Cep Boy

Diyet

Ömer Seyfettin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

2/10
·160 syf.··
2020 83. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2020 22:07
Namus isimli hikâye çok çok kötüydü. Bir şey anlatmaya çalışırken belli bir kesimi hedef almak hoş değil. Çingeneler eğlenceye meraklı insanlar, genelde de yoksul kesimdir, illegal işleri de fazla olabilir amenna. . ama namustaki demagojiye dem vurayım derken bunu bu toplum üzerinde kurgulamak... Kötü hissettirdi, hiç hoş değildi. Diğer hikâyeler biraz güzeldi.
Edebiyat
DiyetÖmer Seyfettin · Sarı Papatya Yayınları · 20064,749 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2021 16:27
Güzel 5 hikayenin bulunduğu bu kitabı begenerek okudum. Yazar bu hikayelelerinde de günlük olaylardan, tarihten yararlanarak yazmış.Bana 'Diyet' ve 'Kütük' hikayeleri bi ayrı güzel geldi. Çerez tadında, okumak isteyen kitapseverlere öneririm.
DiyetÖmer Seyfettin · Sarı Papatya Yayınları · 20064,749 okunma
6/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2021 03:21
Çocuk kitabı diye belirtilmiş ama bence kesinlikle çocuklara göre bir kitap değil. Bunun dışında ibretlik ve ders çıkarılacak 5 farklı öykü var kitabın içerisinde.
1000Kitap
DiyetÖmer Seyfettin · Karbon Yayınları · 20184,749 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
“ 𝐷𝐼̇𝑌𝐸𝑇 “ Kitabın konusu şöyle; Hırsızlıkla itham edilip haksız , yere suçlu bulunan demirci ustasının kolunu , kesmeye karar verirler ve biri çıkıp kolunun diyetini öder. İşte asıl ızdırap bundan , sonra başlar demircimiz için. artık diyet borcu vardır. her fırsatta kolunun diyetini ödediğini yüzüne vurana dayanamaz, daha fazla ve kolunu kesip atar onun önüne... birbirlerine minnet borcu olanlar dost olamazlar. onuruyla oynanan insanın neler yapabileceğini anlatıyor. Aslında; insan olmanın, onurunun “ tavana” vurduğu kitap. Ben beğendim, severek okudum, Tavsiye ederim...
1000Kitap
DiyetÖmer Seyfettin · Beyan Yayınları · 20064,749 okunma
1/10
·80 syf.··
2021 108. kitabı
Yine hayatımın kâbusu olan bir hikâye.. Türk hikayeciliginden, Türk eğitim öğretim sisteminden nefret ettiğim bir eser daha. Ömer Seyfettin harika bir hikayecidir bunu asla yargılamam! Ama Türkçe öğretmenleri doksanlı yılların sonu ve ikibinlerin başında üzerinde kesik el olan mide bulandırıcı bir görselle süslenmiş bu hikâyeyi zorla okutup not verirdi. Okula erken başlamış biriyimdir. Beş buçuk yaşında okula başladım ve 4. Sınıfa giderken bu kitap ödev bahanesiyle zorla tüm sınıfa aldirildi. Kırtasiyeye gidip kitabın kapağını görünce kustugumu hatırlıyorum. O kadar korkmuştum ki .. birde hoca ne anladınız diyor hikayeden "kimseye minnet etme al elini kes daha iyi " bunu mu diyeceğiz hikâye ne verebilir ya dokuz on yaşında çocuklara korku ve şiddetten başka resmen psikolojimi bozdu bu eser. Hiç bir çocuğun okumasını tavsiye etmiyorum.
1000Kitap
DiyetÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk · 20034,749 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2023 30. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2023 15:44
Kimsenin mihneti altında yaşamayı sevmeyen Koca Ali memleketini terk edip başka bir diyardan bir demirci ustasının yanında yetişerek mahir bir kılıç ustası olur ve nam salar. Efendi ve dürüstlüğü ile tanınır. Bir gün işlemediği bir suç üzerine kalır ve tüm deliller de onu gösterir. Üzerine kalan suç ise bir hırsızlık suçudur. Cezası ise sol kolunun kesilmesidir. Kendisini sevip sayan eşraf parası olan birine kefaletini ödeyip onu kurtarmasını rica ederler. Adam bunu kabul eder yalnız ölene kadar kendisine hizmet etmesi şartıyla. Hizmet etmek bir şey değil ancak adamın sürekli yaptığı şeyi Koca Ali'nin başına kakması zoruna gider. Kaldı ki zaten memleketini bu yüzden terk etmiştir. Bu sözleri dayanamayan Koc Aali sonunda alır satırı ve sol kolunu keser, kendi adaletini sağlar, boyunduruktan kurtulur ve o diyarı yine terk eder. Ömer SeyfettinÖmer Seyfettin in kalemimden gerçekten güzel bir hikaye.
