Hristiyan inancını , kiliseyi üslubuna sınır koymadan eleştirir. Nefretin kusumu veya bildiği doğruların ispatı denilebilir. Bazıları öldükten sonra doğar , sözüyle öngörüsünü de ispatlamıştır.
DeccalFriedrich Nietzsche · Panama Yayıncılık · 20215,1bin okunma
Felsefe denince akla gelen ilk isimlerden olan Friedrich Nietzche nihilizm ve optimistik nihilizm fikrini savunup kendini hayattan ve dinden soyutlamıştır. Hristiyanlığı fazla kötülemese de taşlamış resmen bu eserinde(Deccal). Güzel örnek ve açıklamalarla hoş ve felsefi bir dille vermek istediği mesajı aktarmış okuyucusuna.
Birkaç dünya klasiği dışında okuduğum ilk felsefik yapıtlardan sanırım lakin beni derinden etkilemekle beraber beni oldukça yoğun bir kavramlar dizesinin içinde hissettirdi. O kadar yoğun ve manidar bir anlatım sergilenmiş ki insan her cümlenin altını çizmek isteyip felsefeye atılmak istiyor.
Ayrıca kitaptan bağımsız olarak yazarın hayatını kurcalamaya kalktığımda karşıma Niçe’nin dört temel öğüdü dikkatini çekti doğrusu,bunlar:
1-Kıskançlığını itiraf et!(Düşünüre göre kıskançlık hayatın önemli bir kısmını oluşturur.)
2-Asla alkol alma
3-Hristiyan olma( Bu konu hakkında düşünceleri gayet net ve hristiyanlığı reddetmekle beraber kötü bir yol ayrımı olduğunu söylüyor bu dinin.)
4-Tanrı öldü…!( pekala bu düşüncesi ise Tanrı’yı reddeder ve Tanrı ve din ifadelerinin içini boşaltacak şekilde fikirlerini öne sürmüştür.)
Friedrich Nietzche, kitaplarının bize, “Gerçekte olduğumuz kişi olmayı” öğretmesini istiyordu. Son öğüdünü de verdiğime göre incelemeyi burada bitiriyorum. Kitabı büyük bir rica ile okumanızı temenni eder, iyi okumalar dilerim:)
Nietzsche'nin Hıristiyanlığı bir çok yönden eleştirdiği bu kitap, yoğun felsefik terimler içerdiğinden dolayı anlaması biraz zor olabiliyor. Bazı yayınevlerinde bu kitap "Hristiyanlığa Sövgü" olarak da geçiyor. Yalnız bazı yerlerinde Hıristiyanlıktan ziyade ölümden sonraki hayata inanan bütün inanç sistemlerini eleştiriyor. Bana hitap etmese de reddettiğim şeyleri de bir ölçüye kadar bilmenin de faydalı olacağını düşünüyorum.
Herkese faydalı okumalar.
İyi nedir? İnsanda güç duygusunu,güç isteğini, gücü arttıran her şeydir. Kötü nedir? Zayıflıktan doğan her şeydir. Mutluluk nedir?Gücün yükselme duygusu ve bu direnişin aşıldığı duygudur.
DeccalFriedrich Nietzsche · Panama Yayıncılık · 20215,1bin okunma
Nietzsche bu kitabında tam anlamıyla Hristiyanlara giydirmiş. Birazcık kadınlarıda örselemiş fakat teğet geçmiş. Hoşuma gitmedi değil açıkcası fikirleri değişik ve ilgi uyandırıcı ️
DeccalFriedrich Nietzsche · Panama Yayıncılık · 20215,1bin okunma
Kitap sakin kafa ile bölüm bölüm okunması gereken bir kitap.Bir oturuşta okumak doğru olmaz.Okuyup , düşünüp , değerlendirmek lazım.Bu anlamda hayli zor ve yoğun bir metin deccal.İçerik bakımından ise tam anlamıyla bir hristiyanlık eleştirisi.Hatta bazı yerler oldukça ağır.Dinin ilk çıkış noktasından ele alarak kilise ve papalığa kadar getiriyor eleştirisini yazar.Hassasiyeti olanlara tavsiye etmem cünki, dilinin kemiği yok.
DeccalFriedrich Nietzsche · Panama Yayıncılık · 20215,1bin okunma
Bu kitapta özellikle Hristiyanlığa çok ağır eleştirilerde bulunulmuş. Nietzsche okumayan birisi için ağır gelebilir. İçerisinde fazla felsefi terim var. Ben herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Ve kitaptan şu alıntıyı da buraya yazıyorum, çünkü ancak o zaman ne okuduğunuzu ve neden okuduğunuzu biraz da olsa fark etmiş olacaksınız...
