Geçmişten Gelen Cellat

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.217
Gösterim
Adı:
Geçmişten Gelen Cellat
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
399
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059352635
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karina Yayınları
(Tanıtım Bülteninden)

Yavaş, yavaş bilincinin açıldığını hissediyordu, başından sızan kan sol gözünden aşağıya doğru yüzüne akıyordu. Gayri ihtiyari kımıldamaya çalıştı. Ellerinin ve ayaklarının bağlı olduğunu anlaması çok uzun sürmedi. Artık kendine gelmişti. Hem terliyor hem de üşüyordu. Nasıl bu tuzağa düştüğünü; ne kadar aptal olduğunu kendine tekrarlayıp durdu. Hissettiği garip korkuyu anlamlandırmakta zorlanıyordu. Bağlı olduğunu bildiği halde istem dışı ellerini hareket ettirmeye çalıştı. Beyni düşünme yetisini kaybetmiş gibi sadece korkularına odaklanmıştı. Kendini zorlamaya başladı, hatırladıkları kesik kesik görüntülerdi. Zaman kavramını kaybetmişti.

Yıllar sonra özür dilemek için; Aralık ayının bu soğuk puslu gününde, ofisten acele ile çıkmış ve Eyüp’e gelmişti. Her yer kar ile kaplıydı. Villaların olduğu site, terk edilmiş korku filmlerin de ki kadar ıssız görünmüştü gözüne, sanki vücut ısısı da dışarda ki kadar eksilere düşmüştü. Anlayamadığı bir şekilde, söylendiği gibi villaların iki sokak öncesinde taksiden inmiş söylenen yere doğru ilerlerken, durup dururken ürpermişti. Üstünde durmadı, nihayet geçmişi ile yüzleşecek ve içini kemiren vicdan azabından kurtulacaktı. Üniversite öğreniminin ilk yıllın da yaptığı bir yanlış yıllarca vicdanını gölge gibi takip etmiş, bütün suçsuzluğuna rağmen onun yakasını bırakmamıştı. Her köşe dönüşünde aynı tedirginliği yaşamış, korku ile İstanbul sokaklarında dolaşmıştı. Telefonu çaldığında, içinden bir ses o günün geldiğini fısıldamıştı. Tedirgin bir ses ile cevaplamıştı gelen çağrıyı. Bir aydır sürmekte olan kedi fare avı nihayet sonuçlanacaktı…

Saygın işadamı Serhat Kuyu’nun cesedini inceleyen Komiser Aylin ve Sinan cinayet ile ilgili buldukları ipuçlarını değerlendirirken, kurbanın kolundaki dövme ile yanına bırakılan notu takip edip, katile ulaşabilecekler miydi?

Aylin Türkoğlu bir taraftan davayı soruştururken, kendi geçmişinin karanlık sokaklarında ruhunu acıtan olaylarla yüzleşebilecek miydi? Hakan ile ilişkisi, kendi korkuları yüzünden nasıl bir son ile buluşacaktı.

Katilin Özrü kitabının devamı olan, heyecanın düşmediği, kurgusu ve olay akışı ile elinizden bırakamayacağınız, Geçmişten Gelen Cellat’ı okumaya hazır mısınız?
399 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Yazarımız Nurhan Hanım ile gerçek hayatta hiç karşılaşmadığımız halde, düşünce yapısını o kadar iyi anlıyorum ki...

Çünkü kalpten kalbe giden bir yolun, her daim var olduğuna inanmışımdır. Bu yol da ister edebiyat olsun, isterse de başka bir yol! Ama bir yol mutlaka vardır. Tıpkı Mehmet Uzun adlı yazarımızın " Nar Çiçekleri " adlı eserinde, " Edebiyat insanların birbirlerini daha iyi anlamalarının yolu, kültürlerin birlikteliğinin vazgeçilmez köprüsüdür. " dediği gibi.

