Dönüşüm

Franz Kafka
Çevirmen:
Füsun Dikmen
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
Gregor Samsa bir sabah uyandığında kendini örümceğe dönüşmüş halde bulduktan sonra konuşulanları anlamasına rağmen kendini anlatamaması,Mıdern zamanda insanlar arasında yaşanan iletişim kuramama sıkıntısını çok etkileyici bir anlatımla sunuyor..
DönüşümFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2016267,5bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2020 9. kitabı
DÖNÜŞÜM Hayatmızda tüm sorumluluklarımızı yerine getirirken bir gün getirmedigimizde olabilcek aile tepkisi başta ve sonrasında aileden bile dışlanma... Muazzam bir öykü... Böyle sarsıcı bir son beklemiyordum... Ama hayatın gerçeğini yansıtmış 88 sayfalık cok derin bir kitap. Not: Üzüldüğüm tek nokta var bilmiyordum "Kafka, kitap basılacağı sırada yayınevine mektupla şöyle der; “Kitap kapağında asla bir böce çizilmemeli!” Bunun algıyı değiştireceğini de belirtir." diye ince bir ayrıntı iletmiş. Keşke yayınevleri bu konuda daha hassas olsa. Eğer siz bu kitabı alacaksanız lütfen Kafka’nın istediği gibi !!! aile bireyleri ve müdürün olduğu, kapının göründüğü bir kapak tarzında alırsanız Kafka'ya ihanet etmemiş olursunuz.
DönüşümFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2016267,5bin okunma
Kafka Böceğin Kendisiydi
10/10
·88 syf.··
2023 82. kitabı
Kitabındaki sert baba figürünün nedeninin gerçek hayatta babasıyla hep mesafeli olması olduğunu öğrendiğimde çok üzülmüştüm. Gerçek hayatta babasının karşısında hep böcek gibi hissetmiş, hep yetersiz bir çocukmuş. Keşke böyle aileler evlat sahibi olamasa da en azından dünyada mutsuz insan olmasa. Franz Kafka yüzü gülmemiş bir yazar. Belki de başarılı olmasının nedeni bu. Ne aşktan yana ne aileden yana mutlu olabilmiş. Çok acıklı bi durumu anlatırken bile oldukça soğukkanlı bi kalemi vardı. Kafkaesk üslubu yaratabilmesinin nedeni budur belki de. Kalem güçlü, eser ünlü. Kesinlikle okunmalı, ama okunurken sadece böceğe dönüşmüş birisi görülmemeli. Komünizmin çarkları olan insanların nasıl da kendilerini böcek gibi hissettiklerini görmek lazım. Ne üzücü 8 saat yaşamak için 8 saat çalışanların hayatları.
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2016267,5bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2019 12. kitabı
Aslında halihazırda yaşanan şu çağda. herkes bir G.Samsa adayı Bunun bilincinde değilsiniz sadece. F.Kafka
DönüşümFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2016267,5bin okunma
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2020 37. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2020 13:13
#kitapyorum #Franzkafka #dönüşüm kitabı ise yukarıda bahsettiğim gibi yazarı tanımayanlara,onu anlamayanlara cok basit gelecek,fakat yazarın hayatıyla ilgili bazı anekdotları bilenler icin çok anlamlı bir eser olacaktır. Zaten bu eseri okumasada çoğu kişi konusuna aşina,meşhur Gregor Samsa bir sabah böceğe dönüşür. Evet,konu bilindik ama.. Peki ya bizlere anlatmak istenilen??? Iste burada devreye yazarı tanımak giriyor.. Bu yüzden önce Babaya Mektup kitabını okuyup,yazarı biraz araştırıp dönüşüm kitabını öyle okumanızı tavsiye ederim #KITAPLAKALIN
DönüşümFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2016267,5bin okunma
7/10
·88 syf.··
2019 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2019 20:09
Kitap az sayfadan oluşmasına rağmen uzun süre okumada güçlük çektim. Nedeni kitap okurken karakterleri hayal dünyamda canlandırıyor olmam. Bu nedenle Gregor Samsanın hayali beni psikolojik olarak çok rahatsız etti. Genel olarak kitap farklı olmanın kabul görülmediği toplumu eleştiriyor ve bunu başarılı bir şekilde yapıyor.
DönüşümFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2016267,5bin okunma
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2022 17:53
Aşırı derecede etkileyici bir kitap. Kapakta ki resimden tiksinip böcek olduğumu iliklerime kadar hissettim. Çaresizlik, üzüntü en zoru da sorumlulukları yerine getirememek... Bizler de böyleyiz tüm sorumlulukları üstlenip bensiz ne yaparlar, ben olsaydım şöyle yapardım diyoruz ama aslında herkes bir şekilde hayatına devam ediyor. Sadece biz bunu görmek kabul etmek istemiyoruz bir böcekten farkımız yok, bazen kapnepenin altına çekilip olan biteni izleyip gözlemlememiz gerekiyor...
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2016267,5bin okunma
4/10
·88 syf.··
2021 10. kitabı
Çoğu zaman içten gerçekleşen dönüşümü Kafka bu sefer dıştan da gerçekleştirmek istemiş. Bir anda her şey tepetaklak olmuş. Klasik insan hayatı işte. Pamuk ipliğinde sürünen küçük kurtçuklarız ama bunun farkında değilmiş gibi öyle güzel yaşıyoruzki. Empati ile okunabilecek bir kitap. Aksi taktirde kısa ve yetersiz bir öykü olduğunu düşünebilirsiniz. Kitabın teması: anlaşılmak. Kitabın konusu: isteğimiz dışında gerçekleşen değişimlerin hayatımıza etkisi.
DönüşümFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2016267,5bin okunma
4/10
·88 syf.··
2020 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2020 22:03
Dönüşüm, Franz Kafka Bayadır merak ettiğim bir kitaptı ama pek beklediğim gibi değildi açıkçası bilemiyorum bazen derin düşünemiyorum sanırım.. anlatılmak isteneni anladım da tatmin olmadım.. (bir insanın etrafındakilerden soyutlanması..) Neyse KİTAPLA KALIN..
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2016267,5bin okunma
Kafka ( Dönüşüm) Kitaptan yorumum
Puan vermedi·88 syf.··
2021 56. kitabı
Yolculuklar sona erip, ayağa kalkıp o körpecik bedeninizi esnettiğinizde yeni hayallerinizin gerçek olmaya ne kadar da yakın durduğunuzu bir kez daha anlarsınız. Değişim- Dönüşüm şart.....
DönüşümFranz Kafka · Tutku Yayınevi · 2016267,5bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.