Adı:
Carmen
Baskı tarihi:
28 Kasım 2012
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055249144
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kafekültür Yayıncılık
Baskılar:
Carmen
Carmen
Carmen
Carmen
Carmen
Carmen
1830 civarlarında İspanya'nın Sevilla şehrinde geçer. Eserin baş kadını çok güzel ve ateşli bir tabiatı olan ve bir tütün fabrikasında işçi olarak çalışan bir çingene genç kız olan Carmen'dir. Aşkını kullanmada çok serbest olan Carmen, aşk alanında hiç tecrübesiz bir asker olan onbaşı Don José'yi kandırır. Bu ilişki yüzünden Don José eski nişanlısını bırakır. Birliğindeki üst rütbedeki subayların emirlerine karşı gelip askerlikten kaçar. Bir kaçakcı ekibinin üyesi olur. Carmen kendinden bıkıp boğa güreşçisi Escamillo ile aşk hayatına başlayınca kıskançlığından Carmen'i öldürür.
95 syf.
·1 günde·9/10
Aslına bakılırsa çingenelik ilgi çekici bir kültürdür ama insanlar genelde inceleyecek mesafeye gelmemişlerdir.
Hayatımın bir on yılını harbi çingeneler arasında geçirdiğim için, hayatları, düşünce yapıları bana pek de yabancı değildir.
İlgi çekici, asla değişmeyecek olan bir huyları özellikle hoştur ki; gündelik yaşayan insanlardır. Çingene bakkallarında sigara tek tek, yağ-şeker-zeytin gibi yemeklikler de bardakla satılır. Yani o an, o gün ne kadar gerektiyse o kadar alırlar. Cebinde dünya kadar parası olan dahi sigarayı paketle değil taneyle alır. Fal gibi şeylere, gizeme merakları vardır. Ama bu fal olayı bulundukları ülkeye göre değişir. Türkiye'de kurşun döker, balkanlarda tarot açabilirler. Türkiye'de tarot bakanını da gördüm.

Kadın erkek ilişkileri de enteresandır, çingenenin duygusal manada çingene olmayanla pek işi olmaz. Kur yapması veya yakın davranması yanıltıcıdır, tuzaktır. Zaten bir insan da az bir safdiriklik gördüler mi, kaçışı yoktur. Ama tanıyor, biliyorsan, ters köşe yapman muhtemeldir. Hayatları, yakınlarına sadık ve cefakar, yabancılara karşı umursamazdır. Yani çingene mahallerinde asla komşu komşuyu soymaz desem sanırım anlaşılmış olur.

Genelde utanma sıkılma pek bilmezler. Yani fight club'a katılanlardan birisi çingene olsaydı tüm kitap güme giderdi.
Sanıldığının aksine, kavgadan pek haz etmezler. Genelde kadınlar kavga eder, bu kavgalar grup/mahalle olarak da gerçekleşebilir ve izlenmesi keyiflidir.
Eğlenceye, müziğe olan meraklarını sanırım bilmeyen yoktur. Klarnet, keman gibi enstrumanları mükemmel çalarlar. Kendilerine çalgıcı denmesinden nefret ederler. Sanatkar diyeceksin beyefendi! Bir de durduk yere vur patlasın çal oynasın olur, alışık olmayan düğün dernek var sanır, şaşırır. Bu eğlence merakına karşın gözlerinde genelde hüzün görmüşümdür.

Dine bakış açılarını ise tek kelime ile özetlemek gerekirse; yoktur. Yani ben içlerinde otururken koca mahallede bir tane namaz kılanına denk geldim. Onu da görmüş değilim, karısı gittiği her yerde kocasının namaz kıldığını anlatıyormuş, herkes şaşkın!

