Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2022 77. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2022 09:34
Çarpıcı bir kitaptı. Başta güzel gidiyor ama sonra şahısların ve mekanların (civar köyler) betimlemeleri arttıkça artıyor. Balzac okurken not tutarım; kim kimdir, diğerleriyle nasıl bir ilişki içerisindedir, kaç yaşında, hangi meslektedir filan. Çünkü Balzac bir yerde Bay bilmem ne derken başka yerde postacı şunu yaptı, şunu dedi diyor. Postacı kimdi diye affallayıp kalıyorsunuz. Bu kadar not tutmama rağmen her Balzac kitabında, bu kitabin son 200 sayfasında bıraktım artık, çünkü sürekli yeni şahıslar çıkıyor ortaya. Olay ne: Emekliye ayrılmış bir komutan muhteşem güzel bir yörede bir villa alır. Villaya ait güzel bahçe ve yanıbaşında ağaç satışlarından para getiren yine ona ait bir orman vardır. Villa ve çevresini satın aldığı şehirden gelme kadın civar köylerdeki insanların bu ormana girip ihtiyaçları kadar odun toplamalarına göz yummuştur ve hatta onlara hediyeler vererek kendisini sevdirmiştir kendi zararına da olsa, çünkü orman resmen talan ediliyor ve kahya da cebini dolduyor kadının şehirli olup, paragöz de olmadığı, sadece huzur içinde yaşamak istediği için ve çiftçi ve köylüleri rahat bırakır, onlar da onu. Ama burasını şimdi satın alan emekli komutanın köylü takımına vereceği birşey yoktur. Askeriyeden alışık olduğu üzere ipleri eline alır, ormana yeni bekçileri koyar, çünkü eski bekçi köylüleri tanıdığı için hırsızlıklara göz yummaktadır ve onlar da ona belirli imtiyazlar yaşatırlar, ve bu eski bekçiyi kovar. Cebini doldurduğu kahyayı da çalarken yakaladığı için kırbaçla döverek kovalar ve işten atar. Böylece kahyayı da, köylüyü de, bekçiyi de kendine düşman eder. Ama kahya hırslı adamdır ve intikam yemini eder. İlk işi civar kasabaların birinde belediye başkanı seçilmektir. İkinci iş olarak tüm civar köy ve kasabalarda dağınık olan akrabalarını komutana
Die BauernHonore de Balzac · Diogenes · 1977359 okunma
8/10
·427 syf.·
Beğendi
·
2024 70. kitabı
Herkese merhaba, Balzac’ın Köylüler isimli eserinden bahsetmek istiyorum. Dünya edebiyatının toplumsal gerçekçi romanı olduğu söylenir, elbette bu kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Ben bu esere Karl Marx’ın biyografisi olan Ateşi Çalmak eserinde denk gelmiştim. Marx’ın Balzac okumayı çok sevdiğini biliyorum bu kitapta onun en sevdiği romanmış. Kesinlikle hak verdiğimi söyleyebilirim, okumadıysanız mutlaka okuyun derim. Balzac'ın bir bilimsel inceleme kadar derin, gerçek yaşam kadar çarpıcı olan bu son romanı çağına tanıklık eden önemli bir belge olma özelliğini her zaman koruyacaktır. Kitapla kalın.
