·
Okunma
·
Beğeni
·
24,5bin
Gösterim
Adı:
Safahat
Baskı tarihi:
2020
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752487352
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakın Plan Yayınları
İstiklâl Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy, imparatorluğun parçalanmaya başladığı, milletimizin var olma mücadelesi verdiği dönemde kalemiyle savaşmış isimlerden biriydi. Özellikle Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaptığı seyahatlerde her yolculuk bir şiir doğurdu. Teşkilat-ı Mahsusa’nın verdiği vazifeyle gittiği Berlin’de Berlin Hatıraları’nı, Medine’ye uzanan yolculuğunda Necid Çöllerinden Medine’ye şiirini yazdı.

Milletimiz için en önemli yolculuklarından biri Milli Mücadele’ye destek vermek üzere Anadolu’ya geçmesiydi. Balıkesir ve Kastamonu başta olmak üzere farklı bölgelerde halka seslenmiş, Büyük Taarruz öncesinde ise cepheye giderek askerlerle buluşmuştur. Kahraman Ordumuz’a ithaf ettiği şiirinin Milli Marş olarak kabul edilmesi, yaptığı hizmetleri taçlandırmıştır.
1088 syf.
·8/10
Okuduğum yaşlarda anlayamadım birçok kelime barındıran kafiyesine bazen hayran kaldığım bazen anlayamadığım bir eserdi. Tekrar okuduğumda ise hayran kalarak okuduğum ve bazen yer yer ezberime bile aldığım bir kitap oldu. Hayatınızda bir kere olsun okumalısınız bana kalırsa.
1088 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitabı okurken dalıp gidecek , okudukca okumak isteyeceksiniz .
Mehmet Akif ERSOY ' un ince düşüncelerini okumak insana inanılmaz bir zevk veriyor . Tüm okurseverlere tavsiye ederim
  • Çile
    9.1/10 (2.672 Oy)3.371 beğeni10,2bin okunma33,6bin alıntı57,8bin gösterim
  • Dede Korkut Hikâyeleri
    8.3/10 (912 Oy)849 beğeni5,5bin okunma801 alıntı24,2bin gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (2.752 Oy)2.757 beğeni11,1bin okunma11,3bin alıntı76,6bin gösterim
  • Çöle İnen Nur
    9.3/10 (1.333 Oy)1.911 beğeni4.313 okunma8,9bin alıntı36bin gösterim
  • Otuz Beş Yaş
    8.6/10 (1.243 Oy)1.274 beğeni5,2bin okunma14,8bin alıntı22,9bin gösterim
  • Diyet
    8.2/10 (336 Oy)298 beğeni2.551 okunma87 alıntı5,8bin gösterim
  • Pembe İncili Kaftan
    8.1/10 (392 Oy)338 beğeni3.303 okunma66 alıntı8,2bin gösterim
  • Aşk-ı Memnu
    8.0/10 (1.404 Oy)1.323 beğeni7,3bin okunma3.473 alıntı42bin gösterim
  • Monna Rosa - Şiirler 1
    8.9/10 (768 Oy)1.145 beğeni3.206 okunma6,3bin alıntı18,1bin gösterim
  • Mai ve Siyah
    8.0/10 (2.153 Oy)2.127 beğeni10,3bin okunma6,5bin alıntı63,3bin gösterim
1088 syf.
·22 günde·Puan vermedi
Yaklaşık kırk beş gündür Akif' i okuma gayreti içerisindeyiz. Hakkında yazılan kitapların birinden diğerine seyahat ediyor ve tabi ki bu seyahati Safahat kaptanlığında yapmaya gayret ediyoruz. Bu gayreti açıklayacak pek çok cümle içerisinden; Sezai Karakoç' un Mehmed Akif kitabındaki, "Boşuna yaşamadın, boşuna savaşmadın ve boşuna ölmedin." cümlelerine sığınıyor akabinde "rahmetle anılmak ebediyet budur amma, sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir" mısrasının sessiz çığlığına ve Akif' in yaşayışına şahitlik ediyoruz. Ve biliyoruz ki : "Mehmed Akif' in hayatı eserlerinden de büyük bir şiirdir."

