Peygamberin AynalarıA. Ali Ural

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.062
Gösterim
Adı:
Peygamberin Aynaları
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
254
ISBN:
9786059087469
Kitabın türü:
Yayınevi:
Şule Yayınları
Ayna döndü; o gümüş gölde belirdi bir bir suretler. Aynaları döndürdü kendine, yelken açtılar bir bir.

Dudakları kıpırdadıkça doldurdu rüzgâr göğsünü teknelerin. İsrafil’in suruyla yükseldi dalgalar göğe.

Kopmadı kıyamet, hayır!

Bir kıyamet tatbikatı bütün zamanlar adına yeryüzünde.

Büyük ayna, yüzlerce ayna tarafından kuşatılmıştı.

Teslim almak için değil, teslim olmak için sarıldı etrafı.



Otuz üç sahabi, otuz üç ayna. Subhânallah diyerek açılıyor aynaların örtüsü...
Vallahi zarardayız .... Billahi ziyandayız .... Tek tesellim Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.)'in "“Sizler benim ashabımsınız (arkadaşlarımsınız). Benim kardeşlerim de beni görmedikleri hâlde bana inananlardır. Mutlaka ben Rabbimden sizinle ve beni görmeden iman edenlerle gözlerimi aydınlatmasını istedim.”(1) hadisi şerifidir.

Kitaba gelince yine etkisi altında kaldım. Ali Ural artık favori yazarlarım arasına girebilir . Kitabın içerisinde Fahri Kainat Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Döneminde yaşamış 4 Halife ve ashablarından seçkin kişilerin islam ile tanışmaları dönemlerinden bahsediliyor.Güzel ve akıcı bir dil ile . Vallahi ibretlik çok hikaye var , örnek alacak o kadar çok davraş var ki ... Aslında ne söyleyeceğimi bilemiyorum . Nasıl anlatsam bilemiyorum. Çünkü korkuyor ve üzülüyorum ... Halimize bakınca tir tir titriyorum. Ne olacak bizim halimiz. ? İnsana İNSAN olması gerektiğini hatırlatan bir kitap . Değer yargılarının ne olmasını haykıran bir kitap ... Okuyun ve okutun ... Rabbimin merhametine sığınabilmek ümidiyle. Fahri Kainat Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)'e layıkıyla ümmet olabilmek ümidiyle... Şunu fark ettim kendimde ben bu tarz kitapları okuyunca her daim eskiye özlem duyuyorum. Sadece dini içerikli islami kitaplarda değil , tarih kitaplarında bu böyle oluyor.

Neden Biz yani Ümmet-i Muhammed Bir Hz.Ebû Bekir olabilmek için çaba sarf etmiyor bunun için oturup tartışmıyoruz, neden bir Hz.Ömer olabilmek için adaletin gerçekleşmesi ceht etmiyor hak aramıyoruz,birlik olamıyoruz. Neden bir Hz.Osman olabilmek için edep,haya ve ahlakta yarışmıyoruz birbirimizle , neden bir Hz.Ali olabilmek için ilim öğrenmek yolunda yoğrulmuyoruz.Neden Abdurrahman B. Avf gibi zenginlikten korkmuyor da zengin olabilmek için hertürlü fenalığı kişi ayırt etmeksizin herkese yapıyoruz. Neden bir Ebû Ubeyde b.El-Cerrah gibi ümmetin emini olma yolunda ceht edip savaşmıyoruz. Neden onlar hep ahiret için çalışırken ve buna aşırı bir özen gösterirken bizler dünyalık peşinde aldanmaya devam ediyoruz. Neden Selman-i Farisi yi örnek alıp günlük kazandığı 3 dirhemin birini sadaka, birini ev ihtiyaçlarına , birinide geçimini en asgari şekilde geçirmek için 3 dirheme sattığı malzemeye harcadığı gibi bir yol izleyemiyoruz.

Açıkcası ben bir bahane üretemiyorum. Bunun için korkuyorum . Ya Rabbi sen dünyaya tamah eden kullarından eyleme beni diye dua ediyorum.
Gözlerim doldu okurken belki bildiğimiz şeyler ama kesinlikle okurken yormuyor. 33 sahabinin hayatının kendine ait bölümlerinde özet bir şekilde anlatılmış okunmaya değer kitap.

