Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·487 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Bu kitap hakkında ne söylesem az kalır. Öylesine muazzam bir şekilde yazılmış ki siz sıradan bir hikaye okuyorum gibi düşünürken bir anda kendinizi Doğu-batı, din karmaşası, insanların yanlış seçimleri, birbirlerine karşı önyargıları ve dahası... Bir kitap düşünün en acı şekilde milletini ( hatta herkesi) eleştiriyor ve bunu yapabildiği en yoğun şekilde yapıyor. Sayfalar çok olmasına rağmen, okurken araya günler girmesine rağmen; elime aldığımda aynı tadı veren bir eser. Çok sürükleyici ve dilini benimseyeceğimiz inanılmaz bir eser. Başarılı bir şekilde işlenen konu hem evrensel hem de mütemadiyen yaşayan bir olgu. Hiç bir zamanda bitmeyecek, sırf bu yüzden tekrar tekrar okunmalı.
Edebiyat
GoraRabindranath Tagore · İzdüşüm Yayınları · 2003854 okunma
8/10
·512 syf.··
2023 39. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2023 21:25
Kitapta vurgu, Hindistan'ın yönetim, din, fikir yapısına eleştiri olarak yapılsa da bana göre tüm ülkelerin kendini eleştirebileceği genel görüşleri mevcut, ayrıca aşk var ve duygular işin içine girince nelerin değiştiğini, nelerin kabul görebildiğini gördüğümüz bir eser, bunların yanı sıra düşüncelerde arayışların, karşıtlıkların, ön yargıların hikâyesi olarak karşımıza çıkan bu kitapta, eleştirebileceğim nokta; kitap fazla gereksiz ayrıntılar içeriyor bu da insanı bazen boğuyor, ancak felsefik cümleleriyle ve genel hatlarıyla düşünülmesi gereken görüşler barındırdığını düşünüyorum.
GoraRabindranath Tagore · Elips Kitap · 2007854 okunma
8/10
·520 syf.··
2023 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2023 22:14
Merhaba arkadaşlar Bu aralar Rabindranath TagoreRabindranath Tagore ile beraber Hindistan'da, "Aynı derede iki defa yıkanılmaz" diyen HerakleitosHerakleitos 'a inat kutsal nehirfe (Ganj'da) 50 defa günahlarımdan arındım, sonra Yamuna nehrine çiçekler attım. Derede arınmak, yüzmek ve yıkanmak güzeldir, HerakleitosHerakleitos ne karışır yahu, aristokrat fiozoflar konuşacağına küveti keşfetselermiş:) Rabindranath TagoreRabindranath Tagore 'nin1913 Nobel edebiyat ödüllü bu kitabı, ülkemiz milli eğitim bakanlığı tarafından 100 temel eser listesinde kendine yer bulmuştur. Ama 1000Kitap1000Kitap 'da bu yazarın pek okunmadığını görmek beni çok üzdü. Avare KuşlarAvare Kuşlar kitabıyla tanıdığım yazara hayran kaldım desem yeridir. Hindistan edebiyatına bakışımı tamamiyle değiştiren yazar hakkında (onu biraz tanımak maksadıyla) küçük bir parantez açmak isterim. Mahatma GandhiMahatma Gandhi 'nin çok yakın dostu olan Rabindranath TagoreRabindranath Tagore 13 kardeşin en küçüğü olarak Kalküta'da (1861) dünyaya geldi. Babası varlıklı bir din adamı olması hasebiyle Hindistan'da özel öğretmenlerce eğitim almasının yanı sıra 17 yaşında Londra'da hukuk eğitimi de almıştır. Nerdeyse uğraşmadığı sanat dalı yok. Müzisyen, ressam, tiyatrocu, şair, yazar, aktör, çevirmen... (vs.) Gora kitabıyla Nobel edebiyat ödülü almasından sonra 1915 yılında İngiltere tarafından kendisine "sir " (Şövalye) ünvanı verilmiş ancak yüce gönüllü yazarımız bu ünvanı kabul etmemiş. Hayatı boyunca kast sistemi ve bağnazlıkla mücadele etmiş olan yazar, panteist bir tutumla Hinduizm, Müslümanlık ve Hristiyanlıkla harmanlanmış yeni bir din akımı olan Brohmoizim'in temellerini atmıştır. Bu yeni dinin amacı Hindistan'da etrafa saçılmış tüm dinleri bir çatı altında toplayıp hepsine hitap etme yetisini oluşturmak ve bu sayede sosyolojik çatışmaların önüne geçmektir. Bu minvalde Tanrı'yı kısaca "Tektir ve biçimi yoktur, ama binbir amaçla, binbir şekle girer..." Şeklinde
GoraRabindranath Tagore · Kapı Yayınları · 2013854 okunma
7/10
·512 syf.·
2025 22. kitabı
Yıllar önce sahafdan almış olduğum nobel ödüllü yazar Rabindranath TagoreRabindranath Tagore nin GoraGora kitabı, uzun zamandır kitaplık rafımda okunmayı bekliyordu.Hem MEB'İn orta öğretim 100 temel eserleri arasında olması hem de tesadüfen öğrendiğim rahmetli Bülent EcevitBülent Ecevit in daha 16 yaşında keşfettiği ve yazarını çok beğenip bir çok kitabının türkçeye çevrilmesinde rol aldığı, aynı zamanda yazarının yerel konuşma dilini öğrenip fahri vatandaşlık aldığını öğrendiğim zaman da okumaya başlamak konusunda aceleci davrandım. Rabindranath TagoreRabindranath Tagore hindistanlı 14 kardeşi olan,dinci,zengin bir aileden gelme ve eğitimini ingiltere de tamamlamış, ülkesinde de çok sevilen,sanatın hemen hemen her dalıyla ilgisi,bilgisi ve yeteneği bulunan entellektüel kişilikte,bir yazar. Bu kitabında olduğu gibi diğer kitaplarında da kendi hayat öyküsünden parçacıklar barındırarak, kendi tabiriyle 6 mevsimin yaşandığı Hindistan'ı ,yer yer eleştiren ama ülke sevgisinin de ağır bastığı milliyetçilik söylemleriyle, kast sisteminin ve onlara dayattığı çok uluslu din kavramının ülkesine verdiği maddi manevi zararlarına dokunarak bize Hindistan'ın kültürü hakkında da (meraklıları varsa) fazlasıyla bilgiler vermektedir. Kitabın özeti niteliğinde bir inceleme yapmayı çok uygun görmeyip,herzaman ki gibi sadece bana yansıttığı duyguyu, açıklamam gerekirse ; farklı dinlere sahip ,Kalküta da yaşanan, kastların ve dinlerini engel olduğu, yasak,hatta en büyük günahlardan sayılan aşk ve dinler arası mezhep farklılıklarının,aforozlandığı,toplumun onlara bakışı, basit ve kolay bi anlatımla 512 sayfa da bize sunulmuş. Sadece aşk diyerek kitaba da haksızlık yapmak istemem ama yazıldığı yıllarda isyankar ve sorgulamacı anlatımıyla dönemim devrim niteliğinde ki kitapları arasında olması da kitaba ayrı bir mana yüklüyor. GoraGora kitabın isminı
GoraRabindranath Tagore · Elips Kitapları · 2012854 okunma
GORA Rabindranath Tagore
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 268. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2022 19:20
Kitabın Adı : #GoraGora Kitabın Yazarı: Rabindranath TagoreRabindranath Tagore Tür : Roman Sayfa Sayısı : 520 Yayınevi : kapı yayınları Gora, Hint edebiyatının büyük yazarı Rabindranath Tagore'un en önemli ve en büyük eseridir. Yazar bu romanı ile 1913 NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ'nü kazanmıştır. Gora, yazarın hayat felsefesini, fikir ve inançlarını yansıtması bakımından da çok büyük önem taşır. Gora kitabında, insanın kendisini arayışı, zengin felsefi içerikle, bütün yalınlığı ve güzelliğiyle üstün lirizm içinde, mistik duyuşları özgün ve yeni bir teknikle Hint gerçeğini akıcı bir dille anlatılmıştır Gora, Milli Eğitim Bakanlığı100 Temel Eser arasında kabul edilmiştir. Konusu: Geleneksel Hindular ile liberal düşünceye sahip Brahmanlar olarak ayrılmış Bengal topluluğunun yaşadığı KALKÜTA’da geçer. Gora, Tagor’un Hindistan’ın kurtuluşu ve bağımsızlık ideali hakkındaki fikir ve inançlarını anlatmaktadır. Hindu dininde yapılacak yenilikleri bir araya toplayan Brahmo Samaş mezhebi romanda önemli bir yere sahiptir. Gora, iki sevgili çiftinin iki paralel aşk hikayesinden oluşuyor: Gora ve Sucharita ile Binoy ve Lolita arasında geçmektedir. ROMAN KARAKTERLERİ GORA: Romanın başkahramanıdır. Huzurlu bir Hindistan istemekte ve bunun için Hinduizmde birleşmeyi savunmaktadır. SUŞARİTA: Eğitimli bir kadındır. Gora’nın sevdiği kızdır. BİNOY: Gora’nın en iyi arkadaşı. Brahmolar’a katılır. LOLİTA: Binoy’un sevdiği kızdır. Geleceği görebilen bir karakterdir. Krişnadayal: Gora’nın babasıdır. Anadamoyi: Gora’nın annesidir.
1000Kitap
GoraRabindranath Tagore · Kapı Yayınları · 2013854 okunma
İnsana karşı duyulan ölümsüz sevgi, bir derinlik ve inanç romanı
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2020 98. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2020 23:59
Hindistandaki kast sisteminin getirdiği adaletsizliği ve toplum kutuplaşmasını, kadın-erkek eşitsizliğini bilge bir şekilde eleştirirken, mistik ve şiirsel dil kullanması beni farklı dünyalara götürdü. Sevgiyi felsefik ve lirik anlatımı bana kendimi incelik yüklü bir bulutun üzerindeymiş gibi hissettirdi. Kitaptaki karakterlerden en az birinde mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız.
Edebiyat
GoraRabindranath Tagore · Elips Kitapları · 2012854 okunma
Binoy ile Satiş canlarım
9/10
·520 syf.··
2019 56. kitabı
Kitap baştan sona çatışma ile dolu. Kadınların toplumdaki yeri ve din üzerine çatışmalar daha çok. P.K filmini yakın zamanda izlemiş olmanın da etkisiyle aşırı derecede beğendim. Akışı, dili, üslubu sade. Ufak tefek, şimdi bunun anlamı ne, dediğim oldu ama o da ilk defa Hint bir yazarın kitabını okumuş olmanın gereği olan bir sonuç. Yobazca inanış hunharca eleştirilmiş. İnsanı düşünmeye sevkediyor. Dinin insanları ayıran bir etken olarak kullanılması derinlemesine işlenmiş. Kardeşin kardeşe, annenin çocuğa, arkadaşın arkadaşa olan bağlarını nasıl zedelediği konusundan yakınılmış. Zamanının Hindistan'ında kendi kültürüne düşman vatandaşları ve vatanına bağlı vatandaşların arasındaki çatışma da söz konusu. Bu kitap nasıl bir etki yarattı kendi ülkesinde bilemiyorum. Şu an nasıl bakılıyor onu da bilmiyorum, ama evrensel bir haksızlığa başkaldırı kitabı. Dünya insanının ortak dertleri. Nobel Ödülü almış 1913'te. İyi ettim de okudum. Birkaç gündür ayrı bir dünyada yaşıyor gibiydim. Hep bir kalıba sıkışıp kalmanın anlamı yok, değil mi? 100 Temel Eserdeymiş hem. Bence herkes okumalı.
