İnsancıklar

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·176 syf.··
2022 51. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2022 01:37
İnsancıklar, Dostoyevski'nin ilk romanı. Kitapta Makar Devuşkin ile Varvara Alekseyevna'nın güven, samimiyet, sevgi dolu mektuplaşması ile karşı karşıya kalacaksınız. Kitabın her satırında aktarılan duygu ve durumları (Yoksulluk , çaresizlik, mutluluk, aşk, sevgi.. ) hissederek okudum. müthiş bir anlatım. Tavsiye ederim. İyi okumalar.
1000Kitap
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · EZR Yayıncılık · 201977bin okunma
8/10
·176 syf.··
2021 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2021 02:56
Tarih 1846 ve Dostoyevski'nın ilk romanı. Kitapta Rusya'nın genel ekonomik durumunu da anlıyorsunuz. Konu Makar Alekseyevich ile uzaktan akrabası olan Varvara Alekseyevna arsındaki ilişki anlatılır. Fakat ikiside yoksulluk çekiyor ve yaşam mücadelesi içindedir. . Makar ve Varvara sürekli birbirleri ile mektuplaşır birbirlerine destek olurlar. Kitap mektuplasma şekilde devam ediyor. Sonunda tüm kaynakları tükenir ve Varvara bir zengin ile evlenmeye karar verir. Okunmaya değer hatta okunmalı. Bir ilk olması bile bunu şart koşar. İyi okumalar dilerim herkese...
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · EZR Yayıncılık · 201977bin okunma
Günümüz yoksulluk sınırı göz önünde bulunduruldugunda
Puan vermedi·176 syf.··
2025 14. kitabı
Roman, Makar Devuşkin adlı bir karakterin gözünden anlatılıyor.Makar, Petersburg'da küçük bir memur olarak çalışmakta ve oldukça yoksul bir yaşam sürmektedir. Makar’ın hayatı, sürekli olarak borç içinde ve geleceksizdir. Romanın anlatımı, Makar’ın genç bir kadın olan Varvara Dobroselova'ya yazdığı mektuplar üzerinden yapılmış Makar, Varvara’yı çok sever ve ona içsel dünyasını açar. Varvara, Makar’a göre, toplumsal açıdan daha yüksek bir statüye sahip, ancak o da yoksulluk içinde yaşamaktadır. Makar, ona karşı duygusal bir bağlılık geliştirir ve ona olan sevgisini, yaşamının anlamı haline getirir. Ancak, Makar’ın hisleri her zaman karşılık bulmaz ve ilişkileri, özellikle Varvara'nın ona karşı hislerini her zaman belli etmemesi nedeniyle karmaşık hale gelir. Varvara, yoksulluk ve toplumsal baskı altında zor bir hayat sürerken, Makar, kendi içsel dünyasında zengin duygusal bir hayat kurmaya çalışır. Makar’ın yazdığı mektuplar, onun yalnızlığını, çaresizliğini ve toplumun dışladığı bir insan olarak hayata karşı duyduğu melankoliyi yansıtır. Makar'ın hayatındaki bu duygusal boşluk, okura, yalnızlık ve çaresizlikle nasıl başa çıkıldığını, insanın varoluşsal sorgulamalarını gösterir. İnsancıklar, Dostoyevski’nin edebiyat dünyasına güçlü bir giriş yaptığı bir yapıt olup, insanın içsel boşlukları, yoksulluk, sevgi ve yalnızlık gibi evrensel temaları işler. Makar'ın, dünya ile çatışmasında yaşadığı duygusal ve toplumsal yalnızlık, büyük bir psikolojik yoğunluk veriyor.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · EZR Yayıncılık · 201977bin okunma
8/10
·176 syf.··
2020 12. kitabı
Dostoyevski... Mektuplardan oluşan kitaplara ne kadar ön yargılı olsam da bu ön yargımı bir kez daha yıkıldığı bir kitapla karşı karşıyayım. Her mektup o dönemin şartlarını, karakterlerin dolu dolu her anını bize anlatıyor. Her karakterin kendisine ait bir hikayesi var. Bu karakterlerin bir kısmı, büyük insanlığın, iyiliğin, fedakarlığın, merhametin, iç dünyasını bizimle paylaşırken; diğer kısmı küçük, insancıkların, bazen duygusuzluğunu, kötülüğünü, yoksulluğu, sefaleti yansıtmaktadır. Bizler elimizde onlarca imkana sahip olmamıza rağmen en ufak bir şeyi paylaşmakta, fedakarlık etmekte o kadar zorlanırken, o sefalette, hastalıkta değer verdiği insan için elindeki son parayı, sefaletten ölmek üzere olmasına rağmen karşısındakine vermesi beni son derece etkilemekle beraber bizlerin ne kadar bencil olduğunu gösterdi. Bu kitaptan almamız gereken çok güzel dersler var, sadece okuyup geçilmemeli. Acı, sefalet, merhamet, utanç, çokça sevgi bolca fedakarlık... Her duygunun hakim olduğu bu kitabın herkesin gerçekten anlayarak, ders çıkararak okumasını tavsiye ederim.
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · EZR Yayıncılık · 201977bin okunma
Yarım...
2/10
··
Beğendi
Klasik bir aşk öyküsü ve çekingen aşıkları anlatan sıradan gelen karakterler vardı devam etmek istemedim. Kitapta geçen her mektupta adamın kendini anlatma cabası her iki mektubun birinde ben cahil bir adam demesi ve sürekli tekrarlanan cümleler, yazdıklarına güvenememesi ve bir miktar parası olmasına rağmen neden kılık kıyafetine dikkat etmediğini anlayamadım eski insanların düşünce tarzını anlamak çok zor.
