Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Solgun Ateş'ten Tutunamayanlar'a
8/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2023 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2023 19:49
Rus asıllı Amerikalı yazar Vladimir Nabokov'un ilk olarak 1962 yılında yayımlanan eseri Solgun Ateş, deneysel roman kategorisinde inceleyebileceğimiz oldukça ilginç bir eser. Kurgusal şair John Shade'in yaşamının son yirmi gününde yazdığı 999 mısralık, 4 kantoluk şiirinin komşusu akademisyen Charles Kinbote tarafından editörlüğünün yapılarak yayımlanması kurgusu içinde geçen bir yapıttır. Kinbote bu esere bir önsöz yazar, kitabın ikinci kısmında 999 mısralık şiirler gelir, sonrasında Kinbote'un sıçralamalı bir şekilde mısra açıklamalarını görürüz ve kitabın sonunda yine Kinbote'un kaleme aldığı kurmaca bir dizin yer alır. Charles Kinbote kendi tabiriyle bir delidir, bundandır ki mısra açıklamalarına güvenemeyiz. Anlatıcı tipi tekinsiz/güvenilmez anlatıcıdır. Kısacası üzerinde durduğumuz kurmaca evreni kaygan bir yapıdadır, anlatılanların ne kadarı doğru ne kadarı kurgu içinde gerçek bilemeyiz. Solgun Ateş bir üstkurmaca metin olmakla birlikte dört bölümden oluşan yapısıyla oldukça farklı bir biçime sahiptir. Solgun Ateş ismi William Shakespeare'in tarihi oyunu Atinalı Timon'dan gelmekte olup bu kitap pek çok eserle metinlerarası ilişkidedir. Eserin çevirmeni Yiğit Yavuz'un harika bir iş çıkardığını, özellikle dipnottaki açıklamaların metnin mısra açıklamaları kısmını anlamak için çok faydalı olduğunu söyleyebilirim. Oğuz Atay Tutunamayanlar romanında yer alan "Dün Bugün Yarın" adlı bölümde Solgun Ateş'te kullanılan biçimden faydalanmıştır. Hatta şarkıların 96. ve 97. mısralarında gönderme mevcuttur. "Üzerinde eğilen gölgenin (babasının) Varlığından habersiz, soluk bir ateş gibi" Bu kitabı detaylıca incelediğim videoyu izlemek için: youtu.be/IzMlsm72B68
Edebiyat & Roman
Solgun AteşVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2021268 okunma
Hayat, eğri büğrü yazılmış bir mesajdır karanlıkta...
8/10
·286 syf.·
2023 291. kitabı
*özgün hali çeviriye ancak solgun şekilde yansıtılabilecek bir mecaz* ~~~Bugün Solgun Ateş'in bir başyapıt, hatta 20.yüzyılın en önemli romanlarından biri olduğu kabul edilir. Vladimir NabokovVladimir Nabokov un en yenilikçi ve en girift romanı olduğu da gönül rahatlığıyla söyleyebilir :):(: Okunup geçilecek bir kitap değil; kavranmayı ve çözülmeyi bekleyen bilmecelerle dantel gibi örülmüş bir edebi anlatı Solgun Ateş. Bu bilmecelerin tamamı çözülebilmiş degil ve muhtemelen hiçbir zaman da çözülemeyecek. Priscilla Meyer'in deyişiyle, tıpkı evren gibi, Solgun Ateş'le ilgili çözümlemeleri de tüketmek mümkün değil. (ÇevirmenGirişBilgisi)~~~ ~~~insana bahşedilebilecek lütufların sınırı yoktur~~~ Nabokov'un derin düşünceler, suçlamalar, delilik, komşuluk, sürgündeki soylular, cinayet ve edebiyat eleştirisinden ördüğü ağda Na­bokov, yazma eyleminin her şeyden önce ken­disiyle ilgili olması gerektiği yönündeki görüşü şaşırtıcı bir edebi ustalıkla hayli ötelere taşır ve olağanüstü