Biliyorum ki, insanlığın iyiliğini düşünerek yola çıkan bireyler, asla çıktıkları yolda kaybolmazlar. Özellikle de eserlerinde, toplumun kanayan yaralarına parantez açan yazarlar. Onların tek gayeleri hiçbir menfaat çıkar gözetmeksizin bir nebze dahi olsa, okur nezdinde toplumu bilinçlendirmek. Derseniz ki, bu yolda başarı sağlayabiliyorlar mı, ben inanıyorum ki kurgu dahi olsa toplumu ilgilendiren eserlerin okunma tirajı yükseldikçe bilinçli okur sayısı da bu oranda eşdeğer artacak, daha refah ve daha huzurlu ortamlara kavuşmamız kaçınılmaz olmaktan ziyade daha yakın olacaktır.

Değerli yazarımız da eserinde naif bir dil kullanarak, hakikatlere dem vurmuş. Eser " Katilin Özrü "nün devamı. Karakterlerimiz aynı. Fakat tamamen farklı bir kurgu üzerinden, tıpkı ilk eserinde yansıttığı gibi kadına ve çocuğa şiddeti aktarmış okura. İlk eserinde olduğu gibi, sürükleyici bir anlatım göze çarpmakta. Ki zaten ilk eseri okuyan okurlar, yazarın yazım diline aşinadır. Akabinde mükemmel bir eserin ortaya çıkacağına şaşırmak, yersiz bir düşünce olsa gerek!

Yazarımız ilk eserinde olduğu gibi, kadına ve çocuğa şiddeti mükemmel bir kurguyla okura yansıtmış ki, yazılanlara değil bir okur olarak, insan olarak bile tepkisiz ve duyarsız kalabilmek imkân dahilinde değil!
Canilerin kadınları ve çocukları hedef seçmesinin nedeni basittir. Amaç, aileyi temelden sarsıp, demoralize ederek, yok etmek! Oysa ki, bir yetişkinin kaybı, geçmişin ve bugünün kaybı. Peki, ya bir çocuğun kaybı! Canice katledilen tertemiz, masum ve günahsız bir çocuğun ölümü ise yarının...
Sorsanız katillerin kendileri tarafından bile, geçerli kılınabilecek spesifik eğilimleri ve onları tetikleyen haklı gerekçeleri vardır, var olmasına da bir insanın diğer bir insana karşı uyguladığı şiddetin haklı bir izahı olabilir mi?

Ailemle çoğunlukla belgesel izlerim. Hayvanlar âleminde dahi, karnı tok olan bir hayvan, başka bir hayvana saldırmazken, insanların vahşice ve barbarca sergiledikleri eylemlerine inanmakta zorlanıyorum. Tevekkeli demiyorlar, insanoğlu açgözlü ve doyumsuz, önüne bütün dünyayı da serseniz tatmin olmaz, diye. İnsanoğlunun içgüdüsel yaşamı saldırganlığa ve bencilce kendini tatmin etmeye dönük olsa da, kardeşçe ve huzur dolu günlerin bir gün geleceğine karşı olan inancımı sürdürmekteyim. Kim bilir... Belki insanoğlu yaptığı zararlı eylemlerin farkına varır da doğru yolu bulur. Bu siyaha beyaz demek kadar, imkânsız bir süreç olsa da, umutlar değil midir, var olmamızı ve yaşama umutla bakmamızı sağlayan...

" Hayat güzellik peşinde bir yolculuk. Onu bulmak istiyorsan gittiğin yere götürmelisin! " demiş, bir arif.
Değerli okurlar, Nurhan Hanımın büyük bir özveri ve titizlikle çalışmasının ürünü olan eseri, mutlaka okumanızı tavsiye ederim...
399 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Yazarın elinden, bu kitaba sahip olmanın vermiş olduğu özel hissiyat, ilk okuyanlardan olmanın sevinci, bitirmiş olmanın hüznü ve mutluluğuyla kitabı sonlandırmış bulunmaktayım. Polisiye kitaplarını okumaktan her ne kadar kaçsam, uzak dursam da benim için özel ve güzel bir sebebi ile bu sürüvene nail oldum. Uzun bir aradan sonra ilk defa bir kitaba bu kadar bağlandım. Yazarın alıntıya değer sözlerini sizinle paylaşmak için o kadar dikkatli okuyordum ki, kendime gülemeden de edemedim yavaşlığımdan dolayı.

