Din Nedir

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Yeşim Ilgın
Editör:
Hakkı Emre
Tasarımcı:
Ramazan Erkut
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·192 syf.··
2023 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2023 22:57
"Din, ne belirli bir zamanda gerçekleştiği varsayılan bazı tabiatüstü olaylara bir defalığına beslenen ve ne de bazı ibadet ve ayinlerin gerekliliğine duyulan bir inanç değildir; veya bilim adamlarının zannettiği gibi günümüzdeki yaşamda hiçbir anlamı kalmayan kadim cehalete ait hurafelerin bir kalıntısı da değildir. Din, insan ile ebedî hayat ve Tanrı arasında akla ve çağdaş bilgiye uygun olarak kurulan ve insanlığı mukadder hedefine sevkeden bir ilişkidir." "Din nedir?" sorusunun cevabı toplumlara ve insanlara göre değişebilir. Bazısı için dünya hayatı sadece dine göre yaşanmalıdır. Kimine göre bir masaldan ibaret, uydurma bir kavram. Kimi için de halkı kullanmak için bir araç, geleneksel bir kavramdan ötesi değildir. Peki Tolstoy için din nedir? Tolstoy felsefî, sosyolojik ve psikolojik açılardan bakarak dinle ilgili görüşlerini anlaşılır biçimde açıklıyor bize. Onun için din, insanın Tanrıyla olan bağı kurabilmesi için bir araçtır. Ahlâk ve din birbirinin ayrılmaz parçasıdır. Din olmadan ahlâkın hiçbir anlam ifade etmediğini ve aklı başında bir insanın din olmadan yaşayamayacağını vurgular. "Nasıl kalpsiz yaşanmazsa, din olmaksızın da aklıbaşında bir hayat yaşanamaz." Dinler haricî biçimde birbirinden ayrılsa da, temel ilkelerde ortak noktalarda buluşurlar, bu yüzden herhangi bir dine hakiki din diyemeyeceğimizi belirtiyor. "Din, insanın herşeyin menşeiyle ilişkisinin ve bu ilişkinin sonucunda edinilen gayenin, ve bu gayenin sonucu olan davranış kurallarının tanımıdır." Ağırlık olarak Hristiyan dinine ve Kilise'ye yönelik görüşlerini belirtiyor Tolstoy. Okuması keyifli ve zor olmayan bir eser. Keyifli okumalar. -kötü çeviri-
Din
Din Nedir?Lev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 20161,997 okunma
Puan vermedi
İnsan düşündüğü için insandır. İnsanın akla uygun düşünmesi gerektiği açıktır. Akla uygun düşünen bir kişi, her şeyden önce hangi amaç için yaşaması gerektiğini düşünür, ruhu ve Allah hakkında düşünür. Şimdi dünyevi insanların neyi düşündüğüne bakın; yukarıda sayılanlar hariç her şey hakkında. Dans, müzik, şarkı ve benzeri eğlenceleri düşünürler; binaları, sağlığı, gücü düşünürler, krallara ve zenginlere haset ederler. Ama asla insan olmak ne demek, bunun hakkında düşünmezler." Lev Tolstoy
Din Nedir?Lev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 20161,997 okunma
7/10
·192 syf.··
2021 45. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2021 00:00
Merhaba kitap dostları "Savaş ve Barış"ın, "Anna Karenina"nın yazarı nasıl oldu da hayatının sonunda tüm dünyayı karşısına alacak kadar keskin bir din eleştirisine girişti sorusunu merak ediyorsanız bu kitapla tanışmanızı tavsiye ederim. Tolstoy’un yaşamın amacı; tüm insanları sevmek, tüm insanlığı kardeş bilmek diye tabirlerle beslediği kendine özgü Tolstoyculuk felsefesine sıkça vurgu yaptığı bu kitabında; Hristiyanlığı ve özellikle kiliseyi sorgulayıp insanın yaratılış amacının Tanrı ve yaşam ile nasıl bağ kurması gerektiği anlatılır. Hristiyanlığın öldürmeye karşı olması gerektiğini, düşmanını bile sevmesi gerektiğini “sevgi yasası” ile anlayan Tolstoy’un bu eserini okumanız dileğiyle..
1000Kitap
Din NedirLev Tolstoy · Ema Kitap · 20161,997 okunma
Puan vermedi·206 syf.··
2022 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2022 18:42
Hiçbir canlının din olmadan yaşayamayacağını, iman olmadan bir hayat sürülemeyeceğini insan hayatının bir anlam arayışından ibaret olduğunu asıl hakikatin ise dinde olduğunu anlatıyor.
