"Ah saadet ışıkla kurlaşır, biz dünyayı bahtiyar farz ederiz. Oysa sefalet öyle uzakta saklanır ki, biz sefilliğin olmadığını zannederiz."
Aykırı karakter Bartleby’in hikâyesini bitirdiğimde ciddi anlamda oturup düşündüm. Özellikle kitabın sonunda yazar Herman Melville tüm okuyucuları oturup düşündürtmeye çağırıyor sanki. Peki, kimdir Kâtip Bartleby?
Bartleby hayatı bize tercihlerle sunuyor. Ve biz bu ilginç, bir o kadar da acıklı ve düşündürücü hikâyeyi hukuk bürosu sahibi hakimden dinliyoruz. Bürosunda çalışacak dördüncü kâtiptir Bartleby. İlk zamanlarda her şey normal görünür. Diğer çalışan üç kâtibinde kendine özgü bireysel farklılıkları olsa da hiçbiri Bartleby’in eline su dökemez.
Peki, insanlar arasında bir hayatı ya da bir insanı ilginç kılan nedir? Eğer siz toplumun gördüğü kurallar ya da hareketlerin dışına çıkarsanız, toplum için ilginçleşir ve ötekileştirilirsiniz. Toplumda beklenen davranışlar vardır. (Kitaba uygun olsun diye örneği seçiyorum) Mesela çalıştığımız büroda amir bizden bir rica ya da bir emir de bulunursa onu yapmak zorundayız? Ama gerçekten zorunda mıyız? Görünüşe göre değiliz. Çünkü Bartleby daha işinin üçüncü gününde amiri gelip evrakları karşılaştırması gerektiğini söylediğinde, onun cevabı, “Yapmamayı tercih ederim,” oluyor. İşte bu kitap bir şeyi yapmayı tercih etmek ve tercih etmemek konusunu irdelerken, aynı zamanda bize şunu da sunuyor: Toplumdan bağımsız değilsin, toplumun kurallarını inkar edersen, sıra dışı davranışlar sergilersen ötekileştirilirsin.
Büro amiri hâkim çok vicdanlı, aynı zamanda sakin, merhametli ve anlayışlı bir adamdır. Bartleby’in redetme davranışını en başta tuhaf bulur. Şaşırır aynı zamanda. Düşünün bir işe girip çalışmaya başlıyorsunuz ama daha üçüncü gününde verilen işleri yapmamayı tercih ediyorsunuz?
Katip BartlebyHerman Melville · Kolektif Kitap · 201615,5bin okunma
Çok keyif aldığım bir kitap oldu ama sanırım okusam bu keyifi alamazdım. Ben bu kitabı dinledim, İbrahim Selim’in seslendirmesi çok hoşuma gitti. Kitabı resmen izledim. Gözümde canlandı bir tiyatro oyunu gibi.
ne bitirdim ben şimdi… bu kitapta tam olarak ne anlatılıyo ?! inceleme yapmamayı tercih ediyorum :)) okumasanız da olur bence… (sırf inceleme olarak paylaşabilmek adına biraz daha yazacaklarımı uzatıyorum şu an..) okumayın boş bi kitap Katip Bartleby
Katip BartlebyHerman Melville · Kolektif Kitap · 201615,5bin okunma
“Yapmamayı tercih ederim” ama yapmak zorundayım. Tıpkı karnımı doyurmak, uyumak ve kimsenin artığına ihtiyaç duymamak İçin çalışmak zorunda olduğum gibi.
Pasif direniş örneği diye alkışlanan bu kısa hikayeden pek haz ettiğimi söylemem. Direnişin bir amacı yoksa anlamını da yitirir çünkü. Gezi olaylarındaki ‘duran adam’ gibi demiş bir okuyucu. Kesinlikle katılmıyorum bu görüşe. Duran Adam bir ideolojinin simgesiydi. Oradaki duruş bir isyanın sesiydi. Buradaki katip ise, başkasının iş yerine ve hayatına çöreklenmiş biridir. Bunu devlet karşısında yapsa farklı bir anlamı olabilirdi fakat o işvereninin hayatını gasp ederek bunu yapıyor. Avukatın kendini sorgulaması da ayrı bir ilginçlik tabi.