Günlerdir Aylin ile yatıp kalkıyorum. Kitabı okurken kendimi yazarla konuşuyormuş hissine kapıldım. Aylin gerçekten de çevremde, hayatımda gıpta ile baktığım kadınlardan. Gerek yaşanmışlıklardan olsa gerek güçlü ve duygularını ifade etmekten yoksun hayallerimdeki profillerden.

(Nurhan Abla'cığım ile tanışma anını paylaşmakta isterim hani. :) Sabah erkenden kalkıp erkek kardeşimi de ikna ettikten sonra yola koyuldum ve kitap fuarına vardım. Danışmadan Nurhan Abla'nın standının nerede olduğunu öğrendikten sonra usulca kitap standlarından adım adım Nurhan Abla'nın dibinde aldım soluğu. Ona olan bakışlarımdan olsa gerek beni gördüğünde oturduğu yerden kalkarak benim tarafıma doğru yaklaştı. Ona; "Merhabalar Efendim" dedikten sonra içten bir tebessüm ile cevaplandım. Günlerdir acaba neler olacak, nasıl olacak diye kendimi yerken şimdi karşısında idim. Ona; "Sizce ben kimim?" dedim ve Nurhan Abla kim olduğumu anlamıştı ve ismimi hatırlamaya çalışıyordu. Sonra sıcacık, içten bir sarıldıktan sonra o kadar heyecanlıydım ki fark etmeden baya pot kırmıştım. Velhasıl-ı kelam unutamıyacağım, her hatırladığımda şu an ki gibi tebessüm ile hatrımdan geçireceğim. O güne ait bir fotoğrafı da kitabın arasında daima saklayacağım( bknz: https://hizliresim.com/X9gjq5 )

Kitabımıza gelirsek:

Hayatını kaybetmiş masum bir insan sayesinde yolları kesişen aşıkların ve kitabın başından beri okuyucuda merak uyandırıp, okuru kitaba bağlayan bir cinayeti ele almaktadır. Tecavüze uğramış ve yıllarca bunun kini ve öfkesiyle yaşamış masum bir kadının intikamını gözler önüne sermektedir. Ülkemizde önüne geçilemeyen ve neredeyse insan denilen yaratıklara önünün açılıp gerekse sözde adaletin sağlanmak aracılığı ile küçük cezalarla insanlara sıradanlaşan bir olaylardan biri. Yazarın da dediği gibi yapandan ziyade masum insanların suçlandığı, aşağılandığı bir asırda yaşıyoruz. Tecavüzün hiç bir haklı akla ve mantığa yatar bir yanı olmaz/olamaz. Kurbanımız gece vakti arkadaşına gitmek için çıktığı ormanlık yolda karşılaştığı iki hap almıs ve sarhoş arkadaş ile yolları keşisip tecavüze uğradıktan sonra aradan on beş yıl kadar sonra intikamını almaya çalışan ama intikamdan ziyade yine hayatı kendisine zehir etmiş olan bir kadının sürüveniyle sizi soluksuz okuyabileceğiniz bir atmasfere sürükler. Kitabın detayını okuyarak ulaşabilirsiniz. :)

Yazar akıcı, okuyucuyu kitaba kilitliyecek bir anlatımıyla 399 sayfadan oluşan bir hayatı okuyucuya serer. Günlük hayatta macera, hareketlilik isteyen okurlara tavsiye ederim. Uzun bir süreden sonra keyifle okuduğum bir kitap oldu. Yazarın deyimiyle; " Kitap okumak, başka hayatlara misafir olup ders alma sanatıdır..." Kitabın sayfaları okuyuculara sonuna kadar açıktır. :)

