Ya Da Çekiçle Nasıl Felsefe Yapılır

Putların Batışı

Friedrich Nietzsche
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Putların Alacakaranlığı
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2024 19:17
Friedrich Nietzsche, kendisinden önceki düşünürler tarafından idealize edilen, putlaştırılan her şeye savaş açmış, ortaya koyduğu argümanlarla bu putları parçalamak için Putların Alacakaranlığı kitabını yazmıştır. Putların Alacakaranlığı, Nietzsche'nin en temel kitaplarından birisi değil ancak içerisinde çok parlak ve ilgi çekici aforizmalar barındırdığı için okunmasını faydalı buluyorum. "Öldürmeyen acı beni güçlendirir." aforizması bu kitaptadır. Kitap bölümlere ayrılmış ancak bölümler biraz dağınık yazıldığı için kitap bütünlüğünde bir eksiklik hemen hissediliyor. Hatta Nietzsche bazı yerleri sanki kendisine notlar şeklinde yazmış sonradan kitaplaştırmış gibi geldi bana. Kitap iyi bir editörün elinden geçse daha düzenli oturaklı bir kitap olabilirmiş. Kitabın en güçlü yanlarından biri içerisinde çok ünlü aforizmaları ihtiva etmesidir. Nietzsche kitapta bir çok felsefeciyi değerlendirmiştir. En sağlam eleştirilerini Eski Yunan düşünürlerinden Sokrates ve öğrencisi Platon'a yapmıştır. Platon'un diyaloglarında sık sık karşımıza çıkan Sokrates'i Yunan felsefesi ve bilimi için bir çöküş olarak görmektedir. Sokrates öncesi (Presokratik) dönemdeki Yunan felsefesinin, Sokrates ve Platon'la birlikte çöküşe geçtiğini ifade etmiştir. Nietzsche'ye göre Platon'un meşhur "Mağara Alegorisi" ve "İdealar alemi" gerçeklerden kaçmaktan başka bir şey değildir. Platon'un gerçeklere tahammül edemediği için hayali olarak bir statik "İdealar alemi" kurguladığını söylemiştir. Nietzsche, Hristiyanlık için "Halkın Platonculuğu" demiştir. Sokrates'i ise diyalektik yöntemle felsefe yapmaya çalıştığı için eleştirmiştir. Sokrates'in çok kurnaz bir adam olduğu için toplumda tartıştığı herkesi aklı ve zekasından
Putların AlacakaranlığıFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20218,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 17:35
Friedrich Nietzsche Putların Alacakaranlığı için, “Bu küçük kitap, büyük bir savaş ilanıdır,” doğa, akıl ve ahlaktan bahsederken kendini kutsallaştıran bütün putlara savaş açar. Diyen Friedrich Nietzsche , hakikat kabul edilen değişmezlerin, yani putların sonunu müjdeliyor kitabında. Friedrich Nietzsche ’nin son dönem eserlerinden biridir ve felsefi görüşlerinin en rafine hallerini barındırıyor demek yanlış olmaz, Friedrich Nietzsche , Putların Alacakaranlığı Batı kültürüne ve felsefesine yönelik derin bir eleştiri sunuyor ve bir tür “değerlerin yeniden değerlendirilmesi” çağrısı yapıyor. Putların Alacakaranlığı , adından da anlaşılacağı üzere, Friedrich Nietzsche ’nin “putlar” dediği geleneksel ahlaki ve felsefi sistemleri ele alıp çökertme amacını taşıyor. Friedrich Nietzsche , Putların Alacakaranlığı , Hristiyanlık, Platonculuk ve geleneksel Batı ahlakı gibi büyük filozofların ve dinlerin kurdukları “putlar”ı yıkma çabası içerisindedir. Özellikle, Hristiyanlığın insan doğasını bastırdığı ve zayıflık ile boyun eğmeyi erdem haline getirdiği fikrini öne sürüyor. Friedrich Nietzsche ye göre, bu geleneksel ahlaki ve dini öğretiler insanın gerçek potansiyelini engellemekte ve insanın iradesini köreltmektedir. Friedrich Nietzsche , Platon’un idealar dünyasını da eleştiriyor ve bu fikrin yaşamı küçümseyen bir dünya görüşü yarattığını savunuyor. Bu nedenle, Platonculuk ve Hristiyanlık gibi öğretileri, yaşamın canlılığını yok eden “nihilistik” düşünceler olarak tanımlıyor. Sayfa sayısı az olmasına rağmen okuması (bana göre) çok zor kitaplar kategorisinde hemen hemen her sayfada internet araması yaptım ve Friedrich Nietzsche’nin yaptığı göndermelerin ince mizahına ve yüksek zekasına bir daha saygı duydum felsefe ile ilgilenenlerin mutlaka okuması gerektiğine inanıyorum keyifli okumalar.