Edebiyat & Roman
KöylülerHonore de Balzac · Alfa Yayınları · 2018359 okunma
6/10
·427 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2024 08:12
Günaydın arkadaşlar. Bugün hep beraber yaşadığımız, milletçe ortak olarak düşündüğümüz, yarın nasılsa barışırız diyenlerin uyuduğu ve çoğunun uyanamadığı acı dolu bir gecenin yıl dönümü. Sabahı olmayan, yeri dolmayan, silinmeyen hatıraların ve unutulmayan acıların günü. Bu süreçte ne yazık ki yaşanan felaketi anmaktan ziyade adeta hatırlatmak adına resimler ve videolar sık sık yayımlanacak ve karşımıza da çıkacak. Gönül isterdi ki olmasın ama bu yaşanacak. Bizler de yalnızca kavuşamayan ailelerin, birbirini bir daha asla göremeyecek olan dostların ve birbirinden ayrı düşen eşlerin acılarını düşünmeyeceğiz elbette. AHLAK ne kadar önemliymiş bunu tekrar göreceğiz. Mimarından müteahhidine, yönetimden yöneticisine herkesin ne kadar ahlaklı olması gerektiğini yeniden ve ısrarla hatırlatacağız. Hem de kimseyi tehdit etmeden (!) yaşananların bir daha yaşanmaması adına gerekli önlemleri almayanların da en ağır biçimde cezalandırılmaları için doğrunun tarafında olmaya devam edeceğiz. Başımız Sağ Olsun! Kitaba geçtiğimizde ise, Balzac’ın neredeyse her romanı geçmişten bir anı gibi gözümde canlanmaya devam ediyor. Sizlerde de böyle oluyor mu bilmiyorum ama bu gerçekçilik sanırım onu günümüze kadar yok olmadan getirdi. Bu romanı zaten acı, mücadele dolu bir kitap ve bu kitabın da hazırlanmasının yaklaşık 8 yıl aldığını belirtmemiz gerekiyor. Burada bazen düşünüyorum bazı yazarların yıllarını alan romanları birkaç günde okuduğumda ayıp mı oluyor acaba diye. Sizlerde de oluyor mu böyle? Fransa Burgonya’ya uzanıyor Aigues’e konuk oluyoruz bu romanda. Köylüler burada köle olarak kullanılan, Yeşilçam döneminde de bu yaşantıyla sıkça dalga geçilen ve insan yerine dahi konulmayan kişilerdir. Sahipleri ölüyor, yeni sahibi de önceden bir İmparatorluk generali olan Kont Montcornet. İki
KöylülerHonore de Balzac · Alfa Yayınları · 2018359 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2019 85. kitabı
Kitabın incelemelerini çok az yerde gördüğüm için bende inceleme yapma ihtiyacı duydum bu kitap balzacın yirmi yıldan fazla sürede yazmaya çalıştığı bir kitap uzun aralıklarla yazılmış çünkü bunu baş yapıtı yapmayı planlamıştır ama bitmeden öldüğü için kitabın özellikle son kısmı eşi tarafından derlenmiştir kitapta Fransız ihtilalinden sonra köylülere verilen haklar nedeniyle oluşan davranış bozukluklarından köylülerin kendini kaybetmeye başlamasından bahsedilmiştir uzun süre köydeki kontla sorun yaşayan fakir ama dik başlı köylüler konta baş kaldırmaya başlamış yasaları takmamaya ve çalışmamaya başlamış köydeki bütün düzen kaybolmuş durum dahada kötüleşmiş kontun yanında çalışan vekilharcının yolsuzluk yapması nedeniyle işten atılması köylüleri kışkırtmasına neden olmuş köylüler konta ve eşine karşı gittikçe daha çok kinlenmiş durumdadır ormandan sürekli odun çalmaya ve suç işlemeye devam etmişler kitap konta sürekli yardım eden akıllı yardımcısının öldürülmesi kontun köyü terketmesi ve aslında general olan kontun savaşta ölmesi kontesin başyardımcısıyla evlenmesiyle son bulmuştur kitap genel olarak fazla betimleme ve sanırım sonları derleme olduğu için fazla kopuk kopuk olmuş ve sürekli farklı karakterle çıktığı için bazı yerleri sıkıcı hale gelmiştir.
