Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Metres romanı, toplumun iki yüzünü bütün çıplaklığıyla gösteren, ahlâk ile arzunun savaş alanına çevrilmiş bir İstanbul panoramasıdır.
Romandaki kadınlar; arzularını yaşamak ile toplum tarafından damgalanmak arasında sıkışır.
Erkekler ise kendi heveslerini meşrulaştırırken, aynı şeyleri kadın yaptığında “ahlaksızlık” diye yaftalamaya hazırdır.
Gürpınar; dönemin sosyal tabularını, dinî ve ahlaki ikiyüzlülükleri acımasız bir gerçekçilik ve ince bir mizahla açığa çıkarır.
Her karakterin bastırılmış yanları vardır. Kimisi tutkularına esir olur, kimisi korkularına.
Bu roman, 100 yıl öncesinin değil,
bugünün de aynasıdır:
Toplum değişir ama insanların yargı mekanizması çoğu zaman aynı kalır.
Metres, yalnızca bir aşk hikâyesi değil;
kadının toplumdaki acımasız konumunu ifşa eden bir sosyolojik tokattır.