Kuşların Dili (Sufi Öğretisi)Feridüddin Attar, Kevser Yeşiltaş

·
Okunma
·
Beğeni
·
128
Gösterim
Adı:
Kuşların Dili
Alt başlık:
Sufi Öğretisi
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758312863
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sınır Ötesi Yayınları
Kaf Dağı'nın ardındaki o büyük sır neydi? Ne gizlenmişti? O sırla karşılaşan sufi dervişlerin yaşadığı o büyük değişim neydi? Görünen birçok şeyin aslında göründüğü gibi olmadığı ve gerçek zannedilen birçok bilginin aslında bir illüzyon olduğu gerçeğiyle Kaf Dağı'nın ardında karşılaşan dervişler artık yaşamı nasıl algılıyorlardı?...

Kuşların Dili Ruhsal Bilgidir.. Ruhsal aydınlanma ve ruhsal buluşmadır... Çünkü Kuş tüm kadim toplumlarda ve ezoterik bilgilerde ruhun sembolü olarak kullanılmıştır. Simurg, uyanma ve aydınlanma yolunda ilerlemenin sembolüdür. Simurg, ruhun bütünleşmesi, arınması ve dönüşümünün tüm kültürlerdeki ortak yüce sembolüdür. Kuşların yedi vadiyi aşıp, sonunda karşılarında kendilerini görmelerinin hikayesini Attar elbet bir sebeple aktarmıştı. İnce ve nazik bir nükte ile "Kendi Özüne" ulaşma bilgisi aktarılmıştı. Dileyen bunu masalsı bir hikaye olarak okur, dileyen de tasavvufi bir "yolculuk" olarak idrak eder.

Bu yolculuk insanın kendinle tanışma ve kendi ilahi kökenini fark etme yolculuğudur. O kendisinin yüceltilip put hâline getirilmesinden kaçınmış, kimsenin başına şeyh olmayı istemediği gibi hiçbir tarikata da bağlanmamıştı.

Anadolu "Tasavvufi Çalışmaları"nda ve "Sufi Öğretisi"nde çok büyük etkisi olan Feridüddin Attar'ın, bâtıni bilgilerinin nasıl sembollere büründürülerek insanlara sunulduğunu, bu kitapta o günlerin ruhunu hissederek okuyacaksınız..
Süleyman kuş dilin bilür dediler..
Süleyman var Süleymandan içerü..

Merhaba değerli inceleme okuyucuları..
bu inceleme ile kitap hakkındaki hissiyatlarımı, bana kazandırdığı bazı idraki meselelerin tamamını anlatamayacağım belki ama umut ederim ki sizin de gönlünüzde bir ışık yakabilmiş olayım..

Alıntı yaparken kendimi tutamadığım, yazamadığım çoğunu da kitap üzerinde altını çizerek zihnime ve gönlüme nakşetmeye çalıştığım bir kitap oldu.

Bu tarz kitaplara çok rahat inceleme yazamıyorum çünkü roman hikaye vs gibi değiller.. ve sanırım her okuyan kişi kendi kabı ölçüsünce bir şeyler öğrenebilir..

Kevser Yeşiltaş, Attar'ın tercümanı gibi ondan kendine yansıyanları bir nevi yansıtmış.. çok da güzel yapmış çünkü şahsımda açılımlara vesile oldu.. Müktesebatımda mevcut bilgilerin neye tekabül ettiğini görmek harika bir duyguydu gerçekten.. Simurg 'a ulaşmak için kuşların yolculuğunda geçtikleri vadilerde neler olduğunu okumak da en keyif aldığım yerlerdi açıkçası..
Niyeti Hakka ulaşmak isteyen her ruhun, kuş bu arada ruh anlamında, gönül kuşu yani, çıktığı yolculuklar..
Kuşların rehberleri Hüdhüd..
Ne ilginç değil mi Hz. Süleyman kıssasında anlatılan da Hüdhüd.. Kur'an kıssalarını ilk manasından anlayıp gözünde bir kuş canlandıranlar ( bknz şekil ben :) bu kitaptan sonra başka bakacağım o meselelere ) kuş hayal etmekten ziyade başka mı baksa acaba ki olaylara..

Her seferinde sordum kendime
'' Ben hangi vadideyim acaba?? ''
'' Hangi vadiden geçerken zorlandım ki?? ''
'' Zorluklardan sonra vadiden geri dönenlerden mi oldum? yoksa vadide çakılıp kalanlardan mı??''

Vadilerden geçmeye, hangi vadide olduğunuzu ölçmeye hazır mısınız?
Peki derin uykulardan uyanmaya??

