Ömer Seyfettin diyet hikayesi hakkında
Aranıyor
Ömer Seyfettin’in Diyet adlı hikayesi, Türk edebiyatında Maupassant tarzı olay hikâyeciliğinin en çarpıcı örneklerinden biridir. 1918’de Yeni Mecmua’da yayımlanan bu eser, onur, gurur, özgürlük ve minnet borcu temalarını işleyen, sade ve etkileyici bir dille yazılmış kısa bir hikâyedir.
Koca Ali, uzun boylu, güçlü ve yetkin bir demirci ustasıdır. Dükkânında gece gündüz çalışarak, çeliğe “çifte su” verme tekniğiyle kırılmaz kılıçlar, bıçaklar ve yatağanlar üretir. Anadolu, Rumeli ve İstanbul’da yeniçeriler arasında ünü yayılmıştır. Kimseye eyvallahı olmayan, gururlu ve mütevazı bir adamdır. Ancak bir gün, dükkânında bulunan kan lekesi ve yeni yüzülmüş bir koyun derisi nedeniyle hırsızlıkla suçlanır. Şeriat kanunlarına göre sol kolu kesilecektir. Bu ceza, demircilik mesleği için bir felakettir çünkü işini iki koluyla yapmaktadır.Halk ve sipahiler, Koca Ali’yi sever ve ona yardım etmek ister. Şehrin zengin ama cimri kasabı Hacı Mehmet, sipahilerin ricasıyla Koca Ali’nin kolunun diyetini öder, ancak karşılığında onu ömür boyu hizmetkârı olarak çalışmaya zorlar. Hacı Mehmet, Koca Ali’ye ağır işler yaptırır, sürekli “Kolunun diyetini ben ödedim” diyerek borcunu başına kakar. Bu baskı ve aşağılamaya dayanamayan Koca Ali, bir gün satırla kendi kolunu keser ve “Al bakalım, diyetini ödediğin şey bu!” diyerek Hacı Mehmet’in önüne fırlatır. Ardından, geldiği gibi esrarengiz bir şekilde kenti terk eder ve kimse onun nereye gittiğini öğrenemez.
Hikâye, dürüst ve onurlu bir demirci olan Koca Ali’nin haksız bir suçlama sonucu kolunu kaybetme tehdidiyle karşı karşıya kalması ve zengin bir kasabın diyetini ödemesiyle başlayan esaretini anlatır. Özgürlüğüne düşkün bir insanın, minnet borcu altında ezilmesi ve bu durumdan kurtulmak için