·
Okunma
·
Beğeni
·
3.710
Gösterim
Adı:
Kral Oidipus
Sayfa sayısı:
92
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053922834
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kum Saati Yayınları
Baskılar:
Kral Oidipus
Kral Oidipus
Kral Oidipus
Kral Oidipus
Kral Oidipus
İlkçağ Yunan dünyasında sanat, gerçekliği aynen taklit etmekti (mimesis); çünkü dünya, gerçeklik, ona dıştan bir şey katılması gerekmeyecek kadar kusursuzdu. Yunan tanrıları da kendi sorunlarıyla boğuşan, bir anlamda yetkileri sınırlı güçlerdi ve bu kusursuz dünyada yolunda gitmeyen çok şey vardı. İnsan, “moira” denen üç kız kardeşin ördüğü “kaderin ağları” ile baş başa bırakılmıştı ve tanrılar bile dünya düzenini tehlikeye atmadan kadere müdahale edemezlerdi. Kral Oidipus’un, öz babasını öldürüp öz annesiyle evleneceğini bilen kâhin, Oidipus’u hayat yolunun değiştirilemezliğine inandırmaya çalışadursun, Sophokles bize, “kaderin kabul edilmesi”ni bir arınma, bir “aydınlığa kavuşma” olarak sunar. Psikanalizin en popüler “yorumlarından” biri olan “Ödipal evre” de, kişiliğin gelişmesinde kaçınılmaz bir “kader” basamağını oluşturur.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
THEBAİ ÜÇLEMESİ #1

Başlamadan: Bu gibi mitlerin bilinmeyen bir şeyi anlatmadığı ve yıllar boyunca dile getirildiği için içerikle ilgili bilgilerle karşılaşmayı da doğal karşılayınız.

Yunan tragedyasının en kuvvetli örneklerinden biri sayılan Oidipus’u duymayan yoktur herhalde. Yunan mitolojisinde önemli bir yere sahip olan bu mit kader problemiyle karşımıza çıkar. “Oidipus kadercilikle savaşan insanların başında gelir”. Mitolojideki hikâyeler aktaranlar tarafından küçük ve farklı ayrıntılarla aydınlatılmaya çalışıldığı için elinize geçen farklı kaynaklarda sadece özün aynı olduğu görülür. Örneğin, Kral Oidipus’un öz babası Laios ile bir yol ayrımında karşılaşmaları iki farklı kaynakta(elimde bulunan kaynaklar) iki farklı şekilde aktarılmıştır. Bu karşılaşma sırasında Oidipus öz babası Laios’u –tabii henüz öz babası olduğundan haberi yoktur- öldürür. İlk kaynakta Oidipus’un öldürme sebebi, arabadakilerin yoldan çekilmemesi yüzünden ona bağırmaları ve dalaşmalarıdır. İkinci kaynakta ise araba hızlı gittiğinden Oidipus’un ayağını ezmiş, Oidipus buna sinirlendiği için arabadakileri öldürmüştür. Bu gibi küçük farklar bütüne uyarlandığında ister istemez kafa karışıklıklarına sebebiyet verebilir. Ben bu yazı için Sophokles’e sadık kalacağım. Kral Oidipus’u anlatmadan okumayı daha doyurucu hale getirmek için önce ufak iki hatırlatmanın gerekli olduğunu düşünüyorum.

Yunan mitolojisinde tanrılar ve insanlar kadar şehirler de her zaman önemli olmuştur. Eserin geçtiği ve üçlemeye ismini veren yedi kapılı Thebai şehri, çok eski zamanlarda acıklı hikâyelere sahne olmuş, birçok trajedi yazarı konularını bu şehirdeki kahramanlıklar ve facialardan almıştır. Bu yüzden kitap okunurken isim olarak kalması haksızlık olur. Şehrin kuruluş hikâyesi ilginçtir. Bu şehrin ilk kurucusunun Kadmos olduğu söylenir. Şehri sonradan ele geçiren Amphion ve Zethos kardeşler şehri büyütmüşlerdir. Kadmos kız kardeşinin başına gelen felaketi aydınlatmak için bir rahibeye başvurur. Rahibe bunun imkânsız olduğunu bir düvenin peşinden gitmesi ve düvenin durduğu yerde bir şehir kurmasını söyler. Kadmos çaresiz buna uyar, takip eder ve düvenin durduğu yerde şehri kurmaya hazırlanır. Ama şehre su kaynağı sağlayacak kaynaklar bir ejderhanın kontrolündedir. Savaşır ve yener. Dişlerini toprağa serpmesi istenir. Bu serpmeyle birlikte yerden bir ordu çıkar ve bu ordu kendi arasında savaşır. Kadmos sağ kalan beş kişiyle şehrin temellerini atar. Evlenir, çocukları büyür ama aralarında kavgalar çıkınca Kadmos dayanamaz ve eşiyle birlikte şehri terk eder. Sonradan, ilk başta adı geçen kardeşler şehri yönetimlerine alırlar. Amphion’un yedi telli lirinin tellerinden hareketle şehre yedi kapı kurulur. Kısaca şehrin kuruluş hikâyesi böyledir.

