Kanlı Topraklar'ı daha önce okumuştum.
Tehcir'in güvenlik kaygısından ziyade, Ermenilerin mallarını gasp etmek, "Milli Zenginler" yaratmak için yapıldığını ise bir Sis'li (Kozan) olarak yakınlarımdan duymuş ve şahit de olmuştum.
Fakat son yirmi yılda bizlere, yani Türklere de aynı 1865'de Islahiye Fırkası marifetiyle yapıldığı gibi, yeniden Ermeni, Yahudi, Rum muamelesi yapılınca kitabı tekrar okuma ihtiyacı hissettim ve okudum.
Tabi Tehcir'le Ermenilerin, Varlık Vergisi ile Yahudilerin, 6-7 Eylül ile de Rumların malları ve canlarının gasp edilmesini çok daha derinden duyarak, yaşayarak hissettim.
Evet Ermeni, Yahudi ve Rumların malları, canları gasp edildi ve onlar yurtlarından, vatanlarından atıldı.
Şimdi yeni "Milli Zenginler, yeni milli hırsızlar, yeni milli mafya, yeni milli çeteler, yeni soygunlar, tesis etme zamanı.
Ve bunun için yeniden Türkler mülksüzleştiriliyor, cahil, işsiz ve aç bırakılıyor, direnenler de öldürülüyor.
Kısacası korkutma, yıldırma, çatışma ve dehşet politikalarıyla Türkler Anadolu'dan atılıyor.
Kalanları ise kölelik, esaret ve sefalet bekliyor.
SONUÇ OLARAK:
Başımıza daha nelerin geleceğini görmek için, okuduysanız bile bu kitabı bir kez daha okumanızı tavsiye ederim.
Ermeni Tehcir'inin ne amaçla yapıldığını az çok okuyan, düşünen herkes biliyor.
Fakat inkar politikasının Cumhuriyeti döneminde de neden devam ettirildiğini herkes bilmez.
Çünkü Tehcir Osmanlı ve İttihatçıların marifeti ama Ermeni mallarının gasp edilmesi tamamen Atatürk, İnönü ve Cumhuriyet rejiminin marifeti.
Bu ahlaksızlığın farkında olan ve bunları dile getiren, yazıya döken Nazım Hikmet, Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Mustafa Suphiler, Sabahattin Aliler ve bil umum Osmanlı ve Cumhuriyet aydın ve yazarı bunun için ölüm, zindan ve sürgünlere gönderildi.
İktidarlar