Cinayetler KapısıAgatha Christie

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.026
Gösterim
Adı:
Cinayetler Kapısı
Baskı tarihi:
1986
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Kader Kapısı
Cinayetler Kapısı
Postern of Fate
Bayan Thomas Beresford Guguktu Saat adlı kitabı alttan üçüncü rafa soktu. Sonra
eli, Halttı Oda’ya gitti… Tommy neredeyse kentten dönecekti.
Evet .yerleşme işi ilerliyor, diye düşündü Tuppence. Tabii ilerliyor. Sevdiğim o
eski kitapları çıkarıp okumaya kalkışmasam… Çok hoş oluyor ama insanın
zamanını da alıyor…

Üstelik Tommy akşamlan eve geldiğinde, karısına işlerin nasıl gittiğini
soruyordu. O da, gayet iyi diyordu ama kocasının yukarıya çıkıp kitap
raflarına bakmasını engellemek için de akla kdrayı seçiyordu. Her şey uzun zaman
alıyordu. Bir eve yerleşmek daima böyleydi. İnsanın tahmin ettiğinden daha uzun
sürüyor ve içeri bir sürü sinir bozucu insan da doluşuyordu. Söz gelişi,
elektrikçi adamlar geliyor, daha önce yapmış oldukları işi beğenmiyorlardı.
Neşeyle gülerek orayı burayı kazıyorlardı. Tuppence bazen keşke eski
yerimizden çıkmasaydık diyordu.
Tommy hatırlatıyordu o zaman. Yemek odasının tavanını unuttun mu? Ya
tavanarasındaki odaları? Garajın halini? Araba içerde eziliyordu az kalsın. Bunu
sen de biliyorsun.
Güzel bir roman yalnız diğer romanlar gibi detaya inilmemiş. Kişileri, yerleri ve olayları sizin kafanızda canlandırmanız gerekiyor. Bir nevi tiyatro gibiydi. Bitirmeyi çok istedim lakin ne kadar kendimi zorlasam da bir türlü kitap elime geçmedi. (spoiler midir nedir ondan olabilir)
Kitap hakkında biraz bilgi verecek olursak; eskiden dedektiflik ve ajanlık yapmış olan bir çift artık emekliliğin tadını çıkarmak isterler. Eski bir köşke taşınırlar taşınma esnasında eski çocuk kitapları eline geçen tuppence bir bulmacayla karşılaşır ve merakını gidermek için köşkün tarihini araştırmaya başlar ve tabi tommy'de ona katılır. Bir kaç ilginç yani doğal olmayan ölümle karşılaşırlar ve kimseden bir bilgi edinemezler. Ama bu sırrı çözmeleri için başkaları tarafından görevlendirilirler. Bakalım bu köşkün gizemini çözebilecekler mi? Kitap arkası yazısı gibi oldu :) Okunmaya değer buluyor ve tavsiye ediyorum.
Ygs mi Yks mi artık her neyse ona hazırlık için hafta içi kursa gidiyorum (öğretmenlerim duymasınlar ama ne vicdansızlar tekrar ve sürekli test çözmemi istiyorlar) anlayacağınız nefes almaya vaktim yok. Nefes demişken bir sayfa dahi olsa okumak beni çok rahatlatıyor. Hafta sonu da okula gidiyorum kısacası bir müddet hem burayı hem de okumayı bırakmam gerek.
Bazı şeyleri kazanmak için bazılarından vazgeçmek gerek. Umarım değer...
Allah'a Emanet Olun Dostlarım, Ablalarım, Abilerim ve Kardaşlarım...
Kitap her ne kadar polisiye roman olsa da içerikte evli bir çifte ağırlık verilmiş, ancak kitabın değerinden hiçbir şey azaltmıyor bu. Sonlara doğru kitabın nasıl biteceğini anlıyorsunuz, bu yüzden oyumu daha düşük verdim. Belki de kitaba salt polisiye gözüyle bakmamalıyız, çünkü bu kitap serinin sadece bir parçası ve daha açıklanmayan büyük bir olay var. Gelgelelim kitap akıp gidiyor, zorlanmadan okunuyor. Agatha Christie, belki de başkalarının kaleminden basit kaçacak bir konuyu zevkle okutturuyor, tabii seriye bütün bakmak gerek.
Kitap alışılagelmiş Agatha kitaplarından biraz farklıydı. Ben polisiye denince akla gelen bu yazarın kitaplarında Hercule Poirot karakterinin oluşuna ve olayları inanılmaz bir biçimde çözümlemesine o kadar çok alıştım ki onun olmadığı kitaplar Agatha'nın seviyesinin altında kalıyormuş gibi geliyor.Kader Kapısı'nda Agatha olayları I.Dünya Savaşı zamanında İngiliz-Alman insanları arasındaki ajanlık olaylarıyla yoğurarak daha ilginç kılmış. Agatha serisini almayı düşündüğüm şu günlerde vize haftasında olanlar ve bu haftaya yaklaşanlar için okunabilir,sade bir kitap. Bol saatli okumalar :)
Ara ara yazarın kitaplarından okurum. Bazen okuma hızımı arttırmak için, bazen okuduğum ağır kitaplara ara vermek için. Kısa ve akıcı kitaplar olduğu için hem çabuk okurum hem eğlenceli olur. Fakat bu okuduğum en kötü kitabıydı. Bir türlü konuya girilmemesi olayın araştırma süresinin uzatılması vs bu sefer pek eğlenceli vakit geçirdim diyemeyeceğim.
Öncelikle kader kapısı agatha nın diğer kitaplarına göre biraz farklı.Diğer kitaplarda hep çözüme odaklı ilerliyor fakat bu kitap çiftimizin normal hayatına da yer vermiş günümüz cinayet romanları gibi öncelikle ana karakterlerin hikayesi ön planda.Ayrıca kitabın bölümlere ayrılması çok hoşuma gitti.İnsanı hiç sıkmıyor bu yüzden.Ancak kitabın sonuna gelecek olursak bana hayal kırıklığı yaşattı diyebilirim.Alışılmış agatha cristi kitaplarının sonları gibi şok edici değil hatta durağandı.Kitabı okurken zaten bu sonucu çıkarıyorsunuz.Tommy ve Tuppence karakterlerini çok sevdim fakat beklentimin çok altında kaldı.Malesef önermiyorum.
Okuduğum diğer Agatha Christie kitaplarından biraz farklıydı Cinayetler Kapısı. Durağan ,yavaş ilerleyen bir hikayesi var . Okurken ,acaba ne zaman heyecan saracak diye diye bitiriveriyorsunuz.
Eski ajanlardan Bay ve Bayan Beresford , satın aldıkları eski bir köşkü tamir edip emekliliklerinin tadını çıkarmayı düşünürken, ellerine geçen bir kitaptaki şifreyi çözerler ve yıllar önce işlenen bir cinayeti araştırmaya başlarlar. Cinatetin işlendiği yıllarda yaşayanların bir çoğu ölmüş olduğu için çok zor bir araştırma olacaktır onlar için.
Heyecan verici bir kitap değil ancak akıcı bir anlatımla bırakamıyorsunuz.
İyi okumalar diliyorum.
Oldukça güzel bir Tommy ve Tuppence Beresford romanı. Tommy ve Tuppence yeni bir köşk satın alırlar. Evin içerisindeki kitapları yerleştirmeye çalışırken bir kitaptaki bazı harflerin altının çizildiğini fark ederler. Mary Jordan adında birinin ölümünün normal olmadığı yazmaktadır. Bunu yazan çocuk Alexander da ölmüştür. Araştırmaya başladıklarında Mary'nin ajan olduğunu öğrenirler. Alman casusu zannederler ancak İngiliz ajanıdır. Bu arada Mary hakkında bilgi veren bahçıvan öldürülür ve Tuppence'e ateş edilir. Acaba bu ikili kasabadaki casusluk şebekesini tespit edebilecek midir? Keyifle okunan bir roman.
Kitap güzel fakat Agatha Christie'nin türünden birazcık çıkmış. Kitap diğer karakterler yerine Tuppence ve Tommy'ye odaklanmış. Sonu tam olarak bitmemiş ve fazla detaya inilmemiş. Kitap çoğunlukla Tuppence ve Tommy'nin bilgi toplayıp sonra bir araya gelip bilgilerini birbirleriyle paylaşmalarını anlatıyor. Kitap diğerlerine göre biraz sakin ve sıkıcı olsa da "N veya M?" kitabındaki karakterleri tekrar görmek beni mutlu etti :D
"İnsan eski dostlarına ne olduğunu merak ediyor. Bazen arkadaşını sorunca öldüğünü öğrenip şaşırıyorsun ya da hâlâ hayatta olduklarını öğrenince daha da fazla şaşırıyorsun. İçinden çıkılması zor bir durum."
"Birinin bizi ortadan kaldırmaya çalıştığını mı ima etmek istiyorsun? O zaman... "
Tommy cümleyi tamamladı. "O zaman bu evde gerçekten saklı bir şey var demektir."
"Şey, aslında 'güzel' hoş bir kelimedir. Nedenini bilmesem de genellikle çoğu insan bu kelimeden nefret eder. Bana göre güzel bir yerde kötü şeyler olmaz..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cinayetler Kapısı
Baskı tarihi:
1986
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Kader Kapısı
Cinayetler Kapısı
Postern of Fate
Bayan Thomas Beresford Guguktu Saat adlı kitabı alttan üçüncü rafa soktu. Sonra
eli, Halttı Oda’ya gitti… Tommy neredeyse kentten dönecekti.
Evet .yerleşme işi ilerliyor, diye düşündü Tuppence. Tabii ilerliyor. Sevdiğim o
eski kitapları çıkarıp okumaya kalkışmasam… Çok hoş oluyor ama insanın
zamanını da alıyor…