Felsefe
Putların AlacakaranlığıFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20218,3bin okunma
Puan vermedi·121 syf.··
2024 72. kitabı
"Eğitimciler, görebilmeyi, düşünebilmeyi ve hem konuşabilmeyi, hem de yazabilmeyi çok iyi öğrenmek zorundadırlar. Bu üç temel görevin tek amacı, asil bir kültüre sahip olabilmektir. Görebilmeyi öğrenmek. Şeylerin gün yüzüne çıkması için gözü dikkatle odak noktaya kilitleme; sabırla, olanlar üzerinde düşünme ve şeylerin kendilerini açığa çıkarmalarını beklemeye koyulma alışkanlığı kazanmak; hükmü ertelemeyi öğrenmek; ferdi bir hadiseyi, bütün yönleriyle ve boyutlarıyla araştırmak ve idrak etmeye çalışmak. Spiritüaldeki ilk temel eğitim budur. " Nietzsche bir ara bana da adımı kullanarak karşı çıkacak diye korkuyla bekledim :) Önsöz kısmında psikolog birinin rahatlamasını içeren bir eser olacağını belirtiyor ve on bölümlük esere başlıyor. Ahlak ve Tanrı konuları üzerinde özellikle durup bunları kendi gözüyle tartışmaya başlıyor. Diyalektikten Sokratik düşünceye Sokratik düşünmeden Kast sistemine Kast sisteminden Manu yasalarına Manu yasalarından Reich'e kadar bir çok düşünce yapısı üzerinden kendi düşüncelerini empoze etme de baya iyi bir yol izliyor. Schiller, Schopenhauer, Hegel, Sokrates, Eflatun, Kant, Heinrich, Düsseldorf, Goethe, Dostoyevski gibi büyük isimleri bazılarını yerip bazılarını övüyor. Anlayacağınız fikirleri için temelini sağlam tutuyor. Kitap ağır ilerliyor. Hem kendi inanç yapısından hem de fikirlerini izahat etme açısından iddialı sözler kullanıyor. Özellikle Hristiyanlığı yermeye yönelik sözleri ağır kelimeler içeriyor. Bir çok düşünce ve düşünüre başvurduğu için Google ile uğraşabilirdim ama sağ olsun yayınevi bu kitapta açıklayıcı dipnotlar düşmüş ve bu da vakit kaybımı önledi.
Edebiyat
Putların AlacakaranlığıFriedrich Nietzsche · Olympıa · 08,3bin okunma
Alaca mı karanlık?
Puan vermedi·112 syf.··
2023 145. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2023 19:54
Bazı eserlere puan vermek bana hadsizlikmiş gibi geliyor.. Mazur görün lütfen, sizden bağımsız, kendim için söylüyorum bunu. Tatlı-sert eleştirinin Nietzsche hali.. Okurken sürekli gülümsettiği için teşekkürlerimi sunuyorum kendisine. Kendini beğenmişlik(düşünceleri konusunda özellikle) bu kadar mı yakışır ve bu kadar mı öğretici olur. Yaşadığı zamanla birlikte, geleceğe yani şu an yaşadığımız döneme de uzanmayı başarabilen; deviri, siyasetçileri, halkı, kiliseyi, filozofları, yazarları.. kendi tarzında haklı eleştiriler sıralayan enfes bir kitap. Onunla sohbet ediyormuşsunuz gibi okurken size fazlasıyla keyif veriyor. Şööyle uzanıp bıyıklarından çekiştirmek geçiyor içinizden! Özellikle kendi halkıyla alakalı bir eleştirisi var hoşuma giden.. “Sık sık soruluyor bana, neden Almanca yazıyorum diye: Başka hiçbir yerde, anavatanımdaki kadar az okunmuyorum oysa. Peki kim söyleyebilir ki, bugün okunmayı arzu ediyor bile olduğumu?” Okuyun, okuyun.. Hadi!
