Adı:
Kasvetli Ev
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
992
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750800955
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Bleak House
Çeviri:
Aslı Biçen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
19. yüzyıl İngiliz romanının Oliver Twist ve David Copperfield gibi unutulmaz tiplerinin ve çağdaş Noel mitinin yaratıcısı Charles Dickens, önemli bir toplumsal tarih kayıtçısı olarak roman sanatına büyük katkıda bulunmuştur. Kafka'ya ilham veren romanları, döneminde büyük popülerliğe sahip olduğu halde eleştirmenlerce ciddiye alınmamıştı, ancak 1950'lerden sonra yeniden değerlendirilmeye başlandı.

Sürükleyici polisiye kurgusu ve çok katmanlı anlatımı ile Dickens'ın olgunluk çağı romanı kabul edilen Kasvetli Ev, güçlü bir toplumsal eleştiri ve sarsıcı bir gözlem gücü ile modern dünyaya geçişin sancılarını, Victoria çağının katı ahlakçılığını, çılgın Chancery Mahkemesi'nin delirticiliğini yansıtır.

"Romanın Shakespeare'i"nden "soğuk ikindinin en soğuğu, koyu sisin en koyusu ve çamurlu sokakların en çamurlusu", Aslı Biçen'in titiz çevirisiyle ilk kez dilimizde.
Kasvetli Ev’de Dickens, toplumdaki ve İngiliz adalet sistemindeki çarpıklıkları imgelerle yansıtma yoluna gitmiştir. Kitap elli yedi önemli karakterden oluşur; fakat bu karakterler birbirlerine öyle ustaca bağlanmıştır ve zaafları öyle kendilerine özgüdür ki okuyucu için kafa karışıklığına neden olmazlar.
Toplumun alt sınıfından ya da üst sınıfından olmaları fark etmeksizin romandaki kişileri kendisine bağlayan Chancery Mahkemesi ve bu mahkemede görülen “Jarndyce Jarndyce’e Karşı” adlı miras davası, romanın ana çatısını oluşturmaktadır.

Romanda iki anlatıcı vardır: Biri romanın öne çıkan karakteri Esther Summerson, diğeri ise yazar anlatıcıdır.
Londra sokaklarını çevreleyen sis, romana da hâkimdir.
Sırlarla ve esrarengiz olaylarla örülü roman, okuyucunun merakını okuma boyunca canlı tutmaktadır.
Franz Kafka’nın Dava’sında gördüğümüz eleştirel tutum Dickens’ın Kasvetli Ev’inde de bizi karşılar. Tek fark vardır: Dava’da Bay K isteği dışında davaya dahil olurken Kasvetli Ev’de Bay C bile isteye davanın bir parçası olmuştur. Ama sistem her ikisinde de bozuktur.

Dickens, romanında işlediği sorunun güncel olmadığı, reformlarla adalet sisteminin durumunun iyileştirildiği eleştirisiyle karşı karşıya kaldığında durumun hiç de söylenilen gibi olmadığını, davaların sürüncemede kaldığını, sonuçlandıklarında da dosya masraflarının altında ezilen davacıların dava açtıklarına bin pişman olduklarını söyler. Kendisinin de başına benzeri bir durum gelmiştir.

Hem topluma hem de adalet sistemine eleştirel bir tutum getiren, toplumdaki adaletsizliğe kayıtsız kalmayan Dickens’ın eserini okumaktan büyük bir keyif duydum. Yapı Kredi Yayınlarının çevirisindeki titizliğin de bunda etkisi oldu.
Ayrıca aşkı, dostluğu, özveriyi, umudu da buldum bu romanda.

Kitapta benim için tek eksi yön, “Sunuş” kısmında kitaba dair fazlasıyla bilgi olması, bir nevi özet niteliğinde olmasıydı. Bir okuyucu olarak kitabı okumak isteyenlere naçizane tavsiyem, “Sunuş” bölümünü bir “Sonsöz” niteliğinde varsayıp kitabı bitirdikten sonra bu detaylı bölümü okumanız ve hayal gücünüzü sınırlamamanız.

Herkese keyifli okumalar dilerim.
“Şehrin üzerinde bir sis vardı”

Bu sis fiziksel gerçekliğinin dışında adalet sistemi üzerindeki kara bulutlar gibiydi. Aynı zamanda toplumsal ve bireysel olarak insan davranışlarına da yansımıştı. İngiltere çok büyük ve güçlü görünüyordu, oysa hem gökyüzünde hem de insanların ruhunda bir karamsarlık hakimdi.

Kasvetli Ev, Büyük Umutlar dan sonra okumuş olduğum ikinci Charles Dickens kitabı. Yazarın bu kitabında dünyasını daha iyi anlamaya başladım, mizah anlayışını, kelimelere döküşünü ve kelimelerle oynayışını beğendim.

