Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2019 13:59
Dostoyevski’nin ilk okuduğum kitabı olmasıyla beraber, okumadan önce alıntılarını görerek kitabı alıp okumama sebep olan herkese teşekkür ederim. Çok daha fazla geç olmadan o hayali karakterlerle ben de tanışmış oldum. Kitabın sonunda cebine eline attığında önceden kalan bir guldeniyle ( para birimi ) , yemek yiyecekken yine kumar oynayan bir öğretmen. Hayatın sunduğu şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. Çünkü biliyor ki parası olunca bir insan insan oluyor. Aksi halde uşak olarak yaşamını sürdürecek. Bu da çok alçaltıcı bir durum olduğundan kumarda risk alarak hem özgüvenini hem de insanlığını kazandığı parayla kurtarmak istiyor. Onun için başka kurtuluş yok. Öncelikle miras davasında miras sahibi büyükannelerinin ölmesini merakla bekleyen borca batık patronu ve bu mirasın yarar sağlayacak yanlıları.. Bu gözlerini para bürümüş insanların onda yarattığı etki ve baskı. Kumarda kazandığında bir anda yanlarında beliren ve para bittiğinde kaybolup giden çıkarcı insanlar. Büyükanneleri de o yaşında kumara merak salıyor. Başlarda fevkalede kazanıyor. Fakat bu süreçte düşüşü çıkışından daha süratli oluyor. İnsanoğlunun bitmek bilmez daha çok kazanma arzusu bu deneyimsiz büyükannede de can buluyor. Kaybetmek insanın içinde öfkeye ve üzüntüye sebebiyet verir. Bu bir kumar masasında ise iş elindeki son kuruşa kadar devam eder. Bu kitapta da ediyor. Fakat dipnot olarak bu öğretmenin zeki olduğunu söyleyemeyeceğim. Onun derdi ev yat kat değil. İsteseydi büyük kazandığı zamanda bunlara sahip olabilirdi. Fakat parayı seven kadının birine ona hizmet etmesi, kravatını bağlaması, kısıtlı da olsa insan yerine konulmasıydı derdi. Bir de gündüz gözüyle gözüken yıldızlardan bahsediyordu. Parasının bir gün biteceğini bildiği halde o kadına bu şartlar altında o parayı yedirmeyi
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Oda Yayınları · 199788,5bin okunma
4/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 12:52
Belki çevirisinden kaynaklanıyor bilmiyorum ama çok zor bitirdim.Olaylar sürükleyici ama kişiler karmakarışık.Kadınlar, adamlar, niteliksiz aşklar...Ve kumarbazın cebindeki son parayı rulete yatırarak riske girmesi...Kaybettikleri ve kazandıkları...Aslında en çok da aşkını kaybetmesi...Kumara tutsak olmak sanırım böyle bir şey...
KumarbazFyodor Dostoyevski · Oda Yayınları · 199788,5bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2021 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2021 16:32
Uzun bir bir yorucu günlerden sonra ilaç gibi gelen kitabim. Kumarbaz kitabı içeriğini okumadan da kafanızda ismini duyunca hani bir senaryo gelir ya bende başlamadan bir senaryo uydurmuştum. Kitabi okurken baya yaklaşmışım dedigim zamanlar oldu. Okuması keyifliydi. İçeriğinden çıkarmamız gereken güzel dersler vardı. Severek okuduğum bir kitap oldu
KumarbazFyodor Dostoyevski · Oda Yayınları · 199788,5bin okunma
10/10
·173 syf.·
2020 38. kitabı
Kumarbaz, Dostoyevsky'nin yalın ve sürükleyici anlatımıyla bir bağımlılık romanı. Rus bir ev öğretmeni olan ana karakterin durum tahlilleri, ümitleri ve pes edişleri müthiş bir gözlem imkanı sunuyor okuyucuya. Öğretmenin çalıştığı aile pek çok farklı karakteri ve onların farklı farklı beklentilerini içeriyor. Etraflarını saran akbabalara karşı hiçbir şey yapamayan, hatta kendilerini onlara teslim eden bu aile, öğretmenin gözünden inceleniyor. Sonrası.. Sonrası, öğretmenin kendini de bir o kadar şaşırtıyor..
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Oda Yayınları · 199788,5bin okunma
9/10
·208 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 18:36
Dostoyevski Kumarbaz Böyle bir kitapla karşılaşacağımı hiç beklemiyordum. Belki bu kitabı seçerek ben de bir kumar oynamış oldum . Bir kitap okurken, yazarın yaşadığı dönem, yaşadığı çocukluk, aile ortamı, arkadaş çevresi ,evlilik ya da aşk hayatı ve mesleği gibi şeylerle ilgili bilgi sahibi olmanın, yazarı daha iyi anlamamıza yaradığını düşünüyorum. Gerçek hayatta da kumar oynayıp, borç batağına düşmüş olan yazara ,bir yayıncı bir teklif ile gelir. Tüm borçlarını kapatacağını ve iki yıl geçinmesine yetecek kadar para vereceğini, buna karşılık ,kendisine iki yıl içinde bir uzun öykü yazmasını ister. Eğer bu öyküyü vaktinde yazamazsa ,geçmişte yazdığı ve gelecekte yazacağı eserlerinin telif hakkının kendine geçeceğini söyler. Yazar bu iki yılın yirmi üç ay boyunca hiçbir şey yazmaz.Son bir aydan kısa bir süre kala yazmaya başlar. Son günlere doğru kitabi bitirdiğinde ,yayıncının bürosuna gittiğinde büronun kapalı olduğunu görür, teslim edemez. Rusya'da o zamanlar noterlik görevi de gören polis karakoluna giderek, kitabı zamanında tamamladığını onaylattırır. Bunu öğrendiğimde bu kadarı da olmaz ,yuh yani dedim. Kurgusal bir şehir olan Roulettenburg'da ( Şehrin adında bile rulet adı geçiyor.) geçen hikaye bize emekli bir generalin çocuklarına öğretmenlik yapan Alexi Ivanoviç tarafından aktarılıyor. Kitap bize insanlar arasındaki çıkar ilişkilerini, sınıfsal saplantıları, insan doğasını, başarısız aşk ilişkilerini ,insanların tutkularını, kumar için insanın hayatını nasıl mahvettiğini, erkek karakterlerin kadın karakterler karşısında ezik olmalarını, onların elinde oyuncak olmalarını, karakterlerin hepsinin nasıl kumar ve miras gibi ,emek harcamadan, kolay ve kısa yoldan para kazanmanın peşinde olduğunu, karakterlerin iradelerine hakim olamamalarını
KumarbazFyodor Dostoyevski · Oda Yayınları · 199788,5bin okunma
Biter mi bu sevda ?
Puan vermedi·208 syf.··
2020 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2020 21:27
Hiç biter mi acaba bu kumar sevdası? Kitabı okumadan önce edindiğim bilgiler sonucunda bu kitabın 25 günde yazılıp ve binevi yazarın kendisini anlattığını öğrendim. Kendini anlattı veya bir şekilde gözlemler yaptı bu eseri ortaya koydu ama böyle bir çalışmada dahi kalitesinden asla ödün vermedi. Bana kalırsa alışkanlıklarımızı da ele aldı bir bakıma ha kumarmış ha alışveriş ha sosyal medya ha likelar tıklamalar değişen tek şey zaman geri kalanlar ise büyük oranda benzer. Asla vazgeçemeyeceğimizi bildiğimiz ve ne gariptir ki çevremizden bazılarının da bunu bilip dile getirdiği takdirde hiç bir değişiklik yapmaz aynı şekilde devam ederiz..