Akif iyi biliriz. İstiklal Marşı her Türk evladının aklında, yüreğinde ve dilindedir. Çanakkale Şehitlerine şiirininin ilk dizelerinden itibaren savaş gözlerimizin önüne gelir. Görmeden, onun cümleleriyle hissederiz. Bursa' nın işgalini Bülbül' ün feryadında işitiriz: "Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?"
Sonra Akif' in ölen arkadaşının çocuklarına baktığını biliriz mesela, İstiklal Marşı yarışmasından kazandığı beş yüz liralık ödülü - o kış sırtında ceketi yokken- darülmesaiye verdiğini biliriz. İyi güreştiğini, yürümeyi çok sevdiğini, bir de Baytar olduğunu. Ama bütün bu bildiklerimizin ardında asıl bilmemiz gerekenler durmaktadır. İşte bu okuma buna vesile oldu ve biz görünenin ardındaki asıl gerçeğin peşine düştük.
"Sarıgüzel' deki Sarı Nasuh Mahallesi... 12 numaralı ev" de başlar Akif' in şiirlerinden büyük hayatı. Ragif' tir önceleri mesela. Annesi sevmemiştir bu ismi ve Akif diye seslenir ona. Ragif, Akif olur böylece: sebat eden, direnen, ibadet eden. Akif tüm bu anlamları taşır sinesinde. Babasının vefatından sonra zaruri gittiği okul: Baytar Mektebi. Hasta şiiri filizlenir tam da burda: "Hasta" Halkalı Ziraat Mektebi' nde dedi; "cenup vilayetlerden gelmiş bir çocuk vardı. Ahmet... ' Hasta' bu Ahmet' ti"

Akif'in fikir kaynağı bizzat toplum ve toplumda yaşayan düşüncedir." diyor Karakoç kitabında. Verem Hasta' da olduğu gibi yoklukla, sefaletle girer Akif' in şiirine.Toplumdur Ahmet, toplumun tam içidir. Aşkından verem olup yataklara düşenler değildir onun şiirinin ilham kaynağı.

Cihan Harbi' nde ülkeden ülkeye, cepheden cepheye , kürsülerden kürsüye koşarken görürüz onu. "Vatan için" denildiği vakit onu tutmak ne mümkün. Berlin' de o... Necid Çölleri' nde o... Süleymaniye Kürsüsünde yine o... Necid Çöllerin' nde aynı zamanda Çanakkale' de ve zaferi bekliyor. Gelen zafer haberinin ardından:
"Asım' ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek..."

Ve İstiklal Harbi... Ankara' dan Anadolu' ya yayılan bir inanç: "Ya muzaffer olacağız ya hep beraber öleceğiz." "Vatan için!" denilmiştir ya. Ankara' nın kalbine uzanan ateşli bir yola ram olur şimdi de. Ankara' ya gitmek için evden ayrılmadan önceki gece... Damadı Ömer Rıza Doğrul' un kulağına fısıldıyor sessizce: "Ben gidiyorum." Yol uzun, yol çetin, yol ateşlerle dolu. Ama inanıyor. Mithat Cemal' in dediği gibi: "Bir tek defa saadete vukuundan evvel inandı: İstiklal Harbi' ne."

Aynı inançla yazıldı İstiklal Marşı:
"Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak"

İnandığı saadetin gelişinden sonra vatandan cüda kalacaktır yıllar yılı. Mısır' da sinesinde büyütür vatan hasretini. Yeni bir görev verilir sonra, kabul etmek istemez, "Vatan için! " derler. Boyun büker. Önceleri "Kur' an hafızı" şimdi bir de "muhafızı" olmuştur. Bir değil birkaç defa meali yapar. Yankısı Mısır' da duyulan bazı olayların ardından "Allah' ın huzuruna hangi yüzle çıkacağı endişesiyle" görevden çekilir. Hastalığı nükseder sonra. Yaşı peygember yaşına yaklaşırken yurda döner. Meal geriden kalmış, "demir kadar sağlam bir dosta" emanet edilmiştir. Bir tek emanet daha kalmıştır elinde: Allah' olan can borcu. 27 Aralık 1936 yılında akşam 19.45' te Beyoğlu' nda Mısır Apartmanı' nda emaneti sahibine teslim eder. Vefatından önceki son konuşmaları yine vatan üzerinedir: "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" der. "Kimse yazamaz. Ben de yazamam..."


"Akif sağlığında nasıl milletse, ölünce de vatan oldu.
Fakat ölen Akif toprağa düşen bir tohum gibiydi. Toprağa bir kar düştü. Sonra mevsim geçti, hava ısındı. Akif topraktan binlerce Akif olarak fışkırdı.
Akif bugün ölmedi, bugün doğdu.
Akif bugün diriliyor." (Mehmed Akif/ Sezai Karakoç)

Akif' im hayatına dair okumalar yaparken kitapların hayatının hangi noktasına değindiği önemli olabilir.

*Akif kimdir, kimlerle arkadaşlık eder?
Mehmed Akif

*İş hayatındaki Akif?
İslamcı Bir Şairin Romanı - Mehmet Akif

*Akif' in Mısır hayatı, Kur' an Meali?
Mehmed Akif : Mısır Hayatı ve Kur'an Meali
Bir Kur'an Şairi

*Akif' in fikri hayatı?
Mehmed Akif

*Mealin bekçisi "demir kadar sağlam dost/ Yozgatlı İhsan Efendi?