Putların AlacakaranlığıFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20218,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2022 18. kitabı
Putların Alacakaranlığı, Nietzsche’nin felsefesinin mikro bir yansımasıdır. Filozofun 1888 yılında kısa bir sürede yazıp tamamladığı bu eser, Nietzsche’yi tüm düşünce hayatı boyunca meşgul eden meselelerin yoğun bir özeti niteliğini taşır. Aforizmadan denemeye geniş bir ölçeğe yayılan, biçim ve üslup bakımından Böyle Buyurdu Zerdüşt’le benzerlik gösteren Putların Alacakaranlığı’nda Nietzsche, hakikat kabul edilen değişmezlerin, putların sonunu müjdeler. Nietzsche’nin de dediği gibi “Bu küçük kitap, büyük bir savaş ilanıdır.” doğa, akıl ve ahlaktan bahsederken kendini kutsallaştıran bütün putlara savaş açar. Peki yeni putlarda yoklanacak mı? Putları yoklamaya gelince, burada bir diyapozonla dokunur gibi çekiçle dokunulacak olanlar, bu defa çağın putları değil ezeli putlardır. Bunlardan daha eski, daha ikna olunmuş, daha şişirilmiş putlar yoktur kesinlikle... Yoktur, daha içi boş olanları da... Kendilerine en çok inanılmış putlar olmalarını engellemez bu durum; üstelik, en seçkin örnekte bile, kesinlikle put denilmez onlara... Nietzsche’nin kalemi oldukça derin. Kalemiyle tanışanlar bunu çok iyi bilir. Kitabın sayfa sayısı az gibi gözükse de içerik olarak kesinlikle azlığın ötesinde... Hatta öyle ki içerisinde anlamını bile bilmediğiniz kelimeler var. Bu kelimelerin ışığında yazar cümlelerini okuyucuya sunmuş. Okurken benliğinizi derin bir sorgulamanın yanı sıra bilmediklerinizi araştırırken de bulmanız mümkün.
Edebiyat
Putların AlacakaranlığıFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20218,3bin okunma
Kendini Aş!
Puan vermedi·112 syf.··
2023 14. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2023 11:47
Bu kitabın incelemesini yapmamın sebebi asla ve asla unutmak istememem. Nietzsche bana birçok şeyi katacağını düşündüğüm üstatlardan bir tanesi. Şimdilik onu tam olarak anlayabildiğimi düşünmüyorum. Ama kitaplarını okudukça ve felsefe alanında kendimi daha çok geliştirdikçe belki dediklerinin yüzde kırkını anlayabilirim.Hayata çok farklı bir perspektiften bakmayı öğretiyor insanlara. Ahlak kavramını tamamen değiştirmiş bir kişilik. Nietzsche benim anladığım kadarıyla şunları söylüyor. İnsanlara kendini değiştir demeyin . Çünkü bir insanın değişmesini istediğinizde onun geçmişini de değiştirmeniz gerekiyor. İnsanların ahlak kavramı aslında ahlaksızlıkla aynı şey. Çünkü bu yöntemlerin temelinde ahlaksızlık vardır . Ayrıca bu tamamen insanlarla alakalı bir problem. Hiçbir ahlak kavramının gökten indirilmiş olmadığını nietzsche belirtiyor. Evlilikle alakalı olan konudaki görüşünü de çok beğendim. Sadece cinsel istekle bağdaştırıyor ,erkeklerin iktidarı elde etmek için evlendiklerini de kendince vurgulamış . Kimsenin kabul etmek istemediği ama gerçek olan şeyler bunlar. Hristiyanlığa