Adı:
Cebelavi Sokağı'nın Çocukları
Baskı tarihi:
Haziran 2010
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944756341
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Asr Al - Hubb عصر الحب
Çeviri:
Leyla Tonguç Basmacı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Mukattam Çölü'nün kıyısında, adının verildiği sokakta, yüksek duvarların çevrelediği muhteşem konağında yaşayan kudretli Cebelavi, topraklarının ve mülklerinin idaresini beş oğlundan biri olan Edhem'e bırakır. Ancak Edhem'in babasına ihaneti, konaktan kovulmasıyla sonuçlanır. Cebelavi'nin oğulları ve torunlarından Cebel, Rıfat ve Kasım, ondan aldıkları işaretler ve manevi güçle, sokağın yönetimini ele geçirir, çetelerin elindeki yoksul halklarına yardımcı olmaya, barış sağlayıp adil bir düzen kurmaya çabalarlar. Amaçları aynı olsa da yolları farklıdır. Cebelavi'nin çocukları ve torunlarının hikâyeleri, birbirine geçerek ilerler. Sokaktaki herkesin ve her şeyin sahibi olan, adı efsaneleşen Cebelavi'nin sırrını çözmeye çalışırken beklenmedik olaylara yol açan torunu Arif'in dönemi, bu tuhaf sokağın ve sakinlerinin hayatında farklı ama kalıcı bir sayfa açacaktır.

Mısır'da yıllarca yasaklanan Cebelavi Sokağı'nın Çocukları, hem bütün bir soyun hem de peygamberleri, efsaneleri ve günümüze göndermeleriyle, aynı soydan gelenlerin düşmanlıkları, savaşları, iktidar hırsları, aşkları ve mucizeleri üzerinden insanlığın evrensel ve ruhani öyküsünü anlatıyor.

"Bizi hiçbir zaman görmeyen ve hiçbir zaman göremediğimiz bir
büyükbabamız olması hüzün verici değil midir? Bizler pislik içinde yaşarken, onun kendini o konağa kapatması tuhaf değil midir? Bizi bu noktaya getirenin ne olduğunu merak ediyorsanız, işte size hikâyelerimiz; Edhem, Cebel, Rıfat ve Kasım hakkında her şeyi öğreneceksiniz ama bunların hiçbiri sizi rahatlatmayacak, avutmayacak."

Kör İmam diye bilinen Ömer Abdulrahman, "O herif, Sokağımızın Çocukları romanı yayınlanır yayınlanmaz ortadan kaldırılsaydı, Salman Rüşdi bugün Şeytan Ayetleri'ni yazmaya cesaret edemezdi" demiştir ve bu bir fetva olarak nitelendirilmiş ve Necip Mahfuz suikasta uğramıştır?

Cebelavi Sokağının Çocukları ilk olarak tefrika olarak 1959 yılında Al Ahram adlı günlük bir gazetede yayınlanmıştır ve dinin ve bu dine mensup kişilerin düşüncelerine hakaret ettiği gerekçesi ile sokaklara taşan gösterilere sebebiyet vermiştir.
(Tanıtım Bülteninden)
456 syf.
·Beğendi·10/10
Mısırlı yazar Necip Mahfuz'un başyapıtı. Eser Dinler tarihinin allegorik bir şekilde romanlaştırılmış hali. Çok sade bir üslüp ve zekice bir kurgulamayla örülü bu romanda yazar çöl kıyısında kurulu bir sokağın tarihi üzerinden insanlığın inanç gelişimini yansıtıyor. Eserdeki karakterlerin karşılıkları şöyle:
Cebelavi: Allah
Edhem: Hz.Adem
Umayma: Havva
İdris: Şeytan
--Cebelavi mülklerinin yönetimini bir köleden olma küçük oğlu Edhem'e vereceğini söyleyince soylu bir kadından olma en büyük oğlu İdris babasına isyan eder. Tıpkı şeytanın, insanı değersiz görüp Allah'a isyan etmesi gibi. Hatta Cebelavi, Edhem için o sizden farklı olarak okuma yazma biliyor der. Adem'e isimlerin öğretilmesine atıf yapılarak. İdris'in konaktan kovulması şeytanın cennetten kovulmasına karşılık gelir. Zaten konağın bahçesinin tasviri cennete benzer. İdris, Edhem'i yasaklı kitaba bakmak için kandırmaya çalışır. Edhem kararsız kaldığı esnada Umayma'da kitaba bakması konusunda onu kışkırtır. Tıpkı Havva'nın yasak meyveyi yeme konusunda Adem'i kışkırtması gibi. Sonunda yakalandıklarında da Cennetten yani konaktan kovulurlar.

