Edebiyat dünyasına renk katan, aydınlatan, yaşanmışlıktan gelen duygularını olduğu gibi akıcı bir dil ve kendine özgü bir yorumla okuyucuya aktaran, acının, hüznün, kederin, ezilmişliğin, masumluğun ve suskunluğun, yazarı Mehmed Uzun.
Hayatımıza değen ve insanı derinden etkileyen “Dengbejlerim” isimli bu eseri, altı denemeden oluşuyor.
Okuyucuyla sohbet havasında yazdığı denemelerinde oldukça başarılı. Kuşkuya yer vermeyen, açık ve seçik bir anlatıma sahip. Kendi yaşadığı, hissettiği bütün duyguları okuyucuya da geçiriyor.
Denbejleri tanıdıkça Mehmed Uzun ‘un da bir dengbej ustası gibi içten gelen o etkileyici gücün, kişiliğini ve duruşunu yansıttığını düşünüyorum. Yaşamı boyunca dengbejlerin sesiyle, sözleriyle, öyküleri ve anlatılarıyla iç içe yaşamış olmasının doğal bir sonucu olsa gerek. Zaten kendisi de tüm kitap boyunca dengbejlerin kendi hayatını nasıl etkileyip, nasıl anlamlı kıldığını hep anlatıyor. Yolunu, yönünü bulmada, onlardan aldığı güç ve güvenle, her birinden öğrendikleriyle hayatı şekillenmiş. Onların ışığı ile aydınlanan yolunda ilerlerken kelamlarında, kılamlarında, şarkılarında hep kendini bulmuş. Aldığı tüm bu güzel duyguları, okuyucusuna da yansıtmakta bir o kadar etkili bir yazar.
İnsanı insan yapan çektiği acılar, kederler midir diye kendime sormadan yapamıyorum. Acı çeken, hüzünlü, kederli bir insanın, diğer insanın yaşadığı acıya daha duyarlı olup onun acısını taa yüreğinde hissedebildiğini sanıyorum.
Mehmed Uzun’un, samimi anlatımıyla dengbejlerin dünyasına girip onların acı ve kederle yoğrulmuş, insanın içine işleyen seslerini, kelamlarını , kılamlarını , stranlarının ne demek olduğunu bilmek, seslerini dinlemek ve anlamak şansına sahip oluyoruz bu kitapla.
Dengbejleri tanıyıp anladıkça, onların kederli seslerini dinledikçe, neden bu