Kitapta Oidipus’un başına gelecekleri Apollon’un bildirdiği ya da farklı kaynaklarda Apollon’un kâhinlerinin bildirdiği söylenir. Bilinir ki Apollon yunan mitolojisinde güzel sanatlar tanrısıdır. Güzel sanatlar tanrısı olmasının yanında kehanetleri gören bir tanrıydı da. Güneş’i temsil eder. Güneşin her şeyi görmesi gibi o da her şeyi; zenginin sarayını, fakirin evinin içini, denizlerde yüzen balıkları, otlar arasındaki yılanı vb. görür. Bizzat kehanetleri kendi açıkladığı gibi kâhinler de ondan gizli sırları öğrenir ve açıklarlar. Bu da dikkate değer bir diğer noktaydı. Çevirmen bu gibi notları koymamış maalesef.

Hikayeye gelelim. Thebai kralları Amphion ve Zethos ölünce başa Kadmos’un oğlu Polydros’un soyundan gelen Laios geçer. Zaten Kadmos tahtı bırakınca yerine bir süreliğine Laios gelmişti. Tekrar kral olan Laios İokaste ile evlenir. İokaste’nin kardeşi Kreon ile şehri yönetmeye başlarlar. Çiftin çocukları olmadığı için Apollon’a giderler. Apollon onlara bir çocukları olacağını ama çocuğun babasını öldürerek annesiyle evleneceğini söyler. Laios çocuk doğduktan sonra onu ayaklarından bağlatarak bir dağa attırır. Dağda çocuğu çobanın birisi kurtarır ve Korinthos kralına verir. Çocuğa “ayağı şişmiş, incinmiş” manasına gelen Oidupus ismini verirler.

Oidipus büyür. Bir gün bir tartışma sırasında kendisine uydurma evlat denildiğini duyunca şok olur ve işin aslını öğrenmek için Apollon’un kahinine gider. Aldığı cevap Laios ile aynıdır. Ama kahin gerçek annesi ve babasını söylemez. Bunu duyan Oidipus kehanetin gerçekleşmemesi için şehri terk eder. Yolda başta belirttiğim gibi fark etmeden öz babası Laois’ı öldürür yoluna devam eder. Yolda Thebai şehrine musallat olmuş Sphinks adlı canavarla karşılaşır. Bu canavar şehre girmek isteyenlere bilmece sorar, bilemeyenleri öldürür. Kimse geçememiştir henüz. Bu canavarı geçene ülkenin tahtı ve dul İokaste vaat edilmiştir. Oidipus canavarın bilmecesini bilir. Canavar kendini öldürür. Oidipus vaat edileni almış ve annesiyle evlenmiştir.

Annesiyle evlenen Oidupus’un iki erkek iki tane de kızı olur. Tanrılar bu ensest ilişkiye kızarlar ve bu ölümlüyü cezalandırmak isterler. Thebai şehrini kurak topraklara çevirirler. Felaketten kurtulmalarının tek şansı eski krallarını öldüren ve annesiyle evlenen kişiyi bulup cezalandırmalarıdır. Bundan sonrası malum. Oidipus şehre gelen kahinden sonra öldürdüğünün öz babası, evlendiği kişinin ise annesi olduğunu anlar. İokaste bu durumu önceden bildiği için kendini asar. Oidipus’ta kendi elleriyle gözlerini çıkarır ve şehri terk eder.