duyduğu nefreti de çok iyi anlıyorum. Çünkü Nietzsche'nin hayatına bakıldığı zaman derin bir din eğitiminden geçtiğini ve birçok şeyi içeride gözlemlemiş olduğunu anlarız. Söylediği tek şey insanın kendine aşıp,kendini bulması. İyi olarak kabul edilen şeylerin aslında salaklık olduğunu. Ve biz bunları açıkça dile getirdiğimizde kötü insan olarak yargılanmaktan korkmamamız gerektiğini söylüyor bize. Ayrıca devlet yönetimleri hakkında düşünceleri de çok doğru diyebiliriz. Sanırım ideal devlet yönetimi diye bir şey yok. Bu kitaptan bunu da çıkarttım. Dediğim gibi çoğu yeri anlamadım zaten ilk Felsefe ile alakalı olan kitaplarından bir tanesiydi. Zamanla anlayacağımı düşünüyorum. Tutkularla
Putların AlacakaranlığıFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20218,3bin okunma
Böyle Buyurdu Nietzsche
Puan vermedi·112 syf.·
2020 19. kitabı
'Beni öldürmeyen, beni güçlü kılar.' Farklı bir motto. Farklı bir bakış açısıyla polyannacılık. Acılar insanı öldürmeyebilir ama acı sözler... * Nietzsche kızgın, Nietzsche acımasız. Nietzsche, acı söz söyler arkadaş... Çünkü, Nietzsche çekiçle felsefe yapar. Kendisinin belirttiği gibi '' benim hırsım, başkalarının bir kitapta söylediğini on cümlede söylemektir" Ne demek istediğini bu eseri okuyanca daha iyi anladım. Bu Eserinde Sokrates başta olmak üzere Platon, Seneca, Dante, Schiller, Hegel, Schopenhauer, Kant gibi düşünürleri eleştirmekle beraber, çoğunu zihinsel put olarak görüp filozof bile saymamış, deyim yerindeyse hepsi Nietzsche'nin çekicinden payını almış. Bunun aksine Dostoyevski ve Goethe'ye olan hayranlığını ise gizleme gereksinimi duymamış. Özellikle Nietzsche'nin ahlak başta olmak üzere, din, politika, eğitim, sanat, dil vb değerler sistemine yönelik düşüncelerini merak edenler için güzel pasajlar mevcut. Dilini ağır bulduğumdan dolayı bazı yerlerini tekrar tekrar okuma gereksinimi duydum fakat genel olarak akıcı diyebilirim. * Nietzsche derki : Sık sık soruluyor bana, neden Almanca yazıyorum diye, başka hiçbir yerde, ana vatanımdaki kadar az okunmuyorum oysa... Başka bir yerden birisi olarak, ben okudum, size de tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.
Putların AlacakaranlığıFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20218,3bin okunma
7/10
·104 syf.··
2021 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2021 15:38
Günümüzde nedense Alman faşizminin düşünsel oluşumunu belirlemiş, yazar veya filozofların ön plana çıkarıldığına tanık olmaktayız. Bu gerici yapıya destek verenlerden biride hiç kuşkusuz F. Nıetzsche’dir. Alman düşünür Nıetzche’nin sözlerinin sosyal sayfalarda sıkça paylaşılıyor olmasının da, böyle bir yönlendirilmenin sonucu olduğunu düşünüyorum. Alman ve İtalyan faşizmin liderleri ile, bu çağ dışı rejimin ideologlarının, F.Nietzche’nin üstinsan (übermensch) kavramından, savaşa ve ırka ait düşüncelerini örnek aldıkları, inkar edilemez bir gerçek. Hitlerin ari Alman ırkıyla dünyada yaşanan bütün sorunları çözebileceği düşüncesi ile Nıetzche’nin , Üstinsan düşüncesinin benzerliği, gözlerden kaçmıyor. Her iki faşist lider, Nietzsche ile yakından ilgilenmişlerdir. İtalyanın faşist lideri Mussolini’ye göre faşizm Nıetzsche‘ nin düşüncelerinin uygulanmasından başka bir şey değildir. Hitler de siyasal eylemini Nietzsche’nin amaçlarının gerçekleşmesi olarak görür. 