"Deng sestir. Bej ise sese biçim verendir, sesi söyleyendir. Sese ruh kazandıran, sesi canlı hale getirendir. Sesi meslek edinmiş usta, mekânı ses olmuş insandır.
Dengbêj, sese nefes ve yaşam verendir.
Dengbêj, sesi kelam, kelamı kılam, türkü haline getirendir.
Dengbêj, söyleyendir, anlatandır."
Dengbêjlerim, insanın bilincine ve yüreğine damla damla akıyor. Yaralı bir dili, kanatları kırılmış bir kültürü hatırlatıyor.
Bir denemeden çok daha fazlası; bir mektup, bir vasiyetname. Her cümlesi hüngür hüngür akıyor bilince.
Her yıl okurum Dengbêjlerimi. Bu yıl da bu aya denk geldi. Her okumamda da farklı bir tat, farklı bir his duyar; bir araştırma ve öğrenme gücü edinirim.
Dili, anlatımı oldukça açık, anlaşılır, yalın; hem okuyor, hem dinliyorsunuz. Hem gözleriniz hem kulaklarınızla ruhunuza deng veriyorsunuz.
Diliniz hafızanızdır, kimliğinizdir, tarihinizdir, geçmişiniz, geleceğinizdir; sahipsiz bırakmayın, kaybetmeyin, kaybolmasına izin vermeyin, hatırlayın, hatırlatın diyor sanki Dengbêjlerim; gür ama incinmiş, kırılmış, gözyaşıyla dolu bir deng ile...
Babamla karşılıklı kılam ve stranlar söylerken hep Dengbêjlerim gelir aklıma. Yıllar önce babama Dengbêjlerimi okuduğumda ağlamıştı.
Ve "Xem û keder giran in. Ew di dil de dikelin û dikelin; ew diherikin nav hişmendiyê. Ew dibin peyv, ew dibin peyv. Ew nahêlin em ji bîr bikin" (hüzün ve keder ağırdır. yürekte kaynar da kaynar; bilince taşar. Söz olur, kelam olur. Unutturmaz) demişti..
Çok kıymetli, çok keyifli, Dengbêjce, çok özel bir eserdir Dengbêjlerim.
"Dil duyguların anayurdu."
"Önce söz ve kelam vardı."
Okunmasını kesinlikle tavsiye ediyorum.
Huzurlu ve faydalı okumalar dilerim..