Oidipus’un önemi kendi kaderine teslim olan insanları temsil etmesidir. Şöyle der: “Kaderin çocuğu olmakla övünürüm, bundan da bir utanç duymam kader benim anam”. Kaderi Oidipus gibi böyle yücelten başka birisi var mıdır bilmem. Kitapta yüksek bir kadercilik oyunu oynanmaktadır. Oidupus kaderin annesi olmasıyla övünür, karısı aynı zamanda annesi İokaste, kaderin oyuncağı olan insanın başına gelecekleri nerden bilebileceğinden yakınır. Ama ikisi de başta kaderlerine inanmazlar. Oidipus kaderini bilmesi bakımından şanslı ama ona inanmaması bakımından şansızdır ve kader kurbanı olur. Peki, kaderinde ne olduğunu bilmeyen(ya da ilerde ne olacağını bilmeyen) bizler şanslı mıyız, şanssız mı? Bu soru eminim herkesin kafasına bir gün takılacaktır. Biz sadece ilerde olabilecekler için ufak yönlendirmeler yapabiliriz. Kimse Oidipus gibi ilerde ne olacağını bilemez. Onun ve kitabın değeri ensest ilişki sonucu hayatı mahvolan birinin acıları değil, hazin kaderini bildiği halde insana yaraşır şekilde, yılmadan, Olympos Tanrıları’na başkaldırmasıdır. Belki boş bir başkaldırıdır bu ama onun bir kader kahramanı olmasına engel de değildir.

Kitabı okuduktan sonra “Her yürek, kendinin kaderidir” sözünü “Her yürek, kendinin Oidipus’udur” diye değiştiriyorum. Esen kalın.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Oidipus efsanesiyle ilk kez Orhan Pamuk'un Kırmızı Saçlı Kadın kitabında karşılaşmıştım, kendisi bende epey merak uyandırdığı için ve zaten mitolojiler ilgimi çektiği için tragedyalara sarmış oldum.

Sophokles Yunan tragedyası denildiğinde Aiskhylos'tan sonra akla gelen ilk isimmiş. Kral Oidipus da tragedya sanatının en başarılı örneklerinden.

Kara kader ve kadercilikle savaşı temsil eden bir eser.

Oidipus kendi babasını öldürüp, öz annesiyle evleneceğine dair kehaneti duyduğunda kaderinden kaçmak için yaşadığı Korinthos şehrini terk edip yollara düşer. Yolda karşılaştığı araba ile aralarında çıkan arbede sonucu arabadakilerin hepsini öldürüp Thebai şehrine varır, şehre musallat olmuş canavarın bilmecesini çözer, şehri canavardan kurtarır, şehrin kralı olur ve eski kralın karısıyla evlenip dört çocuk yapar. Gel zaman git zaman şehir felaketten felakate koşar gidip bir bilene danışırlar o da eski kralın katilinin şehirde yaşadığını, kanını yerde koduklarından başlarına bunların geldiğini söyler.

Tabi Oidipus kendinden emin olanca kibrini saçar etrafına. Kral olarak davayı çözeceğine and içer. Önce kahini ihanetle suçlar sonra karısının erkek kardeşinin tahtta gözü olduğunu iddia eder ama şüphe içine düşmüştür bir kere ve baaaamm gerçeği öğrenir ki aslında kehanet gerçekleşmesin diye şimdiki karısı olan annesi ve babası onu dağ bayır bir yere atarlar, çobanın teki de onu alıp evlatlık verir.

Gerçeği öğrenince kaderine lanet eder, bunları göreceğime kör olsaydım der ve gözlerine iğne batırarak kendisini kör eder. :) Burada aklıma yine Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı'daki nakkaşların daha iyi resmetmek için gözlerini iğneyle kör etmeleri geldi.