O zaman buyrun efendim..
Ve her daim dediğim gibi,
Aşk olun..
Aşkla kalın...
Anlamanın boyu, anlatmaya geldi mi kısalır. Çünkü dil, gönlü tercüme etmekte her zaman yetersizdir.
İşte Ben de, senin mekanında değilim lakin zamanındayım. Zamanları eşitlediğimizde, bir aradayız. Sen beni düşündüğün AN, ben de seni düşündüğüm AN'dır. AN çakışması, senin zaman dilimin ile, Ben'im zaman dilimini birbirine yaklaştırır. Ve ortak bir '' Mekan'' oluştururuz.
Yaşamadığın bir yaşamı yargılama hatasına düşmek, bu hata ancak o hali yaşamakla tedavi edilebilir.
Yığın ancak yığın gibi olana etki eder. ''sen bir ot isen, hayvanlar bile seni yer.'' Simurg'a ulaşan azınlıktaki kuşların ortak özelliği, kendi gibi olabilmeleri ve sürü güdüsünden etkilenmemeleridir.
Hüdhüd'ün kuşlarla sohbeti hiç bitmez tükenmez. Çünkü sohbetin kazası olmaz, ibadet gibi değildir. Bu yüzden bir muhabbet, bin ibadete yeğ tutulur. Bunun sırrını soran kuşlara Hüdhüd'ün cevabı şöyle olmuştur:

'' Hamd'ın sırrı nedir diyene söyleriz ki ' Aşk' tır. Aşık olmayanın hamdı sadece sözden ibarettir. Mustafa'ya, Muhammed denmesinin sırrı buradadır. İşte Muhammed, mahabbet ile ancak tamam olur.''
İnsanın cüzzi iradesi, Tanrı'nın külli iradesinin bir parçasıdır. bir bütünün parçası ve farklı bir görünümüdür. Tanrı'yı görmek mümkün değildir. Çünkü Tanrı'yı görebilmek için, bütünün tüm parçalarını aynı anda görmek gerekir. Bu da mümkün değildir. Tanrı çoklukta birlik arzeden Tek'in kendisidir.
Feridüddin Attar
Sayfa 8 - sınır ötesi yayınları
İnsan olmanın sanatı, zerafet ve incelikte.İnsan Hakk'ın bir sanatıdır..İnsanın sanatı da zerafetindedir. Kaba ve hoyratlık, zalim olan karanlık tarafından beslenir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuşların Dili
Alt başlık:
Sufi Öğretisi
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758312863
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sınır Ötesi Yayınları
Kaf Dağı'nın ardındaki o büyük sır neydi? Ne gizlenmişti? O sırla karşılaşan sufi dervişlerin yaşadığı o büyük değişim neydi? Görünen birçok şeyin aslında göründüğü gibi olmadığı ve gerçek zannedilen birçok bilginin aslında bir illüzyon olduğu gerçeğiyle Kaf Dağı'nın ardında karşılaşan dervişler artık yaşamı nasıl algılıyorlardı?...

Kuşların Dili Ruhsal Bilgidir.. Ruhsal aydınlanma ve ruhsal buluşmadır... Çünkü Kuş tüm kadim toplumlarda ve ezoterik bilgilerde ruhun sembolü olarak kullanılmıştır. Simurg, uyanma ve aydınlanma yolunda ilerlemenin sembolüdür. Simurg, ruhun bütünleşmesi, arınması ve dönüşümünün tüm kültürlerdeki ortak yüce sembolüdür. Kuşların yedi vadiyi aşıp, sonunda karşılarında kendilerini görmelerinin hikayesini Attar elbet bir sebeple aktarmıştı. İnce ve nazik bir nükte ile "Kendi Özüne" ulaşma bilgisi aktarılmıştı. Dileyen bunu masalsı bir hikaye olarak okur, dileyen de tasavvufi bir "yolculuk" olarak idrak eder.

Bu yolculuk insanın kendinle tanışma ve kendi ilahi kökenini fark etme yolculuğudur. O kendisinin yüceltilip put hâline getirilmesinden kaçınmış, kimsenin başına şeyh olmayı istemediği gibi hiçbir tarikata da bağlanmamıştı.

Anadolu "Tasavvufi Çalışmaları"nda ve "Sufi Öğretisi"nde çok büyük etkisi olan Feridüddin Attar'ın, bâtıni bilgilerinin nasıl sembollere büründürülerek insanlara sunulduğunu, bu kitapta o günlerin ruhunu hissederek okuyacaksınız..

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Şimâl
  • 《Mizgine_İslâm /    بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم
  • ~ Melek Sultan ~
  • Nergiz Şar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0