No Longer Human

Osamu Dazai
Çevirmen:
Donald Keene
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·176 syf.··
2026 8. kitabı
Bu kitabı okurken hikaye okumadım gibi hissetim Sanki birinin kafasının içine düştüm Yozo diye bir karakter var ama aslında karakter falan değil bildiğin yaralı bir insan Çocukluğundan beri insanlara karışamıyor Nasıl davranılır nasıl normal olunur bilmiyor O yüzden hep rol yapıyor Güldüğü yerlerde gerçekten gülmüyor konuştuğu yerde aslında susuyor Herkes hayatı yaşarken o sadece taklit ediyor En çok da bu vurdu beni Kalabalığın içinde ama kimseyle değil Kitapta büyük olaylar yok Aksiyon yok entrika yok Sadece utanç var yalnızlık var yabancılık hissi var Ama garip şekilde insanı en çok da bu yoruyor Bazı sayfalarda abartıyor mu acaba dedim bazı sayfalarda da lan bu direkt ben dedim Öyle sıcak bir kitap değil Okurken içini ısıtmıyor tam tersine hafif üşütüyor Kış gibi bir kitap Herkese gider mi gitmez Ama kendini bazen insanlardan ayrı hissediyorsan ben niye uyum sağlayamıyorum diye düşünüyorsan fazla dokunuyor Bence bu kitap şunu anlatıyor Bazı insanlar kötü değil garip değil eksik değil Sadece dünyaya biraz fazla yabancı Okuyunca şunu fark ettim Ben insanlara alışamıyorum sanıyordum meğer alışamayan tek ben değilmişim.
Hayat ve İnsan
No Longer HumanOsamu Dazai · New Directions · 197360,3bin okunma
6/10
·176 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 23:10
SPOILER İÇERİR No Longer Human Kitabın inceleme videosunu izlemiştim. Yazar iyi bir dayak yese kendine gelir diye. Böyle bir izlenim bıraktı bende de. Bazı yerlerinde kadınlar için kullandığı cümleler hoş gelmedi. Hem insanları hayal kırıklığına uğratma endişesiyle onlarla iletişime geçmekten korkup hem de birçok kadınla birlikte olmuş ve evlenmiş birinin hissettiği bu duyguları anlayamıyorum. Sorunu bence insanları hayal kırıklığına uğratıp onların gözünde küçük düşmek veya anlayamamak değildi. Bambaşka bir sebebi var ama bunun ne olduğuna dair yeteri kadar iç görü sağlamıyor. İradesiz birinin her seferinde kendini nasıl hayal kırıklığına uğratabileceği kaleme alınmış.
No Longer HumanOsamu Dazai · New Directions · 197360,3bin okunma
Puan vermedi··
Beğendi
“No Longer Human” toplumla olan duygusal bağını kesmiş — ya da bu bağı hiç kuramamamış — Yozo isimli bir karakterin yazdığı yazıların bir derlemesi. Kitabın ilk sayfalarından itibaren dünya karanlık ve korkutucu. İnsanlar samimiyetsiz ve mesafeli. Yozo’nun bakış açısından bütün etkileşimler sahtecilik ve aldatmacadan ibaret, ve içeride hissettikleriyle dışarıya yaptıkları (ve başkalarının Yozo’ya karşı olan dagranışları) ona insan olamadığını (ya da olmadığını) hissettiriyor. Bu, Yozo’nun tabiriyle, Şaklabanlık, kitapta geçen sahte arkadaşlıklar, kadınlara olan düşkünlük, bağımlılık, özgüven problemleri, cinsel şiddet manipülatif davranışların hepsinin kökeni. Ancak Yozo’nun davranışlarının temelinde yatan problem aslında bunların hiçbiri değil. Kitabın başlarında yaşadığı cinsel şiddet her ne kadar başlangıç