(Yazım hataları ve kendimce anlatımımdan dolayı af buyurun, ama kitaba yorum yapmadanda geçmeye gönlüm el vermedi.)
399 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Polisiye cinayet romanlarını hep çok severim, özellikle seri olanlarını. İkinci kitaptan itibaren tanıdığım birilerinin hikayelerini dinliyorum gibi gelir, daha da merakla okurum.
Geçmişten Gelen Cellat'ta komiser Aylin'ın yeni bir cinayet soruşturmasında yardımcısı Sinan'ı tatlı azarlamalarını, ilk kitapta yeni başlayan Hakan, Aylin aşkının ilerleyişini keyifle okudum. Kitabın ortalarına geldiğimde ise elimden bırakamadım. Oldukça sürükleyici bir roman. Devamını bekliyorum.:)
399 syf.
Nurhan Işkın gibi başarılı kadın yazarları üye olduğum sitede görmek beni çok mutlu ediyor. Yeni kitapları çıktığında , başarılı işlere ulaştığında ben daha çok mutlu oluyorum. Mesleğim gereği çok fazla polisiye roman okumayı sevmem. Bizzat şahit olduğum olayları tekrar hatırlamak beni mutsuz hissettirir. Fakat bu roman, polisiye roman hakkındaki bir çok düşüncemi değiştirdi. Bir an Nurhan Işkın’ı mesai arkadaşım gibi hissettim)
Mesleğe başladığım ilk yıllar geldi aklıma. İlk defa evden ayrılmamın tedirginliği mi dersin, verilen sorumluğunun ciddiyeti mi dersin ? Ürkmüştüm. Bir taraftan da genellikle böyledir ya Üniformayı (hangi meslek olursa olsun değişmez) giydiğiniz anda yürüyüşünüz, konuşmanız, bakışınız bile değişir. Çalıştığım bir çok farklı il ve kadroda mesleğime bakış açısı ise hiç değişmedi. İş yerine gelen anında psikolojinizi derbeder edebilecek potansiyelde ya ayyaş, ya tecavüzcü ya da katil oldu. Bir kere bile çayınızı içmeye geldim, geçerken uğradım diyen birisi ile karşılaşmadım. O kadar ki halen komşu kadınlar bana oturmaya geldikleri zaman günlük konularda konuşmakta zorlanırım. Kimin kocası ne aldı, kaynana ne eziyet etti. Yarın altın günümüz kimde? Farklı bir dünyada mı yaşadım yoksa ben mi dünyamı farklı kıldım bilmiyorum. Seneler geçti gitti işe ise devam..
Bir gün iş yerinde iken bir kargo geldi. Merakla açtım, bir baktım ki “ Geçmişten Gelen Cellat” gülümsedim ve bana verilebilecek en iyi doğum günü hediyesini Nurhan Işkın ne de güzel seçmiş dedim. Öncelikle kitabı okumaya başlamadan önce “ Katilin Özrü” kitabını okumanızı tavsiye ederim. ( Bu kitap da bana yazarı tarafından imzalı yollanmasından dolayı onure edilmişliğim vardır) Ama illa bu kitabı okuyun, yoksa kitaptan bir şey anlamazsınız demiyorum. Ancak komiser Aylin’in ruh halini anlayabilmek , davranışlarının sebebini çözebilmek için geçmişinden tanıyor olmanız açısından daha da anlaşılır olacaktır.
Biraz da kitaptan bahsedelim; Yazarımız, kitabının baş kahramanı Komiser Aylin’in , anne ve babasının cinayete kurban gitmesi sonucu yaşadığı yalnız çocukluğunun psikolojisini, polislik mesleğini seçmesinin gerekçesini ve karşılaştığı olaylara olan tepkisini gayet yalın ve akıcı bir dil ile anlatıyor. Sevgilisi Hakan’ın aşka olan saygısı ve sabrı ise takdir’e şayan…
Kalemine yüreğine sağlık Nurhan Işkın.. . Okuyanının bol olduğu nice yeni kitaplarda buluşmak dileğiyle.
399 syf.
·Beğendi·10/10
Değerli kalemdaşım,Nurhan Işkın'ın bu ikinci kitabı,serinin ilk kitabı olan "Katilin Özrü"nü okuduktan sonra bu kitabını da büyük bir merakla okudum.Akıcı yalın bir dille yazılmış,her sayfası merak uyandırıyor,her adımda katile biraz daha yaklaşıyorsunuz ve veriler çoğaldıkça da kafanız daha çok karışıyor.
Romanın başkahramanı Aylin komiser,çok dişli ve tuttuğunu koparan bir kadın,analitik zekası sayesinde olayları çözüyor ve katilin ensesinde bitiveriyor.Şiddetin bir türü olan cinsel şiddeti işlemiş Nurhan hanım bu kitabında.
(Şiddetin hangi biçimi olursa olsun,kimsenin kimseye uygulamaya hakkı yok.)
Kendinizi olayların ortasında bulacağınız,insan psikolojisinin derinine inilmiş,katili bulmaya odaklandığınız,heyecan verici ve çok güzel bir şekilde kurgulanmış bir kitap.Sayfalar birbiri ardına sıralanıyor,aklınız karışıyor ve sonunda katilin kim olacağını merakla bekliyorsunuz.Kitapta aşkda var,aşksız olur muydu hiç? Aşkı da o kadar naif anlatmış ki Nurhan hanım,olayın kahramanı olasınız geliyor.
Kitaplarıyla da,iç dünyasıyla da ve kendisiyle de tanıştığım için çok mutluyum.
Başarıları daim olsun.Bu kitabı yeni çıktı biliyorum ama 3. kitabını merakla bekliyorum.
399 syf.
·7 günde·10/10
Çok uzun bir inceleme oldu sanırım kusuruma bakmayın. :)