tespitler sunar... ~~~Söyleyemem nasıl bildiğimi- Ama biliyordum sınırı geçtiğimi. Kaybetmiştim sevdiğim her şeyi, Ama hiçbir atardamarımda pişmanlık yoktu~~~ Roman ikiye bö­lünmüştür: "Solgun Ateş" adlı şiirin hayali yazar John Shade'e atfedilen dört kıtası ve Shade'in ölümünden sonra dostu, komşusu ve editörü Charles Kinbote'un bu dizelerle ilgili yazdığı açıklayıcı yorumlar. Solgun Ateş" aslında Zembla'nın şifreli tarihidir. Amerikalı şair John Shade ölmesiyle, son şiiri "Solugun Ateş" bir önsöz, çevirmen bilgisi ve münzevi dahi John Shade'in yazdığı 999 satırlık bir şiir birleşimi ve şiir yorumuyla bir kitap haline getirilen "SolgunAteş"in karakteri Kinbote kibirli, meraklı ve hoşgörüsüzdür ama aynı zamanda deli... Çılgınca eksantrik açıklamaları kişisel ve fantastik bir boyuta kayarken, Kinbote belki de olması
1001KitapOkumalarım
Solgun AteşVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2021268 okunma
Puan vermedi·286 syf.··
2026 11. kitabı
SOLGUN ATEŞ I Solgun Ateş, John Shade adlı bir şairin 999 mısralık otobiyografik şiiri ile bu şiire komşusu Charles Kinbote tarafından yazılan alışılmadık dipnotlardan oluşan, iç içe geçmiş bir kurgusal yapıdır. Şiir, Shade'in hayatını ve kızı Hazel'ın intiharını konu alırken; Kinbote, bu mısraların aslında kendi hayali krallığı Zembla’nın ve sürgündeki Kral Charles’ın hikayesini anlattığını iddia ederek metni kendi fantezileri doğrultusunda yorumlar. Kitabın sonunda Shade, Gradus adında bir suikastçı tarafından –Kinbote’un iddiasına göre aslında kendisine yönelen bir kurşunla– öldürülür; ancak yakalanan katilin Shade ile hiçbir ilgisi olmayan sıradan bir akıl hastası olduğu ortaya çıkar. Sonuçta eser, dipnotlar aracılığıyla asıl metni (şiiri) ele geçiren "güvenilmez bir anlatıcının" narsisistik saplantılarını ve gerçeklik ile kurmaca arasındaki ontolojik çatışmayı belgeler II Solgun ateş, Nabakov’un İsmini bir Shakespeare’in dizen devşirdiği, farklı katmanlar arasından mekik dokuyan genel itibariyle karışık ve zor bir kitap. Öyle ki ilk yayınlandığında G. Steiner, “ukalaca ve sıkıcı” bir kitap diye atletmiş, D. Macdonalt ise, iyiden iyiyi “okunması mümkün olamayan bir kitap” olarak görmüştür. Fakat daha sonra üstüne hatırı sayılır çalışma yapılarak kitabın hakkı teslim edilmiştir. Bu çalışmaların da belirttiği üzere Nabakov’un en girift ve yenilikçi kitabıdır. III Peki, neden girift ve yenilikçi bir kitaptır? Öncelikle kitap, kitabın yazarının Charles Kimbote’nin önsözü ile başlayıp kitabın esas konusu olan bir şairin jhon Shade’ın 999 mısralık şiirinin çözümlenmesiyle ve arkasından bir yazın dizi oluşturulmasıyla bitmektedir. Kitap akademik taslak gibi dizayn edilen bir romandır. Daha önce de belirttiğimiz üzere kitap farklı katmanlar arasında uyanık bir okumayı
Solgun AteşVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2021268 okunma
10/10
·286 syf.·
2022 77. kitabı
Kitabı kimler okumasın? - kitap beni yormasın ya, yatarak okuyacağım ben diyorsanız - Kitap mı okuyoruz bulmaca mı çözüyoruz, hiç sevmem simgelerle dolu kitapları diyorsanız - Ben öyle çok da meraklı değilim, anlamadığım bir sürü isimle, şiirle, göndermelerle, dipnotlarla uğraşamam diyorsanız Kalanlarla yola devam edelim Adını Shakespeare’nin Atinalı Timonu’ndan almış kitap. Harita mı deseydim yoksa? Bir keşife sürüklüyor sizi bu kitap. Öncelikle elimizde 4 kanto, 999 mısradan oluşan şairi John Sade olan bir şiirimiz var. Şair ölünce kitabın editörlüğünü yapan Kinbote şiire önsöz ,açıklamalar yazar bir de dizin ekler . Ama açıklamalar daha karmaşık hale getirir her şeyi. Mısralar açıklamalar ve dizin arasında mekik dokutur size. Dünya yazarlarına, şiirlerine göndermelerle doludur kitap. Bunları merak edip bakmaya başlarsanız kitabın asla bitmeyeceğini anlayıp not defterine küçük notlar alıp sonra bakmak üzere okumanıza devam edersiniz bi yerden sonra. Ah bu arada John Sade de Kinbote ve diğer karakterler hepsi tamamen kurgu. Nabokov okuyucudan üstüne düşeni yapmasını istiyor, asalak bir okuyucu istemiyor. Emek istiyor okuyucudan, çokça da sabır biraz da hayal gücü. Sanatına ortak ediyor okuyucuyu. Sanat sizin seviyenize inemez sizin onun seviyesine tırmanmanız gerekir. Bir sanat eserini tanımak, anlamak,sevmek için zaman ayırmak gerekir. Tabii bunu böyle yorumlamayıp sıkıcı, anlamsız diye yerden yere vuranlar da olmuş kitabı ve yazarımızı bu konuya kitabın ön sözünde değinilmiş zaten o yüzden uzatmıyorum bu kısmı. Aslında Oğuz Atay’ın Tutanamayanları’nı okuduysanız biraz aşinasınızdır bu yönteme. Nabokovdan etkilenmiş çünkü. Hani şu “ Selim’in şarkılar” kısmı vardı. İleriki sayfalarda açıklamalar yapıp sizi tekrar bakmaya zorluyordu şarkılara. Hatırladınız mı? Bu
Solgun AteşVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2021268 okunma
Zor bir kitap…
5/10
·286 syf.·
2024 2. kitabı
Okumakta inanılmaz zorlandığım kitaplardan biri oldu. Kitabın dili oldukça karmaşık geldi. Bir kitaba kötü demeyi,kendini bu kadar iyi bir edebiyat eleştirmeni saymayı mantıklı bulmuyorum.Ama net söyleyebilirim ki,bu kitap bana hitap etmedi.Dili beni zorladı. Olay örgüsü akmıyor,cümleler karışık . Tamamlamak için gerçekten çok çaba sarf ettim ama olmadı. En sonunda her şeyi tamamlamak zorunda değilim,hayat kısa,okunacak çok kitap var,bana daha çok şey katacak olan kitaplar ile devam etmeliyim diyerek yarım bıraktım. Solgun AteşSolgun Ateş Vladimir NabokovVladimir Nabokov
1000Kitap
Solgun AteşVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2021268 okunma
Puan vermedi·286 syf.··
2019 403. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2019 02:32
İçkiye rakıyla başladığım gibi; edebiyat’a da Tutunamayanlar’la ağır bir giriş yapmıştım. “Edebiyat dini”min polemiğe kapalı yegane peygamberiydi Oğuz Atay. Birkaç yıl boyunca amansız bir havarisiydim Atay’ın. Sıkı Bir “Atayist”tim. Sonra onun da havariliğini yaptığı ‘Edebiyat Tanrı’ları’na ulaştım. Dostoyevkski, Kafka, Joyce ve Nabokov en büyükleriydi. Gökten yere inerek; Hali hazırda Joyce ve Kafka külliyatının tümünü, Dostoyevski’nin büyük bir bölümünü okudum. En ihmal ettiğim Nabokov oldu. Bunda etkili olan belki de Atay’ın Nabokov’dan ağırlıklı olarak ‘biçim’ çekmiş olmasıydı. —Hatırladığım kadarıyla metinlerarası bir gönderme yok Nabokov’a Tutunamayanlar’da.