Herneyse, ben fikrin uygulanış şeklini beğenmedim. Okuyup siz karar verin.
Uzun öykü sevenlerin beğeneceği tek solukta olunabilecek bir kitap. Çok özgün bir karakter başrolde ve ayrı bir dünyası var. Bu sıradışı karakterin öyküsü bittiğinde damakta ayrı bir tat bırakmıyor değil.
Ne okudum şimdi ben? Okumamayı tercih eder miydim? Asla.
Katip Bartelby'ye karşı içimde uyanan acıma duygusu, kısacık kitabın o ince ve yakıcı tesiri...
Bu adam içinde öyle bir dünya yaşıyor ki; bugün yapmamayı tercih ettikleri belki de daha önce hesapsızca boyun eğdiklerine bir başkaldırı anlamını taşıyor.
Güzel kitaptı.
Eseri "tercih edecek" herkese keyifli okumalar.
Herman MelvilleKatip Bartleby
Sorgula... Gerçekten tercih edip, etmediğin yapmak zorunda kaldığın herşeyi... Sahipsiz mektupları... Asla ulaşamayan duyguları, yaşanmışlıkları... Geri gelmeyecek bir ömrü sorgula.
Katip BartlebyHerman Melville · Kolektif Kitap · 201615,5bin okunma
Katip Bartleby. Tuhaf ve kendine özgü davranışlarıyla hüzünlü bir adamın hikayesi. Yalnızlığı ve kimsesizliğiyle bir hayalet gibi yaşayan Bartleby gerçekten bugüne kadar okuduğum en acıklı roman karakterlerinden. İnsanı hüzünlü düşüncelere garkeden yıkıcı bir drama. Şiddetle tavsiye olunur. İyi okumalar.
Katip BartlebyHerman Melville · Kolektif Kitap · 201615,5bin okunma
Muhteşem bir eser
"Kalabalığını gördüğü, bildiği bir mekanın yalnızlığının tek seyircisiydi o...”
Dünya edebiyatının kült eserlerinden biri kabul edilen Kâtip Bartleby, bir avukatın Wall Street’teki hukuk bürosuna bir kâtibi işe almasıyla başlar. Bir süre sonra çalışmayı ve hatta yaşamayı reddederek hakim düzeni ve en sarsılmaz inançları tersyüz eden Bartleby, dünyaya karşı takındığı alışılmadık tavrıyla avukatın elini kolunu bağlar.
Bartleby, bireyin sessiz bırakıldığı ve itaate koşulduğu modern dünyada “yapmamayı tercih ederek” yaşayan sıradan bir kâtibin varoluş nüshasıdır. Sorgusuz sualsiz kabullerin karşısına dikilmiş sessiz bir isyan bayrağıdır. Özgürlüğü yeniden tanımlayan, tuğla duvara bakan bir masanın ardında tarihin başka türlü yazıldığı bir başkaldırı hikâyesidir. ( Arka kapaktan)
diğer taraftanda bugünün wall street kuruluşunu sağlayan ve bu derece sermayenin güçlenmesi için yazılmış bir rehber mi?
Katip BartlebyHerman Melville · Kolektif Kitap · 201615,5bin okunma
Herman Melville, Amerikalı yazardır.
Bir Amerikan edebiyat klasiği kabul edilen Moby Dick adlı ünlü romanın yazarıdır. Uzun yıllar boyunca unutulmuş bir yazar olarak kalmış; 1920'li yıllarda yeniden keşfedilip büyük bir yazar olarak kabul edilmiştir.
Yaşamı
1819'da New York'ta dünyaya geldi. Sekiz çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğudur. 1830'da iflas eden babası, iki yıl sonra hayatını kaybedince Herman Melville, çocuk yaşta çalışmaya başlamak zorunda kaldı. Bir yandan okuyup bir yandan çeşitli işlerde çalışarak geçen beş yıl boyunca tarih ve antropoloji kadar Shakespeare'in eserlerini okuyarak kendini geliştirdi.
