Polyanna’ya neden orospu muamelesi yapılıyor?
Gerçekten kafamı uzun süredir meşgul eden bir soru bu!
Sorunun cevabını bulabilmek için kitabı alıp baştan okudum dün gece.
Kızcağızın hiçbir yanlış hareketini göremedim.
Ha demiyorum ki orospular yanlış yapıyor. Polyanna orospuya edilen muamele gibi küçümseniyor. Ama ben ne zaman bir olaya iyimser yaklaşıp bardağa dolu tarafından baksam, “yaaa sence çok Polyannacı düşünmüyor musuuuun? “ Sırf bu söz yüzünden az önce 300 sayfalık bir kitap bitti!
Ha ben eminim, bu lafı ağzına sakız edenler Polyannayı çizgifilmden biliyordur, alıp eline okumamıştır kitabı. En azından ilk okul dışında okuduğunu sanmıyorum, attığı yemek hikayelerine bakmasa dün akşam ne yediğini hatırlamayan gençliğin ilk okul, ya da lisede okuduğu kitabın içeriğini hatırladığını da pek sanmam. Hiçbirimiz hatırlamayız o dönemlerde okuduğumuz kitabı. Fakat bilmediğimiz her şey üzerine konuşabildiğimiz gibi Polyanna’a dan bahsederken adeta bir acizden yada bedenini parayla satan bir orospudan bahsedercesine küçümser bir edayla bahsetmeyi çok iyi biliyoruz.
Neden küçümsüyoruz?
Orospuları…
Polyanna’ları…
İyimser olmak ne zaman kabahat haline geldi?
Zorluklardan ders çıkarıp, fırsata çevirmek ne zamandan beri küçümseniyor.
Soruların cevabını vermeden önce, biraz Polyannayı tanımak gerek.
Kitaptaki metafordan insanın doğumundan ölümüne dek olan zamanı ele aldığını görebiliyoruz.
Polyannabir Kadın sığınma evinde büyüyor ve bir sebepten ötürü, hiç bir akrabası olmayan, fakat varlık içinde yaşayan teyzesinin yanına gönderiliyor.
Tren garında onu teyzesinin hizmetçisi karşılıyor ama Polyannaonu teyzesi sanıyor.
Şimdi!
Polyanna’yı kadın sığınma evinden sonra tanıyoruz, biz buna insanın doğumu diyelim, Polyanna orada bakıcılarla, babasının öğrettiği “Mutluluk oyununu”