— Ya da belki ilk Nabokov okuma girişimim olan ve yazarın en bilinen, iki kez filmi çekilen ‘Lolita’sından çok etkilenmemiş olmamdır. Ama bir bir şey olmalıydı. Zira Kafka’da, Dostoyevski’de, Joyce’da, hatta Shakespeare ve Musil’de Atay’a benzer şekilde hem bir duygudaşlık hem de edebi haz yakalamıştım. “Sebastian Knight’ın Gerçek Yaşamı” nda bu hazzı ve duygudaşlığı yakaladığımı hissettim. “Solgun Ateş”in ana kurgusu, John Francis Shade adlı kurmaca bir şairin yazdığı yaklaşık yirmi sayfalık ‘beşlik düzende yazılmış, birbiriyle ikişerli olarak kafiyeli dokuz yüz doksan dokuz mısradan ibaret ve dört kantoya bölünmüş” şiir ile bu şiirlere dipnot tekniğiyle getirilen ve Charles Kinbote adlı yine kurmaca bir yazarın hazırladığı yaklaşık ikiyüz sayfalık bir açıklamalar bölümünden oluşuyor. Bu şiir ve açıklamalar arasında mekik dokurken hikaye ortaya çıkıyor. Tabii Tutunamayanlar’daki gibi ana karakterlerden biri olan Charles Kinbote’un yazdığı ‘Önsöz’e yine Kinbote tarafından oluşturulmuş bir ‘Dizin’ ilavesiyle. Yani Nabokov adeta eskilerin deyişiyle edebî bir ‘hüner gösterme’ye soyunup bunun altından
Edebiyat
Solgun AteşVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2021268 okunma
Nabokov’un Lirik Labirenti
Puan vermedi·286 syf.·
2025 18. kitabı
Bazı kitaplar okuru bir hikâyenin içine çeker; bazıları ise doğrudan onun zihninin içine yerleşir. Vladimir Nabokov’un Solgun Ateş (Pale Fire), ikinci kategoriye ait: Okuyucudan hikâyeyi takip etmesini değil, sorgulamasını ister. Dahası, bu sorgulama çoğu zaman hikâyeden çok, kurgunun kendisine, anlatıcının güvenilirliğine, hatta gerçeğin ne olduğuna yöneliktir. Bu yönüyle kitap, sadece bir edebî eser değil; bir epistemolojik deneme, bir varoluşsal şaka, bir sosyolojik tiyatro sahnesi gibidir. Bu eser, görünüşte iki karakterin çatışması gibi dursa da felsefi olarak çok daha derin bir meseleyi kurcalar: Hakikatin yoruma açık doğası. Shade şiiriyle bir yaşam anlatır, ölümle barışmaya çalışır, hatta metafiziğe uzanır. Kinbote ise bu dizeleri kendi kurgusal monarşisinin (Zembla) arka planı olarak okur. Bu durum, Nietzsche’nin “hakikat yoktur, yalnızca yorumlar vardır” sözünü hatırlatır. Kinbote’un yaptığı yorumlar, şiirin anlamını çoğaltmak bir yana, onu adeta yok eder. Burada bir felsefi problem doğar: Bir metnin anlamı yazarda mı, okurda mı, yoksa yorumlayan üçüncü şahısta mı gizlidir? Bu çerçevede Solgun Ateş, günümüz epistemolojik tartışmalarına ışık tutar. Modern bilgi çağında insanlar, olaylardan çok onların anlatımlarına ve yorumlarına mahkûm yaşar. Kitap, bu çağın öncül bir eleştirisi gibidir.Solgun Ateş kitabı, modernist gelenekle postmodern kaos arasında salınan bir eserdir. Kurgunun kırıldığı, zaman çizgisinin bozulduğu, anlamın bilinçli olarak çarpıtıldığı yapısıyla Borges’in labirentsel metinlerini anımsatır. Aynı zamanda, karakterlerin varlığının sürekli tehdit altında olduğu, yazgının bilinçle yer değiştirdiği anlarda Kafka’nın “anlamsız evrenle baş etme” havasını da taşır. Ve tıpkı bu yazarlar gibi Nabokov da okuyucusuna karşı acımasızdır: Onu aldatır,