Giriş sayfası sayabileceğim ilk 4 sayfada ilk kitabında hoşuma giden özellik olan katili konuşturma özelliği yine göze çarparak okumaya başladım.İşlenen cinayet anlatılmış elimize bomba bırakılmış ''alın hadi katili bulun''demiş Nurhan ablam.Bu 4 sayfada ben katil (cellat) eski bir arkadaş,sevgilisi elinden alınmış bir adam,üniversite yıllarının takıntılı elemanı olabilir diyerek okumaya başladım.

30 sayfalık bölümde ilk kitaptan izler taşıdığını söyleyebilirim.Son olayın tahlilleri,Aylin'in geçirdiği yaralanma ve sürpriz bir mutlu son.Bu bölümden sonra Aylin yine kendini bir olayın içinde buluyor.Sayfalar ilerledikçe Aylin komiser hakkında acı ve gerçek bazı olaylar gün yüzüne çıkıyor.Hem Aylin'e üzülüp hem Aylin hakkında bilmediğimiz gerçekleri öğreniyoruz.

Katili bulma çabaları tüm hızıyla son sayfalara kadar merak ve sürprizler ile devam ediyor.Dil çok sade ve akıcı hatta meraklı bir dil kitaba yansımış.Mekan olarak tanıdık yerler olması insanı okurken,olayın geçtiği yerleri gözünde canlandırmasını kolaylaştırıyor.Kitap ve kütüphane vurguları aralara çok güzel işlenmiş.En önemlisi de bence katilin olayı.Çünkü neden bu cinayetleri işlediği hem biz hemde ülkemiz adına çok güzel daha doğrusu çok önemli bir konu ele alınarak işlenmiş.Bu kitapta dikkatimi çeken bir konuda böyle özlü sözlerin tam manasını bulduğu yerlerde kullanılması oldu,buda kitaba farklı bir hava katmış.

