Mecburiyet

Stefan Zweig
Çevirmen:
Erkan Zengin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
Kısacık güzel bir öykü, okuması zor değil çevirisi de gayet başarılı. Bir gecede bitirilebilir, “mecburiyet”i gerçek manada psikolojik açıdan ele almış yazar ve herkesin beğenebileceği bir öykü çıkarmış ortaya.. “Savaşa katılmak istemeyen bir sanatçının kendini mecbur hissetmesi” konusu kısaca budur ve onun psikolojik durumu..
Edebiyat
MecburiyetStefan Zweig · Hayy Kitap · 202075bin okunma
Özgür "tutsaklık"
Puan vermedi·50 syf.··
Beğendi
·
2020 129. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2020 21:29
Bir ülkeye mensup olma, vatandaş olma hakkına sahip olmak yanıbaşında bir takım sorumluluklar getiriyor. Bu sorumluluklar bazen o kadar kaçınılmaz hale geliyor ki bir mecburiyet halini alıveriyor. Vatanın senden senin en değerli varlığını yani canını isteyebiliyor. Verdiğinde karşılığında ne bulacağını bilmeden canını verebileceğin bir mecburiyetin içine çekiliyorsun. İşin kötü tarafı kim için ve ne için savaştığını bilmemek. Böylesi bir ortamda askere çağırılan Ferdinand, özgürlük arzusu ile yetkiyi elinde bulunduranların emri arasında bir sarkacın iki ucunda salınıp durur gibi gitgeller yaşıyor. İçinden 'özgürlük, özgürlük' diye haykırırken ayakları onu hiç istemediği savaş ortamına çekiyor. Savaş psikolojisi üzerine güzel bir roman... Klasik bir Zweig kitabı kalabalık satırlardan uzak, akıcı, olayın esasını özümseyen bir kitap... Okur kalın..
1000Kitap
MecburiyetStefan Zweig · Hayy Kitap · 202075bin okunma
Puan vermedi·50 syf.··
2020 4. kitabı
Stefan zweig'ın yazım aşamasında firari(fahnenflüchtige) olarak tasarladığı, sonrasında mecburiyet(der zwang) adını verdiği ve 1920 yılında basılan eseri. Bilinen savaş karşıtı eserlerden farklı olarak savaş sırasında evli bir çiftin kaçışının anlatıldığı eserde yazar, vicdanının sesini dinleyip savaşa katılmak istemeyen ama vatana karşı kendini mecbur hisseden bir ressamın iç dünyasını gözler önüne seriyor. Ve zweig şu sorulara yanıt arıyor: Vatanın kendisi üzerindeki gücü onu savaşa çekmeye yetecek midir? Dışarıdayken kendini kaçak hisseden bir insan ne kadar özgürdür? Vatan, hayatından daha mı önemlidir? Güvende olmak, hayatta kalabilmek için her şeylerini arkada bırakıp giden insanlar neler yaşarlar? Cepheye koşan asker başka bir şansı olsa ne yapar?
Edebiyat
MecburiyetStefan Zweig · Hayy Kitap · 202075bin okunma
8/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2020 161. kitabı
. 64 sayfalık mini roman. İnsanoğlunun mecburiyetini anlatmış. Yazarın o ruh halini insana anlatışı gerçekten muhteşem. Bu kitapda savaş, vatan sevgisi ,aşk içinde çıkmazda kalan bir adamın -bir ressamın- duyguları anlatılıyor. Savaşa çağırılan bu adamın ressam olması bence çok mühim bir seçim. Alt metinde kırılgan ve sanatçı ruhu olan Ferdinand elbetteki savaş karşıtı. Ama vatanını da seviyor,otoriteye saygısı büyük. Eşini de çok seviyor. Hem de çok. Üstelik bu sevgi karşılıklı. Eşi onu bırakıp,savaşa asker olarak gitmesini istemiyor tabi ki. Haydi buyur çık işin içinden. Ah Ferdinand dedim okurken.. Seni o kadar iyi anlıyorum ki. Hepimiz zaman zaman bu ruh haline bürünüyoruz. İstemediğimiz halde yapmak zorunda olduğumuz o kadar çok şey var ki. Yada bulunmak zorunda olduğumuz ortamlar... Değil mi? . . . Peki sizce Ferdinand savaş çağrısına ne cevap verdi? . . Ya siz? Siz olsanız ne yapardınız?
MecburiyetStefan Zweig · Hayy Kitap · 202075bin okunma
5/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2021 15:29
Kitabın sonunda ki o muhteşem final için okuaya değer bir kitap desem yeridir, adamın mecbur olduğu askerlik değil de özgürlük olduğunun hissiyatını yansıtmış bir olay örgüsü var.