Solgun AteşVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2021268 okunma
7/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Shade ve Kingbote... Selim Işık ve Turgut Özben... Nabakov’un Solgun Ateş’ine Tutunamayanlar’dan gelenlerdenim ben de. Tutunamayanlar’ın özgünlüğüne dair tartışmalardan yola çıkarak deneyimlemek istediğim bir kitaptı. Evet biçim bakımından benzerlikleri yoğun. Bunu bir kenara bırakırsak Selim’in ve Turgut’un amaçladığı dünya bambaşka bir özgünlükteydi benim gönlümde... . İki adamın ve hayali bir ülekenin hikayesi Solgun Ateş. Amerikalı bir şair olan ve cinayete kurban giden, ölümünün hemen öncesinde 999 mısralık bir şiir bırakan John Shade ve onunla aynı üniversitede ders veren, son zamanlarında bir dostluk bağı kurmuş, dostunun şiirini giderek tuhaflaşan bir açıklamayla mısra mısra yorumlayan, yer yer kendini hayali bir ülkenin -Zembla- kaçak kralı ilan eden, derinlerde intihar meyilli, tuhaf iç sesleri ve korkularıyla yaşayan Charles Kingbote’nin hikayesi. . Karşı-roman türünde okuması ve tutunması oldukça zor bir kitap. Nesirde kullanılan üslubun ve içeriğindeki şiirin dilimize adaptasyonunun güçlüğünden kaynaklı bir zorluk olabilir bu. Kitabı okuduktan sonra bir de Yiğit Yavuz’un “Solgun Ateş’i Okuma Klavuzu” adlı makalelerine göz atın derim.
Solgun AteşVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2021268 okunma
ateşten kale
Puan vermedi·286 syf.·
2019 12. kitabı
Kelimelerin oluşturduğu bir dünya da yaşamıyoruz elbette; ama kelimeler nesneyi duygu ve düşüncemizi ifade etmenin en önemli araçlarından biri. Kendimizi pek çok yol ile ifade etme şansına sahibiz; resim, heykel, müzik. Ve dikkat ettiysek bunların herbiri bir sanat dalı. Bu şekilde hem dünyayı anlıyor hem de kendimizi ifade ediyoruz. Kelimelerden bağımsız kurulan örgüyü ifade etmenin yolu da kelimeler yine. Kurgusal dünyanın baş rolünde onlar var. Aktarmak için olan biteni. Rönesans hareketinin başlangıcı kağıt olarak kabul ediliyor tarihsel süreç içinde. Aktarmak işte her şeyi onu bana beni sana. Bir hareketin başlamasının sebebi hükmün son sığınağı. Bir birikim sonucu oluşan rönesans bile kelimeler olmadan olmamış. Kelime işçileri ise bu noktada devreye giriyor işte. Yazarlar zekalarını ve bilgi birikimini aktarıyor her satırında kitapların. Bir zarif çizgide gezenler de var bir kalın jargonu seçenlerde: “Annem babam öldüğünde henüz ufaktım. Kuş bilimciydi ikisi de. Çok uğraştım Onları hayal etmeye; o kadar ki, Zihnimde yüzlerce anne baba var şimdi. Ne yazık ki onlar silinip gidiyor Erdemler’iyle birlikte. Ama tesadüfen duyduğum okuduğum kelimeler içinde. Hep babamı çağrıştırıyor “kalp yetmezliği” “Pankreas kanseri” ise annemi. “ Seçilen her bir nesne ve objenin bir sebebi varken yazılan bir eserin ise bunlardan yani seçimlerden oluşan bir kalesi var. Okuyucular ise çoğu zaman açık bırakılmış kapıdan girip keşfeder kaleyi. Kale bile olsa izin verir içini keşfetmemize. Keşfettiğimiz şey ise kelimelerdeki örülü kurgu yanında yazarın bizzat kendisidir. Bazen yaşadıklarını buluruz, bazen hayal gücünü, bazen akan bilişsel dünyasını. Ama buluruz yine de bir kalıntı yazardan ve dünyasından. Eser ise kendi yolunu bulur bir şekilde. Ee kolay değildir bir kale olmak. Bazen