Yozgatlı İhsan Efendi
560 syf.
kitap dili ağır belki ama okudukça en azından biraz arapça osmanlıca biliyorsanız okurken o duyguları daha iyi anlıyorsunuz. bence herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap. şiirleri o kadar içten ki okurken bile o ana gidebiliyorsunuz. en azından dili daha sade günümüz türkçesiyle düzenlenebilse keşke bu sayede daha anlaşılır olur.
1152 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Safahât için ne söylense eseri anlatmak için hep yarım kalacaktır o kadar güzeldi ben say yayınlarını tercih etmiştim ve çok memnun kaldım kapağının ciltli olmasını sevdim bükülme olmadı gayet başarılı bir eserdi sayfaların sol tarafınızda kalan kısmında eserin orjinal dili, sağ tarafınızda ise türkçesi yazıyordu osmanlıca kelimeleri anlamanız için ise eserin arkasında beş bin maddelik sözlük bulunuyor. Mehmet Akif'in Safahat için yazmış olduğu;
''Arkamda kalırsın, beni rahmetle anarsın.
Derdim, sana baktıkça a bîçâre kitabım!
Kim derdi ki sen çök de senin arkana kalsın
Uğrunda harâb eylediğim ömr-i harâbım?"
demesine o kadar hak verdim ki mutlaka okumalısınız.
1088 syf.
·Beğendi·10/10
Elimde iki cilt şeklinde mevcut bu eser. Şiirlerin bi orjinal halleri bi de sadeleştirilmiş halleri var kitapta.
Gerçekten okurken emek isteyen eserlerden ve bence Türk Edebiyatı'nın baş yapıtlarından. Anlam yoğunluğu , dil yapısıyla kusursuz bi örgü var şiirlerde. Eserin özetini zaten Mehmet Akif şu dizelerle kendi yapmıştır fazla söze daha ne hacet ...

Safahât'ımda, evet, şi'r arayan hiç bulamaz;
Yalınız, bir yeri hakkında "hazin işte bu!" der.
Küfe? Yok. Kahve? Hayır. Hasta? Değil. Hangisi var ya?
Üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-i heder!
1088 syf.
·Beğendi·8/10
Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy 'un muhteşem eseri insanı ayrı bir coşkuya sevk etmekte ve sözdeki yüceliği gözler önüne sermektedir. Büyük şairimizin ruhu şad olsun.
526 syf.
·Puan vermedi
her edebiyat ehlinin defalarca okuyup sindirmesi gereken eserdir. üstat mehmet akif ersoy'un ülke insanını, kültürünü, yaşayışını, derdini, kederini, mutluluğunu muhtecem seviyede bir kaliteyle tasvir ettiği ulu eserdir. kelimelere olan hakimiyeti ve şiir tadında bir eserdir efendim
1088 syf.
·Beğendi·10/10
Çok güzel bir kitap. Herkesin bilmesi gereken bilmeyenlerin öğrenmesi gereken muhteşem detaylar barındırıyor. Akif dede her zaman ki gibi mükemmel bir iş çıkarmış
Azim sahibi insan için neymiş uzak, neymiş yakın?

Hangi korkunç şey var ki insandan korkmasın?
Mehmet Akif Ersoy
Sayfa 58 - Akçağ Yayınları 11.Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Safahat
Baskı tarihi:
2020
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752487352
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakın Plan Yayınları
İstiklâl Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy, imparatorluğun parçalanmaya başladığı, milletimizin var olma mücadelesi verdiği dönemde kalemiyle savaşmış isimlerden biriydi. Özellikle Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaptığı seyahatlerde her yolculuk bir şiir doğurdu. Teşkilat-ı Mahsusa’nın verdiği vazifeyle gittiği Berlin’de Berlin Hatıraları’nı, Medine’ye uzanan yolculuğunda Necid Çöllerinden Medine’ye şiirini yazdı.

Milletimiz için en önemli yolculuklarından biri Milli Mücadele’ye destek vermek üzere Anadolu’ya geçmesiydi. Balıkesir ve Kastamonu başta olmak üzere farklı bölgelerde halka seslenmiş, Büyük Taarruz öncesinde ise cepheye giderek askerlerle buluşmuştur. Kahraman Ordumuz’a ithaf ettiği şiirinin Milli Marş olarak kabul edilmesi, yaptığı hizmetleri taçlandırmıştır.

Kitabı okuyanlar 3.451 okur

  • Yusuf-156

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları