Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insan efendilerini devirmiş, adalet ve eşitliğin hüküm sürdüğü ideal bir hayvan topluluğu kurmak için büyük bir fırsat yakalamışlardır fakat iktidar düşkünü domuzlar devrimi yolundan saptırarak daha acımasız ve diktatörce bir düzen kurarlar. George Orwell ın hedefinde 1917 rus devrimi stalinin devrime ihaneti vardır.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Theseus Yayınevi · 2021296,4bin okunma
Kapitalizmin çok güzel işlendiği bir kitap. Dünya edebiyatı romanlarını okumak bakış açımızı değiştiren özellikler taşır. Bu da bir başyapıt niteliği taşıyan romanlardandır. Kapitalizmin ve sosyalizmin hayvanlar üzerinden işlendiği, günümüz dünyasındaki devletlerin işleyişi, yönetim -toplum arasındaki ilişkileri çarpıcı mesajlar vererek okuyucuya sunan ayrıca okuyucunun düşünmesini ve eleştirmesini isteyen bir yazarla da karşı karşıya kalıyoruz. Domuzların yönetimi ele geçirmesi rastlantı değildir. Bu durum bile bir eleştiri niteliği taşır. Çiftlikte en çok çalışan hayvan at Boxer' dır. Ve yaşlanıp gücü tükenince at kasabına gönderilir. Sorgulamadan kabul etme, körü körüne inanmışlık, itaat bir gün bizleri de at kasabına sürükleyebilir. Bu da çarpıcı eleştiriler taşıyan başka bir durumdur. Daha birçok mesaj barındıran ve kesinlikle okunması gereken bir roman.
Devrimler tarih boyunca insanlık tarihine etkileri olmuş ve tarihi kökünden değiştirmiştir. Bu kitapta da hayvanların devrimi ve sonrası anlatmıştır. Yazar Sovyet Rusya'yı bir nevi taşlama örneği sunmuş desek bile devrimin nedenini ve devrim zamanını kısa tutmuş ama devrim sonrasını uzun uzun anlatmıştır.
'Devrim devam ettiği sürece gerçekleşmiş olur.' Sözünü, bu yazının ana fikri olması için önemlidir. Çünkü dünya tarihinde ki devrimleri incelediğimde, devrimler gerçekleşse bile, bir süre sonra tarihin tozlu sayfalarına kaldırılmıştır. Bu istisnasız bir kural olmuştur desek yanlış sayılmaz. Peki neden sonu geleceği halde insanlar bir düzene, yeni bir düzen getirmek için kan dökme gereği duydular? Bu konu ile uzun bir müddet uğraştım ama ana temelini veya bir ortak nedeni bulmak için büyük resme bakmayı unutmuştum, evrenin kendisine. Evren nasıl oluştu? Bigbang yani büyük patlama ile oluştu, neden buna ihtiyaç vardı sorusuna ise cevap olarak, Entropi karşımıza çıkar. Aklınıza Bigbang öncesi hiçlikti diye düşünürseniz, o hiçlik bile aslında bir düzendir.
Entropi bir düzene (düzensizliğe) düzensizlik ile düzen (yeni düzensizlik) getirme ilkesidir anlayacağımız şekilde konuşursam evren içinde bulunduğu her şey bir kaos ile oluştu. Anlayacağınız yıldızların oluşumu, dünyanın oluşumu, insanların oluşumu kısaca her şeyin var olması ve yok olması entropi ile sağlandı, sağlanıyor ve sağlanacaktır, örnek vermek gerekirse; Luca, tek hücreli canlıdır hatta dünya üzerinde ki ilk canlıdır, yani atamızdır ama bu hücre bugün ki insanları oluşturmak için bazı inorganikleri yemeleri lazımdı. Atamız İnorganiklerin kurduğu düzene kendi düzenini getirmek için düzensizlikle düzen getirmeye çalıştı, bu size bir şeyi anımsattı mı? Devrimleri. Çünkü devrimlerde kurulu bir düzene (devlet)
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Theseus Yayınevi · 2021296,4bin okunma
“Hayvan Çiftliği, fabl türünde yazılmış bir masal anlatımı olmasına karşın, devrim ve iktidarı oldukça sert bir biçimde eleştiren politik bir alegoridir.
Bu kitap, bir çiftlikte yaşayan hayvanların, kendilerini sömüren insanlara başkaldırışını anlatır. Daha eşitlikçi bir toplum yaratma amacı ile başlattıkları devrim, bir süre sonra insanların düzenine kıyasla eskiyi aratacak kadar daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük haline gelir. Çünkü George Orwell’e göre, komplocu bir grubun önderliğindeki herhangi bir devrim yalnızca acımasız ve baskıcı bir rejime dönüşebilir.”
...
İlk kez bu kitabı Can yayınlarından okumuş ve hemen de ardından filmini izlemiştim. Pekiştirmek adına birebir..Kitap aşırı derecede akıcı ve incecik zaten. Hemen bir oturuşta okuyup bitirebilirsiniz. @theseusyayinevi ’ ne ait bu baskısı da ayrıca müthiş olmuş, emeği geçenlere teşekkür ederim. Yukarıda da direk alıntıladığım kısımdan kitap içeriği hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.