noktası gibi gözükse de, Yozo’nun olaylara tepkisi, bakış açısı ve algılayışının sebebi Yozo’nun gerçekten de insan tecrübesini eksik yaşaması. Mutluluk, hüzün, özlem, sevinç, günah, sevap, insan tecrübesinde olması gereken, ve olması kaçınılmaz kısımlar. Ancak Yozo bunların hiçbirini yaşamıyor. Bunun en temel sebebi de Yozo’nun hayata o açıdan bakma kabiliyetine sahip olmaması. Evlerindeki bir hizmetçinin cinsel şiddeti sonrası ve kendini sapık bir alametmişcesine dolduran kehanetler gibi Yozo insanlara her baktığında ilk saldırısını hatırlıyor. Her şey ona o saldırıyı tescilletiyor, ve bir süre sonra düşünceler o kadar gömülü oluyor ki olayın hatırlanmasına gerek dahi kalmıyor. Yozo için insanların samimiyetsizliği, şaklabanlığı, aldatmacaları, ve onun içeride yapılmasına karşı çıktığı ve reddettiği bütün o davranışların hepsi onu daha da uzaklaştırıyor. Olaylara sadece kötü tarafından bakabilen, ve bunu yaparken akıl karıştırıcı ve bazen mide bulandırıcı
No Longer HumanOsamu Dazai · New Directions · 197360,3bin okunma
Hepinizden nefret ediyorum ama tek başıma da canım sıkılıyor
Puan vermedi·128 syf.·
2022 221. kitabı
Yozo babasının işinden dolayı küçük yaşta insan ilişkilerindeki sahteliğin çok yakın bir tanığı olmak zorunda kalmıştır. Bu durum tüm yaşamını etkilemiş, insanlığa güvenmeyi bırakın ondan korkunç derecede ürkmüştür. Hizmetkarlarla yaşadığı bir olay da bu durumu pekiştirmiştir. Bu olayı güvenmediği için ailesine bile anlatamamıştır. #187994204 Bu alıntı çok güzel özetliyor bu durumu. Günümüzde de durum çok farklı değil. Bir çocuk bir istismardan ya da ciddi bir problemden bahsettiğinde yetişkinler hemen 'çocuğumuzun hayal dünyası geniş' ya da "dikkat çekmek için yapıyor" diyip olayın üstünü kapatıyor. Yozo'nun tek sorunu ilişkilerdeki sahtelik, anlam verilmeyen toplumsal değer yargıları ve sıkıcı günlük rutinler mi? Hayır. Onun asıl sorunu yaşamının başlarında, onu yaşama bağlayan bir sevginin, sıcak bir ilişkisinin olmaması. Annesinden hemen hemen hiç bahsetmiyor, babası hep işiyle meşgul, ildışı seyahatlerde, birçok kardeşi var ama o işini yapan hizmetkarların elinde büyüyor. Kalabalık bir ailede yapayalnız büyüyor. Yozo bütün insanlığı sevmiyor ama bu insanlığın içinde kadınları ayrı bir sevmemişliği var. İnsanlıktan korkuyor ama kadınlardan daha fazla korkuyor. Bunun sebebi de kadınların erkeklere karmaşık gelen ruh dünyasını anlayamamış olması. Çünkü insan en çok bilmediği şeylerden korkar. Kitabında erkekleri genelleyip gömdüğü alıntı yok ama kadınlar için aynı durum söz konusu değil. Dazai kadınları sevmese de kadınlar onu beş intihar girişiminin üçünde ona eşlik edecek kadar çok seviyor. Kadınların ona yaklaşma sebebleri çok iyi sır tutması ve depresif bir ruh halindeyken kadınların baskın gelen merhamet duyguları olabilir, (kitaptan çıkarımım). Kadınlar içinde kendine yakın hissettiği için en çok fahişeleri seviyor. Neden onları
1000Kitap
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
Artık gerçekten insanlığımı yitirmiştim.