KöylülerHonore de Balzac · Islık Yayınları · 2017359 okunma
Toprak, Hınç ve İhanet
10/10
·427 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 23:36
Honoré de Balzac’ın Köylüler eseri, mülkiyetin yalnızca hukuki bir tasarruf değil, insanın dünyadaki mevcudiyetini tanımlayan temel bir varoluşsal zemin olduğu fikri üzerine kurulu devasa bir anlatıdır. Bu perspektiften bakıldığında roman, farklı varlık seviyelerinin birbirini yok etme pahasına girdiği bir çatışma alanıdır ve mülkiyet kavgası aslında bir "dünya kurma" savaşına dönüşür. General Montcornet için Les Aigues malikanesi, aristokratik bir varoluşun, düzenin ve estetiğin mekânıyken; köylü için toprak, üzerinde seyredilecek bir manzara değil, bedenin ve hayatta kalma güdüsünün ilksel bir uzantısıdır. Köylülerin mülkiyeti ihlal etmesi basit bir suçtan ziyade, toprağı kendi varlık alanına geri döndürme çabası olarak karşımıza çıkar. Bu ontolojik savaşta karakterler, modernitenin doğurduğu farklı varlık türlerini temsil ederler. Pere Fourchon medeniyet öncesi, neredeyse hayvani bir ilksel varlığı simgelerken, Rigou "hesapçı varlığın" zirvesini temsil eder; onun dünyasında her şey sayılara ve borçlara indirgenmiştir. Adolphe Sibilet ise kendi varlığını efendisinin yok oluşu üzerine kuran "parazit varlığın" somutlaşmış halidir. Émile Blondet üzerinden ise gerçeği gözlemleyen ama ona müdahale edemeyen, eylemsiz bir entelektüel bilincin trajedisi işlenir. Blondet’nin konumu, Paris’in soyut düşünce dünyası ile taşranın somut ve kanlı gerçekliği arasındaki yarığı temsil eder. Karl Marx’ın bu metne olan yoğun ilgisi de tam bu noktada derinleşir. Marx’a göre Balzac, mülkiyet üzerinden insanın nasıl yabancılaştığını ve Fransız Devrimi sonrası ortaya çıkan küçük mülkiyetin, köylüyü aslında nasıl tefecilerin ve sermayenin kölesi haline getirdiğini eşsiz bir doğrulukla tasvir etmiştir. Romanın finalinde Les Aigues malikanesinin parçalanması, yalnızca bir mülkün el
KöylülerHonore de Balzac · Alfa Yayınları · 2018359 okunma
3/10
·446 syf.··
2016 4. kitabı
Zorla okuyup bitirdigim bir Roman oldu, balzac bir mekanin detayini 5 sayfa boyunca anlatmaya vardirmis isi. O kadar ayrintiya girmesi epey sıkıcı geldi..
KöylülerHonore de Balzac · Oğlak Yayıncılık · 2003359 okunma
Puan vermedi
Dostum sen buna köylüler demişsin ama resmen burjuvazi'ler! Kitabın arka kapağında "aristokrasi, burjuvazi ve köylü halk üçgeninde yaşanan bir sınıf mücadelesi ve toprak kavgasıdır bu." diye bahsedilmiş. Bir iki bölüm haricinde halkla alakalı tek bir bölüm yok. Yüksek sosyetesi, rahibi, yok generali, kızı, gelini, anası danası vs vs. Tam kitabın içine artık girdiğimi düşünürken her bölüm yeni bir level açıldı resmen. Sorun bende mi anlayamadım ama ben bu kitaptan verim alamadım. Balzac 8 senede yazmış bu kitabı, tamamlayamadan vefat edince kitabın sonunu eşi getirmiş. Ben sevemedim, okuyacaklara başarılar.
KöylülerHonore de Balzac · Yordam Kitap · 2021359 okunma
1/10
·446 syf.··
2008 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2008 00:00
Köylülere bu hınç neden bir türlü anlamıyorum. Yazar olan birinin topluma karşı daha hassas olması gerektiği kanaatindeyim. Hangi yılda hangi ülkede yaşarsa yaşasın. Toplumda ayrıştırmaya ötekileştirmeye kötü göstermeye tahammülüm yok.