İnsan davranışlarını analiz etmede ustalık, kitabın en fazla göze batan özelliği bence. Yazarın Bayan Summerson’a söyletmiş olduğu “ insanları ve davranışlarını izlemeyi seviyorum” ifadesiyle kendini tarif etmiş olduğu ve bu davranışlar üzerine meşgul olduğu çok aşikâr. Dolayısıyla bu birikim karakter seçimi ve tahlillerinde başarı olarak kitaba yansıyor.


Yazarın özellikle benzetmeler yaptığı bölümleri, daha sonra da aşırılıklara yaptığı vurguları çok beğendim. Kısa kısa yer vermek gerekirse;
- “Yapayalnız Tom” semtinde, karanlığın yaşayanların hayatlarına yansıması, daha sonra sabah ışıklarıyla birlikte şehrin kendisinin de istirahat edip yenilenmesine benzetilmesi.
- Bay Vholes’un büro kedisinin fare deliğini gözlemesinin Bay Vholes’un müvekkilini gözlemesine benzetilmesi.
- Masum hayvanlarla Jo’nun bilinçsizlik ve masumiyet yönüyle benzetilmesi.
- Ada’nın parasının Bay Vholes’un bürosunda gördüğü mumlar gibi eriyip gitmesine benzetilmesi.
- Avukatın elini sallamasını, adalet sistemindeki eksiklikleri sıvama niyetine benzetilmesi,
- Gemi levazımatçısı Bay Krook’un başyargıca, her şey alınan fakat satılmayan paçavracı dükkanının Chansery mahkemesine benzetilmesi,

eşya ile insan davranışları üzerine benzetmelerde ustalık olarak göze batıyor ve bunları çok değerli buluyorum.

Aşırılıklara dair yazarın sunduğu; Kararsızlığın aşırılığı, Tembelliğin aşırılığı, Lüksün aşırılığı, Şüphenin aşırılığı, Hayırseverliğin aşırılığı, Adabın aşırılığı, ayrı ayrı karakterler üzerinden ustaca anlatılıyor. İlk bakışta olumlu bile gözüken her kişilik özelliğinin aşırıya kaçtığında nerelere varabileceğine dair ince bir üslupla yerme göze batıyor. Özellikle bazı karakterler üzerinden belli başlı davranışlar, kitap boyunca tekrar edilerek zihinlere kazınıyor.

Bu kitapta yazarın, hukuk sistemine ve adaletin gecikmesine eleştiriden başlamak üzere İngiltere’nin bir çok yapısal sorununa kendine has üslubuyla göndermeler yaptığını söyleyebiliriz. Joodle- Koodle-Loodle/ Guffy- Huffy-Luffy isimleri üzerinden siyasette sorunların isimlerle değil, sistemlerle çözülebileceğine dair hiciv- eleştirilerini beğendim. Yazarın hayat hakkında sayfaların arasına sıkıştırmaya çalıştığı söylenecek çok sözü olduğunu görüyor ve buna önem veriyorum.

İkinci cildin başlarında hikayedeki karakterler arttıkça biraz zorlandığımı söyleyebilirim. Daha sonra kitap,Esther ve Lady Dedlock ana karakterleri etrafında şekillendikçe kurgu oturmaya ve akıcı hale gelmeye başladı. Yazar, kitabın sonlarına doğru bu kadar farklı karakteri ustalıkla toparladı ve güzel bir hikaye ortaya çıktı. Bu kitapta da Büyük Umutlar da olduğu gibi bir gencin maddi ve manevi tüm ihtiyaçlarını karşılamaya kendini adamış bir hami vardı. Bir romanda rastlanması pek mümkün olmayacak kadar fazla iyilik timsali karakter göze batıyordu. Ama ben özellikle, Bay Woodcourt’ı anlatan “Birilerine faydalı olabilmesi, yüce hizmetlerde bulunabilmesi şartıyla sıradan seviyeyle de yetinecek bir adam” ifadesini beğendim.