Neyse işte, kitabımızın konusu da bir çingene kızı olan Carmen'le alakalıdır. Carmen ve hayatını mahvettiği bir delikanlının fırtınalı hayatları dersem sanırım daha kapsayıcı olur. Kitap genel olarak bir hikayeyi anlatsa da özellikle Carmen'in hal ve hareketleri, inatçı ve zorba tavırları baya bir hoşuma gitti. Yani elini beline koyup, ayaklarını yere vurarak hayır! hayır! diyen veya ellerini karnına koyup, geriye doğru gerinerek karakteristik bir kahkaha atan Carmen'i sevdim. Karakter olarak gayet eğlenceli birisi olduğunu düşünüyorum ve hatırımda kalacaktır sanırım. Size de keyifli okumalar dilerim.
95 syf.
Çok uzun bir roman değil. Okuyacaklar için çok uzun bir öykü gibi de gelebilir. Yaşadığım yerlerde gördüğüm çingeneler ile benzerliği pek çok kitaptaki çingenelerin. Buradaki çingeneler için de kocaları pek bir kutsal. Aynen buradakilerde de hatun çingeneler çalışıyor, koca erkek çingeneler günlerini gün ediyor. Çingene hatunu Carmen, kendisine yardım eden Jose ile yakınlaşır sevgili olur. Evli olduğunu ve eşinin hapishaneden kaçırdığını gizler. Bunu öğrenen kör kütük aşık Jose kıskançlıktan bu kocayı öldürür. İkisi evlenirler. Ancak bir türkü sadık olamayan , başkaları ile flört etmekten vazgeçemeyen Carmen kocasından kendisini öldürmesini ister. Ne mi oluyor sonuçta? Merak eden okuyacaktır eminim. Keyifli okumalar...
95 syf.
·Puan vermedi
Bir süvari alayında onbaşı olan Don Jose nin bir çinğeneye aşık olduktan sonra, aşkı için katil olarak görevini bırakması, Carmen(Büyü) isimli çingene kızın avucunda oynattığı bir aşığına dönüşmesi ve kaçakçılık soygun gibi olaylara karışıp Carmen'e deli gibi aşkından dolayı yaptığı yaptığı hatalar kendi dilinden anlatılıyor.. Çingene leri tanımaya yönelik okudugum en akıcı kitap, Türkiye de ki çingene lerle olan benzerlikleri de çok fazla. Kitap hic ara vermeden okunup bitecek kadar akıcı.
110 syf.
·Beğendi·10/10
Yazar bir tutku, gurur, öç ve ölüm öyküsünü çingenelerin hayatını ele alarak anlatır. Bir onbaşı hapise götürmekle sorumlu olduğu Carmenita’ya aşık olur. Kaçmasına göz yumar. Görevi tehlikeye girer. Daha sonra Carmen, onbaşının başını belaya sokar da sokar.
95 syf.
·5/10
Genel olarak kitap sıradan çingene kahramanlarla sıradan bir hikayeyi anlatmakla beraber kitabın sonlarında çingenler, yaşadıkları yerler ve konuştukları diller hakkında bilgi veren sade, akıcı ve aşk üzerine yazılmış bir kitaptır.
95 syf.
Çok eski baskısını Ankara'da bir sahafta görünce aldım. Almamın tek sebebi hayatımı perişan eden kadınında arada bir kullandığı ismi taşımasıydı. Daha da ilginç olan kitapta Carmen isminde bir çingene kadının olmasıdır ki erkekleri kendine aşık eden ve hiçbir erkeğe bağlanmayan bir karakterdir. Aynı dedim, aynısı...Kitabı geç okuduğum için ayrıca da üzüldüm.
95 syf.
·7/10
yıllar önce kitapçılarda denk gelip isminin cazibesine kapılıp aldığım bir kitaptı.. ince bir kitap fakat zihnimde kalan şey kitabı bitirmeden bırakamamış olmamdı..ispanyada geçiyor olaylar.. çingene olan Carmen bir afet tabii.. genel olayların dışında çingeneler ve yaşamları hakkında çok orijinal bilgiler içeriyordu hatta ispanyada çingene olması da şaşırtmıştı beni diye hatırlıyorum.. hatırladığım başka bir şey ise Carmen in çingene kocasına sadakati ve her ne yaparsa yapsın kendi ırkından olana karşı bağlılığıydı..