Benzer kitaplar

Ali Ural’la tanışıp kitap hakkında sohbet etme fırsatı bulduğuma göre bir inceleme yazmasam olmazdı.
Bitmesin diye azar azar okuduğum kitabımı bitirmenin hüznünü yaşıyorum. Oysa ne güzel de yoldaşlık yapmıştı bana.
Kitapta makamları diğerlerinden biraz daha üstün olan sahabiler, cennetle müjdelenen sahabiler, 4 halife ve onun haricinde farklı farklı karakterdeki bir kaç sahabi olmak üzere toplam 33 zattan bahsedilmekte.
Cennetle müjdelenen sahabiler arasında sadece kendi için savaşanlar yok. Ona şiir yazan şairler bile var Hasan B. Sabit gibi. Evet evet yanlış okumadınız. Sırf kendisine şiir yazdı diye cennetle müjdeliyor peygamberimiz onu. Ali Ural, “ Şiir insanın karnını doyurmayı bırak insanı cennete bile götürür.” demişti bunun üzerine :)

“Peygamberi tanımak ve anlamak için öncelikle etrafını iyi bilmek gerek. Ben aslında sahabiler üzerinden peygamberimizi anlattım.” Diyor yazar. Peygamberin, onların hayatına nasıl dokunduğunu, onlara olan muamelesi hayran olmayacak cinsten değil. Farklı karakterdeki insanların herbirine de anlayacağı dilden sesleniyor.

Peygamberin Aynaları, dini diğer kitaplara göre biraz farklı ve bu farklılık da edebi dilinden kaynaklı. Okurken asla yormuyor, sıkmıyor. Büyük bir keyifle okurken buluyorsunuz kendinizi sonra bir bakmışınız sayfalar yavaş yavaş tükenmiş ellerinizin arasında...
İnsanoğlunun dini vazifeleri vardır. Ve bazen bunları yerine getirmemek için bahaneler üretir kendince. Her ne kadar hiçbir bahane geçerli olmasa da. İşte tam olarak kendimce böyle bir dönemde iken aldım kitabı.

Az biraz kendinize gelmek isterseniz, kesinlikle tavsiyemdir. Anlatılanları zaten biliyor olsanız bile, bunları Ali URAL' dan okumak emin olun ki size ayrıcalık katacaktır.
Sevindim, çok sevindim. “Şiir”e karşılık gelen İngilizce “poem” kelimesi, “taşların arasından akan su” anlamına geliyormuş. Suların taşlara dokunuşu, hiçbir kelimenin yetişemeyeceği bir akış. Şiiri aşan bir ahenk. Şairlerin hep duyduğu ama dile getiremediği bir “şey” var orada, bir şey. O “şey” her neyse, orada uyur, sadece uyur. Ele gelmez, dile vurmaz. Hep başlayan, hep yeniden başlayan, her daim taze, hep biricik; yeni ama yine değil, hiç bıkmayan, usanmayan, yorulmayan. Söz gibi. Sözün Elçisi gibi.

A. Ali Ural’ın Peygamber’in Aynaları’nı okurken hissettiğim de o “şey”. Taşların suskunluğunu dillendiren suyu duyar gibi oldum Ebu Bekir (ra)’in “O diyorsa doğrudur” suskunluğunu nefeslenirken. Suların kimselere söyleyemediği sızısına sırdaş oldum Ömer (ra)’in kılıcını elinden düşürdüğü, ateşli öfkesini Tâhâ’nın sessizce kestiği o ana dokunurken... “Uzaktan bir aynanın yansıması düşünce şehre yarış başladı. Biz çağrıldığımız tarafa değil, tam aksi istikamete doğru fırladık. Hayır, isyan etmemiştik, bizi çağırana doğru koşmak istiyorduk gerçekten. Fakat neredeydi O? Bir kez parlayıp kaybolmuş olsa da gökyüzünde, kalplerimiz emindi kimin beklediğinden.” Ne güzel anlatmış Ali Ural 33 sahabiyi Ömer i Osmanı , Aliyi, Ebu Bekiri ,Talhayı, Musabı ,Hamzayı , Fatımayı, Haticeyi, Aişeyi, Ummu Selemeyi, Hasan ve Hüseyin i, Zeydi, Bilal i ,Ebud Derdayı ve daha yazamadıklarımı. O ne güzel vekildir, O ne guzel nebidir.....
Öncelikle kitabın isminin neden Peygamberin Aynaları olduğu düşündüm. Aklıma şu kıssa geldi:

Hâşâ huzurdan, “Yâ Muhammed ne çirkinsin. Senin gibi çirkin adam görmedim” diyen lânetli Ebû Cehil’e, Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm “Haklısın” buyuruyor.
O lâin beşerden sonra, “Yâ Muhammed! Bu dünyada senden güzelini göremedim. Sana baktıkça içime huzur doluyor” diyen Hz. Ebûbekir’e de “Haklısın” diye hitap buyuruyor. Sahabeden birisi soruyor: “Yâ Resûlullâh, Ebû Cehil geldi ‘ne kadar çirkinsin’ dedi, ‘haklısın’ dediniz; Ebûbekir geldi, ‘ne kadar güzelsiniz’ dedi, ona da ‘haklısın’ dediniz. Bunun hikmeti nedir?”
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm’ın cevabı bütün insanlığın gönül evine mesaj hususiyeti taşımaktadır: “Kişi kendisi nasılsa, karşısındakini de öyle görür. Ben Allah’ın cilaladığı bir ayna gibiyim. Ebûcehil baktı kendisini gördü ve çok çirkinsin dedi, haklıydı. Ebûbekir baktı o da kendisini gördü, çok güzelsin dedi, o da haklıydı” buyurur.

Bu güzel aynaya güzel bakan 33 tane sahabeyi okuyorsunuz kitap da."Ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine sarılsanız hidayete erersiniz" hadisi sırrınca sahabeleri tanımaya çalışıyorsunuz. Okurken duygulanmamak mümkün değil. O kadar güzeldi ki.. İyi ki okumuşum dediğim kitaplardan. Çünkü birini sevmek için önce tanımak gerekir. İsmini bile bilmediğim sahabeleri tanıdığım için çok mutlu oldum. Peygamber Efendimizin (SAV)'in şairi Hassan bin Sabit'in O'nun (SAV) vefatından sonra yazdığı şu satırlar için bile okunur. 'Senden sonra kim isterse ölsün, esirgediğim sendin..
Allah Ali Ural gibi yazarların sayısını artırsın, onlar yazsın, biz okuyalım.
Şairane anlatımıyla yüreklerimizde yer edinen Ali Ural bu kez bizi Asr-ı Saadet dönemine konuk etmek istemiş... Her biri birbirinden kıymetli 33 sahabinin hayatlarından kısa kesitlerle bir parmak bal tadındaydı bu kitap...
Otuz üç sahabi , Peygamberimizin aynalari.Her bir sayfada keske bende seni gören bir çift göz olsaydım diye hayıflandığım ama "Kardeşlerim, beni görmeden sevenlerdir" hadisiyle umutlandım.
Okumaya gerçekten değecek bir kitap...
Dil, üslup, muhteva, kapak her anlamda mükemmel bir kitap. Sahabelerin anlatıldığı en güzel ve en farklı kitaplardan bir tanesi bence en iyisi. Yazarın öyle bir dili var ki insani sarmalamamasi mümkün değil.
Bu kitap sayesinde aslında peygamberlere olan bakışım değişti her nekadar öğle değil desekte bende dahil bir çok kişi peygambere kutsal bir değer veriyor ve "peygamer benim arkadaşım" dediğiniz zaman size dinsiz gibi bakıyorlar bende malesef bu kitabı okumadan önce böyleydim.Fakat bu kitap bana peygamberle arkadaş olmayı öğretti onunla sohbet etmeyi öğretti bu kitap hayatıma yön veren sayılı kitaplardan biri oldu.
Ahir zamanın hızla yol katettiği zamandayız.. Sürükleniyoruz bu yaşam mücadelesinde. Var mısınız biraz soluklanmaya? Titremeye, kendimize gelmeye var mısınız? Asrı Saadette kısa bir gezintiye ne dersiniz?