Kitapta benim hoşuma gitmeyen yerlerde oldu Aylin'in sürekli yardımcısı Sinan'ı azarlaması ve Hakan ile sürekli fingirdeşmeleri.Nurhan abla kızma ama bunları da yazmam gerekli. :)

Sonuç olarak merak ve sürükleyiciliği bakımından hoşuma giden bir kitap oldu.Ana konu olarak ele alınan konu hepinizin içine dokunan bir konu olması kitabı okunması için farklı kılan farklı bir özellik.
399 syf.
·10 günde·8/10
Yazarın ilk kitabını da okumuştum. Aylin komiserin maceralarını merakla bekliyorduk. Gerçekten beklediğimize değen bir kitap olmuş. Nurhan hanıma öncelikle kitabımı imzalama nezaket ve zahmetini gösterdiği için teşekkür ederim. Polisiye yazmak zor iş. Bu konuda kadın yazar ve kahraman sayısı da oldukça az. Bu nedenle bu türde yazan kadın yazarlarımızı özellikle destekliyorum. Nurhan hanımın kaleminde ve kurgusunda ilk kitabına göre oldukça gelişme var. Sonuna kadar heyecan ile katili bulamadım. Aylin komisere romantizm de çok yakışmış. Macera galiba kaldığı yerden devam edecek. Ne dersiniz? Kaleminize, yüreğinize sağlık nurhan hanım .
399 syf.
·17 günde·Puan vermedi
Nihayet Geçmişten Gelen Cellat kitabini okuyup bitirdim. Gercekten güzel bir kitapti. Ozellikle roman kahramanlarinin karakterleri ve bunun işleniş biçimi cok hoşuma gitti. Resmen Aylin komiser gözümün önünde canlandi. Ve tabi ki gozumun önüne Aylin ile özleştirdiğim Nurhan Iskin geldi surekli. Bir romanda en onemli husus kurgu ile birlikte karakterlerin de saglam bir sekilde hikayeye oturmasidir ki, bu kitapta bunu gördüm. Polisiye yazmak bu türü yazan birisi olarak söylüyorum ki gercekten zordur. Daha doğrusu bu türün hakkini vermek zordur. Fakat bu konuda Nurhan Işkın'i gerçekten başarılı bulduğumu da soylemeden gecmeyecegim.
Kitabin konusuna gelirsek, cinayet büro komiseri Aylin Türkoğlu bu kitapta yine cani bir katilin peşine düşüyor. Saygin bir işadamı olan Serhat Kuyu yazlik evinde hunharca bir cinayete kurban gider. Kurbanin kolundaki dövme ve dilinin altindan çıkarılan bir kagitta yazan yazi bir biriyle ayni olunca gecmisten gelen bir sırrın bu cinayete sebebiyet verdigi uzerinde durulur. Komiser Aylin'in elinde bu kağıt disinda hic bir ipucu yoktur. Arastirmalarini kurbanin gecmisine dayandirdiginda işi hic de kolay olmayacaktir. Bunun yaninda büroya tepeden atamayla gelen Komiser yardimcisi Emir daha ilk gunden Aylin'in sinirlerini ziplatmakta gecikmez. Aylin sinir oldugu komiser yardımcısını hizaya getirmek icin uğraşırken Hakan'in evlenmeleri konusundaki acelesine de zoraki ayak uydurmak icin elinden geleni yapmaya çalışacaktır. Acaba katil kimdir ve gecmisteki sir nedir? Hakan, Aylin'in savunma duvarlarini yikabilecek midir? O halde okuyup görelim
399 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
Katilin özrü ile başlayan devam kitabı Geçmişten Gelen Cellat; Aynı heyecanı ve farklı bir serüven ile sonuna kadar merak uyandıran, anlatımı bir o kadar akıcı ve asla tekrar yaşatmayan bu harika Polisiye Kitap için Nurhan Hanım'a çok Teşekkür ederim.. Türk Polisiye roman okumam asla ön yargılarımdan çekip kurtaran bu Kadına teşekkürler.. :) Tebrik ederim. Gerçekten harika bir kitaptı!
399 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10
Ve yine bir Nurhan IŞKIN kitabı.
Bu gidişle sanırım bizi de seriye bağlayacak Nurhan Hanım.
