Öyküler - 1

Sabahattin Ali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·340 syf.··
2024 22. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2024 15:27
Sabahattin Ali'nin kalemini beğendiğim için romanlarının ardından hikâyeleriyle de tanışmak istedim. Kitaptaki hikâyeler çoğunlukla kısa. Birkaç tane uzun hikâye bulunuyor. Konu olarak Anadolu, hapis hayatı, günlük yaşam gibi farklı hikâyeler barındırıyor. Kitapta zorlandığım kısım uzun okuyuşun sürdürülememesi. Arka arkaya birkaç hikâye okuduktan sonra maalesef bana o gün için yeterli geldi. Kitabı okumaya isteksiz olduğum bir dönemde okudum ve bu sebeple de çook uzun sürede bitirebildim. Ali'nin hikâye kalemiyle tanışmak beni memnun etti ancak kitapta etkilendiğim bir unsur, aklımda kalan bir hikâye olmadı.
Edebiyat
Bütün Öyküleri - 1Sabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20001,129 okunma
8/10
·340 syf.··
2019 3. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2019 19:32
Romanlarını okuduğum ve hikayelerine dalmak istediğim yazar Sabahattin Ali... Öncelikle dili anlaşılır ve yalın diyebiliriz. Her hikayede birkaç eski kelime olması da okuyan için ilaveten kâr diye düşünüyorum. Karakterleri yöresine göre konuşturmuş yazar, bu da Toplumcu Gerçekçi anlayışta olmasından kaynaklanıyor. (Bundan şahsen pek hazzetmiyorum.) Genelde karamsar hikayeler okuyoruz bu kitapta ancak insanın dimağında hoş bir tat bırakan hikayeler. Hayatın acımasızlığı, adaletsizlikler, imkansız aşklar, yokluk zamanlarında köylüler ne ararsanız buluyorsunuz kısacası. Usta betimlemeler ve etkileyici olay örgüsü insanı gerçekten etkiliyor. Az kelimeyle çok şey anlatıyor. Bazı hikayeleri genişletse roman olur ve çok da güzel olur dedim okurken. Değirmen, Viyolonsel etkilendiklerimden. Okumanızı tavsiye ederim...
Bütün Öyküleri - 1Sabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20001,129 okunma
9/10
·340 syf.··
2020 93. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2020 16:57
Bu insafsız sisteme karşı zaten olumsuzum. Zengin küçük kesimin günümüzde de farklı şekillerde halen insanları sömürüyor olması ne acı... Hiçbir şey değişmiyor maalesef. Sadece şekil değiştiriyor.
Bütün Öyküleri - 1Sabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20001,129 okunma
Elestiri
Puan vermedi·385 syf.··
2022 22. kitabı
Öyküleri Anadolu'nun bağrından kopup geliyor ve insanın içine işliyor. Hemen hemen hepsi acı ve hüzün dolu bir iz birakiyor. Yalnız gormezden gelemeyecegim bir iki nokta var ki belirtmem gerekiyor: Abdulhamit Han'a aşırı düşmanlık içeren cümleler ve peygamber yalanları dediği bir tamlama. Zaten yazarın görüşleri bu yönde bunu biliyorum. Şaşırmadım. Öykülerini zevkle okuyoruz diye musluman kimliğimize ters gelen ifadelere göz yumacak değiliz. İstifade edeceğimiz kısımlardan faydalaniriz ama Sebahattin Ali yi sarıp sarmalayacak sevecek yuceltecek halimiz de yok. Şahsi kanaatim bu yönde.
Edebiyat
Bütün Öyküleri - 1Sabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20001,129 okunma
8/10
·340 syf.··
Beğendi
·
2022 148. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2022 12:38
Mutlu Günler! En son 2 sene evvel okuduğum Sabahattin Ali’yi, ondan da 3 sene evvel okumuştum, bu sene de elimden geldiğince okuyacak ve bu ayın bir kısmını da kendisine ayıracağım. Kendisine ait olmayan veya kendisine ait olup farklı isimlerle basılan ama aynı içeriğe sahip, parça parça bırakılıp düzenlenmemiş kitaplarını da (diğer yazarlarda da yapıyorum) topluyorum ve lütfen yeni atanan arkadaşlara bu uyarıyı yapalım ki sadece ekle bırak şeklinde değil, kontrollü ilerlesinler. Lütfen. Gerçekten insanların arkasını toplamak çok zaman alıcı bir uğraş ve ben bu siteye yıllarımı verdim, beğenmiyorsan yapma gibi saçma sapan sözleri kendinize saklamanızı rica edeceğim. Nasıl ki kitaplığımı düzenlemeden duramıyorsam, sahiplendiğim bu platformu da en temiz ve düzenli şekilde kullanmadan duramıyorum. Edebi kişiliğini konuştuğumuzda toplumcu gerçekçi bir yazar olduğunu, köy ve kasaba öykücüsü - yorumcusu olduğunu, betimlemeler ve psikolojik çözümlemelerde usta olduğunu görüyoruz. Hikayelerinde de bu göze çarpan bir detay zaten. Mesela ilk okuduğum kitaplarından ‘Değirmen’ bu öyküde de yer kaplıyor ve 13 Ocak 2017 tarihli, inceleme yazmaya yeni başladığım dönemde, kısa ve öz bir inceleme sunmuşum bu hikayeyle ve Değirmen kitabının genel hatlarıyla alakalı. Bunu tekrar paylaşmak istiyorum: “Sabahattin Ali'yi hangi kadının bu kadar üzdüğü sanırım muamma olarak kalacak. Adam en küçük fırsatta aşka aşığa aşık ettirene vurup duruyor. Kendisinin yazılarını aşırı derecede beğeniyorum. Okurken fazlaca hoşuma gitti. Bazı sıkan öykülerde vardı ama bunlar genel düşünceme asla etki edemezler. Sıcacık, içimizi ısıtan öyküler bunlar...” Hala fikrimin değişmediğini belirteceğim. İçeriğindeki öyküleri de üşenmeden yazacağım ki, bizzat onun yazdığı baskı olmayıp da, farklı isimlerde
Bütün Öyküleri - 1Sabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20001,129 okunma
Sabahattin Ali'nin tüm kitaplarını okuduktan sonra devam edebilirim. Birbirinden güzel hikayeler mevcut ama kitabı ele alışta 4-5 hikaye okuyunca büyü bozuluyor. Birer hikaye okumak kâfi. Çünkü tam o hikâyenin etkisinde kalmışken bir başka hikâyeye başlamak ve aklım bitirmiş olduğum hikâyede iken yeni bir hikâyeyi idrak etmekte zorlandım. Bir başka zamanda tekrar okumak isterim.
Bütün Öyküleri - 1Sabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20001,129 okunma
7/10
·170 syf.··
2020 76. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2020 02:36
Evet, epey zaman dolandı durdu elimde ama bu benden kaynaklı bi durum. Hem zaten öykünün o kendi büyülü dünyasına da bu yakışmıyor mu ki? Sizleri bilemem ama her ne kadar istemsizce okuyamamış olsam da uzun zamanda bitmesi bir öykü kitabı olduğundan mütevellit beni memnun etti. Bazen bir öyküde, romanı yaşayabiliyor insan. Zaten sizler se bilirsiniz Sabahattin Ali 'yi anlatabilmek ne mümkün... Okumak size de iyi gelecektir. Okumakla kalın...
Bütün Öyküleri - 1Sabahattin Ali · Maviçatı Yayınları · 20191,129 okunma
10/10
·340 syf.··
Beğendi
·
2020 166. kitabı
Kitabı okumayı okuduktan sonra kendime "en çok hangi hikayeyi Beğendim?"diye sordum çingenenin efsane sevgisi yok böyle bir seçiş vazgeciş yani değirmen hikayesi süper kitap iyiden kötüye doğru hikayelerle sıralanmış Sabahattin Ali 'nin 13 hikayeden oluşan hele de sim hikayesi komik -i şehir etkileyici bir hikaye makam ve mülk sahiplerinin buldukları yerleri kaybetmemek uğruna neler yaptıklarına tüm çıplaklığı ile görebiliriz...
Edebiyat
Bütün Öyküleri - 1Sabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20001,129 okunma
7/10
·340 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2025 00:34
İki ciltten oluşan bu seri, Sabahattin Ali’nin 1927-1947 yılları arasında yazdığı,“Değirmen“, “Kağnı“, “Ses“, “Yeni Dünya“ ve “Sırça Köşk“ adlı beş hikaye kitabında yer alan tüm öykülerini bir araya getiriyor. Sabahattin Ali, 41 yıllık kısa ve sıkıntılı hayatına yüze yakın hikaye, üç roman, üç şiir kitabı ve sayısız makale sığdırmış; çalışkan, üretken bir yazar. Sanata ilgili ve devrinin entellektüel çevresi ile iyi ilişkiler içerisinde olan piyade yüzbaşı babasının etkisi ile, aile Yunan işgali ve izleyen savaş yıllarında yoksulluk yaşasa da, Sabahattin Ali eğitimin birinci öncelik addedildiği bir ortamda yetişir ve iyi bir eğitim alır. Öğretmen Okulu’nu bitirdikten kısa süre sonra bursla Almanya’ya gidip 2 yıl kalır; yurtdışı tecrübesinin yanısıra iyi seviyede de Almanca öğrenir. Sabahattin Ali’nin yurtdışında olduğu bu yıllar, Almanya’nın 1. Dünya Savaşı sonrası ekonomik çöküşü yaşadığı ve Nazi faşizminin daha yeni yeni yükselmeye başladığı yıllardır. Bu yüzden, edinilen bu tecrübe, dönemin imkanları ve koşulları düşünüldüğünde, çok değerlidir. Entellektüel bir ailenin iyi eğitimli oğlu, bence bu yüzden döneminin Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mahmut Makal gibi doğrudan doğruya köyde yetişen sanatçılarından farklıdır. Köy hayatı onun içine doğduğu, aşina olduğu bir hayat değildir. Ancak Refik Halit, Ömer Seyfettin, Yakup Kadri gibi şehirli gözüyle köye uzaktan bakan bir sanatçı da olmamıştır. O, öğretmenlik yıllarından başlayarak gördüklerini ve tecrübe ettiklerini, kendi yaşanmışlıklarının süzgecinden geçirerek, bir şehirlinin bakış açısı ile, ama hep ezilenin tarafında yer alarak, onların içinden biri olarak anlatır. Ve bence bu yüzden daha romantiktir. Romantiktir; zira Sabahattin Ali’nin neredeyse tüm hikayeleri, kimin haklı, kimin haksız
Bütün Öyküleri - 1Sabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20001,129 okunma
Puan vermedi·340 syf.··
Beğendi
·
2021 64. kitabı
Sabahattin Ali'nin Bütün Öyküleri 1 kitabında, yazarın 35 öyküsü bulunuyor. Bu öyküler Değirmen, Kağnı, Ses kitaplarından alınmış. Sabahattin Ali öykülerinde toplumsal sorunlardan, sıradan insanlardan, günlük telaşlardan gerçekçi bir dille bahsediyor. Kahramanları bazen zengin bazen yoksul, bazen okumuş, bazen köyde yaşayan biri, bazen genç bazen yaşlı kişilerden oluşuyor.
Edebiyat
Bütün Öyküleri - 1Sabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20001,129 okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.