1933 Almanyası’nda, Marx, Engels, Lenin’in eserleri ile tüm değerli aydın, düşünür ve bilim insanlarının , eserleri meydanlarda yakılırken, Nıetzsche’nin, ‘Böyle Buyurdu Zerdüşt’ isimli kitabının Alman askerlerine dağıtılması, bir tesadüf olamaz. Nıetzche’nin eserlerindeki bazı kavramların , faşizmi, emperyalizmi ve beyaz ırkın üstün olduğu düşüncesini desteklediğini rahatlıkla düşünebiliriz. Friedrich Nıetzsche tarafından ortaya atılan efendi ve köle ahlakı da faşist hareketlere esin kaynağı olmuştur. Nietzsche, ye göre, insanın ilk öğrendiği ahlak, efendi ahlakıdır. Efendiler aynı zamanda yönetenlerdir. Acımasızlık onların en bilindik özellikleridir. Her türlü karar verme yetkisine sahiptirler. Bencildirler, sadece kendilerini düşünürler. Güçlüdürler, güçleri sahip oldukları sermayeden gelir,
Putların Alacakaranlığı ya da Çekiçle Felsefe Yapmanın YollarıFriedrich Nietzsche · Can Yayınları · 20218,3bin okunma
Putların Alacakaranlığı Ya Da Çekiçle Felsefe Yapmanın Yolları
Puan vermedi·111 syf.··
2025 18. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 00:04
Nietzsche okurken insana gerçekten çekiç konuşuyor dedirtiyor. Neden mi? Çünkü bam bam bam söylüyor düşüncelerini açık bir şekilde çekiç gibi vuruyor suratlara Ahlâkî yargılar, din veya toplumun değer yargıları onu düşüncelerini söylemekten vazgeçirmiyor. O tüm bunların hepsini sorguluyor, kökenine iniyor. Zaten felsefenin amacı da bu değil mi? Başlık bir kelime oyunudur. “Putlar” İnsanların sorgusuz inandığı değerler (ahlak, Tanrı, hakikat, gelenek vs.) “Alacakaranlık” Bu putların çöküşü, değerlerin yeniden değerlendirilmesi Aslında “Götzen-Dämmerung”, Wagner’in meşhur operası Tanrıların Alacakaranlığına (Götterdämmerung) gönderme yapar. Nietzsche Wagner’e olan hayranlığını bırakmış ve ona savaş açmıştır. Yani başlık bile bir ironik meydan okumadır. Amacının insanlığın kurduğu bütün putları — Tanrı, ahlak, idealizm, demokrasi, Hristiyanlık gibi — yıkmak olduğunu söylüyor. Nietzsche şöyle der: “Bu küçük kitap bir büyük savaş ilanıdır. İnsanlığa sahip olduğu en derin kitabı, Zerdüşt’ü, verdim; Şimdi de ona en bağımsız kitabı veriyorum — kısa, açık, sert. Bu kitap, putları devirmekle ilgilidir — ama put dediğim şey, ‘hakikat’ denen yalanlardır. Ne kadar çok put varsa, o kadar çok alacakaranlık var.” Buradaki “put” kavramı Nietzsche’ye göre: İnsanların kutsal sandığı ama çürümüş değerlerdir: Tanrı, ahlak, metafizik, idealler, hatta filozofların “hakikat aşkı” bile.
Putların Alacakaranlığı ya da Çekiçle Felsefe Yapmanın YollarıFriedrich Nietzsche · Can Yayınları · 20218,3bin okunma
9/10
·121 syf.··
Beğendi
·
2019 18. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2019 00:51
"Bu küçük yazı bir büyük savaş ilanıdır (..)" der kitabın önsözünde Nietzsche. Gerçeklikten çok putlar var der. Bu putlar, insana kendi içgüdülerini, tutkularini, hazlarini, bedenini kötü birer nesne gösterir ve insanı kendi kendisinden yavaş yavaş uzaklaştırır. Nietzsche, Sokrates'i 'Akıl=Erdem=Mutluluk' eşitlemesinden ötürü eleştirir; onun insanın içgüdülerini yoksaydığını dile getirir: "aydınlık, soğuk, dikkatli, bilinçli, içgüdüsüz yaşamın, içgüdülere karşı direnen yaşamın kendisi yalnızca bir hastalıktı.." İnsanın varlık, ilk neden, amaç, bilinmeyene bir anlam aramadaki yanılgılari üzerine düşünecelerini anlatır. Bunları anladigim kadariyla dile getirecek olursam şöyle diyebiliriz: Varlık bir nehirdir. Nehir, sabit bir haznede akmaz; haliyle köpükler çıkar yüzeyinde. İşte biz, bu köpükler gibi olmasi gereken, bütünle biriz. Benliğimiz olduğu için, bilince sahip olduğumuz için varlığı anlayabiliriz lakin varlık zaten vardı; biz de onunla birdik. Sadece anlayamiyorduk. Ben olunca anlamaya başladık. Yazar: "varlık kavramı “ben” kavramının ardından, ondan türetilmiş olarak gelir…" der kitabında. Nedenselliği ve amaçsallığı araçsallaştırıp kendimizi her şeyin merkezine koyduk; nehre ilk neden, Tanrı dedik, kendimizi de nehrin en değerli balığı yani en hatta tek değerli hazinesi olarak gördük. Kendimize bir de amaç yarattık; eğer dinin, ahlakın (dinin ahlak diye anlaşılma yanılgisi) emirlerine, yasaklarina ve hayatımızı dizayn edişine uyarsak nehir bizi yemyeşil bir bahçeye (cennet) götüreceğine kendimizi ikna ettik. Çünkü: "Bilinmeyen bir şeyi, bilinen bir şeye dayandırmak, hafifletir, sakinleştirir, tatmin eder, ayrıca bir güç duygusu verir. Bilinmeyenle birlikte tehlike, huzursuzluk, endişe gelir.." Sonuç olarak; din ve ahlaki insanın en büyük yanılgılari olarak
Felsefe
Putların AlacakaranlığıFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20218,3bin okunma

Yazar Hakkında

Friedrich NietzscheYazar · 71 kitap
Alman filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci. Din, ahlâk, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmıştır. Nietzsche'nin kilit fikirlerini Apollon-Dionysos ikiliği, Perspektivizm, Güç İstenci, "Tanrı'nın ölümü", Üstinsan ve bengi dönüş oluşturur. Felsefesinin merkezini oluşturan şey, kişinin coşkun enerjisini sömüren her türlü öğretinin, toplumsal olarak ne kadar geçerli olursa olsun sorgulanarak "hayatın olumlanması"dır. Hakikatin değeri ve nesnelliği üzerine yürüttüğü kökten sorgulaması, geniş çaplı yorumların odağını oluşturur ve etkisi özellikle kıta felsefesi geleneğinde varoluşçuluk, postmodernizm ve postyapısalcılık da dâhil olmak üzere devam etmektedir. Nietzsche, kariyerine felsefeye dönmeden önce klasik filolog (Yunan ve Roma metin eleştirmeni) olarak başladı. 1869 yılında yirmi dört yaşındayken Basel Üniversitesinde klasik filoloji kürsüsüne, bu yeri alan en genç kişi olarak atandı. 1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti. 1889'da kırk dört yaşında zihinsel yetilerinin tamamının kaybıyla sonuçlanan bir çöküş yaşadı. Çöküşü sonraları, üçüncü devre sifilis hastalığının yol açtığı, nadir görülen bir genel pareziye yoruldu; fakat bu teşhiste soru işaretleri vardı. Nietzsche, kalan yıllarını 1897'de ölümüne kadar annesinin, 1900'de kendi ölümüne kadar kız kardeşi Elisabeth Förster-Nietzsche'nin bakımında geçirdi. Bakıcısı olarak kız kardeşi, Nietzsche'nin el yazmalarının idareciliğini ve editörlüğünü üstlendi. Förster-Nietzsche, tanınmış bir Alman milliyetçisi ve antisemitist olan Bernhard Förster ile evliydi ve Nietzsche'nin yayımlanmamış yazılarını, kocasının ideolojisine uyarlamak üzere, Nietzsche'nin belirttiği, antisemitizm ile milliyetçiliğe sert ve bariz biçimde karşı çıktığı görüşlerine genellikle ters düşecek biçimde yeniden düzenledi. Förster-Nietzsche'nin yaptığı değişiklikler sebebiyle Nietzsche'nin adı, sonraları yirminci yüzyıl bilim insanları Nietzsche'nin fikirlerinin yanlış yorumlanmasına karşı harekete geçmiş olsalar da, Alman militarizmi ve Nazizm ile birlikte anılır olmuştur. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Friedrich_...