On sekiz yaşında Liverpool'e giden bir gemide tayfa olarak iş buldu; aynı gemi ile tekrar New York'a döndü. Bu deneyim, ona ileride yazacağı romanlar için malzeme sağlayan seyahatlerden ilkidir.
Bir kaç yıl New York'ta özel ders vererek hayatını kazanmaya çalışan Melville, 1841'de Acushnet adlı bir balina gemisine denizci olarak kabul edildi ve Pasifik'te yeni bir seyahate başladı. On sekiz aylık bir yolculuğun sonunda gemidekilerin kötü tavrından yıldığı için bir arkadaşı ile birlikte Markiz Adaları'nda gemiden kaçtı. Yamyam olarak bilinen Typee yerlilerinin arasında bir ay kadar yaşadı. Adaya gelen bir Avustralya gemisi ile yeniden denizciliğe döndü ancak gemide çıkan isyana katılmakla suçlandığı için Tahiti civarında bir yerel hapishanede birkaç gün tutuklu kaldı. 1843 yazını Tahiti'de yerliler arasında geçirdi. İleride yazacağı Moby Dick adlı romanın düşünsel altyapısı bu sırada oluştu. Bir başka balina gemisi ile Hawaii'ye kadar gitti.
Otuzlu yaşlarında Boston'a döndükten sonra artık deniz seferlerine bir son vermişti; ailesinin teşviki ile kitaplarını yazmaya başladı. 'Tippee' ve 'Omoo' adlarını taşıyan ilk iki kitabı 1846'da yayınlandı. Bu kitapları, yerliler arasında geçen günlerine aitti. 1850 yılında yayınlanan 'White Jacket'ta ise bahriye erlerinin zorlu hayatını anlattı. İlk kitapları onu bir anda hem İngiltere hem Birleşik Devletler'de çok ünlü bir yazar haline getirdi. Bu dönemde eski bir aile dostunun kızı olan Elizabeth Knapp Shaw ile evlendi. Çift, dört çocuk sahibi oldu. 1850'de Massachusetts'te bir çiftlik evi satın alan Melville, çiftlik işleri ve yazı ile uğraşarak 13 yıl boyunca bu evde yaşadı. 'Arrowhead' adını verdiği ev, günümüzde müzedir.
Yazar, en büyük eseri Moby Dick'i 1851'de tamamladı. Başlangıçta, balina avcılığını anlatan bir serüven öyküsü olarak tasarladığı kitabı tamamlamak üzere iken Amerikalı yazar Nathaniel Hawthorne ile tanışıp arkadaş olmuştu. Hawthorne'un tavsiyesi ile kitabını simgesel anlamlarla yüklü bir romana çeviren Melville, eseri dostuna adadı. Ancak kitap yayınlandığında beklediği başarıyı yakalayamadı ve çok olumsuz eleştiriler aldı.
Yayımcısı Harper's bir sonraki romanını basmayı reddedince maddi sıkıntıya giren Melville 1866'da New York'ta gümrük müfettişi olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde yazdığı 'Pierre' ve 'Piazza memories' gibi kitaplar ilgi görmedi. Son yıllarında düz yazıyı bırakarak kendini tamamen şiir yazmaya verdi; şiirlerini kendi parasıyla bastırdı.
1888 yılında emekli oldu ve en büyük eserlerinden biri sayılan 'Billy budd'ı yazdı; eseri bastırmaya fırsat bulamadan 28 Eylül 1891'de New York'taki evinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
Uzun yıllar boyunca unutulmuş bir yazar olarak kalan Melville, 1920'li yıllarda yeniden keşfedildi ve büyük bir yazar olarak kabul edildi. Eserleri Amerikan Kütüphanesi tarafından toplanıp basılan ilk yazar oldu.