(Spolier içerebilir.)
Okumayı yazmayı bilmediğiniz her işi robotların yaptığı bir dünya düşünün. Kitap, Fahrenheit 451 ve Cesur Yeni Dünya kitaplarından izler taşıyor. Walter Tevis'in Alaycı Kuş adlı eseri, insanlık tarihindeki büyük bir düşüşü anlatan distopik bir dünyada geçiyor. İnsanların, okuma ve yazma gibi temel yeteneklerinden yoksun, teknolojinin ve televizyonun egemen olduğu, bireylerin pasifleştirildiği, düşünme yeteneklerinin köreldiği bir dünya. İnsanların yaşama isteği uyuşturucularla baskılanıyor, nesil tükenmek üzere; bebekler ve çocuklar yok, en genç insanlar ise otuzlu yaşlarda. İnsanlar gruplar halinde sokak ortasında kendilerini yakıyor.
Kitap, bu bozulmuş düzenin sorgusuna odaklanıyor. İnsanlar, robotların yaptığı işlere bağımlı hale gelmiş ve kendi düşünce güçlerini kaybetmişlerdir. İnsanlar birer tüketiciye dönüşmüş, hayatları sadece günlük rutinlerle ve teknolojiyle sınırlıdır.
Eserin merkezinde bir robot ve iki insan yer alır. Spofforth, "dokuzuncu yapım" adı verilen bir robot serisinin sonuncusudur. Son derece zeki ve güçlüdür, ancak yaşamından memnun değildir. Spofforth'un özlemi, sonsuza kadar yaşamamak ve nihayetinde ölme arzusudur. Diğer tarafta, Paul adlı bir insan, okumayı ve yazmayı keşfeder. Ancak, bu yeteneklerin insanlar arasında paylaşılması yasaktır. Paul, Mary Lou adında bir kadınla tanışır ve ona okumayı yazmayı öğretir. İkisi arasında duygusal bir bağ gelişir, ancak bu, düzenin sapkınlık olarak gördüğü bir şeydir. Paul, hem okumayı öğrettiği için hem de bir kadınla aynı evde uzun süre yaşadığı için hapse atılır. Bundan sonra olaylar daha da ilginçleşir ve sürükleyici bir hal alır, okuyucu sürekli bir merak içinde kalır.
Tevis'in kitabı, insanın düşünsel ve duygusal kapasitesinin yitirildiği bir dünyada anlam arayışını