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Oda Yayınları · 199788,5bin okunma
8/10
·187 syf.··
2018 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2018 15:44
İncelemeye başlamadan önce sizinle bu kitapla ilgili çok şaşıracağınız, sıra dışı bir bilgi paylaşmak istiyorum: Dostoyevski bu kitabı kumar borcunu ödemek için sipariş üzerine sadece 25 gün........ Kızmayın hemen, küçük bir şakaydı arkadaşlar... :) Bu kitap hakkında konuşurken bu bilgiyi vermeyenleri Sibirya'ya kürek cezasına gönderiyorlarmış... Açıkçası Dostoyevski'nin bir kitabı hangi amaçla kaç günde yazdığı beni çok alakadar eden konular değil. Diğer Dostoyevski kitaplarında olduğu gibi sırası gelince aldım, okudum, okurken baya keyif aldım ve bitirip tekrar rafa kaldırdım. Kitaplarla ve yazarlarla bu ilişkinin ötesine geçmek beni oldukça zorlayan bir konu. Neyse, son olarak bir de harika bir Dostoyevski etkinliği tertip eden ve bu etkinlik için ciddi mesai harcayan sevgili Quidam 'a da içten bir teşekkür göndererek incelemeye geçiyorum... İtiraf etmem gerekir ki, kitabı elime alana kadar kafamda bambaşka bir senaryo kurmuştum. Kitabın adı Kumarbaz ya, işte ilk bakışta zihnimde Mel Gibson'un oynadığı Maverick filmindeki gibi sahneler canlandı. Sanıyorum bir Dostoyevski romanı ile karşı karşıya olduğumu yeterince idrak edememişim. Kitabı okumaya başladıktan sonra her şey yerli yerine oturmaya başladı... Yine sorular, sorgulamalar, detaylar, tespitler, tahliller peş peşe gözlerimin önünden geçti... O yüzden kitabı henüz okumayanlar ve okumayı düşünenler için paylaşmak istedim bu bilgiyi de... Yani karşınıza Kıbrıs'ta makinenin başında kol çeken Serdar Ortaç ya da Çarkıfelek'ten kazandıklarını bir başka Çarkıfelek olan Rulette ezen Mehmet Ali Erbil gibi karakterler çıkmayacak, içiniz rahat olabilir bu konuda... Benim gördüğüm kadarıyla kumar tutkusu, o çaresizlik duygusu ve her kumarbazın başından geçebilecek o malum olaylar kitabın
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
Dikkat! Bu kitap 29 günde yazılmıştır.
8/10
·188 syf.··
2023 48. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2023 22:39
Öncelikle şunu belirteyim ki klasik bir kült kitabı -özellikle de bu kitap Dostoyevski'ye aitse- her zaman iyi bir çevirisi olan yayından okumak gerekiyor. Bu kitabı daha önce kötü bir yayından alıp okumayı yarım bırakmıştım ve kendime ben en iyisi mikrofonu İş Bankası Yayınları'na bırakayım demiştim. Şimdi bu diziden okudum ve bu davranışımın meyvelerini de yeterince aldığımı düşünüyorum. KİTABIN HİKAYESİ VE İÇERİĞİNDEN İLGİNÇ NOTLAR 1) "KUMARBAZ" KİTABININ GERÇEK YAŞAM İLE İLİŞKİSİ Dostoyevski bu kitabı 1867 yılında stenograf yani bir çeşit hızlı yazıcı olan Anna Grigoryevna Snitkin’in yardımıyla tamamlar ve daha sonra da bu kadınla evlenir. Anna ile bir müddet Avrupa’da yaşayan Dostoyevski aynı zamanda kumarbaz bir insan olduğu için Avrupa'da çok büyük paralar kaybeder. Rusya’daki dostlarından borç para ister. Kitaplarının yayımcısıyla anlaşma yapar, alacağı parayı romanları tefrika edilmeden alır ve hepsini yine kumarda bitirir.. 2) KİTAPTA GEÇEN POLİNA KARAKTERİ HAKKINDA İLGİNÇ DETAYLAR: Dostoyevski'nin yaşamında büyük bir aşk beslediği genç ve son derece güzel olan Polin Suslova adında bir kadın vardır. Bu kadın Dosto'nun diğer romanlarında da karşımıza şu şekilde çıkmıştı: Suç ve Ceza: Raskolnikov'un kız kardeşi Dunya, Budala: Nastasya, Cinler: Liza Karamazov Kardeşler: Katerina İvanovna Bu romanlarda karşımıza farklı karakterlerde çıkan Polina Suslova, "Kumarbaz"da ise bizi daha yakın bir isimle Polina Aleksandrovna ile karşılıyor. Polina karakterini anlamak gerçekten beynimi çok yakan bir süreçti. Hatta kitabın bir sayfasına Polina'yı çözemiyorum diye not düşmüşüm. Çünkü Polina soğuk, küstah, bencil, karşıdakine hep küçümser şekilde bakan ama bazı zamanlarda ise fazla duygusal ve şefkatli olan hastalıklı bir karakter gibi gerçekten. Sanırım belki de
Edebiyat & Roman