Din
Din NedirLev Tolstoy · Sentez Yayıncılık · 20091,997 okunma
7/10
·192 syf.··
2020 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2020 23:24
Yazdıklarından anladığım kadarıyla her şeyden önce Tolstoy, Hristiyan toplumun selametini isteyen dertli ve samimi bir Hristiyan. "Kısacası, Hristiyan dünyası insanlarının sefaletinin ardındaki sebep, insanların şuursuz imansızlığı ve sözde eğitimli insanların da imanı şuurlu biçimde inkâr etmesidir." bu ve benzeri sözlerle kitapta tahrif edilmemiş Hıristiyanlığa dönülmesi gerektiğini vurgulamış. ***** İlk kez öğrendiğim başka bir bilgi de; Hristiyanlıkta savaşta bile olsa insan öldürmenin yasaklanmış olması ve bazı Hristiyanların dinlerine bağlı olmayı dava edinerek bedel ödemiş olmaları. "Ferrucius bunu gayet sarih ve kararlı bir dille açıkladı ve bu yüzden idam edildi: "Hristiyanların, adil bir savaşta bile, hatta Hristiyan hükümdarların emriyle bile, kan dökmesine izin yoktur." Dördüncü asırda, Celeris Psikoposu Lucifer, Hristiyanın en kıymetli nimeti olan imanını "başkalarını öldürerek değil, kendisi ölerek müdafaa etmesi gerektiğini öğretiyordu." "Bir süredir, sayıları giderek artan genç insanlar askerliği reddediyor ve Allah'ın emrine ihanet etmektense, maruz bırakıldıkları bütün zalimce işkencelere katlanıyorlar." Demek ki, hidayet sadece samimiyetle olmuyormuş. Burada bahsedilen Hristiyanlar Allah'ın dinine bağlı olduklarını düşünerek işkencelere katlandılar ama çektikleri hiçbir işe yaramadı. ***** "Hiç şüphesiz, Allah katında (tek ve gerçek) din İslam'dır." (Al-i İmran, 19) ***** Tolstoy'un laikliğe ve sekülerizme karşı olması mantıklı ama yazdıklarının bir kısmı akılda soru işareti bırakıyor. Bugüne kadar ilk kez karşılaştığım bir fikir; Tolstoy, hem hükümete karşı hem devrimcilere hem de bütün siyasi yapılara ama insanların ne şekilde yönetileceğiyle ilgili hiçbir fikir belirtmemiş, ayrıca şiddete tamamen karşı ama adaletin nasıl sağlanacağıyla
Felsefe
Din Nedir?Lev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 20161,997 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2020 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2020 23:43
Okurken zorlandığımı söylemek isterim. Fakat keyifle okudum. Gayet anlaşılır bir dil kullanılmış. zorlandığım kısım cok fazla bilgi içeriyor olması. Hiristiyanlık , yahudilik, hinduizm vs. Bir cok din barındırıyor ayrıca filozoflardan bir çok atıflarda bulunuyor. Filozoflarin dini görüşlerinden inanıp inanmamaları yada katılıp katılmamaları. İman ve din eksenli düşünceler bulunmakla beraber incilden alıntılar yapılıyor ve Orta-çağ diye nitelendirdigimiz karanlık çağdan bahsediyor. Insanlarin aklını kullanmadığı yada klisenin buna müsaade etmediği dönemleri içeriyor. Bolca bilgi barındırır. Bu kitabı okumadan önce hıristiyanlık, incil, ortaçağ, iman,din vs. anahtar kelimeler hakkında bilginiz olması lazım yoksa okuduğunuzu pek anlayamazsınız yada zorlanırsınız.
Felsefe
Din NedirLev Tolstoy · Akvaryum Yayınları · 20101,997 okunma
7/10
·80 syf.··
2020 165. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 23:06
Kitap güzel fakat çeviri rezalet... Hristiyan bile yazamayan bir çevirmen kitabı resmen katletmiş. Tolstoy bu eserinde din hakkındaki görüşlerini dile getirmiş fakat sadece bununla yetinmeyip dinin nasıl yozlaştırıldığını da anlatmış. Okurken yaşadığı dönemden ziyade günümüz din anlayışını anlattığı düşündüm ve birçok konuda haklı olduğu gerçeği ile karşılaştım. Göze batan yazım yanlışları olmasına rağmen okurken kendini içeriğe kaptırmak mümkün.