Hikaye-Öykü
DiyetÖmer Seyfettin · Karbon Yayınları · 20184,749 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2025 72. kitabı
Ömer Seyfettin’in Diyet adlı kitabını okurken/dinlerken sadece bir hikâye kitabı değil, aynı zamanda bir karakter pusulası tutuyorum elimde gibi hissettim. Her öyküde bir insanlık hali, bir duruş, bir mesaj gizliydi. Dilinin sadeliği beni yormadı, aksine olayların içine daha kolay çekti. Bir çırpıda okuyabileceğin ama sindirmesi zaman alan hikâyelerle doluydu kitap. Kitaba adını veren Diyet öyküsü, onur ve gururun bir insanın bedeninden bile kıymetli olduğunu anlatıyor. Bir insanın özgürlük uğruna kolunu vermeyi göze alışı, ama hiçbir şekilde minnet etmemesi… Bu, bana gerçek gücün nerede yattığını gösterdi: Onurda. Kolunu kaybetmek ama boyun eğmemek; işte bu, insanı insan yapan şeydi. Ama beni en çok etkileyen öykülerden biri de Başını Vermeyen Şehit oldu. İşte bu hikâye, vatan sevgisinin ve imanın ne kadar büyük bir güç olduğunu anlatıyor. Düşman eline geçse bile başını eğmeyen, boyun eğmek yerine canını veren bir askerin öyküsü. Her ne kadar kısa bir hikâye olsa da, içinde öyle büyük bir ruh taşıyor ki… Vatanın uğruna başını vermek değil, düşmana teslim etmemek esas kahramanlık oluyor burada. Bu öykü bana şunu düşündürdü: Bir insanın bedeni zayıf olabilir, ama inancı dimdik duruyorsa hiçbir güç onu teslim alamaz. Bu da bana sadece geçmişteki kahramanlıkları değil, bugünkü duruşlarımızı da sorgulattı. Kitaptaki her hikâyede bir duruş var. Kimi zaman cesaret, kimi zaman vicdan, kimi zaman onur. Ömer Seyfettin, sadece hikâyeler anlatmıyor aslında; bize kendimizi, değerlerimizi, yanlışlarımızı hatırlatıyor. Ve bunu ne bağırarak, ne de süslü cümlelerle yapıyor. En sade haliyle ama en etkili biçimiyle… Bu kitabı okuduktan sonra şunu anladım: Gerçek zenginlik, insanın ruhundaki asalet ve değerlerine olan bağlılığıdır. Ve bunu en çok da "başını vermeyen"lerin
DiyetÖmer Seyfettin · Altın Kitaplar · 20054,749 okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2016 58. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2016 00:00
Özgür olmak istiyorsan hiç kimseye minnet etmeyeceksin diyor üstad hikayesinde.................................................................................................................
DiyetÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk · 20034,749 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2021 41. kitabı
Koca Ali, uzun boylu, iri pençeli, kalın pazılı, geniş omuzluydu. Tıpkı bir pehlivan gibiydi. Dar bir kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında, tek başına, gece gündüz kıvılcımlar saçarak çalışırdı. O bir demirci ustasıydı. Yeniçeriler bile sadece onun damgasını taşıyan kamaları, büyük kılıçları tercih ederlerdi. Kimseyle ilişkisi olmayan, nereden geldiği bilinmeyen esrarengiz biriydi. Bir gün şehirde hırsızlık olur. Bununla alakalı ipuçları, Koca Ali’nin dükkânından çıkar. Koca Ali, kendini savunamaz ve suçlu kabul edilir. Ve diyeti gereği kolunun kesilmesine karar verilir. (Tanıtım Bülteninden)
DiyetÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk · 20034,749 okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
Farklı memleketlerden gelmiş ve ömrü boyunca kimseye eyvallah etmeden yaşamış demirci Ali usta, üzerine yıkılan bir suç sonrası şeriat hükmü dolayısıyla kolundan olacaktır. Onu, ölene kadar kendisi için çalışmak şartıyla, bir kasap diyetini vererek kurtarır. Diyet, bir kimseye kulluk etmek zorunda kalmanın yakıcı azabını gözler önüne seren ders verici mükemmel bir Ömer Seyfettin hikayesi.
Edebiyat
DiyetÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk · 20034,749 okunma

Yazar Hakkında

Ömer SeyfettinYazar · 178 kitap
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır. Detaylı bilgi ve kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Seyf...