Halil Cibran'ın okuduğum ilk kitabıydı ve beni tatmin etti, beklentim daha yüksekti evet, ama kısa ve özlülük söz konusu olacak ise kısa ve özlülüğü ile sonuna kadar bu kitabın savunucusu olurum. Anlatmak istediklerini kısacık hikayelerle öyle güzel anlatmış ki, her hikaye birbirinden güzeldi ve derin anlamlar ve öğütler içiyordu.
Beni en çok etkileyenler; Elbiseler, Kartal ve Tarlakuşu,Gözyaşları ve Gülüşler, Şimşek, İnci, Kral, Aşk ve Nefret, Rüyalar , Münzevi Ermiş, Beddua, Narlar, ve Gölge oldu.
Sevdiğim hikayelerden biri olan "Narlar" ile sonlandırıyorum:
NARLAR
Bir zamanlar, bahçesinde nar ağaçları olan bir adam yaşardı. Sonbahar geldiğinde, narlarını evinin önünde ki gümüş tepsilere yerleştirir ve üstlerine kendi yazdığı notları koyardı, "Bir tane alın, ücretsizdir. Afiyet olsun!" Fakat insanlar gelip geçer ve kimse meyvelerden almazdı. Uzun süre kendi kendine düşündükten sonra, diğer sonbahar geldiğinde evinin önündeki gümüş tepsilere hiçbir nar koymadı, fakat büyük harfler ile şunları yazdı: "Burada, ülkedeki en iyi narlar var, fakat onları diğer yerlerde bulunan narlara göre daha pahalı satıyoruz." O günden sonra, mahallenin tüm kadınları ve erkekleri narlarını satın almak için birbirleriyle yarıştılar.