Kitapta traji-komik bir tiyatro havası hissettiğimi söyleyebilirim. Yer yer Shakespeare’ a atıflarda bulunan yazarımızın Shakespeare tiyatrolarının benzerini kitabına başarıyla taşıdığını düşünüyorum. Yazarın karakterler ve kelimeler üzerindeki bu oyununu izlemek üzere sizleri de davet ediyorum.
İyi seyirler)
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.907 Oy)6.018 beğeni20.608 okunma919 alıntı107.109 gösterim
  • Budala
    8.4/10 (771 Oy)806 beğeni2.824 okunma1.494 alıntı26.583 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.730 Oy)8.191 beğeni22.286 okunma4.530 alıntı136.795 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.615 Oy)4.099 beğeni13.638 okunma1.537 alıntı56.361 gösterim
  • Vadideki Zambak
    7.9/10 (1.351 Oy)1.251 beğeni6.058 okunma2.761 alıntı39.322 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.961 Oy)19.893 beğeni45.543 okunma3.544 alıntı192.496 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.220 Oy)5.669 beğeni18.231 okunma1.148 alıntı63.795 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.287 Oy)6.641 beğeni17.661 okunma2.949 alıntı90.287 gösterim
  • Genç Werther'in Acıları
    8.3/10 (2.805 Oy)2.532 beğeni9.236 okunma4.694 alıntı60.944 gösterim
  • Kırmızı Pazartesi
    7.9/10 (2.442 Oy)1.995 beğeni7.300 okunma519 alıntı33.286 gösterim
Charles Dickens "Kasvetli Ev" romanında Leydi Deadlock’u tanımlarken “evliliği onu sıkıntıdan öldürecek hale getirmişti” gibi bir deyim kullanıyor.
Böylece “can sıkıntısı” bu kitapla dilimize düşüyor. Yıl...1852...

Modern dünyaya geçişin sancılarını, Victoria çağının katı ahlakçılığını, çılgın Chancery Mahkemesi'nin delirticiliği ve farkındalık şokları ile okunan romanla “can sıkıntısı” günlük hayatımızda tam da geçişe uygun bir isimle aramıza katılıyor..


Sabah kırağısının daha soğuğu
kömür sisinin en koyusu
Çamurun en çamurlusu ile hissedilen romanın içinde bu kelime hızla yayılıyor…
“Toplumun gözleri görmez olunca, ödenmesi gereken ağır bir bedel vardır.”

Önsöz / Ünal Aytür
Charles Dickens
Sayfa 19 - YKY, 3. Baskı, Çeviri: Aslı Biçen, 1. Cilt
Şeytan fistan da giyse lata da giyse kötüdür; ama gömleğinin önüne iğne takıp kendine beyefendi dediğinde, bir kartı ya da rengi tuttuğunda, az buçuk bilardo oynadığında, tahvillerle bonolardan biraz anladığında, diğer giysileri giyen şeytanlardan çok daha kumpasçı, katı ve katlanılmaz bir şeytan olur.
Charles Dickens
Sayfa 447 - YKY, 3. Baskı, Çeviri: Aslı Biçen
“Yoksulların çocukları yetiştirilmez, itiştirilir, derler.”
Charles Dickens
Sayfa 130 - YKY, Çeviri: Aslı Biçen, 3. Baskı
O çok yaygın, her şeyin düzeleceği inancı! Bir çaba harcanıp düzeltileceği değil de kendiliklerinden “düzeleceği” inancı! Bir delinin dünyanın “üçgen” olacağına inanması gibi!
Charles Dickens
Sayfa 357 - YKY, Çeviri: Aslı Biçen, 3. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kasvetli Ev
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
992
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750800955
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Bleak House
Çeviri:
Aslı Biçen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
19. yüzyıl İngiliz romanının Oliver Twist ve David Copperfield gibi unutulmaz tiplerinin ve çağdaş Noel mitinin yaratıcısı Charles Dickens, önemli bir toplumsal tarih kayıtçısı olarak roman sanatına büyük katkıda bulunmuştur. Kafka'ya ilham veren romanları, döneminde büyük popülerliğe sahip olduğu halde eleştirmenlerce ciddiye alınmamıştı, ancak 1950'lerden sonra yeniden değerlendirilmeye başlandı.

Sürükleyici polisiye kurgusu ve çok katmanlı anlatımı ile Dickens'ın olgunluk çağı romanı kabul edilen Kasvetli Ev, güçlü bir toplumsal eleştiri ve sarsıcı bir gözlem gücü ile modern dünyaya geçişin sancılarını, Victoria çağının katı ahlakçılığını, çılgın Chancery Mahkemesi'nin delirticiliğini yansıtır.

"Romanın Shakespeare'i"nden "soğuk ikindinin en soğuğu, koyu sisin en koyusu ve çamurlu sokakların en çamurlusu", Aslı Biçen'in titiz çevirisiyle ilk kez dilimizde.

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Drkitapsever
  • Ayla Küçük
  • Can Usta
  • Richard Wagner
  • Muhtesim Yiğit
  • Resul Bulama
  • Kış Güneşi
  • Felicity Lemon
  • Havva
  • Öznur Kaplan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.2 (2)
9
%33.3 (3)
8
%22.2 (2)
7
%22.2 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0