George Orwell/ Hayvan Çiftliği
Kült severler yorumlarda buluşalım ..
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Theseus Yayınevi · 2021296,4bin okunma
Kitapla ilgili yüzlerce inceleme varken bir de ben yazmalı mıyım diye çok düşündüm. Çünkü, #132705929 . Sonunda ne karar verdiğimi tahmin edersiniz herhalde…
Karakter rehberiyle başlamak istiyorum incelemeye. Henüz okumayanlar için yardımcı, okuyanlar için de hatırlatıcı olacağını umuyorum. Başlayalım o halde:
• Bay Jones: Çiftliğin ilk sahibi
• Koca Reis: Domuz
• Snowball: Domuz
• Napoleon: Domuz
• Squealer: Domuz
• Bluebell: Köpek
• Jessie: Köpek
• Pincher: Köpek
• Boxer: Araba atı
• Clover: Araba atı
• Mollie: Kısrak
• Muriel: Keçi
• Benjamin: Eşek
• Moses: Kuzgun
• Tavuklar ve koyunlar
Bir de kedi vardı ama bir vardı bir yoktu. Uyuşuğun ve tembelin tekiydi. Pek bir rolü de yoktu kitapta. Zaten hiç sevmem kedileri…
Bu kitap bildiğiniz üzere alegorik bir eser. Alegori ne demek bilmeyenler için tanımlayalım hemen. “Bir düşünceyi, davranışı ya da eylemi, daha kolay kavratabilmek için onu, yerini tutabilecek simgelerle, simgesel sözlerle, benzetmelerle göz önünde canlandırma işi.” Bu sebeple tahmin edersiniz ki bu hayvanların tümü bir insan tipini simgeliyor.
Koyunları söylememe gerek var mı bilmiyorum. Ezberlettiğiniz şeyleri sorgulamadan kabul edip papağan gibi söyler bu koyunlar habire.
Eşek, aydın kesimi simgeliyor. Olayların bilincinde, okur yazar, düşünür fakat nedense az ses çıkarır. Bildiklerini kendine saklar. Etliye sütlüye karışmaz.
Mollie, Bahar Candan gibi bir şey. Üzümünü yer bağını sormaz. Bohem hayat tarzını benimsemiştir. Süse şatafata düşkündür. Öyle çok zora gelemez, üretici kesimle uzaktan yakından alakası yoktur.
Squealer tam bir yancı, A Haber adeta. Manipülasyon ustası. Kurnazlık timsali. Yarın kıyamet kopacak olsa her şey güllük gülistanlıkmış gibi anlatır. Yönetimi övmekten başka işi yoktur. Yalan yanlış
Öncelikle şunu söyleyeyim, kitap bir çırpıda okunabilen bir kitap. Sizler için üşenmedim tek tek boş olan sayfaları ve sadece resimlerin olduğu sayfaları saydım: toplamda -yanlışım yoksa- 46 sayfası zaten boş. Geriye okunacak 106 sayfa kalıyor. Ee bi zahmet o kadarcık sayfayı da okuyuverin (:
Kitabı okuyup da beğenmeyen pek azdır diye sanıyorum. Ancak okuyanların büyük bir çoğunluğunun aklında kalan tek veya en belirgin ifade: "BÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR. AMA BAZI HAYVANLAR ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR." kalıbı sanırım. Tamamen bu cümleye odaklanmanın yetersiz olduğunu düşünüyorum.
Bir yandan bu kadar çok göz önünde olan, bu kadar bilinen ve sevilen bir kitabı neden daha önce okumadım diye kendime kızıyorum. Bir yandan da farkettim ki bu sıralar, okuduğum kitaplarda hep günümüze ışık tutan detaylar görüyorum. Ya ben çok hayalciyim ya da bizim kuşağın şahit olduğu birçok olay "tarih tekerrürden ibarettir" sözünü tasdikler nitelikte...
Tabii ki bu kitap yalnızca bizim dönemimiz için ders alınacak bir kitap değil; tarihi olayları farklı bir açıdan değerlendirmemize veya tarihsel bazı olayları tekrar sorgulamamıza kapı aralayan bir başyapıt niteliği de taşıyor.
Kitabı okumuş veya okumamış herkesin, bu kitabı daha iyi anlaması için farklı kaynaklardan 1905 Rus Devrimini, 1917 Ekim Devrimini öte yandan Stalin ve Troçki arasında ki çekişmeyi detaylıca incelemelerinde yarar buluyorum. Zira özellikle Ekim Devrimi ve Stalin-Troçki çekişmesi kitabın özünü oluşturmaktadır. Kitapta tasvir edilen karakterlerin gerçekte kimleri temsil ettiğini anlamak açısından da bu araştırmaları yapmak faydalı olacaktır.
Kitabın genel konusunu, "insanlarca ütopik bulunan bir hayale tam ulaşılabilecekken, güç zehirlenmesi yaşayan Stalin'in bu ütopik dünyayı distopik bir cehenneme çevirmesi..."
