GELİN BAŞI️
.
Merhaba sevgili okur
Seray Şahiner’in, kadın duyarlılığı ve keskin zekasıyla yazdığı, birbirinden güzel on öyküden oluşan “Gelin Başı” adlı eserinin yorumu ile karşınızdayım. Yazar, kitaptaki öykülerde toplumun farklı kesimlerinden kadınların yaşamlarını ve yaşadıklarını onların ağzından anlatılıyor. Kadın kahramanlar, yaşadıkları olumsuzluklarla ve kendileriyle dalga geçebilen kişilerden oluşuyor.
Buzdolabı Süsü Misali” adlı öyküde,
Sevgilisi Samet’le birlikte yaşadığı evi terk ettiği esnadaki iç konuşmalarıyla öğrenci Elif çıkıyor karşımıza. Kadın duyarlılığıyla ve inceliğiyle, bin bir emekle döşediği, düzenlediği evlerine duyduğu bağlılıkla evi terk etmekte güçlük çekiyor.
‘’Hayatımda hiç bir şeyi terk etmedim ben, insanları bırakıp gittiğim oldu ama kendi oluşturduğum bir şeyi hiç…’’
Tel’siz Duvaksız” adlı öyküsünde; 12 yaşında konfeksiyona el işçisi olarak girip overlokçu olan babasız Mercan’ın, abisi ve annesinin karşı çıkmasına rağmen aynı iş yerinde makastar olarak çalışan Selman’a kaçıp yokluk içinde onunla evlenme sürecini anlatıyor.
”Ne çeyiz düzmeye ne yemek öğrenmeye zamanım oldu benim. Hoş kaynanamlar gene geldi beni istemeye ya, vermedi abimle annem. Çulsuz dediler Selman için, babasız kızı Karun isteyecek değil ya, kaçtım ben de.’’
Sorumlu ile Sorunlu, Gelin Başı, Yedi Ağlı Don diğer sevdiğim öyküler arasında yer alıyor.
Kadının sosyo-kültürel ve ekonomik yerini, ötekileştirilmesini, toplumsal sorunları kadın bakış açısıyla o kadar güzel anlatıyor ki kesinlikle bu kitabı bir erkek yazamazdıKeyifle okuyun.
’’Geline demişler ki; kızım kocan ne çirkin, o da demiş ki babamın evinde o da yoktu,’’ diye boşuna dememiş atalarımız.
’'Hayat devam ediyor.' diyorlar ya, bence yalan. Hayat bir yerden sonra duruyor. Ben hala onun bana en