İsviçre ve Alman edebiyatının önemli yazarlarından Max Frisch ve XX. yüzyılın başyapıtlarından biri Homo Faber. Bu modern tragedyanın uzun süredir baskısı yoktu, @sirinetik dizi editörlüğünde yeni kapağıyla tekrar baskı yaptı. Bendeki eski kapak. Önemli bir kitap, hakkında fazlasıyla yazılmış çizilmiş. Ama izninizle Frisch’i ben keşfetmişim gibi biraz yazmak istiyorum:) Mitoloji ve felsefe yüklü bir roman, kurcaladıkça derinleşen bir yapısı var. Tabii böyle olunca okurlar olarak çekinebiliyoruz, çekinmeyin. Müthiş keyifli, akıcı anlatımı. Mitoloji ve felsefe yağ gibi üstte durmuyor, kurguya çok iyi yedirilmiş. Karakter ve olay örgüsü üzerinden gösteriyor.
Anlatıcı Walter Faber, onun notlarını-günlüğünü okuyoruz. Eski kız arkadaşının taktığı lakapla Homo Faber. Homo faber, alet yapan insan anlamında. Hannah Arendt, bu kavramı geliştirenlerden. İnsanlık Durumu kitabında oldukça detaylı bahsediyor, çok kısaca değineceğim. Homo faber araçlar kullanarak dünyaya hükmeden insan, bir tanrı gibi. Doğa boyunduruğu altında, bir kumaş gibi kesip biçilebilir. Kadere yer yok, her şey sayılar ile hesaplanabilir, istatistiksel veriler. İnsan homo faber olduğunda araçsallaştırılır, her şey değerini yitirir. Faydacılık esastır. Duyguların, sanatın olmadığı, akılcı -teknik bir yaşam. Homo faberin egemenliği de emeğin sömürüldüğü, bireyin tahakküm altına alındığı, totalitarizme evrilen bir egemenlik. Naz!lerin en pratik yoldan binlerce insanı ölüme göndermeyi hesaplamaları homo faberin davranışlarına iyi bir örnek. Zaten kurguda Holokost dönemine yer verilmiş. Ancak birey üzerinden ilerleyen bir kurgu, bireysel yaşantı ön planda.
Homo Faber modern bir Oidipus trajedisi, bu kurgu hakkında bir fikir verir diye düşünüyorum. Bir uçak yolculuğu ile başlıyor, rötar nedeniyle gecikmeli