Peygamber Aynaları; Peygamber Efendimiz (s.a.s.)'in 33 Sahabisinin kendisinden onlara akseden rahmet ve nur pınarlarının o güzel insanlara akisini seyrettiriyor. Çoğunu kitaplardan dedelerimizden, ninelerimizden dinlediğimiz ashabın hülasa hayat hikayelerini Ali Ural Hoca'nın kaleminden okumak büyük haz verecektir. Sindirerek bilhassa sanki olayların içindeymişim gibi okumaya niyetlenmiştim en başta. Fakat yazarımız sağ olsun kalemini öyle güzel oynatmış ki ummana açılan sal misali akıp gitti bu güzel eser.
Hiç bitmesini istemediğim bu değerli kitabın sonunda gözümde bir yaş hatıra kaldı ondan... Okuyunuz ve dahi okutturunuz. Hatta Ali Ural'ı hiç tanımamış olanlar ilk bu kitabı okurlarsa isabet etmiş olurlar..
.
Ramazan'a ne güzel yakıştı...A.Ali Ural'ın naif dili ne kadar da güzel anlatmış sahabelerimizi. Peygamber'in aynalarını okurken içimin ve dimağımın aydınlandığını hissettim.Hiç sıkılmadan ilerledim satırlarda bir sonraki satırı bir sonraki sahabeyi merak ederek devam etti okumam.Notlar aldım kitaptan bitince ama muhtemel o ki notları da kitabı da her ramazan tekrar okur yad ederim.Bu güzel deneyimim bir ana saklı kalmasın isterim çünkü.İyi okumalar...
-Şikayetin nedir ya Ebu'd-Derda?
+Günahlarımdan şikayetçiyim.
-Canın bir şey istemiyor mu?
+Canım cenneti istiyor!
-Sana bir hekim çağıralım mı?
+Aslında beni yatağa düşüren hekimdir.
Övgüden hoşlanmıyor Ebu Bekir; kendisini övenleri duyduğu zaman şöyle yalvarıyor Rabbine: "Allah'ım Beni benden iyi bilirsin. Ben de kendimi onlardan iyi tanırım. Beni onların zannettikleri gibi hayırlı bir kul yap!"
Çünkü müslüman olmak, son nefese kadar küfre karşı durmak demekti.
A. Ali Ural
Sayfa 110 - Şule Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Peygamberin Aynaları
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
254
ISBN:
9786059087469
Kitabın türü:
Yayınevi:
Şule Yayınları
Ayna döndü; o gümüş gölde belirdi bir bir suretler. Aynaları döndürdü kendine, yelken açtılar bir bir.

Dudakları kıpırdadıkça doldurdu rüzgâr göğsünü teknelerin. İsrafil’in suruyla yükseldi dalgalar göğe.

Kopmadı kıyamet, hayır!

Bir kıyamet tatbikatı bütün zamanlar adına yeryüzünde.

Büyük ayna, yüzlerce ayna tarafından kuşatılmıştı.

Teslim almak için değil, teslim olmak için sarıldı etrafı.



Otuz üç sahabi, otuz üç ayna. Subhânallah diyerek açılıyor aynaların örtüsü...

Kitabı okuyanlar 149 okur

  • ~Tuğba
  • Aslihan kayhan
  • Beyza
  • Hatice
  • Vefâ
  • nâzende
  • Fatma yıldız
  • Ahmet Turan
  • Ayşegül Şahin
  • Küp's

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%13.5
14-17 Yaş
%5.4
18-24 Yaş
%21.6
25-34 Yaş
%51.4
35-44 Yaş
%2.7
45-54 Yaş
%5.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%83.8
Erkek
%15.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%64.3 (36)
9
%8.9 (5)
8
%12.5 (7)
7
%5.4 (3)
6
%3.6 (2)
5
%3.6 (2)
4
%1.8 (1)
3
%0
2
%0
1
%0