Kitap her ne kadar polisiye bir roman olsa da aslında bize anlattıkları bir polisiyeden çok daha fazlası. Ülkemizin kanayan yaralarına parmak basmaya devam ediyor Nurhan Hanım. Okurken düşündüren, düşündükçe de üşüten bir kurguya sahip, bir romanla karşı karşıyayız.
Kitabı okurken en çok da "böyle insanlar aramızda var mı?" diyerek etrafıma bakmadan edemedim.
Ünlü bir iş adamının sırlarla örülmüş cinayeti etrafında ara ara sıcacık bir aşkın da şahidi oluyorsunuz.
Komiser Aylin'in bitmez tükenmez enerjisi, cinayeti çözmekteki ısrarı olmasa belki de hiç yakalanamayacak bir katil.
Kitabın içeriğiyle ilgili hiçbir şey paylaşmak istemiyorum çünkü polisiye seviyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Elinize, kaleminize, yüreğinize sağlık Nurhan Hocam.
399 syf.
·30 günde·Beğendi·10/10
Katilin Özrü kaldığı yerden devam ediyor. Komiser Aylin ve ekibi son hız ünlü bir iş adamının cinayetini soruştururken, karşılaştıkları deliller kimin masum kimin suçlu olduğuna karar vermelerini zorlaştırıyor. Kitabın konusu bu cinayet gibi görünse de asıl olay arkasında yatan gerçek üzerine kurgulanmış. Yazarın insan ruhu üzerine yaptığı araştırmalar ise merak uyandırıcı. Özellikle çocuk yurdunda geçen bölüm ile Komiser Aylin'in ailesi ile ilgili anlattığı olayları yanındaymışcasına ben de yaşadım ve gözyaşlarıma hakim olamadım. Kadına şiddet ve tecavüz konusunu ele alan yazar, katili son sayfalara kadar gizlemeyi başarmış. Aşk yine çok güzel işlenmiş. Son sayfa da verilen ipucu ile serinin devamını büyük bir merak ile bekliyorum. Polisiye okurlarına tavsiye ederim...
399 syf.
·Beğendi·9/10
Akıcı bir dille kaleme alınmış, sürükleyici konusu ile güzel bir kitap. Konusuna gelince; Roman kahramanı Komiser Aylin Türkoğlu, içinin kırılganlığını sert tavırları ile gizlemeye çalışan cesur, güzel bir genç kadın. Her şey genç zengin ve saygın işadamı Serhat Kuyu'nun öldürülmesi ile başlıyor. Konusu hakkında çok ipucu vermek istemiyorum. Tess Gerittsen veya Nora Roberts kitaplarına benzeyen, çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Herkese tavsiye ederim.
" aşkın büyüsü bu olsa gerek, insan sevdiğinin yanında da olsa hasret kalabiliyormuş. "
Nurhan Işkın
Sayfa 88 - Karina Yayınevi
Bir yerlerde okumuştum; bebekler, annenin sol göğsünü daha çok emerlermiş, kalp atışları, onların güven hissini geliştiriyormuş.
"Aşk yaşayana da yaşatana da sonsuzluk hazinelerinin kapısını açar, yeter ki o hazineyi keşfet."
Nurhan Işkın
Sayfa 262 - Karina Yayınevi
Kar yağıyordu, sanki her kar tanesi dünyadaki bütün pislikleri temizlemek için yeryüzüne düşüyor, diye düşündü. Belki gerçekten dünya temizleniyordu, fakat bir şeyden emindi. İnsanlar gitgide daha acımasız ve zalim oluyorlardı.
Nurhan Işkın
Sayfa 47 - Karina Yayınevi
Birer melek kadar temiz dünyaya gelen insanlar, birçok nedenden dolayı çiğleşip kokuşuyordu. Hiçbir sebep, bir insanın yaşama hakkını elinden almak için yeterli değildi.
Nurhan Işkın
Sayfa 28 - Karina Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Geçmişten Gelen Cellat
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
399
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059352635
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karina Yayınları
(Tanıtım Bülteninden)