MecburiyetStefan Zweig · Hayy Kitap · 202075bin okunma
10/10
·50 syf.·
2020 66. kitabı
Zweig ve onun muhteşem duygu yoğunluğu. Az ve öz anlatan ama her şeyi bir seferde hissederek, hissettirerek anlatışı kendisini bana göre edebiyat dünyasından farklı bir yere koyuyor. Yazılanlar yaşananları ancak bu kadar somut ve canlı anlatabilir. Konuya her ne kadar kendisi gerçekte bu kadar iradeli kalamamış olsa da, intihardan dolayı, yine de yaşadığı cehennemi anlatarak dönemin vahşetini ve insan psikolojini çok iyi özetlemiş eserinde. Toplumlar milletler kana susamışsa bireyin yani insani olan bireyin takınacağı tavrın resmi çok güzel çizilmiş. Aşırı duygu yoğunluğu insanın başını döndüren cinsten. Bir yandan vatan millet sakarya diyerek istila üstüne istila eden bir faşist güruha teslim olmamak, bir yandan da vatanına olan görevini yerine getirme onuru. Ama söz konusu vatan değilse ve bunda bir istila ve kıyım varsa orda onurun asla yerinin olmadığını kanıtlıyor yazar. Vatan severlik ile vatani görev ile faşistliğin kıyımın zulmün aynı kefeye asla konamayacağı bir dünyada yaşamak dileğiyle...
MecburiyetStefan Zweig · Hayy Kitap · 202075bin okunma
3/10
·50 syf.··
2021 3. kitabı
Sayfa sayısı az olmasına karşın çok etkileyici bir roman olmuş. Zweıg! Genelde ruhun derinliklerine inmeyi, ve orada olan çatışmaları okuyucusuna aktarmayı muazam bir dil ile başarmakta. "Mecburiyet'tede bu uslup kolanılmış. Savaşın yıkıcılığı, insani değerleri, ölümle mücadele eden askerleri ve aile lerinin gözünden yaşananları ele almış. Özgürlüğün ne olduğunu, özgürlüğü uğrunda nelerden vazgeçilmesi gerektiğini görmemiz için şartların zorluğu anlatılmaktadır. Yazarın şu cümleriri: " İrade, dişlerinin arasına alınmalı." " İnsanlığın ötesinde bir anavatanım yok." oldukça etkileyici değilmi? İçeriği özetlemiş adeta.
MecburiyetStefan Zweig · Hayy Kitap · 202075bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2022 26. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2022 00:31
Stefan Zweig; savaş karşıtı bir yazar. Eserlerinde de çoğu kez, özgürlük temasına yer verir ve savaşın yıkıcı etkilerini anlatır. Mecburiyet adlı eserinde ülkesindeki savaştan kaçıp, İsviçre'ye sığınan evli bir çiftin, yaşamla ölüm arasındaki duygu ve düşüncelerini iliklerinize işleyecek yoğunlukta anlatan bir hikaye. Ferdinand savaş karşıtı düşüncelere ve eşine olan sevgisi yüzünden savaştan kaçsa da görev insanı olması bunu yapmasını zorunlu kılıyordu. Karısına duyduğu sevgi ve görev duygusu arasında sıkışıp kalır. Kitabı okurken nelere mecbur kaldım düşüncesi sizinde içinizi saracaktır. Her ne kadar kısa bir hikaye de olsa her cümlesi duygu ve yoğunluk dolu bir eser.
MecburiyetStefan Zweig · İndigo Kitap · 201975bin okunma
Puan vermedi·50 syf.·
2025 5. kitabı
Çıldırmış insanlara uyum sağlamak için çıldırmış gibi yapmak zorunda değilsiniz! Kendiniz olun yeter. Kendi iradeniz olmalı! Roman, savaş ve sevdiği kadın arasında seçim yapmak zorunda kalan bir erkeğin hayatını anlatıyor. Sırf güçlü olduğu için bir ülke bir ülkeye savaş açmamalı. Savaşlar da her daim fakir insanların eşleri, çocukları, kardeşleri ölüyor. Bu romanda da Stefan Zweig insanların güç uğruna bir kaç insan daha güçlü olabilsin diye çıkan savaşa gidip gitmemek arasında kalan bir adamı konu alıyor. İnsanın savaşları sorgulamasına neden olan bu kitabı kesinlikle okumalısınız. Keyifli okumalar dilerim.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
Puan vermedi·50 syf.··
2024 2. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2024 01:12
Kitabı açtığım gibi okudum, bırakmak dahi istemedim, olay örgüsü o kadar merak uyandırıcıydı ki... Klasik Stefan Zweig :) Herkesin okuması gereken bir eser, özgürlük mü yoksa mecburiyet mi?
Edebiyat
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.