Din Nedir?Lev Tolstoy · Oda Yayınları · 20091,997 okunma
Din Nedir?
8/10
·80 syf.··
2020 140. kitabı
Dini ortaya çıkaran insandır. İnsanlar tanrının yansımasıdır. Devlet devamını sağlayabilmek için gerçeği değil dini korumak zorundadır. Ahlak din ile bağımsız değildir. Bütün dinleri ortaya çıkaran ortak bir kaygı vardır.
Din
Din Nedir?Lev Tolstoy · Oda Yayınları · 20091,997 okunma
FELSEFE VE İLAHİYAT FAKÜLTELERİNDE DERS KİTABI YAPIN !
Puan vermedi·192 syf.··
2020 261. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2020 17:18
Sevgili kavramı "sevgi "den türemiştir. Sevgi de sevi eyleminden. Eğer sevgiye sevgiliden daha çok önem verirseniz, özünüzde bulunan sevgi potansiyelini fark edecek ve her hangi bir nesne ya da kişiye bağlanmadan mutluluk duyabileceksiniz. .   Kitabın içeriğinden çok önsöz sayfası ayırdıkları için ve haliyle ben de önsöz, dipnot,son söz arka kapak yazısı.. vs. kısaca kitapta okunmadık bir yer bırakmama hastalığına sahip olunca biraz beklediğim süreden uzun sürdü.       Fakat şu kadarını söyleyebilirim ki kitap çok iyi. Yani beklentimin bir tık üstünde geldi bana.     Bittiğine üzüldüm mü sevindim mi bilemedim ama şunu biliyorum ki Tolstoy'la iki kafadar olabilirmişiz;  yaşasaymış üstad benle aynı devirde. Hayat felsefesi çok iyi bir Rus düşünür-yazar. Ruh özümlemesi ve tasvirinde eline su dökecek sayılı  ekserisi vardır.   Zaten böyle yetenekli sanat ve felsefe adamları devrin çıkardığı bir piyango gibidir. Tepede baskıcı ve zulüm Rusya'sı. Açlık,sefalet,soğuk, insanları militarizme iten hayat şartları. O devirde bırakın yazmayı ve eleştiri yapmayı karaya siyah dediniz diye hapsi boyladıkları zamanlar... Tolstoy yaşarken bizden biriydi, ölünce Tolstoy oldu zaten. :) Bütün büyük adamlar böyledir. Bizde,Türkiye'de nasılsa tüm dünya ülkeleri için geçerli  bu durum. Yaşarken kıymeti bilinmez. Hapislerde misafir edilir. Ölünce kitapları okunur. Kahraman ilan edilir vesayre. • Şimdi gel gelelim kitabın özetine: Bunu anlatırken yazarın diliyle ya da ne yazdığı ile değil de benim ne anladığım şeklinde yazayım ki incelemenin bir amacı olsun. Zaten yazarın ne yazdığını merak eden alır kitabı okur ama benim anladığım ve yazarın bende çağrıştırdığı kadarıyla ; - Din bilimin yenemediği ve yetemediği sorunlara karşı geliştirilen bir aristokrasidir.
Felsefe
Din NedirLev Tolstoy · Ema Kitap · 20161,997 okunma
10/10
·192 syf.·
2017 10. kitabı
Tolstoy çok dertli bir abimizdir. Yaşamı boyunca hayatı ve dinleri sorgulamış ve mensubu olduğu Hiristiyanlık dinine yaptığı eleştiriler sonucu aforoz edilmiştir. İşin ilginç yanı ne biliyor musunuz? Kitaptaki Hiristiyanlık, Papaz gibi kelimeleri çıkar yerlerine Müslümanlık, Hoca kelimelerini koy hiç sırıtmaz. Bu kitabı okurken kendimize şu soruları sormamız gerektiğin hissediyorsunuz: Acaba bizim yaşadığımız din hangisi? Allah'ın indirdiği din ile Yaşadığımız din arasında ne gibi farklılıklar var? Nasıl bir Tanrı algısına sahip olmalıyız? Din birilerinin tekelinde olmalı mıdır? Bu kitap bu soruları kendimize sormamızı ve cevapları bulmamızda da bize yardımcı oluyor. Bundan dolayı okumanızı tavsiye ederim.
Din
Din Nedir?Lev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 20161,997 okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.