Solgun AteşVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2021268 okunma
9/10
·286 syf.·
2018 27. kitabı
Solgun Ateş, Vladimir Nabokov’un en bilinen romanı değil ancak başyapıtı olarak gösteriliyor. Ünlü bir şairin uzun bir şiirini kendi hayal dünyasına göre yorumlayan bir delinin (ya da bir kral, ya da bir sahtekâr) notlarından oluşan bir roman. Notların tarih sırasına göre gitmemesi, sıklıkla şiire ve diğer notlara gönderme yapması okumayı oldukça zorlaştırıyor. Ancak sessiz bir ortamda dikkatli bir okumayla oldukça zevkli hale gelen bir kitap, ancak ne yaparsak yapalım zor bir kitap. Zaten tanımında da “karşı roman klasiği” olarak tanımlanmış. Kitabın en olumsuz yanı bana göre şiir içermesi. 999 satırlık bir şiir ve aslında kitabın konusunu belirliyor. Ancak şiiri başka dillere çevirdiğinizde kaybettiği şekilsel güzellik bu şiirde de geçerli. Orijinalini okuduğunuzda aslında şiirin de güzel olduğunu görüyorsunuz. Zaten yazarın aynı zamanda şair olması bu noktada önemli. Yazarın, Lolita’dan sonra okuduğum ikinci kitabı. İki kitap arasında büyük tarz farklılığı var ve yazar ikisinde de oldukça başarılı. Bu durum, diğer romanlarını okumak için okuyucuyu da motive ediyor. Bence oldukça başarılı ve zaten 20. yüzyılın en iyi romanları arasında kabul ediliyor. Ancak önemli bir eser olmasına rağmen, az okunması kolay bir roman olmamasından kaynaklanıyor.
Solgun AteşVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2021268 okunma

Yazar Hakkında

Vladimir NabokovYazar · 23 kitap
Vladimir Vladimiroviç Nabokov (22 Nisan 1899 – 2 Temmuz 1977) Rus asıllı ABD'li yazar. İlk eserlerini Rusça yazdı, uluslararası ününü İngilizce yazdığı romanlarla kazandı. En tanınmış eseri Stanley Kubrick ve Adrian Lyne tarafından filme de çekilen Lolita adlı romanıdır. 1899'da St. Petersburg'da aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Özel eğitim gördü ve küçük yaşta İngilizce öğrendi. Bolşevikler iktidara geldiğinde aile Rusya'dan ayrılarak önce Londra, sonra Berlin'e gitti. Öğrenimini Cambridge Üniversitesi, Trinity College'de tamamladı. 1923 ile 1940 arasında anadilinde romanlar, hikâyeler, oyunlar, şiirler yazdı ve kuşağının seçkin Rus göçmen yazarlarından biri olarak ün kazandı. 1940 yılında karısı ve oğluyla ABD'ye göç etti ve 1941'den 1948'e kadar Wellesley College'de dersler verdi. 1955'te yayımlanan Lolita'nın dünya çapındaki başarısından sonra, 1959'da Cornell Üniversitesi Rus edebiyatı profesörlüğünden emekli olarak İsviçre'ye yerleşti. İngilizce ilk romanı olan The Real Life of Sebastian Knight'ı 1941'de yayımladı ve bu dili şaşırtıcı bir yaratıcılıkla kullanarak eserlerini İngilizce yazmaya devam etti. Nabokov, 1977'de İsviçre'nin Montreux kentinde öldü. Yazarlığının yanı sıra, ünlü bir kelebek toplayıcısı ve satranç problemleri yaratıcısıdır.