Nadia'ya Sözüm VarZana Muhsen

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.227
Gösterim
Adı:
Nadia'ya Sözüm Var
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753166287
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Promise to Nadia
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
On dört yaşındayken kız kardeşi Zana'yla birlikte Yemen'e satılan Nadia, babasının onu tatile gönderdiğini sanıp bütün çocuk saflığıyla sevinirken, birdenbire kendisinden yaşça küçük başka birisinin karısı yapılarak, o yaşta çocuk doğurmayla, her türlü ağır ev işleriyle ve dilini dahi pek bilmediği insanlara hizmet etme zorunluğuyla yüz yüze gelir... Satıldığı zaman on dört yaşında olan Nadia şimdi otuz dört yaşındadır ve çocuklarının sayısı altıyı bulmuştur. Kalbinden geçenleri yapmak istese çocuklarının elinden alınması tehdidiyle karşılaştığı için ne doğup büyüdüğü şehrine dönebilmekte, ne de annesi ve kardeşleriyle her insan gibi bir arada yaşayıp kucaklaşma şansını bulabilmektedir. Üstelik bütün arzuladığı sadece basit bir hayat sürmek ve geniş bir ailenin parçası olma duygusunu yaşamakken...
Zana, yüzüne bütün kapılar kapandıktan ve çaresizlik içinde dolandırıcı ve yalancılarla baş etmek zorunda kaldıktan sonra, en azından bütün çaresizliği ve öfkesiyle haykırmaktan vazgeçmeyecektir. Zana Muhsen'in Nadia'ya Sözüm Var adını verdiği bu kitap, kendisi de sekiz yıl bir esir gibi yaşamış ve kamuoyunun yardımıyla kurtulma fırsatını bulmanın diyeti olarak çocuğunu geride bırakmak zorunda kalmış bir insanın, kız kardeşine verdiği sözü yeine getirmek için mücadele etmekten ve bu uğurda her türlü yola başvurmaktan kaçınmamasının, içindeki öfkeyi eline geçirdiği her vasıtayla haykırmasının hikayesidir.
Yazarın İlk kitabı, "Annemi Bir Kez Daha Görebilsem" de ki tadı yakalayamadığım için üzüldüğüm, sonrasında aslında edebi kaydı taşınmadan kamuoyu oluşturmak adına yazıldığını anlayıp, kendimden utandığım bir kitap. Hala günümüzde kadına uygulanan şiddetin her yerde her şekilde örtbas edilmesi gerçeğiyle insanların, 3 maymunu oynaması kadar acı.
Kadının yeryüzünde gördüğü ya da göremediği değeri gözümüze sokan bir kitap. Kadının bir mal gibi alınıp satıldığı, özgürlüğünün olmadığı bir toplum ne kadar gelişip ilerleyebilir ki? Haydi gelişmeyi de geçtim, böyle bir toplum kendini nasıl insani bir toplum olarak nitelendirebilir ki?
Yazarın ilk kitabı ''Annemi bir kez daha görebilsem''i severek ve heyecanla okudum. Cevaplanması gereken sorular ve çözümlenmesi gereken problemler vardı. İkinci bir devam kitabının olduğunu öğrenince gözlerim parladı ve hemen aldım. ikinci kitap, birinci kitabın havada kalan hiç bir sorusunu cevaplandırmadığı gibi beni boğdu. Ticari kaygılar ve maddi unsurlar için yazıldığına tamamiyle emin oldum. Açık konuşmak gerekirse, zana'nın annesinin evliliği ve ya kitabın sonunda çocukların halı üstünde ev ödevlerini yapması beni pek ilgilendirmiyor. Nadia'ya noldu kurtulabildi mi ? Şu an nasıl bir hayat sürüyor bunların hiç birinin cevabı bu kitapta yok. Arap kadın ve erkekleri canavar olarak lanse edilmiş, ha o toplumdan pek haz etmesemde, bu tarz canavarlaştırılmalarına da kusura bakmasın karşıyım. Hiç bir çocuk kundağındayken iyi bir insan mı yoksa kötü mü olacağı bilinmez. Tekrar altını çizerek belirtmek gerekirse, birinci kitabın baskısından iyi gelir sağlayan, yazarın ikinci kitaptanda bu başarıyı sağlamayı ummasıyla yazdığı kitap.
Ah. ne zor şey kadın olmak...
Günlük hayatın içerisinde tanıklık ettiğimiz vahşetler kadar konu üzerine kimi kurgu kimi gerçek kitaplar okumak da insanı derinden sarsıyor. Kurgular bile öylesine kaleme alınıyor ki, kim bilir kaç bedende bu veya bunlara benzer hikayeler hayat buluyor, kim bilir kaç kadın biz bu satırları okurken dünyanın bir yerinde bu esareti, bu baskıları birebir deneyimliyor diye sorgulamaktan kendini alamıyor insan.Kurgular bile insanı bu denli etkilerken, gerçekten yaşanmış hikayelerin insan üzerinde bıraktığı etkileri varın siz düşünün. İnsan yüreğini paramparça eden boğazları düğüm düğüm eden hayat hikayelerine sahne oluyor bazen dünya.Nitekim Nadia ve Zana'nın hikayesi de bunlardan biri.

