Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 21:01
Merhabalar, Kitabı az önce bitirdim (30 Mart 2023). Bitirir bitirmez yazmak istedim çünkü bir süredir okuduğum kitaplara inceleme yazmayı çok aksattım. Kitaba ilk başta TRT Dinle Uygulamasında sesli kitap formatını dinleyerek başladım. Dinledikçe bu şekildeki dili daha çok sevdiğimi iyice anlamış oldum. Ancak dinleyemediğim anlarda da kitabı merak ettiğim ve elimde bulunmadığı için hemen PDF'ten başladım, İş Bankası Yayınları'ndan. Kitap hakkındaki fikirlerime gelecek olursak seslendirmesi yapılmış baskı gerçekten aşırı eski ve ağır bir dille yazılmıştı. Yanında Sabahattin Ali, Tanpınar falan devede kulak gerçekten. Orijinal olan olsa gerek. Kendi okuduğum baskı ise sadeleştirilmiş hali. İki hali de çok güzel. Ahmet Cemil adındaki şair ve tercüman olan gencin hayatından bir dönemi ele alıyor, çevresindeki insanlardan bahsediyor. Annesi, kardeşi, eniştesi, iş arkadaşları, çocukluk arkadaşı, onun kardeşi... Kitabın bence en güzel kısmı, ana karakterin bizden biri olması. (Sizden biri mıdır bilmem ama bayağı benden biri :)) Hem karakter bizden biri hem de yaşananlar o kadar güzel tasvir edilmiş ki kendinizi oralarda hissediyorsunuz. Betimlemeler ve ruh çözümlemeleri de yerli yerinde olduğu için herkesin fikri, zikri size de geçiyor okurken. Kâh gülüyorsunuz kâh ağlıyorsunuz. Ahmet Cemil'e çok kızdığım anlar da oldu ama yine de efendi bir beyefendi olduğu için sevdim :) Ahmet Cemil'in Hüseyin Nazmi ile olan arkadaşlığı beni benden aldı, abiliği hayal kırıklığına uğrattı, daha güçlü ve akıllıca kararlar veren birisi olmasını isterdim ama Babıali Caddesi'nden geçmenin ve sevdiğine kavuşma ihtimalinin hazzı zannediyorum gözünü perdeledi. İnsanların geçim kaygısı, bazen düştükleri yanlış yollar, birilerinin bulabildiklerini kandırma dolandırma çabası, kadına verilen az
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201634,8bin okunma
7/10
·256 syf.··
2025 29. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 23:15
Halid Ziya Uşaklıgil’in, Namık Kemal’in, Recaizade Mahmut Ekrem’in Mehmet Rauf’un romanlarında işlediği başkarakterin yaşadığı evi kaybetmesi olgusu ile o dönemin Osmanlı Devleti’nin kötü gidişatına gönderme yapmak için kullanılarak devletin yıkılması durumunda halkında karakterler gibi zor durumda kalacağı anlatılmaya çalışılır. Yine aynı eserlerde babanın ölümünün gerçekleşmesi olgusu da aynı konuya gönderme yapmaktadır. Babanın ölümü devlet yönetiminin yıkılmasına, karakterin yaşadığı evi kaybetmesi ise vatan topraklarının kaybedilmesine gönderme olacaktır. Ahmet Cemil karakteri, hem sanat anlayışı hem de kişilik olarak Servet’i Fünun sanatçılarını; Raci ise eski edebiyatı temsil eder. Bu iki karakter arasındaki tezatlık ve çatışma hali dönemin eski-yeni tartışmalarının bir temsilidir sadece. Bazı araştırmacılar Ahmet Cemil’i Tevfik Fikret, Raci’yi ise Muallim Naci olarak kabul ederler. Kişilerin karşılaştırmasının doğruluğu bir yana Ahmet Cemil ve Raci’nin üzerinden yapılan eski edebiyat-yeni edebiyat tartışması kesindir. Halid Ziya Uşaklıgil romanlarında süslü ve ağır bir dil kullanır ve bu durumu kendiside kabul eder. Halid Ziya Uşaklıgil’in romanlarının günümüzde bile anlaşılması zor bir dili var. Yazar ağır ve sanatlı bir dil ile yazdığı eserlerini ölümünden önce 1938 yılında kendi sadeleştirir. Mai ve Siyah romanında işlenen temalardan biri şiir sanatıdır. Yazar bu tema ile kendi mensubu olduğu sanat topluluğunun anlayışını anlatır. Aşk, geçim derdi, görücü usulünün zararları gibi yan temalar bulunan Mai ve Siyah romanının asıl teması hayaller ve bu hayallerin yıkılması üzerinedir. Mai, hayalleri, siyah ise bu hayallerin yıkılışını ve hayatın gerçeklerini temsil eder. Realist ürünler ortaya koyan Halid Ziya Uşaklıgil’in, realist bir yazar olan Stendhal’dan