Neyse efenim lafı yine çok uzattım az biraz da spoiler verdim gibi oldu ama hem Laios hem Oidipus kaderlerinden kaçmaya savaşsalar da nafile çabalardır bunlar. İnsan kaderinden kaçamaz demek ister Sophokles ya da Pamuk'un dediği gibi inandıkları için kaderlerine dönüşür kehanetler.
  • İlyada
    8.6/10 (209 Oy)227 beğeni765 okunma324 alıntı7.096 gösterim
  • Odysseia
    8.4/10 (169 Oy)165 beğeni594 okunma93 alıntı5.110 gösterim
  • Godot'yu Beklerken
    8.8/10 (402 Oy)396 beğeni1.250 okunma630 alıntı16.647 gösterim
  • Kral Lear
    8.5/10 (181 Oy)163 beğeni658 okunma260 alıntı5.452 gösterim
  • Zincire Vurulmuş Prometheus
    8.6/10 (113 Oy)104 beğeni320 okunma174 alıntı2.689 gösterim
  • Antigone
    8.9/10 (107 Oy)98 beğeni364 okunma144 alıntı2.464 gösterim
  • Soneler
    8.6/10 (272 Oy)249 beğeni906 okunma1.118 alıntı6.411 gösterim
  • Bir Yaz Gecesi Rüyası
    8.3/10 (344 Oy)312 beğeni1.296 okunma525 alıntı10.093 gösterim
  • Venedik Taciri
    8.4/10 (321 Oy)277 beğeni1.151 okunma435 alıntı6.303 gösterim
  • Othello
    8.7/10 (375 Oy)376 beğeni1.478 okunma494 alıntı10.369 gösterim
56 syf.
Kısa ve dili oldukça güzel, dünyaca bilinen tiyatro eserlerinin arasında yer alıyor. Ve ben çok beğendim.Yalnız yunan mitolojisi hakkında bilginiz olması gerekecek yoksa hiç bir tat alamazsınız.

Kral oidipus
Öyle bir yaşantı ki kaderin sağdan soldan sillesini eksik etmediği bir yaşam sürüyor eserimizin kahramanı cidden cok üzüldüm

Okumakla bir şey kaybetmezsiniz ama dediğim gibi ilyadayi filan okuduysanız yada yunan mitolojisi hakkında bir kaç araştırma yapıp fikir edindiyseniz hoşunuza gidecektir.Şimdiden keyifli okumalar.
56 syf.
·Puan vermedi
Berbat bir hayati yasamaya mahkum edilmis bir kral ve yasadigi trajedi. Bu kitabi da epey oldu okuyali gercekten üzücü bir hikayesi var. Bilmeden annesiyle evlenen Yunan kralinin drami. Yunan mitolojisine ilgi duyanlara ve merak edenlere tavsiye ederim.
56 syf.
Milattan önce beşinci asırda yaşamış Yunan yazar. Tragedya yazarı. Tiyatronun gelişmesinde katkısı olmuş. Çok fazla eseri olduğu halde günümüze gelebilen sayılı eserlerden bir Kral Oidupus. Üçlemenin ilki.
Oidupus kendi yazgısı ile savaşan bir karakter. Yazgısından kaçmaya çalışmış ama kacamamış. Kim kaçabilmiş ki...İnsanın yazgısı (kaderi) değişmez.
Betimlemeleri, canlandırması, anlatımı o kadar güzel ,akıcı ve sade ki.Kitabı okurken kendimi tamamen o dönemde tiyatroda izliyormuş hissine kaptırdım.Mitoloji de ilgim olduğu için çok sevdim kitabı.
Siz de mitolojiye ilgi duyuyorsanız okuyun derim.
88 syf.
Kitabın geniş bir önsöz kısmı var. Burada Oidipus tragedyasi hakkına çevirmenin yorumları, görüşleri yer alıyor. Ayrıca Yunan sanatının şiirden tragedyaya ve ondan sonrasına değin kısa bir açıklamasi yer almaktadır.

Kral Oidipus hakkında aşağı yukarı birçok kişinin fikri vardır; ne olduğunu biliyordur. Bu nedenle spoiler kaygısı olmadan incelememi yazabilirim. Olayın ne olduğunu bilmeme karşın hikayeyi yine büyük bir iştahla okudum. Çünkü dili, üslubu, diyaloglari okuru etkiliyor, içine çekiyor ve tabiki hikayenin özgün konusu.. Kendisinden sonra birçok edebiyat eserini etkilemiş; Harry Potter, Sahilde Kafka, Orhan Pamuk'un ismi aklıma gelmeyen bir eseri ve adı aklıma gelmeyen birkaç film.. (aklıma gelenler) Ayrıca psikolojide Oidipus Kompleksi adıyla kendisine yer bulmuştur.

Kral Laikos'a verilen kehanette, oğlu tarafından öldürulecegi söylenir. Bundan kehanetin kaderinden kaçmak için, karısı İateokos çocuğu uzakta bir şehirde öldürulmek üzere saraydaki bir çobana verir. Çobanın merhameti neticesinde insanların görebilecekleri en büyük trajedilerden biri yaşanır.