“Bu kitap en azlarındır. Belki de onlardan hiçbiri yaşamıyor daha. Onlar benim Zerdüşt'ümü anlayanlar olacaklar: kendimi daha bugünden işitilecek kulaklar bulanlarla nasıl karşılaştırabilirim ki? Ancak öbür gündür benim olan. Kimileri öldükten sonra doğar. Kişinin beni anlamasının, hem de zorunlukla anlamasının koşulları - bunları pek iyi bilirim. Benim yalnızca içtenliğime, tutkuma dayanabilmek için, düşünsel konularda katılık kertesinde dürüst olması gerekir kişinin. Dağlarda yaşamaya alışkın olması gerekir - çağın siyasetinin ve halkların çıkarcılıklarının sefil gevezeliğini kendi altında görmeye. Aldırmaz olmuş olması gerekir, hiç sormaması gerekir, doğruluk yararlı mıdır diye, bir kötü kader olup çıkar mı diye... Bugün kimsenin sorma yürekliliğini göstermediği sorulara sertliğin verdiği yatkınlık; yasaklanmış olana yüreklilik; labirente önceden belirlenmişlik. Yedi yalnızlıkta edinilmiş bir deneyim. Yeni bir müzik için yeni kulaklar. En uzaklar için yeni gözler. Şimdiye dek sağır kalınmış doğrular için yeni bir vicdan. Ve yüce üslubun iktisat istemi: gücünü, heyecanlanmalarını derli toplu tutmak... Kendi kendine saygı; kendi kendine sevgi; kendi kendisi karşısında koşulsuz bir özgürlük... İşte! Bunlardır benim okurlarım ancak, benim sahici okurlarım, benim önceden belirlenmiş okurlarım: geri kalan neye yarar ki - geri kalan insanlıktır yalnızca.
Bir Friedrich Nietzsche kitabı okuduktan sonra kafa allak bullak olmuyorsa, bir kaç gün boyunca kitapta geçen yoğun içerikli düşünceler beyni ele geçirip sürekli tekrarlanmıyorsa kitap tam anlaşılmış sayılmaz diye düşünüyorum.
Bu arada kitabın isminden korkup kararsız kalanlar için şunu belirteyim, kitabın içeriği hiç de korkunç değildir ancak biraz serttir, o da Nietzsche'nin imzası olsun :D
Deccal'e geçmeden önce çeviriyle ilgili şu açıklamayı da belirtmek istiyorum. Her sayfası dolu dolu olan, yoğun içerikli Nietzsche kitaplarında çevirmenlerinin daha dikkatli çeviri yapmasının elzem olduğunu düşünüyorum. Kitapta bir çok yerde çok daha basit şekilde çeviri yapılabilecekken çevirmenin devrik cümleler kullanması ve bazı yerlerde kelime fazlalıkları yada eksiklikleriyle kitabın anlaşılmasını zorlaştırdığını düşünüyorum. Avrupa ve Türkçe Dilleri arasındaki gramer farklılığından dolayı bazı çevirmenler bunu yapabiliyor o yüzden bir çok kitapta devrik cümleler ya da tam anlaşılmayan cümleler oluşabiliyor. Normal romanlarda bu durum çok göze batmazken özellikle teknik kitaplarda ve felsefe kitaplarında daha çok göze battığını düşünüyorum.
Kimi insanlar içinde yaşadığı toplum düzenini sorgulamaz, Oscar Wilde'nin dediği gibi "Yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir. Çoğu insan sadece var olur."
Friedrich Nietzsche gibi mükemmellik arayan insanlar ise hayatı sürekli sorgular yanlış olan ne varsa onu eleştirir ama sadece eleştirmekle kalmaz çözüm yollarını da gösterir. Ve bu yüzden en yüksek mertebedeki insan modeline de "üstinsan=üstün insan" demiştir.