Yavaş, yavaş bilincinin açıldığını hissediyordu, başından sızan kan sol gözünden aşağıya doğru yüzüne akıyordu. Gayri ihtiyari kımıldamaya çalıştı. Ellerinin ve ayaklarının bağlı olduğunu anlaması çok uzun sürmedi. Artık kendine gelmişti. Hem terliyor hem de üşüyordu. Nasıl bu tuzağa düştüğünü; ne kadar aptal olduğunu kendine tekrarlayıp durdu. Hissettiği garip korkuyu anlamlandırmakta zorlanıyordu. Bağlı olduğunu bildiği halde istem dışı ellerini hareket ettirmeye çalıştı. Beyni düşünme yetisini kaybetmiş gibi sadece korkularına odaklanmıştı. Kendini zorlamaya başladı, hatırladıkları kesik kesik görüntülerdi. Zaman kavramını kaybetmişti.

Yıllar sonra özür dilemek için; Aralık ayının bu soğuk puslu gününde, ofisten acele ile çıkmış ve Eyüp’e gelmişti. Her yer kar ile kaplıydı. Villaların olduğu site, terk edilmiş korku filmlerin de ki kadar ıssız görünmüştü gözüne, sanki vücut ısısı da dışarda ki kadar eksilere düşmüştü. Anlayamadığı bir şekilde, söylendiği gibi villaların iki sokak öncesinde taksiden inmiş söylenen yere doğru ilerlerken, durup dururken ürpermişti. Üstünde durmadı, nihayet geçmişi ile yüzleşecek ve içini kemiren vicdan azabından kurtulacaktı. Üniversite öğreniminin ilk yıllın da yaptığı bir yanlış yıllarca vicdanını gölge gibi takip etmiş, bütün suçsuzluğuna rağmen onun yakasını bırakmamıştı. Her köşe dönüşünde aynı tedirginliği yaşamış, korku ile İstanbul sokaklarında dolaşmıştı. Telefonu çaldığında, içinden bir ses o günün geldiğini fısıldamıştı. Tedirgin bir ses ile cevaplamıştı gelen çağrıyı. Bir aydır sürmekte olan kedi fare avı nihayet sonuçlanacaktı…

Saygın işadamı Serhat Kuyu’nun cesedini inceleyen Komiser Aylin ve Sinan cinayet ile ilgili buldukları ipuçlarını değerlendirirken, kurbanın kolundaki dövme ile yanına bırakılan notu takip edip, katile ulaşabilecekler miydi?

Aylin Türkoğlu bir taraftan davayı soruştururken, kendi geçmişinin karanlık sokaklarında ruhunu acıtan olaylarla yüzleşebilecek miydi? Hakan ile ilişkisi, kendi korkuları yüzünden nasıl bir son ile buluşacaktı.

Katilin Özrü kitabının devamı olan, heyecanın düşmediği, kurgusu ve olay akışı ile elinizden bırakamayacağınız, Geçmişten Gelen Cellat’ı okumaya hazır mısınız?

Kitabı okuyanlar 59 okur

  • Fatma Tatar sendol
  • Funda Menekşe
  • Yamaç Yalçın
  • Serkan Atilla
  • Deniz Defne
  • Bahadır Özel
  • Deniz
  • Merve Sağlamöz
  • Gülseven Çakır
  • Eda

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%7.1
25-34 Yaş
%25
35-44 Yaş
%39.3
45-54 Yaş
%25
55-64 Yaş
%3.6
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.2
Erkek
%29.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%59.5 (25)
9
%21.4 (9)
8
%9.5 (4)
7
%2.4 (1)
6
%0
5
%2.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%4.8 (2)