Puan vermedi·128 syf.··
2023 72. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2023 16:04
Sevgili Osamu Dazai'nin otobiyografik romanıyla karşınızdayım bugün de. Kalbimin derinlerine dokunan, kimi zaman yalnız değilmişim dedirten kimi zaman 'neden !' Diyerek isyan etmeme sebep olan, kimi zamansa göz yaşlarıma engel olamadığım bir kitap olduğunu söylemeden geçemeyeceğim açıkçası. Kitabımızı başında bizi yazarımız küçüklüğü karşılıyor, ilk başta insanlara neden bağlanamadığını neden bulunduğu yere ait hissetmediğin anlıyoruz, aslında her zaman yalnız olduğunu, birileriyle beraber hissedeceği için hep ruhuna taktığı bir maskeyle gezişine şahit oluyoruz. Aynı sayfalarda insanlara sınır koyamadığını belki kendisinin bile ne isteyip istemediğini bilmediğini şu satırlarla anlıyoruz "Ne istediğim sorulduğu anda hiçbir şey istemez olurdum... Aynı zamanda, bir şeyi ne kadar az istesem de bana sunulan hiçbir şeye hayır diyemezdim"(sf:17) Bana hangi kitap seni çok etkiledi dendiğinde Hayır Diyebilme Sanatı sanatı derdim hep çünkü bu kitap sayesinde diyemediğimi fark etmiş ve kendimle mücadeleye başlamıştım. İşte bu yüzden bu cümle bana kendimi hatırlattı, yazara adeta el uzatıp 'ben de o yoldan geçtim gel benimle seni oradan çıkarabilirim' demek istedim... Devamında her ne kadar kadınları sevmediğini söyleyerek onlardan çok korktuğunu defalarca belirtse de vicdanını gördüm insanlara sevgisini, onları kırmaktan korktuğu gibi onlara zarar vermekten korktuğunu da fark ettim. Onun kendine taktığı maskenin nedenini anladım, kendi maskemi tekrar hatırladım ve içimde bir yerlerde hala bulunduğunu... Hepimizde bulunan yeri geldiğinde çıkarmaktan çekinmediğimiz bu maske onu nasıl bu kadar yok etti dediğimdeyse onun maskesinin benliğini ezdiğini gördüm. Sonra da benliğini unutturduğunu... Vicdanına şu satırlarda şahit oldum: Hayatım boyunca, birinin beni öldürebilmesini
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
cinsel istismarın bir insanın hayatındaki izleri. Spoiler içerir
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2024 01:27
Yozo, etrafına sürekli kendini sevdirmeye çalışan, sürekli komiklikler yaparak insanları güldürmeye çalışan bir çocuktur ama iç dünyası çok farklıdır. Yozo kendini hiç sevmez iç dünyası kapkaranlıktır. Başkalarıyla tartışamıyor, kendini savunamıyor ve kimseye hayır diyemiyor (tüm hayatı boyunca hayır diyemiyor). İnsanlara güvenmiyor. Bu dünyada kendini pislik gibi görüyor. Alkolizm,kadın, uyuşturucu berbat bir hayat yaşıyor. Çoğu kez intihara kalkışıyor. Otobiyografi olması insanı etkiliyor ve yazarın hayatıda kitapla uyuşuyor, yazar 4. intihar denemesinde hayatını kaybediyor. Yazar üstü kapalı bir şekilde hizmetkarlardan istismara uğradığını yazmış detayına girmemiş. (Aşağıda kitaptan alıntılar paylaşacağım siz ona göre yorumlarsınız) Benim düşüncem bu istismardan sonra böyle bir insan oluyor mesela hayır diyemiyor onaylanmak istiyor, insan sevmiyor, evden uzakta olmak ona daha iyi hisettiriyor. Kitabın ileriki bölümünde karısı tecavüze uğradığında karısına o kadar üzülüyor ki saçlarım o gece ağarmaya başladı diyor. Burdada bence o çocukluğundaki acıyı bir daha yaşıyor. Bütün hayatı aslında o istismarla mahfoluyor. Bütün duygularını, hissettiklerini açıkça yazan yazarımız, buraya hiç değinmiyor sadece kitapta iki yerde üstünkörü geçiyor. Ben kitaptan etkilendim ama yazdığım gibi neden böyle bir insana dönüştüğünü anladığım için çok etkilendim. Kitaptan etkilendiğim alıntılar "Bir çocuğa böyle şeyler yapmanın, insanların işlediği suçlar arasında en alçakça olanlarından biri olduğunu düşünüyorum. Fakat ben gizlendim. Bazen bunda insana özgü "özel niteliklerden" birini daha keşfettiğimi düşünerek zayıf bir şekilde güldüm bile. Şayet bende gerçekleri söyleme huyu olsaydı anneme ve babama gidip utanç duymadan onlara bu suçları anlatır ve yardımlarını isterdim. Ancak ben
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
Şaklaban
7/10
·109 syf.··
2022 102. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2022 17:52
Osamu Dazai, bana göre intiharın hayatının başından beri etrafında dönmüş bir insandır. İncelemem tamamlandıktan sonra ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum. 6 kere intihar girişimi, 3 kere de ailesinin evlatlıktan reddettiği, birçok kez evlenen garip bir hayat hikayesi ve böyle bir kafanın yazdığı bir kitaptan bahsedeceğim birazdan. Hazırsanız başlıyorum : Bu ay @bidunyakitapgrubu nun kategorilerinden bir tanesi Japon Klasikleri idi. Bu kategoriden hayatımda hiç kitap okumamıştım. Bu vesile ile oy veren arkadaşların hepsine teşekkür etmek istiyorum. Japon yazarları arasında adını en fazla duyuranlardan biridir Dazai. Bunun bana göre nedeni yazarın sansasyonel hayatı olabilir. Etkilendiği yazarlardan bir tanesinin kitapta adı da geçen Fyodor Dostoyevski olduğunu net bir biçimde görebiliyoruz. Osamu Dazai, oldukça varlıklı bir ailenin mensubu idi. Çok çocuklu bir aile ortamında büyüdü ama kalabalıklar arasında her zaman yalnızdı. Kitapta da geçtiği gibi sürekli işi şakaya vuruyordu. Şaklaban olarak nitelemiştir kendisini o dönem için. Babası daha 14 yaşında iken vefat etmiştir. En büyük idolü Ryunosuke Akutagava dır. Ama bu yazar 35 yaşında iken intihar etmiştir. Onun intiharı yazma serüvenini belirli bir süre bırakmasına vesile oldu. Kazandığı paraları hep kötü yollarda yiyordu. Ailesinin hiçbir zaman takdir ettiği bir evlat olamadı. Marksizm ile de ilgiliydi. Bu dönemde ilk intihar girişimini gerçekleştirmiştir. Zaten yazının başında da belirttiğim gibi asla hayatı kabullenememiş, yaşamaktan zevk almamış bir yazardır. Geyşa bir kadınla evlendiği için ailesi onu evlatlıktan reddetmiştir. İlerleyen zamanlarda barda tanıştığı bir hostesle bir intihar girişimi daha yapmaya kalksa da yine başarılı olamamıştır. İntihara kalkıştığı hostes ölmüş ama Dazai yine hayatta kalmayı
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · Sel Yayıncılık · 202060,3bin okunma
Peki, güvenmek bir suç muydu?