Kitap Avrupa'da ilk çıktığında sansürlü olarak yayınlanmıştır. Çünkü
Alman düşünür olan Nietzsche 17 yaşına kadar babası ve dedesinin yolundan gidip bir papaz Olmak isterken araştırmalarının sonucunda Hristiyanlıktan çıkmıştır ve hatta Hristiyanlığa karşı kini o kadar büyümüştür ki ''deccal''adlı eserinde bunu bariz bir şekilde görebiliyoruz kitapta İsa'ya karşı herhangi bir kötü söylem bulunmayıp pavlus ve diğer din adamlarına karşı birçok Hiciv yer almaktadır Yüzyıllardır Hristiyanlar insanların beynine bulayarak insanlığa sürülmüş çıkmayan bir kara leke olarak hristiyanlığı tanımlar. Yeni ahitten bölümler vererek aslında ne kadar saçmaladılarını gözler önüne sürer Hatta şöyle bir ifade kurar yalnızca tek bir hoş özellik bulmak için yeni ayeti inceledim ama nafile içinde samimi iyi niyetle güvenilir ve dürüst hiçbir şey yok. hakikat adı altında insanların ne kadar ezdikleri ve kandırdıkları öteki dünyayı sunarak insanları korkutup bilimle uğraşmalarını engelledikleri Hristiyanlığın gerçekte Hristiyan diye bir şey olmadığ hiç 2000 yılından beri Hristiyan denen şey aslında psikolojik bir kendini kandırma durumu idi diye tanımlar. Budizm ve hristiyanlığı Birçok yerde karşılaştırır mesela :Budizm söz vermez, doğrudan yerine getirir; Hristiyanlık hep söz verir ama bunları asla yerine getirmez. Diyerek hristiyanlığı bütün çıplaklığıyla gözler önüne sürer.
Deccal, inanç ve aklı yüksek bir düzlemde uzlaştırmaya çalışmadan, Hıristiyanlığa yöneltilen çok sert bir eleştiridir. Zira bu din, bir kültür yıkıcıdır, insani içgüdüler taşıyan her türlü uygarlığa düşmandır, zayıf ve hasta olanlar içindir... Hayali nedenler ve hayali kavramlarla beslenen din, yalan üstüne kurulu olduğundan, bilgiye düşmandır, kişiye ne huzur ne de mutluluk bahşeder.
..Arka kapaktan ..
..Yazar, hristiyanlık dininde ruhban sınıfı başta olmak üzere sırasıyla hristiyan öğretileri, inancın kendisi ve bunların sonucu konularında iddialı eleştiriler ele alıyor. .
.....Bugünün insanı boğuluyorum onun temiz olmayan nefesinden..S 103
Alman filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci. Din, ahlâk, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmıştır. Nietzsche'nin kilit fikirlerini Apollon-Dionysos ikiliği, Perspektivizm, Güç İstenci, "Tanrı'nın ölümü", Üstinsan ve bengi dönüş oluşturur. Felsefesinin merkezini oluşturan şey, kişinin coşkun enerjisini sömüren her türlü öğretinin, toplumsal olarak ne kadar geçerli olursa olsun sorgulanarak "hayatın olumlanması"dır. Hakikatin değeri ve nesnelliği üzerine yürüttüğü kökten sorgulaması, geniş çaplı yorumların odağını oluşturur ve etkisi özellikle kıta felsefesi geleneğinde varoluşçuluk, postmodernizm ve postyapısalcılık da dâhil olmak üzere devam etmektedir.
Nietzsche, kariyerine felsefeye dönmeden önce klasik filolog (Yunan ve Roma metin eleştirmeni) olarak başladı. 1869 yılında yirmi dört yaşındayken Basel Üniversitesinde klasik filoloji kürsüsüne, bu yeri alan en genç kişi olarak atandı. 1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti. 1889'da kırk dört yaşında zihinsel yetilerinin tamamının kaybıyla sonuçlanan bir çöküş yaşadı. Çöküşü sonraları, üçüncü devre sifilis hastalığının yol açtığı, nadir görülen bir genel pareziye yoruldu; fakat bu teşhiste soru işaretleri vardı. Nietzsche, kalan yıllarını 1897'de ölümüne kadar annesinin, 1900'de kendi ölümüne kadar kız kardeşi Elisabeth Förster-Nietzsche'nin bakımında geçirdi.
Bakıcısı olarak kız kardeşi, Nietzsche'nin el yazmalarının idareciliğini ve editörlüğünü üstlendi. Förster-Nietzsche, tanınmış bir Alman milliyetçisi ve antisemitist olan Bernhard Förster ile evliydi ve Nietzsche'nin yayımlanmamış yazılarını, kocasının ideolojisine uyarlamak üzere, Nietzsche'nin belirttiği, antisemitizm ile milliyetçiliğe sert ve bariz biçimde karşı çıktığı görüşlerine genellikle ters düşecek biçimde yeniden düzenledi. Förster-Nietzsche'nin yaptığı değişiklikler sebebiyle Nietzsche'nin adı, sonraları yirminci yüzyıl bilim insanları Nietzsche'nin fikirlerinin yanlış yorumlanmasına karşı harekete geçmiş olsalar da, Alman militarizmi ve Nazizm ile birlikte anılır olmuştur.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Friedrich_...