Edebiyat
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202434,8bin okunma
MAVİ HAYALLER, SİYAH HAYATLAR…
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2025 22:29
Herkese selamlar kitap dostlarım! Uzun zamandır okumayı istediğim fakat ağır gelebilir diye sürekli ertelediğim bir kitap olan Mai ve Siyah ‘ı bitirmiş bulunmaktayım. Ben mi kitabı bitirdim kitap mı beni bitirdi bilemiyorum; zira gözyaşlarım hala sıcak… Duygularımı istediğim gibi ifade edebileceğimden emin olmamakla beraber kitabı incelemeye çalışacağım. Haydi başlayalım… Her şeyden önce şunu söylemek isterim ki edebiyatımızda böyle bir başyapıt olduğu için gurur duydum! Realizmi çok seviyorum. Dünya edebiyatında bu akımın çok beğenerek okuduğum temsilcileri var. Türk Edebiyatında ise bu temayı böylesine ön planda tutan, hayatın gerçekleriyle yüzümüze tokat atan bir kitabı okumamıştım daha önce. Fakat Halid Ziya öyle bir roman yazmış ki gerçekçiliği dibine kadar kullanmış. Hayran kaldığım bir diğer konu da psikolojik çözümlemeler, karakter analizleri ve onların iç dünyasını iliklerime kadar hissetmem oldu. Bu konuda çok başarılı eserlerimiz var, evet; fakat bunlar daha çok, yakın tarihli olanlar. Psikolojinin yeni yeni geliştiği, psikanalizin henüz emeklediği bir dönemde (1897) böylesine güzel tahliller yapabilmek her babayiğidin harcı değil diye düşünüyorum. :)) Halid Ziya Uşaklıgil hemen herkesin bildiği gibi Servet-i Fünun dönemi yazarlarından ve Mai ve Siyah da ilk batılı romanlardandır. Yazar, TV dizisinin de etkisiyle Aşk-ı Memnu kitabı ile daha çok tanınır. Fakat ben birçok edebi eserin reytinglere kurban edilmesinden dolayı yıllardır Aşk-ı Memnu’ya ve Halid Ziya’ya önyargı ile yaklaşmış ve okumamakta diretmiştim. O yüzden de yazara ilk olarak Mai ve Siyah ile başlayıp bu önyargımı yıkmak istedim. Şimdi çok pişmanım, keşke çok daha önce tanışsaydım yazar ile diye hayıflanıyor ve en kısa zamanda Aşk-ı Memnu yu da okumayı planlıyorum. :)) Gelelim kitabın
Edebiyat
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · İnkılap ve Aka Kitabevi · 197734,8bin okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 21:53
Doğduğumuz andan, umudumuzun kaynak olduğu yaşam boyunca her daim mavi gökyüzünün altında hayal kurar, gerçekleşmesi için mücadele ederiz. Ancak, nasıl ki hayal kurduğumuz gibi her karamsarlık anımızda da gece gibi karanlık düşünceler içerisinde, talihsizliğimizin son bulmasını veya güneşin talihsizliğimizin üzerine doğarak o talihsizlik içerisinde gerçekleşmesi muhtemel bir umudun açığa çıkmasını da bekleriz. İşte! Mai ve Siyah, gerçekliği de ardına alarak gözümüzün önünde bir ayna gibi duruyor. Ama sana vaadedileni değil dilediğini nasıl elde edebileceğini, elde edemezsen bile bununla nasıl baş etmen gerektiğini gösteriyor. Ve de öğretiyor. ☆◇☆◇☆◇☆ -Cemil, niçin karanlıkta yalnız oturuyorsun? diyordu. O vakit titreyerek ayağa kalktı, "Geliyordum, anne!" dedi ve hayatta bir ümidi kalmamış bu çocuk, yavaş yavaş bu siyah geceden şu kendisini çekip almak isteyen yokluktan ayrılarak, varlığını daha kuvvetle çeken bu sese uyarak, annesini takip etti. ☆◇☆◇☆◇☆ Umut etmekten korkmak talihsizliğin en kötüsüdür! İyi okurlar.
Duygu ve Düşünce
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202134,8bin okunma
《 M A İ V E S İ Y A H 》
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2025 82. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 22:19
Mai ve Siyah kitabı, bir kurgudan ziyade hayatın gerçeklerini anlatan bir kitaptır. Yazar, realist bir kurguyla kitabı yazarken; aynı zamanda o çerçevenin içini doğa betimlemeleri ve edebî dil ile lezzetlendirmiştir. Servet-i Fünun edebiyatının en önemli romanı olarak kabul edilen bu eser; arka fonda, bulunduğu dönemi analiz ederken, karakterlerin psikolojik derinliğini de ortaya koymuştur. Mai ve Siyah için; hayallerin(mai) ve gerçeklerin(siyah) yarışı mı desem, çatışması mı desem bilemedim.Kitap, mai(mavi) semadan yayılan 'elmas yağmuru ışıltısı' metaforuyla birlikte, Ahmet Cemil karakterinin yazarlık ve şöhret hayallerini anlatarak başlıyor. Aslında gerçekler her zaman siyah değildir lâkin; kitapta anlatılan gerçeklerin olumsuzluğu sebebiyle de bu renk ismi veriliyor. İnsanların hayat yolculuğunu dağa tırmanmaya benzetirim. Bazı insanlar bu yolculukta gerekli olacak tüm donanıma ve imkana sahipken, bazıları tutunacak sağlam yerler bularak ilerlemeye çalışır; çünkü ona herhangi bir donanım bırakılmamıştır ve onu emeğiyle hak etmesi gerekir. Bazıları sorumluluklarını yerine getirirken yanında desteği vardır, yüklerini onunla paylaşır ve o dağı beraber tırmanırlar. Bazısının ise sorumluluklar üstüne bir enkaz gibi devrilmiştir ve yalnızdır. O; dağı aşarken, yapması gerekenler ve bakması gerekenleri yüklenerek ilerlemek zorundadır. İşte, baş karakterimiz Ahmet Cemil’in de böyle bir hayatı vardır. Başlarda güzel bir hayata sahipken beklenmeyen baba ölümüyle üstüne yıkılan sorumluluk, ne kadar mai hayaller kurmaya çalışsa da onu zorlar. Çünkü tek başına her cephede savaşmak zordur.. Her şeye rağmen güçlü ve sakin kalmak zordur. Hele ki hayata henüz genç yaşında hazırlıksız yakalandıysan daha da zordur... Peki bu zorluklara bir de aşk duygusu eklendiyse? Aşk, ilk
Edebiyat & Roman
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202134,8bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2024 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2024 00:54
Türk klasiklerinden önemli bir eser ile birlikteyiz. Okurken daima bir hüzün barındıran bu eser umutları ve hayalleriyle yaşayan bir gencin hikayesini anlatmakta. Karakterlerimiz değil de, bu sefer baş karakterimiz Ahmet Cemil üzerinden ilerleyelim. Hikayenin başında babasını kaybeden bu genç derin bir hüznün kucağına atılır, babasını çok sevmektedir ve onun kaybı buna sebep olmuştur. Bu hüzünden bir an önce çıkması gerekmektedir, çünkü evinin geçimini sağlayacak kişi odur. Para kazanmak için gece gündüz çalışır. Çeviriler, ders vermeler gibi birçok işle meşgul olur. Bu işlerle meşgul olurken aklında tek bir şey vardır; Edebiyata meraklı olan ve edebiyat dünyasına büyük yenilik getirecek bir eserin hayalini kurar. Bu hayaline ulaşmak için çok çabalar. Tam ulaştım derken tekrar bir kayıp yaşar. Bu sefer canı kardeşi İkbal vefat eder. Hem de ne elemle ne kederle, ne acı bir sondur bu. Bu kadar acının üzerine eklenen bir de aşk ızdırabı… Ahmet Cemil hayalleri ve hayatın gerçekleri arasında sıkışıp kalır. Ne hüzünlü bir hikayedir bu. Sonunun mutlu bitmesini isteyeceğim bir hikayeydi okurken. Kitapta sayfalarca süren benzetmeler ve edebi cümleler bulunmakta. Bunları okurken dönemin edebiyatına hakim olmamak elde değil. Okumaya değer güzel eserlerden biri. Okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar… Mai ve Siyah Halid Ziya Uşaklıgil
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Koridor Yayıncılık · 202134,8bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2025 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2025 00:41
Mai ve Siyah, 1897 yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiş ve aynı yıl kitap olarak yayımlanmıştır. Türk edebiyatının ilk gerçek psikolojik romanı olarak değerlendirilen bu eser, o güne kadar Türk okurlarının alışkın olmadığı bir derinliği ve inceliği sayfalarına taşımıştır. Romanın kahramanı, genç ve idealist bir şair olan Ahmet Cemil'dir. Ahmet Cemil, büyük bir şair olma hayaliyle yanıp tutuşan, edebiyata tüm benliğiyle adanmış ve dünyayı yalnızca bu tutkunun prizmasından gören bir gençtir. Roman, onun bu hayalinin gerçeklikle çarpışmasını; aşkı, yitimi, hayal kırıklığını ve çöküşü son derece içten ve titiz bir psikolojik gözlemle anlatır. Adındaki "mai" yani mavi, Ahmet Cemil'in hayallerini, ideallerini ve özlemlerini; "siyah" ise gerçekliği, yitimi ve çöküşü simgeler.
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202434,8bin okunma
Puan vermedi·264 syf.·
2024 14. kitabı
Ah, Cemil Ahmet… Eserin son cümlesini okuduğumda gözyaşlarım akmadı belki, ama ruhumun sarsıldığını, içimde derin ve tarifi zor bir boşluk oluştuğunu hissettim.** Halid Ziya Uşaklıgil listesinin üst sıralarında yer almasına rağmen bugüne dek okumayı ihmal ettiğim Mai ve Siyah , geç kalmış bir karşılaşmanın hüzünlü sevincini yaşattı bana. Ne yazık ki kimi yayınevlerinin, eseri adeta güftesiz bir besteye çevirerek yaptığı sadeleştirmeler, birçok klasiği zamanın ruhundan kopardı. Oysa Türkiye İş Bankası Yayınları’nın orijinal dili koruyarak bu eseri basmış olması, edebiyatseverler için adeta bir nimet. Dilde, cümlelerin musikisine dokunmadan bir klasik okunur mu hiç… Ahmet Cemil’in hayatına tanıklık etmek, bir geceyle başlayıp bir geceyle son bulan bir içsel yolculuğun izini sürerek başında kavak yelleri esen, kalbinde idealist düşlerin ışığını taşıyan bir gençken, zamanla mai hayallerinin siyah gerçekliğe bulanışına tanık olmak, okuyucunun da kendi içindeki düş kırıklıklarıyla yüzleşmesini sağlıyor. Bu eser yalnızca bir karakterin değil, aynı zamanda bir kuşağın, bir dönemin, hatta belki de her edebiyatsever gencin içsel çöküşünün hikâyesini anlatıyor… Roman yalnızca okumayı sevenlere değil yazma tutkusunu içinde taşıyan herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir başyapıt. Halit Ziya hikâyeye eklediği edebi yaratım sürecinin inceliklerini, bir şairin his dünyasını, çeviriyle yoğrulan bir kalemin sancılarını, matbaa kokan sayfalar arasındaki entelektüel hevesleri de büyük bir ustalıkla resmediyor. Ahmet Cemil’in kalem tutan elleriyle okuruna sayfaları bir bir çevirtiyor, Ahmet Cemil’in naifliğinde, heyecanında, onun hüsranında okuyucunun iç sesi de yankılanıyor… Ahmet Cemil’in hikayesine son cümlesiyle başladığım için o paragrafını da eklemeliyim, Zira yıkılan hayalleri, hüznü,
Düşünce
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202134,8bin okunma
Buruk güzel bir kitap!!