Moira yani Yunanlıların kader kavramını temsil ediyor. Öyle güçlü bir kavram ki, Zeus dahil hiçbir tanrı karşı çıkamaz ve uymak zorundadır. Kimsenin karşı gelmediği yasalar yani.. Tragedyanin ana fikrini de, insanın kaderine (moira) karşı gelememesi, gelmeye çalışsa, ondan kurtulmaya çalışsa da kaderin nihayetinde galip geleceği mesajıdir. İnsanın bir nevi doğaya ve hayata karşı çaresizligini kader olarak imgesellestirmesi diyebiliriz.

"Yazık, insanın değiştiremeyeceği şeyleri bilmesi ne korkunç."

Tragedyanin diğer konusu ise iktidara yönelik eleştiriler diyebiliriz:

"Ey rekabet dolu yaşamda her yetenekten önde gelen,
para ve iktidar!" diye seslenen Kral Oidipus'un tabandan gelip yetenekleri sayesinde yükseldiği krallığın gücüyle eşinin kardeşi Kreon'u kendisine kıskançlık duyduğu için tahttan indirmek için komplo kurduğu gerekçesiyle suçlaması, iktidar koltuğunun insana köklerini ve geçmişini nasıl unutturdugunu gösteriyor. Keza başka bir sahnede Kreon ile Oidipus tartışırken; kendisine mutlak itaat isteyen Oidipus'a, Kreon'un "Yanlış yönetiyorsan, olmaz." şeklindeki cevabı hikayenin bu yönüne yönelik önemli vurgulardandi.

Keyifli okumalar
56 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yunan tragedyasından okuduğum ilk kitap olma özelliğini taşımasının yanı sıra Yunan tragedyasının en önemli yazarlarından kabul edilen Sophokles'in bir eseridir.
-Orhan Pamuk'un Kırmızı Saçlı Kadın adlı romanında adından sıkça söz ettirmiş olması kitabı keşfetmemi sağladığı için memnunum:) -
Kitapta Kral Oidipus'un kaderinden kaçma-her dönemde canlılığını koruyan bir sorun- çabası anlatılmaktadır.
56 syf.
·4 günde·9/10
"Ah kara bahtlı!"
Karısı aynı zamanda annesi olan İokaste her şeyi öğrendikten sonra böyle isimlendirir Oidipus'u.
Başka da ne denilebilir ki tanrıların bu kaderi reva gördüğü krala.
Kaderinden kaçmak için şehrini, ailesini terk ederken aslında kaderine koşan zavallı Oidipus.
Her kaçışın aslında bir varışa doğru olduğunu bize gösteren Oidipus.
"Son gününü görmeden hiç kimseye mutluluğa ermiş demeyin!.."
Krallar gibi yaşamaktan ziyade Kral olan, mutluluğa erişemeyen Oidipus.
Kaderin kaçınılmaz sonu Oidipus üzerinden Sophokles'in kaleminden bir kere daha beliriyor.
Çok kısa ve güzel bir tiyatro. (Bakmayın dört günde bittiğine fırsat bulamadım okumak için:) )
Okuyun okutturun kaderlerin en kötülerinden birine sahip olan Kral Oidipus'u.
Keyifli okumalar.
56 syf.
·Puan vermedi
Epic trajedinin en iyi örneklerinden biridir ve hemen hemen tüm özelliklerini gözlemlemek mümkün.Ayrıca üniversitelerde de ders kitabı olarak okutulmaktadır. Kral Oidipus yanlışlıkla babasını öldürür ve yine yanlışlıkla annesi ile evlenir. Birbirinden ilginç olayların geçtiği bu oyunun her anını merakla ve heyecanla okuyacağınızı düşünüyorum. Acaba kral Oidipus yapmış olduğu hataların farkına varacak mı ?
56 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Oidipus kaderinin kurbanı, alnına yazılabilecek en berbat alın yazısının kahramanı. Saygıyı hakeden bir Kral. Kendisini mahkum eden bir hakim.
56 syf.
Tragedya türünün en başarılı örneklerinden biri sayılıyor Kral Oidipus. Yazıldığı dönem zaten tragedyanın en iyi dönemi diyebiliriz. Tragedya'nın babası sayılan Aiskhylos'un etkisiyle çok iyi eserler ortaya çıkmış bu dönemde. Mitolojiden yararlanılan bir hikaye, işlenişi gerçekten çok başarılı ve akıcı. Okurken heyecanla bir çırpıda bitirebileceğiniz bir oyun. Sophokles yazar da kötü mü olur? Mutlaka okuyunuz efendim.
56 syf.
·6/10
Oidipus kompleksi ya da Oedipus karmaşası aşina olduğumuz bir kavram olsa gerek… Kökenlerinin kahramanımız Oedipus’a dayandığını duyan bir arkadaşım elinden kitapla yanıma gelip bu mu? ne idi bu ? serzenişlerini duyalı birkaç saat oldu.Bunun üzerine bir şeyler yazayım diye düşündüm.Öncelikle yazar, trajedi/Yunan mitolojisi nedir? Bilmek gerekir özüne erebilmek için…Yunan mitolojisi de beni hep edebiyat fakültesi 4.sınıf yıllarıma götürür..Ah Batı Edebiyatı o vakitler şikayetlerimizi peşi sıra sarf ederken şu an ne büyük bir genel kültürmüş diye düşünmekteyim. Yazarımız: Sophokles, biraz değinmeden geçmek istemiyorum.Sophokles tanrılar bize kader çizer ama kahramanlar bu kadere karşı mücadele etmelidir diye düşünür.Ve eserlerinde kahramanları kaderden kaçmak ister fakat kaçamazlar kaderine teslim olmak zorunda kalırlar…Bu durumun en güzel örneği ise Kral Oidipus’ta görülür.Kral Oidipus aklını kullanması,sorgulaması ve sonuçlara ulaşmasıyla ideal insan özelliği gösterir.Ki yazarın trajedi üstatlarından olması evrensel insanı anlatmasından gelir.Şu var ki ;biz de eskiden beri tek tanrı anlayışı olması Batı/Yunan mitolojisini,felsefesini anlayabilmeye ket vurmuş. Soyutluktan öteye gidemeyen kavramlar olarak kalmış zihinlerimizde kanımca..
Bunca lafızdan sonra kitaba gel gelelim;Oidupus ayakları bağlı demektir…
Yanlış hatırlamıyorsam tanrı Apollon (pek çok tanrı olduğu için) Oidupus doğduğu zaman bir haber gönderir.Bu çocuk ilerde babasını öldürüp annesi ile evlenecek der.Çobana öldürülmesi için verilen Oidupus’a çoban kıyamaz ve büyüyünce tanrının söyledikleri gerçekleşir.Kaderinden kaçmak için her yolu deneyen kahraman kaderin kollarına düşmüştür bir kere…İstemeden babasını öldürüp,istemeden annesi ile evlenen kadersiz kahramanımız Oidupus ….Ne idi bu diyecekler düşünedursun,Yunan mitolojisine ilgili arkadaşları bu kitaba davet ediyoruz.İnanın eşsiz bir genel kültür olacaktır…
" Yanlış anlaşılan sözler birtakım şüphelere yol açtı. Yersiz de olsa şüphe insanı yaralar. "
Sophokles
Sayfa 26 - Türkiye İş Bankası