GoraRabindranath Tagore · Kapı Yayınları · 2013854 okunma
10/10
·520 syf.·
2021 2. kitabı
Herkese iyi geceler dilerim sevgili dostlar. Böyle değerli altın değerinde bir eserin incelemesini size yazarken çok heyecanlıyım. Çünkü dostlar cidden kıymete değer muazzam bir eser. Eseri anlatmadan bunu başta demem saçma gelebilir size ama inanın okuduğunuzda mübalağa yapmaya ihtiyaç duyuyorsunuz. İhiim neyse sözü uzatmadan konuya giriyorum. Şimdi kitabın adına ilk bakınca Sevgili Tagore bize ütopikk bir dünyadan bahsedecek sandım. Ama alakası yok. Cem Yılmaz'ın filmiyle karıştırdım sanırım biraz bu yüzden öyle algıladım. Ama kitabın içine girince kendinizi Hindistan'da acayip bir dünyanın , tuhaf bir kültürün içinde buluyorsunuz. Mistisizmi , felsefesini dibine kadar size hissettiren bu eserde baş karakter Gora gibi görünse de daha çok Binoy ile karşılaşıyorsunuz. Hatta bir yerden sonra Yazarın neden böyle kaba saba bir adama kitap ismi verdiğini düşünüyorsunuz ama kitabın sonunda bunu anlıyorsunuz. Şimdi spoiler vermeyeyim. İngiliz baskısı altında olan Hindistan'da adaletin, gelenek göreneklerin aşk ile çatıştığını ve aşk ile yola girdiğini bazen yoldan çıktığını görüyoruz. Bazı durumlar istediğimiz gibi girmiyor hatta. Yazar neden böyle yaptı, neden o değil de buna böyle kader biçti diye kızıyorsunuz ama sonra roman ilerledikçe Yazarin kuvvetli bir kurgu ve kuvvetli bir yakıştırma yaptığını anlıyorsunuz. Kitabın olumsuz yanı bazen aşırı derecede felsefik konuşmalar içeriyor hatta bazen o konuşmaların içinde bambaşka şeyler düşünüyorsunuz kendinizle alakalı sonra o düşünceden çıktığınizda "ulan adam ne demişti dur yeniden okuyayım" diyorsunuz. Tagor'un romancı yanı çok güçlü cidden; dilini çok etkileyici kullanmış ama keşke o kadar çok felsefik söylemler olmasa diyorum yine yeniden. Çünkü bu konuşmalar bazen şunu söyletiyor size "yahu adeta bir felsefe kitabı bu
Edebiyat
GoraRabindranath Tagore · Kapı Yayınları · 2013854 okunma
Gora
Puan vermedi·495 syf.··
2024 12. kitabı
Ana karakterimiz olan Binoy tek başına yaşar. Yaşadığı yer Kalküta’dır. Bir işte çalışmıyordur. Oturduğu evin 1. Katında yaşıyordur. Birgin Binoy evinin camından dışarıyı izler. O sırada bir atlı ve bir araba kaza geçirir. Aşağıya indiğinde 2 kişi görür. Biri yaşlı biri ise gençtir. Onları evine davet eder. Yaşlı amca için doktor çağırır. Doktor Yaşlı amcaya ilaçlar yazar ve gider. Binoy onlara evlerinde kalmalarını teklif eder. Genç kız buna gerek duymadığını evlerinin yakında olduğunu söyler. Binoy bu adamın adını sonradan öğrenir. O yaşlı amcanın adı Pareş Babu dur. Binoyun bir arkadaşı vardır ve adı Goradır. Gora bir işte çalışıyordur. Çalıştığı meslek ise Hint vatanseverler Birliğinin başbakanlığını yapmaktadır. Bir gün dışarı çıktıklarında gezerler ve evlerine dönmeye karar verirler. Dışardan eve dönecekleri zaman kavda eder ve ayrılırlar. Çocuk yaşta annesini kaybeden Binoy Goranın annesi kendi annesi gibi severmiş. Binoy yaşı fazla olmasına rağmen genç kız olan lolita’dan hoşlanıyordu. Gora bir gün dışarda gezerken bir olaya şahit olur. Mahkemeye çıkarılır. Tanık olur ama suçlamalar karşısında o hapse girer. Binoy arkadaşını görmeye geldiğinde Gora pek mutlu değildir. Çünkü hapishanede değişik olaylar oluyordur. Binoy dışardan yemek getirebileceğini ve böyle bir imkânın olduğunu söyler. Fakat Gora bunu kabul etmez. Her mahkûm gibi oda yemekhane yemeklerini yiyeceğini söyler. Bir sonraki mahkeme sırasında hâkime kendini haklı çıkarmaya çalışır. Gora bu mahkemeden sonra hapisten kurtulur. Binoy ve Lolita evlenmek için planlar yapmaktadır. Gora bu olayları duyar ve gene Binoy ile ayrılırlar. Binoy’un yardım ettiği yaşlı adam olan Pareş Babu bu iki arkadaşa yardım etmeye karar verir. Bir şekilde bu iki arkadaşı barıştırır. Gora’nın sevdiği olan kız annesi ile
1000k
GoraRabindranath Tagore · Oda Yayınları · 2013854 okunma
Anandamoyi
Puan vermedi·495 syf.··
2023 152. kitabı
Tüm roman boyunca sınıfsal ve dinsel farklılıkları adeta fethedilemez bir kale gibi gözümüze gözümüze sokan yazar, romanın sonunda adeta bizi ihya ediyor ve zihnimizde oluşan bu kale ansızın temelinden yıkılıverdi. Yazarın da özellikle istediği şey, Hindistan'daki Hindu, Brahmo, Müslüman, Hristiyan vs. arasındaki duvarları yıkmak. Ayrıca, bence bu romanın adı "Gora" değil de "Anandamoyi" olmalıydı. Çünkü öz çocuğu olmayıp da manevi olarak bu kadar kişiye son derece içten bir annelik yapmıştır. Romanın tamamına onun analık şefkatinin sindiğini görüyoruz. Anandamoyi, Hindistan'daki tüm sınıfların üstünde bir insandır, herkesi bir görmektedir, kastın dışında bir insandır adeta.
GoraRabindranath Tagore · Oda Yayınları · 2013854 okunma

Yazar Hakkında

Rabindranath TagoreYazar · 32 kitap
Hayatta kalan 13 çocuğun en küçüğü olan Tagore ("Rabi" lakaplı) 7 Mayıs 1861'de Kalküta'daki Jorasanko malikanesinde, Debendranath Tagore (1817–1905) ve Sarada Devi'nin (1830–1875) oğlu olarak dünyaya geldi. Tagore çoğunlukla hizmetkarlar tarafından büyütüldü; annesi erken çocukluk döneminde ölmüştü ve babası çok seyahat ederdi. Atalarının kökü 11. yüzyıla dayanır. Bu soyun kurucusu Kanaj'lı bir Brahman'dı. Babası Maharshi Devendranath Tagore, varlıklı bir din adamıydı. Rabindranath, özel öğretmenlerden ders alarak orta öğrenimini yaptıktan sonra 17 yaşında Londra'ya gönderildi. Londra'da hukuk okudu. Burada edebiyat kültürünü geliştirdi. En çok etkisinde kaldığı edebiyatçı, doğaya yapıtlarında geniş yer veren İngiliz şair William Wordsworth'tür. Rabindranath Tagore'un yaşam ve sanat görüşlerinin gelişmesinde en büyük rolü, 19. yüzyılın başlarında Bengalli Raca Rammahun Roy oynamıştır. Onun ve babasının etkileri altında şairin dünya görüşü Hindin geleneksel kast sınırlarını aşarak, panteist bir dünya inanışının yanı sıra, Hindu dininin tekelci ve çok gelenekçi çemberini kıran bir olgunluğa kavuşmuştur. Öğretmeni Roy; Hindistan'da dinin oynadığı büyük rolü bildiği için, her şeyden önce bu alanda reform yapmak zorunluluğu duymuştu. Kendisi Hindu olduğu için Hind dininin bozulmasına üzülüyordu, fakat sosyal gerçekleri görecek kadar ileri görüşlü bir insan olduğundan reform yoluna gitmedi. 