Kısaca kitaba değinecek olursam; Nadia'ya Sözüm Var aslında Annemi Bir Kez Daha Görebilsem isimli kitabın devamı olmakla birlikte yaşanmış bir hayat hikayesini konu alıyor. Babaları Yemenli, anneleri İngiliz olan Nadia ve Zana kardeşler, on dört- on beş yaşlarındayken babaları tarafından sözde Yemen'e tatile götürülmek suretiyle kandırılıp, çocuk gelin olarak satılıyorlar. Erkek egemen toplumda, yoğun baskılar altında hayat mücadelesi veren iki kız kardeş, annelerinin on yıllık bir çabasından sonra yaşadıkları esaretten kurtulmak için bir şans elde ediyorlar ancak, ne yazık ki bunun bir bedeli var: çocuklarını geride bırakmak. Bir anne için evlatlarını böylesi bir esaretin pençesinde bırakmak ne kadar zor ise şüphesiz ki, bir anne için de evladını, canından bir parçayı geride bırakmak da bir o kadar zordur. Zana erkek evlada sahip olduğu için ne kadar zor bir seçim olsa da oğlu Marcus'u geride bırakmayı göze alıyor ancak, Nadia ne yazık ki böyle bir seçimi göze alamıyor. Eğer erkek egemen toplumda yaşayan bir kadınsanız geride bir evlat bırakmaktan öte bir "KIZ" evlat bırakmak kolay olmasa gerek. O baskıyı birebir iliklerinde hissedip, tecrübe eden Nadia'da kızı Tina'yı geride bırakmayı göze alamayıp, esaretine boyun eğmek zorunda kalıyor.
Nadia'ya Sözüm Var, Zana'nın Yemen'deki esaretten kurtulduktan sonra annesiyle birlikte Nadia'yı kurtarma yolunda verdikleri sekiz yıllık mücadelenin kaleme alındığı bir eser. Bu süreçte kamuoyunun desteğini hissettikleri kadar ülkelerinin desteğini göremeyişleri, dostça yaklaşanlar kadar dost yüzlü dolandırıcılara denk gelmeleri,hayal kırıklıkları, çaresizlik, mücadele için yaşanılan acıların defalarca söze, yazıya dökülüp hatırlanmasından, Nadia'yla olan görüşmelerin yürek parçalayan anlarına kadar yaşanılan çaresizliği, ama aynı zamanda her şeye rağmen umudun getirdiği mücadele azmini tepeden tırnağa, yürekten iliklere kadar derinden hissedeceğiniz Nadia ve Zana'nın hayat hikayesine bir şans vermenizi tavsiye ediyorum.
Sürekli hayal kırıklığına uğrarsanız, en sonunda umut etmeyi bırakırsınız.
Zana Muhsen
Sayfa 249 - Sonsuz Kitap
Eğer her gün güneş altında çalışır veya ilkel bir fırının yoğun sıcağına maruz kalırsanız,değişmeye mahkumsunuzdur.
Karşılaştığımız her yeni insanın ihtiyacımız olan yardımı sağlayacağını umarak köpekbalığı havuzunda iki masum yaratık gibi yüzüyorduk.
Soyadımız Smith olsaydı veya sarışın mavi gözlü olsaydık, birkaç ay, hatta birkaç hafta içinde o dağlardan kurtulmuş olurduk.
Belki bu zamana kadarki hatamız kariyerlerini korumaları gereken ve tüm hayatları tedbirli olmaya, uzlaşmaya ve uzun müzakerelere adanmış diplomatlara güvenmemizden kaynaklanıyor.
çünkü bu kadarını bekleyemez bizden. Af dilemenin zamanı çoktan geçti. Affetmeyi imkânsız kılacak kadar uzun sürdü acılar. Biz yalnızca, katlandığımız kâbusun en azından bir kısmını unutma fırsatına kavuşmak istiyoruz