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kral Oidipus
Sayfa sayısı:
92
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053922834
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kum Saati Yayınları
Baskılar:
Kral Oidipus
Kral Oidipus
Kral Oidipus
Kral Oidipus
Kral Oidipus
İlkçağ Yunan dünyasında sanat, gerçekliği aynen taklit etmekti (mimesis); çünkü dünya, gerçeklik, ona dıştan bir şey katılması gerekmeyecek kadar kusursuzdu. Yunan tanrıları da kendi sorunlarıyla boğuşan, bir anlamda yetkileri sınırlı güçlerdi ve bu kusursuz dünyada yolunda gitmeyen çok şey vardı. İnsan, “moira” denen üç kız kardeşin ördüğü “kaderin ağları” ile baş başa bırakılmıştı ve tanrılar bile dünya düzenini tehlikeye atmadan kadere müdahale edemezlerdi. Kral Oidipus’un, öz babasını öldürüp öz annesiyle evleneceğini bilen kâhin, Oidipus’u hayat yolunun değiştirilemezliğine inandırmaya çalışadursun, Sophokles bize, “kaderin kabul edilmesi”ni bir arınma, bir “aydınlığa kavuşma” olarak sunar. Psikanalizin en popüler “yorumlarından” biri olan “Ödipal evre” de, kişiliğin gelişmesinde kaçınılmaz bir “kader” basamağını oluşturur.

Kitabı okuyanlar 634 okur

  • Anıl Öztürk

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları