Doppler

Erlend Loe
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 25 dk.
Sayfa Sayısı:
156
Basım Tarihi:
2022
İlk Yayın Tarihi:
2004
Yayınevi:
TEAS Press
Orijinal Adı:
Doppler (Doppler, #1)
Orijinal Dil:
Norveççe
Orijinal Ülke:
Norveç
ISBN:
9789952532265
Ülke:
Azerbaycan
Dil:
Azerbaycanca
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Doppler'in hayatına anlam ve mutluluk arayışı
Puan vermedi
Bu yıl İskandinav yazarlardan daha fazla kitap okumalısın (karar gibi karar) demiştim sene başında. Ve karşınızdaki kitap Doppler. Yazarı Erlend Loe dünyanın ennn mutlu ülkelerinden Norveç’ten. Bir üçlemenin ilk kitapı Doppler. Serinin sonraki kitapları Volvo Kamyonlar ve Bildiğimiz Dünyanın Sonu. Üçlemeler güzeldir:) Kitabın ismini veren kahramanımızın soyadı Doppler. Norveç'te evli mutlu iki çocuklu gayet steril bembeyaz yakalı bir hayat sürerken babası ölüyor ardında da bir gün ormanda bisikletten düşünce bir aydınlanma yaşıyor. Ya işte kitap kahramanları böyle; kimi sabah uyandığında kendini dev bir böcek olarak buluyor kimi bisikletten düşüp kafayı çarpınca ya ben neden ben ormanda yaşamıyorum ki diyor:) Doppler için ferrrasisini satan bilge, beyin sarsıntısı kişilik değişimine yol açmış bir hasta (doktorlar toplaşın) veya çoluk çocuk, hanım ve işten oluşan kurulu düzenden kaçan bir avare karakterlerden birini seçmek mümkün. Cevap hepsi de olabilir. Kendisini göre ise, “Ben bir bisikletçiyim. Koca, baba, oğul ve işçiyim. Ev sahibiyim. Ve bir sürü başka şeyim. İnsan çok fazla bir şey.” Aslında kitap da Doppler’in yanına az bir eşyayla ormanda yaşamaya başlayarak bu tanımlamaları üzerinden çıkarmaya çalışması üzerine diyebiliriz. Ormana çadırını kurup vurduğu bir dişi geyiğin etiyle besleniyor, öldürdüğü geyiğin yavrusu da çadırda onunla kalmaya başlıyor, diğer ihtiyaçları için yakındaki market çalışanını takas ekonomisine ikna ediyor (vereyim eti, alayım sütü). Kısacık kitap kahramanımızın başarı, mutlu olma, insan ilişkileri gibi aslında hepimizin hayatımızın bir yerinde (iyi ki de) yaptığı hayatın anlamı ve mutluluk arayışı gibi sorgulamalarla derinleşiyor. Kitabı sevdim, üçlemenin diğer kitaplarını da sipariş verdim bile ama diğer yandan da bizim gibi ülkelerde
Deneme, İnceleme, Edebiyat
DopplerErlend Loe · TEAS Press · 202212,6bin okunma
8/10
·124 syf.·
2018 21. kitabı
Kitabı fuarda gördüm ve pek bir bilgi sahibi değildim. Açık konuşmak gerekirse 2018 kitap okuma hedefini tamamlamak istiyordum zaman azdı ve ince bir kitap seçilmeliydi:) Yılın hedef kapanışını yaptığım kitap oldu. Kitaba gelirsek doğa özlemi çeken, icinde mandıra filozofu bulunduran herkesin yapmak istedigini yapmaya cesaret eden karakter etrafında sekilleniyor kurgu. Postmodern Into the wild diyebiliriz:)
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
8/10
·124 syf.··
2022 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2022 12:03
"Dünya insanlara ait değil, insanlar dünyaya ait. Çiçekler bizim kızkardeşlerimiz; at, büyük kartal ve geyiği saymıyorum bile, hepsi erkek kardeşlerimiz. Hava sıcaklığının ya da ağaçlardaki rüzgârın sesinin sahibi kim? Dallardaki bitki örtüsünün özlerinde, bizden önce yaşayanların hatıraları saklı." /S.50 Tüm bunları düşünebilmek, hissedebilmek ve farkına varabilmek için kitabın kahramanı Doppler gibi bir gün ormanda bisiklete binerken düşüp başımızı çarpmamız mı gerekiyor? Ya da sahip olabileceğimiz her şeyi elde ettikten sonra bir hiçliğin ortasına düşüp hayattan ve insanlardan kendimizi soyutlayıp ormanda bir çadırın içinde en ilkel şekilde mi yaşamımıza devam etmeliyiz? Nedir yaşam? Doğumumuzdan itibaren binbir mücadele içinde hep bir şeyleri elde etme çabası içinde, nerde noktalanacağını bilmediğimiz bir döngüde koşarken elimizden kaçırdıklarımız değil mi? Tüketilen doğal kaynaklar, tüketilen doğa, harcanan ilişkiler, harcanan sevgiler hep daha iyi bir yaşamın bedeli mi? Norveçli yazar Erlend Loe, Andreas Doppler'i anlatmış bize eserinde... Günümüz insanının geldiği son noktayı yüzümüze çarpmış kısaca...Tüketilen hayatların kısa bir özetini geçmiş, yer yer mizahi bir dille yumuşatmaya çalışarak hem de... Alt metni çok güçlü bu eseri okumanızı tavsiye ediyorum, inanıyorum ki kendinizden bir şeyler bulacaksınız ya da koşarken biraz yavaşlamanız gerektiğini hatırlatacak sizlere... Doppler gibi kaçacak bir ormanımız olmadığına göre, daha sade bir yaşamla, yeterince ve gerektiğince tüketerek bu işi kotarabiliriz diye düşünüyorum. Kimbilir belki de bizim de sığındığımız ormanımız kitaplarla dolu dünyamızdır... Sevgiyle...