Üstelik Tommy akşamlan eve geldiğinde, karısına işlerin nasıl gittiğini
soruyordu. O da, gayet iyi diyordu ama kocasının yukarıya çıkıp kitap
raflarına bakmasını engellemek için de akla kdrayı seçiyordu. Her şey uzun zaman
alıyordu. Bir eve yerleşmek daima böyleydi. İnsanın tahmin ettiğinden daha uzun
sürüyor ve içeri bir sürü sinir bozucu insan da doluşuyordu. Söz gelişi,
elektrikçi adamlar geliyor, daha önce yapmış oldukları işi beğenmiyorlardı.
Neşeyle gülerek orayı burayı kazıyorlardı. Tuppence bazen keşke eski
yerimizden çıkmasaydık diyordu.
Tommy hatırlatıyordu o zaman. Yemek odasının tavanını unuttun mu? Ya
tavanarasındaki odaları? Garajın halini? Araba içerde eziliyordu az kalsın. Bunu
sen de biliyorsun.

Kitabı okuyanlar 75 okur

  • Okur-gezer
  • İbrahim Demiroz
  • Elif
  • Hermaste
  • Özlem
  • Nazan gercek
  • IRMAKK70
  • Duygu şanlı
  • uyuşuk kontes
  • İgnore

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%4.3 (1)
7
%8.7 (2)
6
%0
5
%0
4
%4.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0