1930'da Hindistan'da yeni bir mezhep olan Brahmoizmin temelini attı. Brahmo Samaj adı altında tanınan bu hareket Hinduluk, Müslümanlık ve Hristiyanlığın ortaklaşa değerlerini bir çatı altında toplamaktaydı. Bu yeni din, mucize ve kerameti bir yana iter, her şeye egemen mutlak ve yanılmaz bir kuvvet yerine, bilgelik ve aşkın esin kaynağı olan insan ve dünyayı kavrayan, yücelten bir varlığa inanır. Bu Tanrı Upanishad'lardan alınan bir cümleyle tamamlanır: "Tektir ve biçimi yoktur, ama binbir amaçla, binbir şekle girer.." Brahmo Samaj'ın belli başlı sosyal ülküleri kardeşlik, ahlaklılık, insanseverlik, kadınlığın yükseltilmesi, kastların kaldırılmasıdır. Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır. Rammahun Roy tarafından kurulan Brahmo Samaj; Rabindranath Tagore'un babası ile Keshup Shandrasen tarafından geliştirildi. Tagore'un bu yeni oluşturulan mezhepten etkilenmesi; 22 yaşında yazmaya başladığı yıllara denk gelir. Bu yıllarda daha sonradan ilinti kuracağı Avrupa kültürüne pek rastlanmaz. O yıllarda Bengal Hindistan'ın her bakımdan canlı ve ileri bölgesiydi. Din, edebiyat, politika alanlarında yeni görüşler beliriyordu. Kendisinden önce edebiyatta yenilik yapmış olanlar olmasına rağmen, kendisini tutuculuktan kurtaran ilk şair ve yazar olarak bilinir. İlk yazdığı "Sabah Şarkısı" adlı şiiri yüzünden şiddetli eleştirilere maruz kalmıştır. Doğa ve insan sevgisinin yoğun olduğu Kitan Jali'nin ünü dünyaya yayılmıştır. Eserlerinde ince bir lirizmle, mistisizm harmanlanır. Hindistan'ın İngiliz Emperyalizminin boyunduruğundan kurtulması için büyük çabalar sarfetmiş ve bunu ılımlı bir üslupla yapmıştır. Edebiyat alanında ki başkaldırısını yeterli bulmayıp gençliğin milliyetçi bir eğitimle yetiştirilmesi amacıyla 1901'de Kalküta yakınlarında ki Balpur'da Sükun Barınağı anlamına gelen Santiniketan adını verdiği bir okul kurdu. Bundan başka Bangadorshan adıyla edebiyat dergisinin başyazarı oldu. 1924'de Batı ve Hint geleneklerini kaynaştıran Vishna-Bharati Üniversitesi'nin oluşumuna yol açtı. Bengali dilinde yazdığı yapıtlarınının, hemen hemen hepsini kendisi ingilizceye çevirdiği için, dünyanın onu hızlı tanıması kaçınılmaz oldu. 1913'te Romain Rolland'ın çok övdüğü Gora adlı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Kitapta Gora adlı bir gencin hayatından kesit sunulur. 1915 yılında İngiltere "Sir" unvanını verdi. 1919, Hindistan tarihinde bir dönüm noktasıdır. Amritsar Kıyımı, Gandi'nin ulusal önder olarak belirmesi bu yıl içinde olmuştur. Gandi ve Tagore iki yakın dosttur. 21 Mart 1919'da çıkarılan bir yasayla, yönetimin savaş döneminde kullanabildiği özel yetkileri barış döneminde de elinde tutması sağlanıyordu. Irkçılık temellerine dayanılarak çıkarılmış bir yasaydı. Gandi pasif direnişi gündeme getirdi. Kısa süre sonra, 13 Nisan'da Amritsar'da halktan 400 kişi öldürüldü, 2 bin kişi de yaralandı. Altın Tapınak'a girilip Sihler'in üzerine ateş açıldı. Pencap'ta sıkıyönetim ilan edildi. Tagore bir şeyler yapmak gerektiğine inanıyordu. Genel Vali Lord Chelmsford'a bir mektup yazarak Sir unvanını geri verip, Gandi'ye destek oldu. 67 yaşında resim yapmaya başlamasıyla, kast ve emperyalist sistemlere karşıtlığı ve üstün yeteneğiyle dünyanın sayılı şairleri arasına girmiştir. 7 Ağustos 1941'de doğduğu şehir Kalküta'da ölür.