en önemli politika uygulama araçlarının neler olduğunu bilmezse, o ulus demokrasiyle yönetildiği iddiasında ısrar edebilir mi? "
" 53 Afrika ulusundan 43'ü kronik açlık ve düşük gelir sıkıntısı çekmektedir; açlık ve kuraklık geniş alanları periyodik olarak kasıp kavurmaktadır; yeraltı kaynakları büyük vergi avantajları elde etmiş olan yabancı endüstriler tarafından, yaptığı karı yerel yatırımlarda değerlendirmekten kaçınan yozlaşmış devlet memurlarının yardımıyla alabildiğine sömürülmekte, bu da ekonomilerin zayıflamasını ve yetersiz yönetimlerin sürekliliğini sağlamaktadır; halklar şiddete, etnik sürtüşmelere, iç savaşlara doğru güdülmektedir; her yıl açlık ve açlığa bağlı hastalıklar yüzünden üç milyon çocuk ölmektedir; kıtadaki ortalama hayatta kalma süresi Birleşik Devletler'de 1900'lerde olan düzeye, 46 yaşına gerilemiştir; nüfusun %45'i on beş yaşın altındadır, ama üretime yönelik potansiyellerinin açlık, kolera, sarıhumma, sıtma, tüberküloz, çocuk felci, AIDS ve savaşın neden olduğu kırımın tehdidi altında olduğundan habersizlerdir. Yaklaşık 30 milyon Afrikalı AIDS hastasıdır ve milyonlarca çocuk AIDS'lilerin yetimidir. "
Dr. Eisler 'Ulusların Gerçek Refahı' kitabında;
" Kadının daha yüksek statüye sahip olduğu ve yönetime yarıya yakın oranda katıldığı İskandinav uluslarındaki gibi toplumlarda, evrensel sağlık koruma, yüksek nitelikli çocuk bakımı, ebeveyn eğitimi, uzun doğum sonrası izin gibi korumaya yönelik politikalara daha büyük mali öncelik tanınır.(...) Kadının statüsü yükselip gücü arttığında, ulusun genel yaşam kalitesi de ötelenir; tersi durumlardaysa herkesin hayat kalitesi de bundan etkilenir. "
Benliğimin bir parçası şansımın o kadar yaver gitmiş olmasına inanamıyordu. Bir başka parçasıysa gayrimeşru bir şeye bulaşıyor olma olasılığı nedeniyle biraz evhamlıydı.
" Dünyayı değiştirmek için şirketokrasiyi değiştirmemiz gerekir; o birkaç kişiye gezegenimizin geleceğini belirleme izni vermekten vazgeçmeliyiz. Karlı zirvelere, buzullara, güzle canlanan doğa parçalarına, torunlarımız için sakınmamız gereken şeylere yaptıkları saldırıları durdurmalıyız. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2
Alt başlık:
Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756006191
Orijinal adı:
The Secret History Of American Empire
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
April Yayıncılık
Venezuela Başkanı HUGO CHAVEZ, BBC Televizyonu'na verdiği röportajda John Perkins tarafından yazılan Bir Ekonomik Tetikçinin itirafları isimli kitaptan söz ederek, bu kişilerin kendisiyle de ilişkiye geçtiğini anlattı. Ülke üzerinde gözetleme uçuşları yapılmasını ve Â.B.D. danışmanlarının varlığını kabul etmesi halinde kimi fonların kullanımına açılacağının teklif edildiğini açıkladı. Bu teklifleri reddetmesine rağmen ekonomik tetikçilerin vazgeçmediğini, zayıf devlet memurları, parlamento üyeleri, hatta kendi çevresindeki ordu mensuplarına baskı yapmaya çalıştığını söyledi. Chavez, Perkins'in kitabında anlattığı gibi ekonomik tetikçilerin başarısız olmasının ardından çakalların geldiğini, askeri darbe ve suikast komplolarına giriştiğini açıkladı.Bu insanların bugüne kadar bizim yöneticilerimizden hiçbir talebi olmadı mı?Bir yanda milli bir otomotiv endüstrisi ya da petrol ve doğalgaz kaynakları olmayan bir ülkeolarak 50 yılı aşkın süredir ardı ardına yaptığımız otoyollar, bir yanda ilk seferinde raydan çıkan hızlı trenimiz...Patentli binlerce projeye konu olan, geleceğin enerji kaynağı olmasına kesin gözüyle bakılan Bor, Tor ve Osmiyum gibi madenlerin yok pahasına elden çıkartılması...Yıllardır beklediğimiz devasa bütçeli tarım ve çevre projelerindeki fiyaskolar...Kültürün görsel medyaya, eğitimin popüler kültüre teslim edilmesi...Enerjiden turizme, sanayiden dış ticarete, ulaştırmadan bankacılığa kadar birçok alandayapılan yanlışlar...Pervasızca alınan borçlar, rüşvetler, yolsuzluklar...Ve son olarak, özelleştirmeler, Dünya Bankası ve IMF yapılandırma paketleri...Kendinize bir sorun. Bugünlere sadece basit hatalar yüzünden mi geldik?Bu kitapta sadece Şirketokrasi'nin insanlığa on yıllardır yaşattığı kabusu değil, o canavara dur demenin denenmiş ve başarıya ulaşmış yollarını da örnekleriyle bulacaksınız.

Kitabı okuyanlar 398 okur

  • Şaban Bölükcü
  • Hakan Can Türe
  • Özlem
  • Hayri İrdal
  • Ömer Faruk Özsu
  • Murat Kahraman
  • yakup samet tekin
  • Seda Hindistan
  • Mehmet Ali Bircan
  • Ali İhsan Demirbağ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.7
13-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%11.1
25-34 Yaş
%26.7
35-44 Yaş
%42.2
45-54 Yaş
%8.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%11.7
Erkek
%88.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.4 (26)
9
%19.4 (26)
8
%35.8 (48)
7
%14.9 (20)
6
%5.2 (7)
5
%3.7 (5)
4
%0.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0.7 (1)