95 syf.
·7/10
Hayatını düzgün yaşayan bir askerin yükselip rütbe arttırmayı planlarken ilk görüşte kapıldığı bir çingene için bütün her şeyi geride bırakıp haydut olup çingeneyi elde etmeyi çabalamasını anlatan çok akıcı bir üsluba sahip 1,5 saatlik bir yolculuk sırasında okurken bitirdiğim hikayeler tarzındaki kitap sanki ispanya sokaklarındaymışım gibi kültürünü anlatan kitabı pek beğendim.
95 syf.
·5/10
Carmen’in neler yapabildiğini anlatan kısa bir kitap. Kitabın içerisinde hem döneminin olayları, hem insanların aşk uğruna yaptıkları hem de insanları çıkarları için neleri göze aldıklarını okuyoruz...
Bu kitabı okudum tam bi çingene hayatı üzerine kurulu bi aşk var .
Güzel ve etkileyici bi o kadar da sürükleyicidir ,tavsiye ederim..Bir Dünya Klasiği daha kütüphaneme eklendi:)
95 syf.
·Puan vermedi
Carmen, uzunca bir öykü kıvamında, tadımlık okunacak bir kitap. Carmen adında bir çingene kadına aşık olan bir adamın, kendini aşkına her şart ve koşul altında adamasını ve bu adamanın gerektirdiği bedelleri ödemesini konu alıyor. Her yönüyle tek solukta bitirilebilecek bir kitap.
95 syf.
·1 günde·8/10
kitabın hikayesinden ziyade Carmen karakteri etkiledi beni. Büyüleyici, inanılmaz hatta tehlikeli bir kadın. Özgürlüğüne düşkün, zeki ve vefalı... Kitapta birçok çingene atasözü var ve yazar kitabın sonunda çingenelerin kökeni ve dilleri için bir bölüm ayırmış. ilginç bir kitap. beğenerek okudum
Yalan söylüyordu, efendim.
Her zaman da yalan söyledi.
Ömrü boyunca bu kız doğru laf etti mi bilmem.
-Gelgelelim, konuştu mu ona inanıyordum, elimde değildi.
“Çingene gözü, kurt gözü der bir İspanyol atasözü. Bu da, iyi bir gözlemi açığa vurur. Bir kurdun bakışını incelemek için bitkiler bahçesine gitmeye vaktiniz yoksa bir serçeyi gözlediği sırada kedinize bakın, yeter.”
Prosper Merimee
Sayfa 30 - Mercek Yayınevi/ 2003
“İspanyollar derler ki, bir kadına güzel denebilmesi için onun otuz şartı bir araya getirmesi gerektir. Ya da şöyle diyelim: Böyle bir kadın, her biri kişiliğinin üç parçasına uygulanabilecek on tane sıfatla tanımlanabilmelidir. Örneğin üç tane kara şeyi olmalıdır: gözleri, gözkapakları, kirpikleri. Üç tane ince, zarif şeyi olmalıdır: parmakları, dudakları, saçları.”
Prosper Merimee
Sayfa 29 - mercek yayınevı/2003

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Carmen
Baskı tarihi:
28 Kasım 2012
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055249144
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kafekültür Yayıncılık
Baskılar:
Carmen
Carmen
Carmen
Carmen
Carmen
Carmen
1830 civarlarında İspanya'nın Sevilla şehrinde geçer. Eserin baş kadını çok güzel ve ateşli bir tabiatı olan ve bir tütün fabrikasında işçi olarak çalışan bir çingene genç kız olan Carmen'dir. Aşkını kullanmada çok serbest olan Carmen, aşk alanında hiç tecrübesiz bir asker olan onbaşı Don José'yi kandırır. Bu ilişki yüzünden Don José eski nişanlısını bırakır. Birliğindeki üst rütbedeki subayların emirlerine karşı gelip askerlikten kaçar. Bir kaçakcı ekibinin üyesi olur. Carmen kendinden bıkıp boğa güreşçisi Escamillo ile aşk hayatına başlayınca kıskançlığından Carmen'i öldürür.

Kitabı okuyanlar 193 okur

  • alize*
  • mrtdgdvrn

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.5 (1)
9
%0
8
%1.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0