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nadia'ya Sözüm Var
Baskı tarihi:
2000
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753166287
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Promise to Nadia
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
On dört yaşındayken kız kardeşi Zana'yla birlikte Yemen'e satılan Nadia, babasının onu tatile gönderdiğini sanıp bütün çocuk saflığıyla sevinirken, birdenbire kendisinden yaşça küçük başka birisinin karısı yapılarak, o yaşta çocuk doğurmayla, her türlü ağır ev işleriyle ve dilini dahi pek bilmediği insanlara hizmet etme zorunluğuyla yüz yüze gelir... Satıldığı zaman on dört yaşında olan Nadia şimdi otuz dört yaşındadır ve çocuklarının sayısı altıyı bulmuştur. Kalbinden geçenleri yapmak istese çocuklarının elinden alınması tehdidiyle karşılaştığı için ne doğup büyüdüğü şehrine dönebilmekte, ne de annesi ve kardeşleriyle her insan gibi bir arada yaşayıp kucaklaşma şansını bulabilmektedir. Üstelik bütün arzuladığı sadece basit bir hayat sürmek ve geniş bir ailenin parçası olma duygusunu yaşamakken...
Zana, yüzüne bütün kapılar kapandıktan ve çaresizlik içinde dolandırıcı ve yalancılarla baş etmek zorunda kaldıktan sonra, en azından bütün çaresizliği ve öfkesiyle haykırmaktan vazgeçmeyecektir. Zana Muhsen'in Nadia'ya Sözüm Var adını verdiği bu kitap, kendisi de sekiz yıl bir esir gibi yaşamış ve kamuoyunun yardımıyla kurtulma fırsatını bulmanın diyeti olarak çocuğunu geride bırakmak zorunda kalmış bir insanın, kız kardeşine verdiği sözü yeine getirmek için mücadele etmekten ve bu uğurda her türlü yola başvurmaktan kaçınmamasının, içindeki öfkeyi eline geçirdiği her vasıtayla haykırmasının hikayesidir.

Kitabı okuyanlar 42 okur

  • Turna
  • Semra Karğın
  • Dilara Yıldırım
  • gölge
  • Gunes akin
  • Merve çalış
  • Neslihan
  • Melis Fidan
  • Betül güven ataeri
  • Melih KILIÇASLAN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10.5
25-34 Yaş
%47.4
35-44 Yaş
%26.3
45-54 Yaş
%10.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%89.7
Erkek
%10.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.3 (5)
9
%12.5 (2)
8
%37.5 (6)
7
%12.5 (2)
6
%0
5
%6.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0