10/10
·128 syf.··
2023 76. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2023 23:50
İnsanlığımı Yitirirken , topluma kendini yabancı hisseden varolmaya çalışırken tüm umudunu ve güvenini kaybeden bir yazarın, hayatından parçalar taşıyan yarı otobiyografik bir romandır. ** Osamu Dazai , gerçek adıyla Şuci Tsuşima, 19 haziran 1909 yılında Tsugaru Yarımadası’nın merkezî yakınlarında küçük bir kasaba olan Kanagi’de, Tsushima ailesinin 12 çocuğundan biri olarak dünyaya gelmiştir. Ailesi belirsiz kökenlerden gelmiş olsa da zamanla zenginlikleri artmış ve babasının Asiller Meclisi’ne seçilmesiyle dönemin asilzadelerinden biri haline gelmişlerdir. Kalabalık bir evde refah içinde yaşayan yazar yine de mutlu bir çocukluk geçirememiştir. Politik geçmişi olan bir ailenin üyesi olması nedeniyle siyasetle ilgilenmesi beklenilen yazar, 17 yaşında edebiyata olan ilgisini keşfeder ve yazmaya başlar. 20 yaşına geldiğinde ailesinin tüm itirazlarına rağmen Tokyo Üniversitesi Fransız Edebiyatı bölümüne kaydını yaptırır ve hayatını yazarlık yaparak devam ettirmeye karar verir. Bu dönemde Komünist Parti’ye üye olması üzerine ailesi onu evlatlıktan reddeder. ''Tek istediğim "geçmişin yerleşik kuralları"ndan kaçınmaktı.'' S:79 Dazai’nin edebiyat çevresinde kendisine örnek aldığı yazar, Japon kısa hikâyeciliğinin ustası kabul edilen Ryūnosuke Akutagawa’dır. Akutagawa’ya olan ilgisi sadece edebi anlamda değildir. İdeolojik olarak da Akutagawa’dan etkilenmiştir ve bu dönemde marksizm ile ilgilenmiştir. Akutagawa’nın 1927 yılında, henüz 35 yaşındayken intihar etmesi ise yazarda derin izler bırakmıştır. 13 Haziran 1948’de Dazai ve Tomie, evlerinin yakınlarındaki Tamagawa Kanalı’na atlayarak intihar ederler 5. ve son intihar denemesinde başarılı olan yazarın cesedi 39. doğum günü olan 19 Haziran’da bulunur. ''Diri diri gömülmüştüm ben.'' S.108 Kitabı iyice anlamak için öncelikle
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
varoluş sancısı çeken şaklabanın öyküsü
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 01:08
İnsanlığımı Yitirirken , Osamu Dazai 39 yaşındaki intiharından önce yazdığı son romanı. Daha önce de başarısız intihar girişimleri olan Osamu Dazai’nin hayatla kuramadığı ilişkiyi, kendisini kuşatan varoluşsal buhranları ve onu intihara götüren süreci anlamak mümkün bu yarı otobiyografik eserde karakterler kurmaca da olsa, kitaptaki olayların bir bölümü yazarın kendi hayatından alındığı için yarı otobiyografik demek yanlış olmayacaktır. Kitabı beğenerek okudum, ancak depresif bir ruh halindeyken okusam muhtemelen çok zorlanırdım, o nedenle bu kitabı okumaya niyet ederseniz mutlu bir dönemde okuyun derim. Çünkü kitaptaki anlatıcının çocukluğundan itibaren hissettiği yakıcı uyumsuzluk, hayatın ona uygun gördüğü rollerin hiçbirinin içine yerleşememesi hali, kendini sevdirmek, kabul görmek için icat ettiği soytarılıklara sinmiş hüzün, kendine iyi gelemediği için kimseye iyi gelemeyişinin insanda yarattığı sıkışma hissi, o bitmeyen kasvet; olmama, olamama, olduramama döngüsünün bunaltıcılığı şüphesiz ki kolay bir okuma sunmuyor. Yozo, kitap boyunca hayatta kalma çabalarıyla mücadele ederken, sık sık depresyon, yalnızlık ve anlam arayışı gibi zorlu duygusal durumlarla karşılaşır. Yozo’nun travmatik çocukluk deneyimleri, ailesi ve toplum tarafından kabul görmemesi gibi faktörler, onun kendini dış dünyaya kapatmasına neden olur. Dazai, Yozo’nun iç dünyasını ve psikolojisini ustalıkla anlatarak, okuyucuya onun duygusal çöküşünü ve ruhsal çatışmalarını yaşatır. Bazı incelemelerde İnsanlığımı Yitirirken kitabı Osamu Dazai “uzun bir intihar mektubu” olarak yorumlamışlar, roman, bana göre gidenleri birazcık da olsa anlamamızı sağlıyor, kalanlara ne yapmalarını söylemese de ne yapmamaları gerektiğinin ipuçlarını vererek hayatın dehlizleri arasına gizlenmiş kurtuluş yolunu gösteriyor. okumak isteyenlere keyifli
Alıntı
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
10/10
·128 syf.·
Beğendi
·
2023 8. kitabı
üzerinde konuşmayı çok istediğim ama kelimelerimin yetersiz kaldığı kitap: insanlığımı yitirirken. bu incelemeyi üçüncü yazmaya çalışışım. ne desem ne söylesem eksik kalıyor, bir türlü gerçekten tüm düşüncelerimi aktaramıyorum... kitap o yalnızlık, anlaşılmama, anlam bulamama duygularını o kadar güzel geçiriyor ki okuyucuya afallıyorsunuz önce. kendi adıma konuşacak olursam, bir cümle okuduğumda o bir cümle ne kadar düşünülebilirse o kadar düşünmüş olabilirim. okurken resmen acı çektim. karakterin yaşadıklarını sanki ben yaşamışım gibi hissettim, gerçekten o acıyı, anlaşılmamayı hissettim. belki de bunun sebebi "acı çeken başkalarının acı çektiğini hissederler." kendimi de çokça sorguladım kitap boyunca "ben de böyle miyim ya da böyle miydim" diye. dazai'nin otobiyografi kitabında "dazai ise aylak. aylak ise dazai..." diyor. ben bu kitabı okuduktan sonra o alıntı "dazai ise yozo. yozo ise dazai..." oldu. bana kalırsa hiçbir kitap yazarından bağımsız olarak düşünülemez çünkü yazar kendi hayatını, duygularını katar kitabına ama dazai insanlığımı yitirirken okurken hayatındaki neredeyse tüm dönüm noktalarını(en azından bizim bildiklerimiz) yazmış. sanki dazai hayatını kitaba katmamış da, hayatını yazmış insanlığımı yitirirken olmus gibi. hem otobiyografi kitabında hem de bu kitapta aynı olan bir sürü olay vardı. hatta bir cümle bile aynıydı. "kadın öldü. ben ise kurtuldum." beraber intihar ettiği aşığı için yazılmış cümle. bu cümleleri okuduğumda "BEN BUNU GÜNÜN İLK IŞIKLARINDA DA OKUMUŞTUM" diye yükselip şaşırmıştım çünkü cümlelerine kadar aynı olacağını düşünmemiştim. ilk hatırat'ta yozo ailesinden ilk bahsettiğinde dazai'nin kendi hayatını yazabileceğini tahmin etmiştim fakat dediğim gibi cümlelerin dahi aynı olacağını düşünmemiştim. hayatıyla paraleldi kitap.
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma

Yazar Hakkında

Osamu DazaiYazar · 14 kitap
Takma adı Osamu Dazai olan ve bu isimle daha iyi tanınan Şuji Tsuşima, 1909'da Tsugaru Yarımadası'nın merkezi yakınlarında küçük bir kasaba olan Kanagi'de dünyaya geldi. Ailedeki siyasetçi olma geleneğine karşı çıkan Dazai gençliğinde yazar olmaya karar verdi. Yirmi yaşında Tokyo Üniversitesi Fransız Edebiyatı Bölümü'ne kaydını yaptırdı. 1935'te kısa hikayeleriyle ve 1936'da ilk romanı ile (Bannen- Alacakaranlık Yılları) Akutagava Ödülü'ne aday gösterildi. Ödül başka yazarlara verilse de Dazai'nin ünü yayıldı. Bunu takip eden on yılda otuzu aşkın edebi ve otobiyografik eser yayımladı (1944 basımı Mor Bir Serserinin Gezi Notları da dahil). Dazai'nin en iyi eserleri savaşın hemen sonrasına rastlar: 1947'de Şayo (Batan Güneş-YKY 1993), 1948'de Ningen Şikkaku (Artık İnsan Değil). Hayatının büyük bölümünü intihar takıntısıyla geçiren Dazai, 1948'de metresiyle birlikte suya atlayarak intihar etti. Ama ölümünden kırk yıl sonra bile Japonya'da hâlâ ilgi gören bir yazardır.