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
İnsan bir var, bir yok. Bir gün var, bir gün yok.
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2018 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2018 20:34
"Yalnız doğar, yalnız ölürüz." Doppler’da kayıp olan birkaç parçanızı bulacaksınız. Belki de tümünü bulabilirsiniz. Benim de kendi parçalarımı bulduğum anlamlı ve ultra komik bu kitabın incelemesi ile sizlerleyim. İnceleme komik olmayabilir ama kitap "gerçekçiliği ile" fazlasıyla komik. :) ShamRain: youtube.com/watch?v=wTRaZ0H... Hayatımızın birçok evresi var. Bebeklikten, yaşlılığa kadar birçok şey yaşayıp geçiriyoruz. Kısacası doğumdan ölüme uzanan inişli çıkışlı, bazen tepede bazen de en dipte yaşadığımız bir hayat ile dünyada var oluyoruz. Herkesin kendisine göre yükseldiği bir de düştüğü dönem veya dönemler vardır. Bu dönemlerde nasıl kararlar aldığımız, kararların sonucunda ne ile karşılaştığımız hep bir muamma. Yaşadığımız sürece vereceğimiz ufacık bir karar bile tüm yaşantımızı, çevremizdekilerin yaşantısını etkilemeye yeter. Erlend Loe ‘nun hayatının değiştiği bu dönemde tam da bu bahsettiğim kararı alıyor. Bunu yaparken aldığı en büyük karar “bencillik” oluyor. Ormanda bisikleti ile gezerken bir kütüğe takılıyor, yuvarlanıyor ve bisikletten düşüyor. İşte gökyüzü ve Mrs. Doppler. Bu kitabın ana konusunun temeli işte tam bu noktada atılıyor. Yere düşmüş olan Doppler, gökyüzü ve yeni düşünceleri. Tik-tak, Tik-tak, Tik-tak… "Mutfak tezgahının üzerine, ormanda gezintiye çıktığımı, orada ne kadar kalacağımı bilmediğimi, beni yemeğe beklememelerini belirten kısa bir not bıraktım. Bu günlerde altı ay doluyor; o zamandan bu yana karımı birkaç defa görmüşümdür." Sy.25 Ormana gittiğinde harika bir işi, eşi ve biri kız biri erkek iki çocuğunu arkasında bırakıyor. Her ne kadar eşi ay da bir ormana yanına gelse de onları belirli bir süre için, belki de sonsuza kadar bırakacak düşünce ile yaşayacağı yeni hayatına adım atmış
Edebiyat
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
Nesin sen Loe, Camus mü, neşeli bir Camus?