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
Kumar tutkusu
10/10
·177 syf.··
2023 47. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2023 00:01
Kumarbaz Dostoyevski’nin kendi hayatının 10 yıllık bunalımlı bir döneminden gerçek bir kesit olmakla birlikte, 20’li yaşlarındaki aşk ve kumar tutkusunu anlatan sürükleyici, akıcı bir roman. 1866 yılında kaleme aldığı varsayılıyor. Bu romanı nasıl yazdığı ise enteresan; Dostoyevski dünyaca ünlü olan yapıtı Suç ve Cezayı yazdıktan sonra o dönemki aşırı kumar borcu yüzünden yayıncısı ile aralarında bir sözleşme imzalar. Sözleşmenin şartları ise şöyledir; Dostoyevski’nin bütün borçlarını kapatacağını ve üzerine 2 yıl ona yetecek kadar para vereceğini karşılığında kısa bir roman yazması gerektiğini söyler. Bu romanı sözleşmeden itibaren tam 24 ay içinde teslim etmesini ister. Eğer eseri bir gün bile geç verecek olursa bugüne kadarki ve bugünden sonraki bütün eserlerinin hakları yayıncısına kalıcaktı. Dosteyevski bu sözleşmeyi imzalar. İmzaladıktan 24 aya yakın bir zamanda hala ortada bir eser yoktur bu durumdan haberdar olan Fransız yazar Stendhal Parma Manastırını ben dikte ederek (söyleyerek yazdırmak) yazmıştım sen de öyle dene der. Grigoryevna Snitkin adında daha sonra 2. Karısı olacak olan İsveç asıllı genç bir kıza dikte ederek adı geçen (Kumarbaz) roman ortaya çıkar. (Yazarın Bu Romanı Nasıl yazdığı kısmı alıntıdır) Kahramanın gözünden anlatılan kitabın özetine gelirsek; Fransa’nın Roulettenbourg şehrinde yaşayan hayalperest Rus Generali ve ailesinin (Aslında Albaymış emekli olunca Generalliğe terfi almış Syf:113) yanında öğretmen olarak yaşayan filozof, akıllı, cesur, eğlenceli ve açıksözlü bir mizaca sahip kahramanımız Aleksey İvanoviç’in Almanya’dan yanlarına dönüp otele yerleşmesiyle başlıyor. General o sırada kumarda her şeyini kaybetmiş, açık veren bütçesini kapatması için, De Grieux adlı Fransız Markiden aldığı borçla avucuna düşmüştür. General Fransız
İnceleme
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
Kumarbaz Dosto
7/10
·188 syf.··
2022 86. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2022 17:37
Fyodor Dostoyevski, kendisi de kitaptaki ana kahraman gibi kumar yani rulet oyunu bağımlısıdır. Rulet, Ruslara özgü bir oyundur. Sonradan çoğu ülkede aktif oynanmaya başlamıştır. Dostoyevski, kitabı da zaten kumara olan borçlarını ödeyebilmek için yazmıştır. Kitabı okuyan herhangi bir kişi bile zaten rahatlıkla ünlü yazarın bu oyundaki en ince detayları bile bildiğini çok net bir biçimde görebilir. Oyunun içerisinden geldiğini görmek kitabın her sayfalarında mümkün. Ana karakterin yaşadığı çoğu sorunları kendisi de yaşamıştır. Hatta kitaptaki ana karakter gibi taktik geliştirdiğini ve kazanmanın çok kolay olduğunu bir mektubunda sevdiklerine yazmıştır. Bu kadar ünlü ve akıllı bir adamın bile bu bataklıkta ne kadar kör olabileceğini de görebiliyorsunuzdur umarım.O dönem yaklaşık 700 frank ve kol saatini kumarda kaybeden yazarımız, ailesinden para dilenmiştir. 1863 ve 1871 yılları arasında bu tutkusu devam etmiştir.O dönem için müstakbel eşi olacak olan Anna ile birlikte, bir yayınevi ile yaklaşık 9 veya 12 olduğu düşünülen kitap yazması için anlaşmaya gitmişlerdir. Yani gelecekte yazacağı kitapları borçlarından dolayı borcuna sayarak yazmıştır. Kitabın, ana karakteri ile zengin teyze aslında benzer karakterlerdir. Teyzenin kumar oynama nedeni biraz daha farklıdır tabi. O konuya girip spoiler vermeyeceğim. Ama şunu kitapta net bi biçimde görmek mümkün : Kumar belasına giren kişiler, çıkış yollarını yani dibe battıktan sonra çıkışlarını dahi bu pis illette ararlar. Mesaj aslında bu. Dostoyevski bize ben yandım aa dostlar siz yanmayın. Bak bedavaya onlarca kitap yazdım, siz yazmayın diyor. Ben bu 10 kitabın neler olduğunu bilmiyorum ama diğer kitaplarına göre daha başarısız olan kitaplar olduğunu düşünüyorum. Çünkü edebiyat bana göre edebiyat içindir. Borcumu kapatayım, dur biraz
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.