Bu noktada ilginç bir gönderme de Edhem'in sürekli konağı özlemesine yapılır. Edhem sürekli babası tarafından affedilmeyi ve konağa geri dönmeyi ister. Hep oranın hayalini kurar. Orası bir bakıma ruhlar alemidir ve her ruhun dönmek istediği yerdir.

Eserin Allah-Adem-Şeytan ile ilintili bu ilk bölümü ile "Arif" adındaki son bölümü bence en iyi kısımları. Diğer bölümlerin kötü olduğunu söylemiyorum ama hikaye tanıdık olunca bildiğiniz sonu bekliyorsunuz biraz.

Kadri: Kabil
Hümam: Habil
Cebel: Hz.Musa (Musa nasıl Firavun'un sarayında büyümüşse Cebel de vekilharcın konağında büyümüştür.)
Rıfat: Hz.İsa
Yasemin: Yahuda
Kasım: Hz. Muhammed
Kamer: Hz.Hatice
Sadık: Hz.Ebubekir (İsim seçiminde Ebubekir'in sadakatine gönderme yapılmış)
Hasan: Hz.Ali
Arif: Bilim
Vekilharçlar-Çete liderleri: Devletler, dini önderler, yöneticiler, firavunlar vs.
456 syf.
·19 günde·9/10
gerçekten çok ilginç...
kurgu anlatım akıcılık ve tarihsel benzetim tam bir zeka ürünü.
yazarın daha önce hırsız ve köpek ile midak sokağı kitaplarını okumuştum. ama bu kitap gerçekten bir şaheser.
456 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Necib Mahfuz ülkemizde çok da değeri bilinmeyen, pek fark edilmeyen bir yazar. Neden bilmiyorum ama Necib Mahfuz'u Yaşar Kemal'e çok benzetiyorum. İçinde yaşadığı toplumu öylesine güzel bir şekilde yazıyorki resmen sizi Mısır'ın sokaklarında, kahvelerinde, evlerinde yaşatıyor. Bir de bakıyorsunuz ki aslında Türkiye'ye ne kadar da çok benziyor, ne kadar da bizden yaşanmışlıklar!
Gelelim kitaba: Cebelavi sokağında yaşananlar her dönem için ayrı ayrı işlenmiş. İktidar hırsı ve bu hırs için neler yapılabileceği sürükleyici hikayelerle anlatılmış. Cebelavi'nin torunlarının çetelerle olan mücadelesi... Her birinin ayrı yöntemlerinin olması, fakat sokak halkının mücadele sonucunda alınmış özgürlüklerin değerini bilmemesi ve unutkanlığı... Ne kadar da ülkemiz insanına yakın değil mi? Özetle: Tavsiye ediyorum.
456 syf.
·12 günde·Beğendi·7/10
Cebelavinin sokağının çocukları olan Cebel Rıfat Kasım ve arif in ortak gaye olarak eşitlik için yaptıkları mücadele ve zaferler işlenmiştir. Sürükleyici bir kurgusu vardır. Mısır da yıllarca yasaklanan bu roman hayatta insanlığın evrensel ve ruhani öyküsünü hatırlatacaktır .
456 syf.
·Beğendi
Hikaye tarzı anlatımıyla dikkat çeken ve okuru elden bırakmayan bu kitap, aslında arka yüzünde insanlara dini konular empoze ederek okuyucuyu düşünmeye sürüklemiştir. Yeri geldiğinde öğüt veren , dini konuları ele alan bu kitabı okurken aslında yazarın asıl anlatmak istediklerini görebilirsek eğer kitabın değer kaidesi oldukça yüksek ve kesinlikle okunması gereken kitap.
456 syf.
·6 günde·6/10
Necip Mahfuz bu eserinde ilginç bir kurguyla (kendi anladığı şekliyle) semavi dinler/insanlık tarihine göndermeler yapmış. Kitabın ana teması anlayışıma zaten ters, kurgu ve üslup da keyif vermedi. Merakımdan okumuştum, kimseye tavsiye etmeyi düşünmüyorum. Halbuki önceden okuduğum (en meşhur eseri olan) Midak Sokağı Nobel ödüllü bir yazara yakışır bir romandı.
456 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Biraz masalsi biraz da gabriel garcia nin yuzyillik yalnizligini animsatti. Yillar boyunca kendini kabul ettirmenin ve affettirmenin yollarini arayan Cebelavi nin torunlariyla dede konagi disinda yasayip da cetelerin mucadelesini okuyorsunuz.
456 syf.
·Beğendi·10/10
Nobel ödülü alan ilk müslüman yazar Necib Mahfuz’un başyapıtı. Dinler tarihinin alegorik bir hikayesi.
!!!!SPOİLER!!!!



Cennetten kovulan Edhem (Adem), onu günaha teşvik eden Umayma(Havva), ilk baş kaldıran kötülüklerin başı İdris(şeytan), birbirlerini öldüren kardeşler Kadri ve Hümam (Habil ve Kabil). Cebelavi de kitapta Allah’ı temsil ediyor. Ayrıca Cebel, Rıfat ve Kasım peygamberleri temsil ediyor. Maalesef bu kitabı yorumlayabilecek kadar dinler tarihine hakim değilim fakat Rıfat Hz İsa olabilir çarmıha gerildiği veya göğe yükseldiği için. Arif ise son gelen olduğu için Hz Muhammet olduğunu düşünüyorum. Arif’in suç işlemesi ve Cebelaviyi ölümüne sebep olmasına yeterli dini bilgiye sahip olmadığım içi pek anlam veremiyorum eğer açıklayacak arkadaşlar varsa yorum yapabilirler. Batı’da modern yüzyıl başyapıtı seçilen bu roman İslam ülkelerinde pek çok tepkiyle karşılandı ve yasaklandı.İncelemeyi yazarken farkettim ki Kasım, Rıfat ve Cebel Cebelaviyle karşılaştılar yani alegorik olarak vahiy aldılar fakat Arif karşılaşmadı ve biliyoruz ki Arif kimya ile uğraşan biri yani her ne kadar sihirbaz olduğunu iddia etse de o bir bilim adamı. İnsanlara yardım etmek isteyip onları öldürmesi de bu iddiamı kanıtlar nitelikte. Einstein’ın atomu parçalaması ve bundan atom bombası yapılması gibi. Yani Arif Hz Muhammet’i değil bilimi temsil ediyor. Cebel’in söylediği "sokağımızın baş hastalığı olan unutkanlık olmasa, bu iyi örnekler boşa gitmezdi. ama unutkanlık sokağımızın vebası gibidir." sözü günümüz toplumunu çok iyi özetlemektedir.
456 syf.
·Beğendi·9/10
Her hikayenin sonunda şu cümle düşülmüştü; bunca şey yaşıyor olmamıza rağmen sokağımın halkı geçmişte yaşadıklarını unutuyordu.Ethem,Kasım,Arif her hikayede bir ötekinin geçmişe bir dönüş çok iyi işlenmişti. Ve bugünle yaptığınız karşılaştırmalarda aslında hayatımızda algıların değişmediğini günü yaşayarak bir hayatı nasıl yozlaştırmaya devam ettiğimizi fark ediyorsunuz. Kitapta Cebalevinin torunlarından Cebel sokağa adalet, eşitlik, özgürlükçü bir yaşamı kazandırdığında Cebelin yanındaki adamlardan biri Cebele sen yöneticisin, lidersin vakıf gelirinden en fazla payı senin alman lazım dediğinde Cebel'in cevabı şuan aradığımız, özlem duyduğumuz hayata bir iç geçirmedir.Hep bunu duymak istemişizdir, bunu yaşamak istemişizdir bizim mücadelemiz bu yozlaşmış, çürümüş olan sisteme karşıydı hiç kimse hiç kimseden üstün değildir. Hepimiz eşitiz sokağımın insanların bir kuruş fazla almam.Bu kitap için Ömer Türkeşin kitapla ilgili yapmış olduğu değerlendirmeyi okumanızı tavsiye ederim.Bu kitabı okumamda Ömer Türkeşin katkısı büyük
456 syf.
·106 günde·Beğendi·9/10
Kitabın ilk iki kısmıyla ilgili olarak yalnızca şunları söylemek isterim.
Cebelavi'ye tanrı imgesi verilmiştir. Konak "cennet", kadri'nin hümam'ı öldürmesi "habil ile kabil hikayesi", Sokak "dünya" ve bozulan dünya düzenine karşı Cebelavi'nin ufak dokunuşları ( peygamberler), Cebelavi'nin gorünmemesi ve ona edilen isyanlar. Kitabın geneli için kapsamlı bir inceleme notlarımı toparlayınca yapacağım.
Ama şunu söylemek isterim. Çok ustaca kaleme alınmış ve insanı huzursuz ediyor.
456 syf.
·19 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabın da neden yasaklandığını anlamak hiç güç değil. Bu Kadar sade bir dille ancak , bu kadar çok mesaj verebilirsiniz.

Hikaye acımasız Cebelavi'nin adını verdiği sokakta Cebel, Rıfat ve Kasım ve son olarak Arif'in her defasında bozulan adaleti sıra ile sağlamaya çalışmalarını anlatılıyor.

Cebelavi görünmeyen bir lider, kimsenin ne olduğunu bilmediği On Şart'ı var. Bana biraz Leviathan'ı hatırlattı. Görünmeyen bir yaratık, onlarca koluyla herkese ulaşıyor ve yönetimi sağlıyor. Görünmeyen bu kişinin adalet sağlayıcıları ise vekilharç, sokak ve çete liderleri ve her zamanki gibi halkı sömüren, acımasızca onlardan vergi alan ve safahat içinde yaşayan bir insan topluluğu. Ömrü yüzyıllar süren gibi görünen Cebelavi ise hiçbir zaman birşey yapmıyor. Cebel, Rıfat, Kasım ve Arif üzerinde anlaşılmayan bir etkillsi var. Bunların bir takım dini figürlere eş olduğunu düşünülüyor kitap yorumlarında. Olabilir de. Bu ayrıca bir tartışma konusu.

Çok güzel bir tespit daha var ki bu kitapta; halk her zaman hikayelere bağlı ve inançlı yaşıyor, çalışmadan iyi hayatın peşinde ve her zaman kurtarıcı bekliyor. Bunun farkında olan yöneticiler de sömürü düzenini çok güzel devam ettiriyorlar.

Necib Mahfuz en çok sevdiğim yazarların başında geliyor. Bu coğrafyanın karmaşıklığını, kaotik ortamını, çekişmelerini çok açıkça ifade eden çok cesur bir yazar. Bu kitap ile ilgili saatlerce değerlendirme yapılabilir, sayfalarca analiz yazılabilir. Herkes farklı bir noktayı fark edecek ve üzerinde duracaktır.

Nihai olarak bu kitap ne anlatıyor dersek; tüm gücü elinde bulunduran ve safahat içinde yaşayan kişi aslinda dev bir hapisanededir. En büyük korkusu ölümdür. Yaşadığı görkemli hayatı sürdürmek için sömürdüğü insanların ona zarar vereceği düşüncesinden kurtulamaz. Etrafı korumaları ile çevrili olsa dahi bu endişeyle yanıp tutuşur. Sadece özgürlüğü için ondan kaçmaya çalışanlara bu korkuyla zarar verir, onların hayatlarını söndürür. Oysa ki o masum insanlara duyulan sevgi ömür boyu gölge gibi onun peşinden gelir ve huzurlu bir uyku uyumasına engel olur .

Bu kitap bir başyapıttır.
456 syf.
·Beğendi·10/10
Necib Mahfuz'un onca kitabını okumama rağmen bence Kahire Üçlemesinden sonra kaleme aldığı en iyi kitabın Cebelavi Sokağı'nın Çocukları olduğunu düşünüyorum.Necib Mahfuz'un kitaplarını okurken bir yerden bir yere sürükleniyorum sanki.
Ne kadar büyük çapta olursa olsun,bütün trajediler nihayetinde hayatın bir parçası haline gelir.
...ama o kadar çok insanın sırlarına ve üzüntülerine ortak oluyorum ki kederli ve kalbi kırık bir adam haline geldim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cebelavi Sokağı'nın Çocukları
Baskı tarihi:
Haziran 2010
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944756341
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Asr Al - Hubb عصر الحب
Çeviri:
Leyla Tonguç Basmacı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Mukattam Çölü'nün kıyısında, adının verildiği sokakta, yüksek duvarların çevrelediği muhteşem konağında yaşayan kudretli Cebelavi, topraklarının ve mülklerinin idaresini beş oğlundan biri olan Edhem'e bırakır. Ancak Edhem'in babasına ihaneti, konaktan kovulmasıyla sonuçlanır. Cebelavi'nin oğulları ve torunlarından Cebel, Rıfat ve Kasım, ondan aldıkları işaretler ve manevi güçle, sokağın yönetimini ele geçirir, çetelerin elindeki yoksul halklarına yardımcı olmaya, barış sağlayıp adil bir düzen kurmaya çabalarlar. Amaçları aynı olsa da yolları farklıdır. Cebelavi'nin çocukları ve torunlarının hikâyeleri, birbirine geçerek ilerler. Sokaktaki herkesin ve her şeyin sahibi olan, adı efsaneleşen Cebelavi'nin sırrını çözmeye çalışırken beklenmedik olaylara yol açan torunu Arif'in dönemi, bu tuhaf sokağın ve sakinlerinin hayatında farklı ama kalıcı bir sayfa açacaktır.

Mısır'da yıllarca yasaklanan Cebelavi Sokağı'nın Çocukları, hem bütün bir soyun hem de peygamberleri, efsaneleri ve günümüze göndermeleriyle, aynı soydan gelenlerin düşmanlıkları, savaşları, iktidar hırsları, aşkları ve mucizeleri üzerinden insanlığın evrensel ve ruhani öyküsünü anlatıyor.

"Bizi hiçbir zaman görmeyen ve hiçbir zaman göremediğimiz bir
büyükbabamız olması hüzün verici değil midir? Bizler pislik içinde yaşarken, onun kendini o konağa kapatması tuhaf değil midir? Bizi bu noktaya getirenin ne olduğunu merak ediyorsanız, işte size hikâyelerimiz; Edhem, Cebel, Rıfat ve Kasım hakkında her şeyi öğreneceksiniz ama bunların hiçbiri sizi rahatlatmayacak, avutmayacak."

Kör İmam diye bilinen Ömer Abdulrahman, "O herif, Sokağımızın Çocukları romanı yayınlanır yayınlanmaz ortadan kaldırılsaydı, Salman Rüşdi bugün Şeytan Ayetleri'ni yazmaya cesaret edemezdi" demiştir ve bu bir fetva olarak nitelendirilmiş ve Necip Mahfuz suikasta uğramıştır?

Cebelavi Sokağının Çocukları ilk olarak tefrika olarak 1959 yılında Al Ahram adlı günlük bir gazetede yayınlanmıştır ve dinin ve bu dine mensup kişilerin düşüncelerine hakaret ettiği gerekçesi ile sokaklara taşan gösterilere sebebiyet vermiştir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 167 okur

  • Ali Polat
  • Gülşen Doğru
  • sevim bicer
  • selim aydoğan
  • Azam
  • seçil
  • Ahmet Konukseven
  • duygu düğdü
  • Fatma Akyıldırım
  • Su_ece

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.8
14-17 Yaş
%5.9
18-24 Yaş
%2.9
25-34 Yaş
%17.6
35-44 Yaş
%50
45-54 Yaş
%11.8
55-64 Yaş
%2.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%59.4
Erkek
%40.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.8 (24)
9
%26.1 (18)
8
%23.2 (16)
7
%8.7 (6)
6
%2.9 (2)
5
%2.9 (2)
4
%0
3
%1.4 (1)
2
%0
1
%0