8/10
·264 syf.·
2025 135. kitabı
Hayalin ve hakikatin çatıştığı girdap silsilesi.. Mai ve Siyah... "Onun dünyası işte şu yavaş yavaş açılan beyninin içinde mai bir sema, o mai semanın içinde birçok gülümseyen ümit yıldızlarından ibaretti. Orada da bir elmas yağmuru..." Evet bu şairane satırların sahibi Ahmet Cemil'in içsel dönüşümlerinin aidiyet buluşumlarıyla harlanıp arayış yolunda sürüklenmesini konu alan bir kitap Mai ve Siyah. Hayalindeki şiirleriyle gönüllere hitap etmek isteyen, edebiyat dünyasında vurgulanmak, yeni bir aydınlık yaratmak isteyen Ahmet Cemil, hayatının getirmiş olduğu bir takım zorluklarla yetinmenin arasında karamsar bir ruh haline girip çıkmaktan bocalamaya başlamış ancak bu getirimler ona umutsuzluk kazanını kaynattıracaktır. Ahh Ahmet Cemil ahhh, silsileler boyu sürüldün, hiç ruhuna fırsat vermediler ki bir konuşsun, dökülsün ne var ne yok. Ahmet Cemil, topluma uyum sağlayamayan bir karakter olmasından mütevellit etrafındaki insanların çıkarcı, yüzeysel ve tutarsız oluşu onda güven kaybına yol açar, insanlardan git gide kaçmasına sebebiyet verecektir. “Daha parlak bir âlemin insanıymış gibi yaşar.” alıntısında da geçtiği üzre bu durum onun gerçek dünyayla bağını zayıflatıp zamanla yalnızlık duygusunu aşılayacaktır. Ahmet Cemil, seni o kadar iyi anlayabiliyorum kiii. Soyutlanmaya hazır ve nazır bir kişiliğin varmış gibi gözükse de öyle olmadığını aidiyet duygusunun tavan yaptığı harekete geçmek isteyen sessize alınmış duygularının seni nasıl o hale getirdiğini ifade etmek benim için çok da zor değil. Eee tabi bu kadar konuştum da aşk yok mudur aşk. Dedim ya silsileler boyu... Lamia'mız. Ahmet Cemil'in kuytu köşe mai'si, aydınlık bir gelecek anahtarı. Ama ne yazıkki bu anahtarı kaybetmesi de çok uzun sürmeyecektir. Lamia’nın başkasıyla evlendirilmesi, Onun sevgiye dair
İnceleme
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202134,8bin okunma
8/10
·400 syf.··
2016 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2016 00:00
Servet-i Fünün edebiyatı denince aklımıza gelen en önemli isimlerden birisi Halid Ziya. İlk olarak Mai ve Siyah kitabını okudum ve korkularıma rağmen açıkçasası çok sevdim. Eğer öncesinde Tanzimat romanlarından okuduysanız, Mai ve Siyah'ı okuyunca dönem edebiyatının ne kadar ilerlediğini çok net fark ediyorsunuz. Zaten Halid Ziya, Mai ve Siyah'ı 'en iyi kitabım' diye tanımlıyor. Her şey Ahmet Cemil'in hayalleri ile başlıyor. Ahmet Cemil duygusal, edebiyat düşkünü, hayalleri olan, romantik bir karakter. Babasının vefatından sonra ailesini ayakta tutmak, zengin olmak, sevdiği kıza kavuşmak istiyor. Fakat en büyük emeli ise hayalindeki eseri yazıp çok ünlü bir şair olmak. Tutkulu şekilde istiyor bunu. Hatta bunu da "....Öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah daima siyah... Bir şey ki mai ve siyah olsun." cümleleriyle ifade ediyor. -Kitapta en sevdiğim kısım- Okurken realizm kavramını çok net idrak ettim çünkü Ahmet Cemil bunca saydığı hayallerinin birer birer ellerinden kaydığını gördükçe, çaresizliği dibine kadar hissedince pişman olmak dışında geriye bir şey de kalmıyor. Evet, dili döneminden dolayı ağır fakat Özgür Yayınları'nın baskısında zaten en basit kelimenin bile yanında açıklaması var. Bu başta çok rahatsız edici geliyordu ama sonradan aksine hoşuma gitmeye başladı; hatta öğrendiğim bir iki kelimeyi gün içinde farkında olmadan kullandım :) Çok yoğun tamlamalar, betimlemeler, ruh tahlilleri var; bazen okurken zorluyor. *Uzun bir inceleme oldu, eğer okuduysanız teşekkür ederim. Hepinize bol kitaplı günler. :)
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201634,8bin okunma

Yazar Hakkında

Halid Ziya UşaklıgilYazar · 62 kitap
Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazardır. Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir. İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi. Milli mücadele döneminde genellikle Ahmet Cevdet’in İkdam Gazetesi’ne yazılar gönderdi. Çoğunlukla dil ve edebiyatla ilgili yazılar yazdı. Cumhuriyet döneminde kendisini tamamen edebiyata verdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin şekillenmesini uzaktan izledi ve fazla eser vermedi. 1930’larda yazı hayatına büyük bir canlılıkla döndü. Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde yazıları yayımlandı. Özellikle hatıra tarzında yazılarıyla edebiyat dünyasında aktüel bir isim haline geldi. Dil devrimi’ne gönülden inanan yazarın I. Türk Dili Kurultayı’nda (26 Eylül 1932) sunduğu, Türkçenin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkârane bir üslûpla dile getiren bildiri çok ses getirdi.[3] Bazı eserlerini sadeleştirdi ve Latin harfleriyle yeniden yayımladı. 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi üzerine büyük bir yasa girdi. Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti. Her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 27 Mart 1945’te öldü. Bakırköy mezarlığında oğlu Halil Vedat’ın yanına gömüldü.