" BÜTÜN İNSANLAR EŞİTTİR AMA BAZI İNSANLAR ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR! "
Spoiler! Bu kitapla yeni tanışabilme fırsatı buldum ve şimdiye kadar okumadığım için kendime kızmadım desem yalan olur. Eğer bu kitabı hâlâ okumadıysanız rica ediyorum bir yerlerden edinin ve okuyun.
Kitapla ilgili binlerce inceleme varken bir de ben yazmalı mıyım diye çok düşündüm. Sonuçta herkesin söylediğini söyleyeceksek konuşmamızın pek de bir anlamı olmuyor. Yinede kitabı okumamış 3 - 5 kişiye bile dokunacaksa sözlerim her şeye değer diye umuyorum.
Kitabın alt başlığında da yazdığı gibi korkunç sonlu bir peri masalıdır Hayvan Çiftliği . Fabl tarzındaki bu mükemmel siyasi hiciv romanı Stalin'i ve kapitalizmi eleştirmektedir. Bundan yüzyıllar önce yazılmış bu kitabın günümüzde bile hala güncelliğini koruyor olması eminim içinize bir ürperti verecektir. Kitabı bitirdiğim zaman tek düşündüğüm şuydu " İnsanlar hiç mi hiç değişmiyor? "
Kitapta ağır siyasal, dinî, toplumsal, felsefi eleştiriler var. Bakınız bir örnekle açıklayayım; kitapta sıkça vurgulanan "Yedi Emir" apaçık bir din eleştirisi, "On emir' i" bilmeyen yoktur sanırım? Doğrudan doğruya dine atıf yapılmış ve din bu yönden çok kötü yorumlanmış. (Tabi bu kendi görüşüm)
Sanırım kitabı en iyi anlatmam için en geniş kavram bencillik olacak. Çünkü kitapta geçen her 'kötü davranış' bencillikten doğuyor. Domuzlar tarafından oluşturulan sisteme bir başkaldırış var. Çünkü insanlar -kitaptaki haliyle hayvanlar- benliklerine dokunan dogmalıktan nefret ediyor. İsyan başlarken baştaki domuz -yani Napolyon- herkes eşit olacak diyor, çiftlikteki hayvanların başlangıç için tek gayeleri bu. İsyanı kazanınca ise - o meşhur söz- "eşitiz ancak biz daha eşit olmalıyız" düşüncesi boy gösteriyor. Napolyon kendi çıkarları için sürekli yayımladığı 7 emiri
George 0rwell'in 1945 tarihli yayımlandığı 1950 gibide şöhrete kavuştuğu eseridir. Fabl tarzındaki bu mükemmel siyasi hiciv romanı Stalin'i ve kapitalizmi eleştirmektedir. Yani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık romanıdır.
Kitapta geçen 7 kutsal kuralın zamanla değiştirilmesi, makam mevki eline geçirenlerin gücünün zehirlemesiyle kutsallara bile dokunabileceğini gösterir.
Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,4bin okunma
Gerçeklik ancak bu kadar masalsı anlatılabilirdi.. Devrim ile başlayıp ego ve çıkarların devreye girmesi ile devam ediyor. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,4bin okunma
1940larda ki sosyalizmi ele almaktadır. Kitap kahramanlarını insanlar üzerinden değil hayvanlar üzerinden ele almıştır. Zaten kitabın sonunda da insanlar ve hayvanlar arasındaki farkı nerdeyse yok etmiştir.
Hayvanların yapmış oldukları ayaklanma sonucunda neler olduğunu anlatmak da ve bunu masalsı şekilde yansıtmaktadır.
Yapılan bu ayaklanma başlarda başarılı gibi gözükse de fakat zamanla işler istenilen sonucu vermez. Bu ayaklanma ile bir kısım hayvanlar kendini okuma yazma gibi eylemlerle geliştirip daha üstün hale gelmiştir. Bu kısımda eğitimin önemini de ele almıştır.
Okurken zevk alınan ve her insanın kitaplığında olması gereken eserlerden biridir.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Karbon Kitaplar · 2021296,4bin okunma
1903'te Hindistan'ın Bengal eyaletinin Montihari kentinde doğdu. Ailesiyle birlikte İngiltere'ye döndükten sonra, öğrenimini Eton College'de tamamladı. Gerçek adı Eric Arthur olan Orwell, 1922-27 yılları arasında Hindistan İmparatorluk Polisi olarak görev yaptı. Ancak, İmparatorluk yönetiminin içyüzünü görünce istifa etti. 1950'de yayımladığı Bir Fili Vurmak adlı kitabı, sömürge memurlarının davranışlarını eleştiren makalelerin derlemesidir. İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru yazdığı Hayvan Çiftliği, Stalin rejimine karşı sert bir taşlamadır. Orwell'in en çok tanınan yapıtlarından Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, bilim-kurgu türünün klasik örneklerinden biri olmanın yanı sıra, modern dünyayı protesto eden bir romandır. Burma Günleri ise, Orwell'in Burma'daki (bugünkü Myanmar) İngiliz sömürgeciliğini dile getirdiği ilk kitabıdır. Orwell, 1950'de Londra'da öldü.