1000k
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · EZR Yayıncılık · 201977bin okunma
8/10
·176 syf.·
Beğendi
·
2020 8. kitabı
Bu kitap Dostoyevski'nin bizim bildiğimiz ilk kitabı. Tam da hayatın üzerine geldiği zamanlarda yoksulluğun diplerini yaşadığı zamanlarda bu kitabı yazdığını biliyorum acaba kendinden bir şeyler katmış mıdır diye kitabı ciddiyetle bir araştırma kitabı okuyormuş gibi okumaya başladım sanırım buldum da ben yazarların kitaplarına kendi hayatlarından tecrübe edinmedikleri şeyleri yazma ihtimaline pek inananlardan değilim Dostoyevski kitaplarında sürekli fakirlikle mücadele veren karakterler işliyor ve onların ruh hallerini itibarlarını onurlarını o kadar güzel tasvirliyor ki bunu yapabilmesi için o duyguları mutlaka tatmış olması gerekir hakeza tattığını da biliyoruz zaten. Yazar bu kitabında fakirliğin insanları ne derece mahcup hallere düşürdüğünü anlatmış ve bir yandan da insanlar fakir olabilir kaderinde bu yazılmış olabilir peki onun deyimiyle bu insancıklara neden bu gözlerle bakıyorlar fakir olduğu için bir gururu olamaz mı ? Fakirlik utanılacak bir şey mi ? Fakirlik düşüklük müdür ? Neden böyle algı yapılıyor diye de sitem ediyor. Size yararı olacak bir kitap okumanızı tavsiye ediyorum.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · EZR Yayıncılık · 201977bin okunma
İnsancıklar
7/10
·176 syf.··
2024 86. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2024 18:02
Varvara Alekseyvna ve Makar Alekseyeviç arasında dostça mektuplarla başlıyor kitabımız ve gittikçe derinleşiyor. Varvara'nın geçmişten bir hikayesini okuyoruz önce. Babasının öldüğünü akrabası Anna'nın evine annesiyle birlikte taşındığını ve Anna'nın onlara korkunç derecede kötü davrandığını ve annesinin gitgide hastalandığını anlatıyor. Orada yaşayan bir öğretmen annesinin hastalığı sırasınıda ona dost oluyor ve annesi iyileşiyor. Öğretmenin babası ara sıra onları ziyarete gelip öğretmenle vakit geçirdiğini ve ansızın öğretmenin hastlanarak öldüğünü anlatıyor bu Varvara'yı derinden sarmış. Annesinin de ölümünden bahsetmesini bekliyoruz fakat sayfalar ilerlese de böyle bir şey olmuyor. Makar'ın fakir olduğunu bazen dilendiğini görsek de bütün parasını Varvara'ya harcıyor. Varvara da ona gümüş kopek gönderiyor, buluşuyorlar derken Varvara da fakirlikten kırılıyor aslında. Kitabın sonuna doğru Anna2nın akrabası gelip evlenme teklifi ediyor ve Varvara istemese de kabul ediyor çünkü adam zengin. Makar yalvarsa da Varvara evleniyor. Bir de dikkatimi çeken bir şey: Makar sürekli Varvara'ya sevgilim dese de Varvara bu kelimeyi hiç kullanmıyor aksine dostum diyor hep ona. Dili akıcı sade ve okuması çok zevkliydi. Mektuplar şeklinde yazılması da gerçekçiliğini artırmış.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · EZR Yayıncılık · 201977bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2025 20:37
Kitap, Fyodor Dostoyevski 'nin 25 yaşındayken yayımlanan ilk romanı. Yoksulluk, mutsuzluk, çaresizlik içindeki iki insanın birbirine yazdığı mektuplardan oluşan bir eser. Daha çok yoksulluk üzerinde durulmuş ve yoksulluğu bu kadar net anlatan ender kitaplardan.. Akıcı anlatımıyla bende güzel etkiler bıraktı. Bu eserini herkesin okuması dileğiyle.. Keyifli okumalar
1000Kitap
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · EZR Yayıncılık · 201977bin okunma
Arka Kapak
Puan vermedi·176 syf.··
2023 69. kitabı
Avrupalıların bakış açısıyla, Devrim öncesindeki Rus'u simgeleyen Dostoyevski'nin ilk romanı olmasının yanı sıra yazarını dünyanın en iyi yazarlarından biri olmaya götürecek yolun da ilk adımı... İnsanın dramı romanlarında ağırlıklı bir yer tutan Dostoyevski, bu romanında büyük insanIığın acılarının izini sürüyor ve sadece mektuplardan oluşmuş bu yapıtına koskocaman hayatlar sığdırıyor. Mektuplarda adı geçen her bir karakter, okura, büyük insanlığın iç dünyasını yansıtırken, bir yandan da, küçük, silik insanın bir romana nasıl taşınabileceğinin de ustaca bir örneğini veriyor.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · EZR Yayıncılık · 201977bin okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2019 26. kitabı
Uzun yıllardır yaşıyordum sanki. Eskilere, bu olayın içine gitmiştim sanki. Eskilerin nerelerde ne olduklarını ve aslında tüm sahiciliğin eskide kaldığını, tüm samimiyet ve içtenliğin de eskide kaldığını anlamamız da çok büyük bir etkisi var "insancık" ların. Çaya koyulan şeker bile ne kadar dokunaklı bir olaydan ibaret olduğunu hissettim. Keşke eskisi gibi bazı şeylerin hala kıymeti kalsaydı...
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · EZR Yayıncılık · 201977bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.