KöylülerHonore de Balzac · Oğlak Yayıncılık · 2003359 okunma
Köylüler her zaman heryerde köylüdür.
9/10
·367 syf.··
2021 62. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2021 10:56
'İnsanlık Komedyası' Balzac’ın 96 kitaptan oluşan romanlarıyla anlattığı yaşamdan hertürlü insan tipini serimlediği büyük yapıt. Köylüler romanındaki karakter betimlemeleri , 170 yıl önceki Fransa'sıyla 2021 Türkiyesinde de benzer değil mi . Romandaki köylülerle ilgili şu ifadeleri kim inkar edebilir -Çocuklar yetişkin oluncaya kadar köylü aileler için bir sermayedir. -‘Bir ana çok sevdiği kızına karşı bile, çıkarcı birinin sağdığı ineğine gösterdiği özen kadar okşayıcı ve koruyucu davranamaz.’ -TOPRAGIN MI VAR SAVAŞIN VAR Balzac usta, yine karakter tahlilleri ile muhteşem bir romana imza atmış, ömrü yetmediği için bitirememiş. Bitirdiğim 20. Balzac romanı ve okumanızı tavsiye ederim.
1000Kitap Gerçek Okurlar
KöylülerHonore de Balzac · Engin Yayıncılık · 1998359 okunma
Köylüler Romanı üzerine kapsamlı bir incelemem
5/10
·392 syf.··
2021 5. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2021 18:15
Adı her ne kadar Köylüler de olsa, temelinde fakirlik ve fakirliği temsil eden köylüler ile diğer tarafta zenginlik ve onu temsil eden burjuvazinin mücadelesinin işlendiği bir roman. Romanda burjuva tarafından köylülerin kanun bilmez, asi, başkaldıran hatta köyde kalkışma yapacak kadar tehlikeli ve menfaat düşkünü olduğu anlatılırken, diğer tarafta köylülerin ise aslında kuralları bildiği, fakat bu düzeni benimsemediği, bu düzenin fayda getirmediğini düşündükleri bu nedenle zenginlere karşı sinsilikler içine girdiği onlar tarafından pragmatist bakış açısı ile anlatılmaktadır. Kitapta, yoğun betimlemeler ve kullanılan cümleler her ne kadar köylüyü yeren paylaşımlar gibi gözükse de aslında fakir- zengin karşılaştırması içinde diğer kesime de yapılan eleştiriyi yorum yolu ile kavrayabildiğimizi göstermekte. Romanda geçen "Tanrım, eğer kutsal iraden toplumları değiştirmek için fakirleri bir sel gibi salmaksa, zenginleri körlüğe terk etmeni anlıyorum." derken bu durumu ifade etmekte ve aslında köylülüğe bir eleştiriden çok insanın çabalayıp zenginleşmesi için mücadele vermesi gerektiği ve gözü açık olmasının lazım olduğu bize hissettirilmektedir. Romanı okuyan birçok kişi "köylüleri" yerden yere vurmuş diye düşünebilir. Hayır ! Aslında bu eleştirel anlatım ile insanoğlunun akıllı, bilinçli olması gerektiği ve toplumsal statüsünü geliştirmesi gerektiği hususunda köylüler bir turnusol olarak kullanılmış. Kitaptaki çoğu anlatım, aslında şehirde yaşasak bile romandaki köylülerden bir farkımız olmadığı gerçeğini de bize gösteriyor. Kitapta geçen "Köylüler için bir eylemin yasal ya da ahlaka uygun olup olmamasının bir önemi yoktur, yeter ki yararlı olsun" cümlesi ile aslında çoğumuzun hala köylü kafası taşıyan birey olduğumuz gerçeğini yüzümüze çarpıyor. Bu nedenle,
Edebiyat
KöylülerHonore de Balzac · Islık Yayınları · 2017359 okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.