9/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2025 80. kitabı
Nasıl güzel dalga geçiyor bizimle. Kendini ciddiye almaktan başka meziyeti kalmamış, ironiyi unuttuğunda bütün zarafetini kaybeden bizimle… Birbirini sürekli onay, sevgi, açıklama, performans bekleyerek tüketmiş, beklentisiz bir yakınlığa, sadece susup oturmaya hasret kalmış bizimle… Sesini kıstığımız televizyonlarda birilerinin başına bomba yağarken fayans rengini, küvetin nereye konulacağını konuşan bizimle… Ödenecek faturaları, alınacak tuvalet kâğıdını, zorlama görüşmelerin saatlerini düşünmekten nefes almayı unutmuş; nefesini bile planlamaya çalışan, dinlenmeyi bile görev haline getirmiş bizimle… Loe okumanın özgürleştirici bir yanı var bence. “Önemli olan şeylerin aslında o kadar da önemli olmadığı” duygusunu vermekte mahir biri çünkü. Modern dünyanın ağırlığının, küçük hesapların, “normal” olma baskısının o kadar da normal olmadığını fark ettirmesinden — ve bunu vaaz vererek değil, güldürerek yapmasından. Gülüyor insan. Biraz da iyileşiyor. #dilekbaşak çevirisi
Edebiyat
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
Dünya insanlara ait değil, insanlar dünyaya ait
Puan vermedi·124 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2025 12:22
Orta sınıf bir şehirli, işi, eşi, evi , çocukları, düzenli bir geliri varsa daha ne ister Allah tan diye düşünürken aslında bunların onu mutlu etmediğini farkederse , sınırlarını korumak yerine sınırlarını zorlamak isterse, insanlar dışındaki canlıların da yaşam hakkı oldugunu o güne dek farkedememişse, mecburiyetlerle örülü bir dünyada hapsedildigini anlamışsa, iş-ev-market üçgeni üzerinde patinaj yapmaktan yorulmuşsa, insanlardan giderek daha da uzaklasmaya başlamışsa , doğayı dinlemeye , kendini dinlemeye karar vermişse , geriye dönüp avcı toplayıcı hayatı sürmeye niyet etmişse ,.... başına neler gelebilirin komik bir anlatımı. Okuması keyifli , sıradışı bir kurgu . Ama kitabin son sayfasına gelince ve "devam edecek" diye bittiğini görünce acaba sonrasında ne oldu deyip ikinciyi merak ediyor insan. Serinin üç kitaptan oluştuğunu (Ilgın Erkan) söyleyen bir arkadaşınız yoksa keyifle okuyup bitirip kaldıracağınız bir kitapken birden okuma listenize iki kitap daha eklenmiş oluyor . Volvo Kamyonlar Bildiğimiz Dünyanın Sonu serinin ikinci ve üçüncü kitapları. (15 yaş üstü için uygun olduğunu düşünüyorum.) Keyifli okumalar...
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2025 15. kitabı
Doppler; toplum normlarından ve tüketim çılgınlığından kaçan bir adamın, ormanda yavru bir geyikle daha basit bir hayat yaşamaya çalışmasını anlatıyor. Doppler’e göre mutlu hayatın sırrı ne başarı, ne para ne de sosyal ilişkiler. Mutluluğun daha ilkel ve basit yaşamaktan geçtiğine inanıyor. Yazarın mizahi bir yazım dili var. Okumayı kolaylaştırıyor. Fena değildi.
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
8/10
·124 syf.··
2020 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2020 13:28
Bolca SPOILER içermekte (BAŞTAN SONA), ama ben olsam okurdum. --------------- Her Türk beyaz yakalısının fantezisi kırsala göçü hiçbirinin cesaret edemeyeceği doğallıkta yaşayan birisi Doppler (Tamam, belki Manisa Tarzanı hariç). Gerçi o Norveç’li. Bir gün bisikletten düştüm ve hayatım değişti mottosuyla evlerinin yakınlarındaki ormana çadır kuran Andreas Doppler’in altı ayı anlatılıyor bu kısa romanda. Yazar Erlend Loe’nun Walden etkisinde olduğu düşünülebilir ama – çeviri kaynaklı değilse eğer- Doppler’imiz bir çok açıdan sağcılardan nefret eden karikatürize edilmiş bir solcu gibi gösteriliyor romanda. Bir iki tetiklemeyle (yukarıda bahsettiğim bisiklet kazası ve uzak babanın ölümü) bu sivil itaatsizliğe karar veren Doppler doğal hayatı tam manasıyla yaşıyor başlarda. (Bıçakla geyik öldürüp yavrusunu evlat ediniyor mesela). Ama kitabın bu ilk kısmından sonra modern dünyadan kendisini koparamıyor bir türlü. Yağsız süte ihtiyacı var en başta kahramanımızın, takas yöntemini yücelterek de olsa kapitalizmin rahatlıklarına belini dayamaya başlıyor yavaş yavaş. Tilki misali bolca kasabaya inip bir şeyler çalıyor sonra. Dev bir Toblerone çalarken yakalanıyor sonunda. Neyse ki kendisini yakalayan adam da Norveç’li. İntihara niyetliyken kankası oluyor bir süre sonra kahramanımızın. İnsanlardan nefret edip yalnızlığı seçen Doppler kitabın sonuna kadar kurtulamıyor ne yazık ki insanlıktan. Önce eşi geliyor, farklı meziyetleri (tamam, tek bir özelliği) olan kahramanımızın yanına ve hamile kalmayı başarıyor. Daha sonra, başlarda kendisini bulunduğu yerden attırmakla tehdit eden sağcı bir adam, doğaya dönüp çırağı olmaya çalışıyor Doppler’in. Eşi bunalıp Roma seyahatine gittiğinde çocuklara bakmaya da iniyor Mandıra Filozofumuz. Bu ara 4 yaşındaki oğluyla birlikte, birkaç gün
Edebiyat
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
İnsan çok fazla bir şey
9/10
·124 syf.··
2023 7. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2023 00:39
Andreas Doppler, kendince sebeplerle ormanda yaşamayı kentte yaşamaya tercih eden 2 çocuklu (hikayenin ilerleyen bölümünde 3 çocuğa sahip) bir baba, bir eş, bir oğul ve aynı zamanda bir işçidir. Kendisi de bu konuda şöyle der: "Koca, baba, oğul ve işçiyim. Ev sahibiyim. Ve bir sürü başka şeyim. İnsan çok fazla bir şey." Doppler, yakın bir zamanda çok fazla tanımadığı babasını kaybeder. Yaşadığı bu buhran sonucu ormana taşınır. Ormanda, herkesten özellikle de 'hiç sevmediği insanlar' sürüsünden uzaklaşmaktır amacı. Ancak ne yazıktır ki insanlar orda da peşini bırakmaz. Hikayenin başında karnını doyurmak için geyik avlayan Doppler'ın, hesaba katmadığı bir şey olur. Öldürdüğü geyiğin yavrusu, Doppler'ın peşini bırakmaz ve ona bir bakıma vicdan azabı çektirir. Çareyi yavru geyikle birlikte yaşamakta bulur Doppler ve yavru geyiğe Bongo adını verir. Bongo ve Doppler'ın ormandaki yaşamı göz yaşartıcıdır. Bu macera gerçekten okunmaya değer.. Bir taraftan sistemi eleştiren, bir taraftan da eleştirirken düşündüren bu kitabı, okumayı düşünen herkese tavsiye ediyorum.. "Herkes bir tuhaf olduğundan aslında normal olmak tuhaf, yani sonuç itibariyle hiçbirimiz tuhaf değiliz." Keyifli okumalar..
Düşünce
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
9/10
·124 syf.··
2025 48. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2025 22:42
O kadar sakin bir kitap ki.. Çoğu kişi sakinliğinden sıkılmış olabilir ama ben o sakinlikten çok keyif aldım. Norveç'te yaşayan kahramanımız bir gün bisikletle kaza geçirir ve hayatı sorgulamaya başlar, sonra da kendini ormanda yaşarken bulur. Eşini, çocuklarını, arkadaşlarını ve işini bırakır ve ormana yerleşir. Karnını doyurmak için bir geyik öldürür ama geyik de yeni doğum yapmıştır ve yavru geyiğe kıyamaz ve evcil hayvanı gibi onu beslemeye başlar. Sonrasında karnını doyurmak için bir evi soymaya başlar ve ev sahibiyle dostluk kurar. Bir ara eşinin zoruyla çocuklara bakmak için kısa süre eve döner ve evini soyan hırsızla da dostluk kurar sonra oğluyla tekrar ormana döner. Ormanın kuralları arasında aynı yerde üç günden fazla çadır kurmanın yasak olması vardır ve bir sağcı Doppler'i rahatsız etmeye başlar ama bir süre sonra O da ormana yerleşir. Derken bi bakar ki bütün tanıştığı kişiler ormana doluşmuştur. Eşi de hamile kalmış ve doğum yapmak üzeredir. Kitap çok sığ bir mekanda çok sakin ilerliyor olsa da inanılmaz güzel mesajları olan dolu bir kitap. Seriye devam edeceğim.
Edebiyat
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma

Yazar Hakkında

Erlend LoeYazar · 5 kitap
Erlend Loe, 24 Mayıs 1969 Trondheim doğumlu Norveçli yazar. Yazarlığa başlamadan evvel önce bir psikiyatri kliniğinde, daha sonraları ise Adresseavisen isimli gazetede muhabir olarak çalıştı. Loe, şu günlerde Oslo'da yaşıyor. Yazar, 1998 yılından beri senaryo yazarları için kurulmuş bir topluluk olan "Screenwriters Oslo"'nun üyesidir. 1993'te ilk romanı Tatt av Kvinnen'i yayınlanan Loe, bu kitaptan bir sene sonra ise Kurt isimli bir forklift şoförü hakkında Fisken isimli bir çocuk kitabı yazdı. Loe'nin çoğu zaman naif olarak adlandırılabilecek, ayırt edilebilen bir tarzı vardır. Eserlerinde bol bol ironi, abartı ve mizah kullanan yazarın çocuk kitapları Kim Hiorthøy tarafından resimlenir. En popüler kitabı olan Naiv.Super 15 dilde yayınlandı.